Sosyal Medya

Göz Sağlığı

Göz Tansiyonu Kör Edebiliyor!

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,
göz tansiyonu

Halk arasında göz tansiyonu olarak da bilinen glokom hastalığı ciddi sorunlara yol açabiliyor. Sinsi bir hastalık olan göz tansiyonu, kişiyi kör etmeye kadar ileri gidebiliyor.

Fark edilmesi oldukça zor olan ve körlüğe kadar varabilecek ciddi sonuçlara yol açabilen glokom, gözde en sık gözlemlenen sinsi hastalıklar arasında bulunuyor. Özellikle orta yaş döneminde her hastada görülebileceği ve tedavisinde geç kalınması halinde görme alanında daralmalar ile başlayarak, körlüğe kadar varabilecek ciddi sonuçlar oluşturma ihtimali bulunduğunu belirten Dünyagöz Etiler’den Prof. Dr. Ümit Aykan, 11-17 Mart Dünya Glokom Haftası’nda, bu sinsi hastalığa dair önemli bilgiler paylaşıyor.

Belirtiler gözden kaçabilir

Türkiye’de 40 yaş üzerindeki yaklaşık her 100 kişiden birinde görülen ve toplam körlüklerin %30’unun sorumlusu olan göz tansiyonu hastalarından sadece beşte biri bu ciddi durumun farkında. Dünyagöz Etiler’den Prof Dr. Ümit Aykan glokom rahatsızlığının her yaşı etkileyebileceğini söylüyor. Prof. Dr. Aykan, “Gözlerde aniden ortaya çıkan şiddetli ağrılar, kanlanma, ani görme kaybı ve ışık etrafında hareler görme gibi belirtiler görüldüğünde, hastaların hiç zaman kaybetmeden bir göz hastalıkları uzmanına gitmeleri çok büyük önem taşıyor. Sinsi bir hastalık olan glokomun oluşumunda göz içi basıncı yavaş bir şekilde artar ve görmeyi etkileyen sinir hasarı da bununla birlikte yavaşça ilerler. Hastalar bu sebepten ciddi ağrılar hissetmeyebilirler. Erken teşhis ve tedaviye başlanmasının önemi, bu rahatsızlık sebebiyle oluşabilecek olan görme kayıplarının ne yazık ki geri döndürülme şansı olmamasından dolayı kaynaklanıyor” şeklinde konuşuyor.

Genetik faktörler büyük rol oynuyor

Glokomda genetik yatkınlığın en önemli risk faktörleri arasında olduğunu belirten Prof. Dr. Aykan, “Anne, baba, kardeş gibi birinci derecedeki akrabalarda göz tansiyonu rahatsızlığı bulunan kişilerde, hastalığın görülme şansı 10 kata kadar daha fazla olabiliyor. Bu sebepten genetik faktör ve aile geçmişinde glokom bulunması, en önemli etkenlerden biri diyebiliriz. Genetik yatkınlığın yanı sıra, ilerleyen yaş, diyabet hastalığı, şiddetli kansızlık, tansiyon, migren, kortizon tedavisi ve göz yaralanmaları gibi pek çok faktör, glokoma yakalanma riskini yükseltiyor. Bu gibi rahatsızlıklardan şikayetçi olan hastaların erken tespit amacıyla düzenli göz muayenelerini gerçekleştirmeleri, görme yetilerini kaybetmemeleri ve glokomun zamanlı teşhisi açısından çok büyük önem taşıyor” diyor.

Teşhis için detaylı bir göz muayenesi şart

Glokomun açık açılı ve dar açılı olmak üzere iki türü olduğunu belirten Prof. Dr. Aykan, “Her iki türü de erken teşhis ve tedavi uygulamaları yapılmadıkça körlüğe kadar gidebilecek ciddi görme kayıplarına yol açabilir. Görme alanında glokoma bağlı ciddi bir kayıp olmadıkça, hasta bu kayıpların farkına varmaz ve bu sebepten dolayı düzenli göz muayenelerinin gerçekleştirilmesi gereklidir. Tanı aşamasına göz içi basınç, kornea kalınlığı, bilgisayarlı görme alanı ve optik sinir başı ve lifi ölçümleri gerçekleştirilir. Detaylı bir göz muayenesinde gerçekleştirilen bu ölçümler sayesinde, erken tanı koyularak ileri dönemlerde yaşanabilecek ciddi görme kayıplarının önüne geçilmesi mümkün. Glokom tedavisinde ise üç yol mevcuttur. İlaç kullanımı bu yöntemlerin ilkidir. Göz sıvısının üretimini kısıtlayan veya çıkışını arttırarak düşüren bu ilaçlar, belli aralıklarla alınır ve hayat boyu kullanılır. Ancak ilaç ile göz tansiyonu düşmeyen hastalara, cerrahi veya lazer tedavi yöntemleri uygulanır. Her iki tedavi yöntemiyle de başarılı sonuçlar elde etmek mümkün” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Göz sağlığınız için tüketmeniz gereken besinlerden bahsettiğimiz yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Göz Sağlığı

Sağlıklı Gözler Okuldaki Başarıyı Etkiliyor

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Sağlıklı Gözler Okuldaki Başarıyı Etkiliyor

Her çocuğun sosyal gelişimi için iyi bir görüş kritik önem taşır. Özellikle çocukluk çağında öğrenme, görme duyusu ile gerçekleştirilir. Dünyagöz Etiler’den Op. Dr. Elvan Yalçın, özellikle okulların açılacağı bu dönemde sağlıklı gözler okuldaki başarıyı etkiliyor diyor ve rutin göz muayenelerinin önemi ve görme bozukluklarının etkileri hakkında bilinmeyenleri paylaşıyor.

Okuldaki Başarı İçin Göz Muayenesi Şart

Gözler, çocukluk dönemi boyunca gelişimini sürdürürken, yetişkinlerin gözlerinden pek çok önemli noktada farklılıklar gösterebiliyor. Çocukların henüz gelişme aşamasındaki gözlerinin, ileri dönemlerde geri dönüşü olmayan pek çok etkiyle karşılaşabileceğini belirten Op. Dr. Elvan Yalçın, “Göz yapısı ile birlikte, göz sağlığına dair ihtiyaçları konusunda da çocukları yetişkinlerden ayrı olarak değerlendirmek gerekiyor. Çocuk göz sağlığı konusunda karşılaşılan sorunların büyük bir bölümü, çocuğun gelişim döneminde yaşanan sorunlardan kaynaklanıyor. Göz tembelliği, kırma bozuklukları ve şaşılık çocuklarda en sıklıkla görülen sorunlardır. Bu rahatsızlıklar, ilerleyen dönemlerde okul başarısını etkileyebilir. Bu sebepten dolayı özellikle okul öncesinde çocukların göz muayenelerinin gerçekleştirilmesi, okuldaki başarı için kritik önem taşıyor” şeklinde konuşuyor.

Çocukluk En Önemli Dönem

Çocukların görme sistemlerinin, hayatlarının ilk yıllarında geliştiğini söyleyen Op. Dr. Elvan Yalçın, “Özellikle göz tembelliği, yedi yaşın öncesinde tedavisi yapılması gereken bir rahatsızlık. Ancak bu hastalığa 10 yaşına kadar müdahalede bulunmak mümkün. Şaşılık ve göz tembelliği, ebeveynler veya öğretmenler tarafından kolayca fark edilebilir. Ancak fark edilmediğinde çocuğun görmesindeki sorunlar, ilerleyen yıllarda okuldaki başarısını, davranış eğilimlerini ve hatta iyi bir görüş gerektiren iş kollarına girmesini dahi etkileyebilecek sonuçlar oluşturabiliyor. Rutin muayeneler ve erken müdahale sayesinde, bütün bu sorunlar oluşmadan hızlıca çözüme kavuşturulabiliyor” diyor.

Bu Belirtileri Göz Ardı Etmeyin

Ebeveynlerin, okul dönemindeki çocuklarda dikkat etmesi gereken belirtiler ile ilgili bilgiler paylaşan Op. Dr. Elvan Yalçın, “Çocukların davranışları, gözlerindeki problemleri ele verebilir. Çocuklarda görme problemlerini ele veren en önemli belirtiler; TV veya kitaplara sürekli yakınlaşarak takip etmesi, okuduğu yazıları parmakla takip etmesi, daha net görmek için kafayı yana yatırmak, gözlerin sıklıkla ovuşturulması, ışığa karşı hassaslık, bir gözü kapatarak okumak, ağır baş ağrıları ve bilgisayar kullanırken ağrı çekmektir. Bunların yanı sıra, ödevlerini yapmak istememesi, okulda düşük notlar alıyor olması, huzursuzluk veya davranış bozuklukları göstermesi de görme problemleri yaşayan çocuklarda sıklıkla görülen belirtiler arasındadır. Aileler bu belirtilerin gözlemlendiği çocuklarını uzman bir göz doktoruna muayeneye götürerek, okuldaki başarılarının yanı sıra geleceklerine de çok büyük katkıda bulunabilirler” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Göz sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Göz Sağlığı

Göz Sağlığını Korumanın 7 Yolu

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Göz Sağlığını Korumanın 7 Yolu

Göz sağlığımıza gereken özeni çoğu zaman gösteremiyoruz. Aslında günlük yaşam içinde yaptığımız pek çok davranışla gerekli özeni gösterebiliriz. Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar, göz sağlığını korumanın 7 yolunu sıraladı….

Her Mevsim Güneş Gözlüğünüzü Yanınızda Bulundurun

Güneşe karşı gözlerimizin korunmasında güneş gözlüklerinin çok büyük önemi bulunuyor. Dolayısıyla gözlük kullanmak için yoğun güneşte olmayı beklememek gerekiyor. Çünkü her mevsim güneşin zararlı ışınlarından korunmak için gözlük kullanmak önem taşıyor. Bu sayede katarakt, sarı nokta ve pterjium gibi hastalıklara karşı gözü korunma sağlanabiliyor. Ancak bu noktada güneş gözlüğü seçerken de dikkatli olmak ve mutlaka bir uzman görüşünden yararlanmak önem taşıyor.

Sigara Kullanmayın

Birçok hastalık için zemin hazırlayan sigara göz sağlığını da olumsuz yönde etkiliyor. Katarakt ve sarı nokta başta olmak üzere birçok hastalığa neden olabildiği biliniyor. Ayrıca sigara gözyaşı yapısını bozarak, kuru göz şikâyetlerine ve gözde kızarıklığa yol açabiliyor. Dolayısıyla göz sağlığı için de sigara kullanmamak gerekiyor.

Diyabetliyseniz Düzenli Olarak Göz Muayenesini İhmal Etmeyin

Diyabet, gözlerle yakın ilişkili olan bir sorun. Kontrol edilmeyen kan şekerinin gözlerde komplikasyonlara neden olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar, özellikle diyabet süresi arttıkça hasar yapma riskinin de arttığını belirtiyor. “ Diyabetin neden olduğu retina hasarı, en sık rastlanan ve en önemli görme azlığı nedenleri arasında yer alıyor. Bununla birlikte, göz tansiyonu (glokom) ve kataraktın (göz merceğinin bulanıklaşması) diyabetli kişilerde normal popülasyondan daha fazla görüldüğü biliniyor. Bu nedenle diyabetli kişilerin herhangi bir problem olmasını beklemeden göz hekime muayene olmaları ve bunu düzenli hale getirmeleri gerekiyor. Çünkü, erken evrede tespit edilen problemler çok daha etkin şekilde tedavi edilebiliyor” diyor.

Ellerinizi Sık Sık Yıkayın

Üst solunum yolu enfeksiyonlarından etkilenen organlardan biri de gözlerimiz oluyor. Özellikle, kızarıklık, çapaklanma, batma, göz kapağında şişlikle kendini gösteren konjonktivit üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkili olarak ortaya çıkabiliyor. Bu belirtilerin önemsenmemesi durumunda ise, gözün en önde yer alan saydam tabakası olan kornea etkileniyor. Ve buna bağlı olarak görmede bulanıklık problemi yaşanabiliyor. Önlemek içinse elin gözle temasını en aza indirmek ve elleri sık sık yıkamak gerekiyor.

Kontak Lenslerin Temizliğine Dikkat Edin

Kontak lenslerin yanlış kullanımı da göz sağlığını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle öncelikle doktor kontrolünde lens kullanılması önem taşıyor. Ayrıca takıp çıkarırken ellerin temizliğine ve genel hijyen şartlarına dikkat etmek, kullanılmadığı dönemlerde de genel bakımına özen göstermek gerekiyor. Hekimin belirlediği süre zarfında kullanmak ve gerekli değişiklikleri yapmak ve çok küçük bir rahatsızlıkta bile bir uzmana danışmak önem taşıyor.

Teknolojik Cihazlarla Aranıza Mesafe Koyun

Gelişen teknolojiyle birlikte hayatımızın vazgeçilmesi olan telefon, bilgisayar ve tabletlere uzun süre ve çok yakın mesafede tutmak da göz sağlığını olumsuz yönde etkiliyor. Çünkü ekrana dikkatli şekilde bakarken bir süre sonra göz kırpmayı unutuyoruz. Bu da gözyaşını buharlaştırarak, gözlerde kuruluk oluşmasına neden oluyor. Ayrıca, ekrana odaklanarak ve yakın çalışmak zorunda kalanlarda da stres, yorgunluk ve aşırı yüklenme sonrası gevşeyemediği için yalancı miyopi oluşabiliyor. Dolayısıyla tüm bu istenmeyen sonuçlara ulaşmamak için; Cep telefonuna, bilgisayar ve tablete en az 40 cm mesafeden bakmak, gün içinde kısa aralar vermek önem taşıyor.

Çalışma Ortama Işığınızı Ayarlayın

Uzun süre bilgisayarda çalışmak zorunda kalanların dikkat etmeleri gereken en önemli noktalardan biri de bulundukları ortamın ışığı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sinan Tatlıpınar, önerilerini şöyle sıralıyor; “Monitörünüzün ekran aydınlatması, bulunduğunuz ortamdaki ışıktan daha hafif düzeyde olmalı. Doğal ışıktan yoksun alanda fazla zaman geçirilmesi göz sağlığını bozabildiği için çalışma ortamınızın gün ışığı alması fayda sağlıyor.”

Göz sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Göz Sağlığı

Gözlerin Su ile Direkt Teması, Enfeksiyon Riskini Arttırıyor

Basın Bülteni

Yayınlanma:

,

Gözlerin Su ile Direkt Teması, Enfeksiyon Riskini Arttırıyor

Yaz aylarında alınması gereken önlemler arasında göz sağlığı belki de ilk sırada gelir. Havuz kimyasalları gibi dış etkenler göz sağlığını tehdit ederken, ciddi sağlık problemlerine de yol açabilir. Ayrıca gözlerin su ile direkt teması, enfeksiyon riskini arttırıyor.

Özellikle yaz aylarında lens kullanan ve daha öncesinde göz ameliyatı olan kişilerin gerekli önlemleri mutlaka almaları gerektiğinin altını çizen Dünyagöz Altunizade’den Op. Dr. Lale Zeliha Öktem, “Vücudumuzun en hassas organlarından biri olan gözlerimiz, yaz aylarında gerek yeryüzüne daha dik düşen güneş ışınları gerek havuzların temizlenmesi için kullanılan klor ve maden tuzu gibi kimyasal maddeler tarafından tehdit altında kalıyor. Gözlerin korunması için alınacak belirli önlemler ile bu riskleri en aza indirmek ise mümkün olabilir” diyor.

İster deniz ister havuzda olsun, yüzerken gözlerin su ile direkt temasının enfeksiyon riskini arttırdığını belirten Op. Dr. Lale Zeliha Öktem, “Gözlerimizin en dış yüzeyindeki kornea tabakası, havuzların temizliği için kullanılan klor ve maden tuzu gibi maddeler tarafından ciddi zarar görebilir. Klor, göz yüzeyinin kurumasına, gözlerin bakteri ve mikroplar tarafından enfekte olmak için uygun bir hale gelmesine yol açar. Farklı insanların girdiği havuzlarda bulunan bakteri ve mikroplar ise, enfeksiyona uygun hale gelen gözlerde görme kaybına varabilecek problemler oluşmasına yol açabilir. Gözlerde oluşan enfeksiyonlar, kızarıklık, rahatsızlık hissi, kaşınma ve dış tabakadar yırtılmaya sebep olan kimyasal konjonktivite yol açabilir. Gözlerin bu zararlı kimyasallardan korunması ve göz ile teması en aza indirmek için en kesin çözüm deniz gözlüğü kullanılmasıdır. Ayrıca yüzmeden hemen sonra gözlerin temiz su ve göz solüsyonları ile temizlenmesi de risk faktörlerini ortadan kaldırmaya yardımcı olacaktır” şeklinde konuşuyor.

Lens Kullanmak Enfeksiyon Riskini Arttırıyor

Özellikle görme kusurları olan hastaların lenslerini takarak havuzlara girmeyi tercih edebileceğini belirten Op. Dr. Öktem, “Deniz ve havuzlarda lens kullanımı, ciddi problemler oluşmasına sebep olabilir. Havuzlardaki kimyasal maddeler ve denizlerdeki cisimler bu lenslerin üzerine yapışarak enfeksiyon oluşumu için uygun bir ortam oluşturur. Görme kaybına kadar varabilecek kornea ülseri gibi sonuçlara yol açabilen bu duruma karşı, lenslerin yüzme sonrasında etraflıca temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi gerekiyor. Tek kullanımlık lensler ile bu problemin önüne geçilebilir” ifadelerini kullanıyor.

Göz Ameliyatı Olan Kişiler Mutlaka Deniz Gözlüğü Kullanmalı

Yaz aylarında, özellikle okulların da tatil olması sebebiyle göz ameliyatlarının daha sık gerçekleştiğini söyleyen Op. Dr. Öktem, “Yaz aylarında gözlere yapılacak ameliyatlar sonrasında da dikkat edilmesi gereken önemli noktalar var. Artık günümüzdeki göz ameliyatları eskiye oranla çok daha az rahatsızlık vermesine ve kısa süreli iyileşme sürelerine sahip olmasına rağmen, dış etkenler sebebiyle oluşabilecek risk faktörleri önemini koruyor. Özellikle ameliyat sonrasındaki ilk 6 haftalık dönemde, gözlerin korunması için ek önlemler alınması gerekiyor. Özellikle ameliyat sonrasındaki süreçte yüzmeye giden hastaların, kesinlikle deniz gözlüğü kullanmalı. Tabi ki ameliyatın ardından yüzmeden önce, göz hekiminin onayının da alınması gerekiyor. Ancak bu önlemleri alarak, yaz aylarında gözleri havuz ve denizlerin oluşturacağı riskler en aza indirilebilir” diyerek sözlerini tamamlıyor.

Göz sağlığı ile ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.