Bizimle iletişime geçin

Ağız Sağlığı

Kanser Tedavisinde Ağız ve Diş Sağlığı

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

ağız ve diş sağlığı

Kanser tedavisinin yan etkileriyle birlikte hastalık sürecinde ağız bakımının önemi ve ihmal edilmemesi gerektiği; aksi takdirde başka sorunlara yol açabileceği bir gerçek. Bu sebeple tedaviye başlamadan önce diş hekiminizi ziyaret etmenizde büyük fayda var. Peki kanser tedavisinde ağız ve diş sağlığı nasıl olmalı?

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Kanser tedavisinin sebep olduğu bazı ağız problemleri, hastanın tedaviyi ertelemesine ya da durdurmasına neden olacak kadar acı verici olabilir. Ama bu yan etkilerin en aza indirilmesinde veya kontrol edilmesinde doktorunuz ve diş hekiminiz size yardımcı olabilir” diyor.

Yazımızdaki tavsiyeleri dikkate alarak kanser tedavisinde ağız ve diş sağlığınız için neler yapabileceğinizi inceleyebilirsiniz.

  • D vitamini alın,asitli içecekleri tüketmeyin.
  • Tedaviye başlamadan iki hafta önce diş hekiminizi ziyaret edin.
  • Macunlar rahatsız ediyorsa, ağzınızı tuzlu suyla çalkalayın.

D VİTAMİNİ ALIN, ASİTLİ İÇECEKLERİ TÜKETMEYİN

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, kanser tedavisi gören ve tedavi sırasında sıklıkla mide bulantısı ve iştah kaybı yaşayabilen hastaların ağız ve diş sağlıkları açısından nasıl beslenmesi gerektiğini şöyle anlattı:

“Mideniz bulansa da önemli olan doğru miktarda besin ve kalori almaktır. Dikkate alınması gereken diğer bir şey de protein alımıdır. Aynı zamanda sebze ve meyve yiyerek yeterli vitamin alınması da gerekmektedir. Eğer ihtiyaç varsa ek vitaminlerle de destek sağlanmalıdır. Çene kemikleri dişleri desteklediğinden kemikler güçlü ve sağlıklı olduğunda dişler besinleri yeme ve çiğneme sırasında onları tutacak daha güçlü bir dayanağa sahip olur. Çoğu doktor kemik sağlığını korumak için D vitamini ve kalsiyum alınmasını önermektedir. Eğer osteoporoz gibi kemik hastalığınız varsa ilave vitaminlere ihtiyacınız olabilir. Kanser tedavisi boyunca sigara ve alkolden uzak durulmalıdır. Tütün, kanser teşhis edilmemiş olsa bile tüketilmemelidir. Asidik besinler ağız mukozasını irrite edebilir. Gazlı içecekler ve enerji içecekleri gibi asidik, yüksek şeker içeren içeceklerden kaçınılmalıdır. Greyfurt, portakal suyu ve domates suyu da doğal asidik besinler olduğundan tüketimi azaltılmalıdır.”

TEDAVİYE BAŞLAMADAN İKİ HAFTA ÖNCE DİŞ HEKİMİNİZİ ZİYARET EDİN

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, kanser tedavisine başlamadan önce ağız ve diş sağlığınız ile ilgili neler yapabileceğinizi şu sözlerle anlatıyor:

“Kemoterapi ve radyoterapiye başlamadan önce ağız ve dişlerin muayenesinin yapılması eğer bazı problemlere yatkınsanız bunların tespit edilmesi açısından yararlıdır. Diş hekimleri, hasta kanser tedavisine başlamadan en az 2 hafta önce tedavinin istenmeyen yan etkilerini azaltmak ya da kontrol altında tutmak için önerilerde bulunur. Eğer dişlerde çürük varsa ya da diş eti problemi yaşıyorsanız; bu hastalıkların önceden sabit bir duruma getirilmesi sağlanmalıdır. Muayeneden önce diş hekiminin kanserle ilgili sağlık durumunuz hakkında haberdar olması ve tıbbi hikayenizin güncel tutulması gerekmektedir. Diş hekiminiz; doktorunuzu, kanser tedavinizi ve kanserle ilgili görülen diğer belirtileri bilmek zorundadır. Tüm bu bilgiler diş hekiminize sizi nasıl tedavi edeceğini anlamasına, planlama yapmasına, doğru önerilerde bulunmasına ve doktorunuzu desteklemesine yardım eder.”

MACUNLAR RAHATSIZ EDİYORSA AĞZINIZI TUZLU SUYLA ÇALKALAYIN

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, kanser hastalarının ağız sağlıklarını nasıl koruyabilecekleri ile ilgili tüyolar da verdi:

“Eğer kanserseniz, sizin için en önemli şey günde en az 3 kez diş fırçalama ve en azından günde 2 kez diş ipi kullanarak ağız hijyeninizin düzenli ve eksiksiz olmasını sağlamaktır. Kemoterapi ve radyoterapi aldığınızda tükürük akışındaki yavaşlama nedeniyle ağız kuruluğu oluşacaktır. Diş çürüğü ve dişeti hastalıklarının gelişmesinde daha fazla riske sahip olursunuz. İşte bu da neden her öğünden sonra diş ipi kullanmanız gerektiğinin öncelikli sebebidir. Ayrıca diş fırçalarken yumuşak aromalı diş macunları kullanılmalıdır. Çünkü keskin tatlı ürünler ağız mukozasını irrite edebilir. Eğer diş macunu ağız mukozasını irrite ediyorsa, diş fırçaladıktan sonra ağız tuzlu suyla çalkalanmalıdır. Dişeti sorunlarından korunmak için anti bakteriyel gargaralar kullanılmalı ancak alkol içeren türlerinden kaçınılmalıdır.”

KANAYAN BÖLGELERİ YUMUŞAK ŞEKİLDE TEMİZLEYİN

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Kemoterapi ve radyoterapi ağzımızdaki tükürük bezlerini etkileyebilir. Ağız kuruluğu, tükürük üretiminin azalmasının neden olduğu hoş olmayan bir histir. Bu durum çürük oluşumu riskini artırmanın yanında ağız içinde yanma ve ağrı hissi de başlatabilir” diyerek ağız kuruluğu durumunda yapılabilecekleri anlatıyor:

“Kanser hastasıysanız ve de ağız kuruluğundan şikayetçiyseniz; ağız ve diş sağlığınız için en azından günde 4 defa dişlerinizi fırçalamalı, en az 1 defa da diş ipi kullanmalısınız. Eğer diş etlerinizde kanayan alanlar ya da yara varsa, bu bölgelerin etrafını yumuşak şekilde temizlemelisiniz. Ayrıca dişlerinizi çürüklere karşı korumak için fluorid içeren diş macunu kullanmanız gerekmektedir. Günde birkaç defa ağzınızı karbonatlı ve tuzlu ılık suyla ardından da sadece suyla çalkalayabilirsiniz. Gargara yapmak için alkol içermediği takdirde diğer ağız gargaraları da kullanılabilir. Kanser tedavisi görüyorsanız (bu radyoterapi ya da kemoterapi olabilir), tat alabilme duyunuz değişir ve daha önceden yediğiniz şeyleri tüketmekte zorlanabilirsiniz. Ama bu rahatsız edici zorluklara rağmen önemli olan doktorunuzun önerdiği diyeti devam ettirmektir”.

EN BÜYÜK PROBLEM AĞIZ KURULUĞU

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, kanser tedavisi gören hastaların ağız ve diş sağlıklarını nasıl koruyabilecekleri hakkında bilgi verdi:

Kemoterapi ve radyoterapinin, kanser türüne ve yoğunluğuna bağlı ağızda görülen yan etkileri olabilir. Bu yan etkiler farklı biçimlerde kendini gösterir:

– Genel olarak bağışıklık sistemi zayıflar.

– Ağız kuruluğu, tedavi süresince tükürük bezlerinden üretilen tükürüğün akışının azalması sonucu görülür.

– Tükürük miktarının azalması nedeniyle diş çürükleri hızlı bir şekilde oluşabilir ya da ilerleyebilir.

– Ağızdaki azalan tükürük miktarına bağlı ağızda, dişlerde ve dişetlerinde ağrı ya da yanma hissi olabilir.

– Yeme, konuşma ve yutkunmada problemler ortaya çıkabilir.

– Diş eti ile ilgili sorunlar meydana gelebilir.

Bütün bu yan etkileri kontrol edebilmek için ağız ve diş sağlığı adına konforunuzu koruyabilmek amacıyla diş hekiminizin tavsiyelerinden yararlanabilirsiniz.

Diş eti problemlerinin hastalıklar üzerindeki etkisiyle ilgili bir başka yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ağız Sağlığı

Sağlıklı Diş Etleri Nasıldır

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Sağlıklı Diş Etleri Nasıldır

Diş eti kanaması, diş eti hastalığınız olduğunu gösterir. Sağlıklı diş eti ise kanamaz, dişlere sıkıca tutunmuştur ve gülkurusu, pembe renktedir. Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Uzmanı Dr. Nihat Tanfer, sağlıklı diş etleri nasıldır sorusunu yanıtladı…

Diş taşı nedir, nasıl oluşur?

Dişler etkili bir şekilde fırçalanmadığında, alınan gıdalar dişler üzerinde birikir. İlk başlarda yumuşak olan bu birikintiler, tükürük içerisindeki kalsiyumun çökmesiyle taşlaşır. Diş taşı ya da tartar dediğimiz bu birikintiler, yoğun bakteri içerir ve sertleştiği için fırçalamayla çıkmaz.

Diş taşları temizlenmezse neler olur?

Diş taşları ya da tartar yoğun bakteri barındırır. Bu bakteriler diş eti içine nüfuz ederek diş eti hastalığına neden olur. İlk önce diş etinde şişlik ve kanama görülür. Tartar temizlenmediğinde, hastalık dişi çevreleyen kemiğe yayılır. Eriyen kemikle beraber diş eti çekilir ve diş eti çekilmesi, dişin sallanıp kaybedilmesine kadar ilerler.

Diş fırçalarken diş etleri neden kanar?

Diş eti kanaması, diş eti hastalığınız olduğunu gösterir. Bu hastalığın nedeni diş taşı (tartar) ve yoğun plaktır. Eğer diş eti kanaması şikâyetiniz varsa mutlaka bir diş hekimine görünmeniz gerekir.

Sağlıklı diş etleri nasıldır?

  • Gülkurusu, pembe renktedir.
  • Sıkıdır, dişlere sıkıca tutunmuştur.
  • Yüzeyi portakal kabuğu gibi pürtüklüdür.
  • Fırçalarken kanamaz.
  • Ağrı ve şişlik gözlenmez.

Diş sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Sabah kalktığınızda çeneniz ağrıyorsa dikkatli olun! Gece bilinç dışı dişlerinizi sıkmış olabilirsiniz. Üstelik bu sorununuzun nedeni de stres olabilir! Diş sıkmada botoks etkin tedavilerden biri diyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya diş sıkma ve gıcırdatmanın çocuklarda da sık görüldüğünü belirtti.

Geceleri uyku sırasında bilinç dışı diş sıkma ya da dişleri gıcırdatma durumuna bruksizm deniliyor. Ağız ve çevresindeki çiğneme kaslarının güçlü ve istem dışı kasılması, genellikle çeneyi sıkma ve dişleri gıcırdatma olarak kendini belli ediyor. Basit gibi algılansa da bu durumun ağız ve diş sağlığı açısından önemli zararlar verdiğini söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, bu sorunun sık yaşandığına dikkat çekiyor. Yetişkinlerde yüzde 8-10, çocuklarda ise yüzde 8-38 sıklığında görülen bu sorunun, diş sağlığını sürdürebilmek için mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.

Sabah Kalktığınızda Çeneniz Ağrıyorsa…

Bruksizmin en önemli ve en yaygın belirtisi ağrı. Kişi sabah kalktığında yüz kaslarında, çene ekleminin yan kısımlarında, baş ve boyun bölgelerinde oluşan ağrılardan şikayet ediyor. Bu ağrılar kas kaynaklıdır ve çiğneme kaslarındaki spazma bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Çocuklar Da Bu Dertten Muzdarip!

Çocuklar, sinüzit sebebiyle gelişen burun akıntısı nedeniyle dişlerini gıcırdatabiliyorlar. Ayrıca diş sürmesi sırasında diş etindeki baskı ve salgılanan bazı biyo-kimyasal ajanlar çevre dokulardaki sinirler ile çiğneme kaslarını uyarabiliyor ve istemsiz çene kasılmaları ve diş gıcırdatmaları olabiliyor. Dr. Tubahan Kaya, yine çocuklarda görülen bu sürecin geçici bir süreç olduğunu da hatırlatıyor.

Stres En Önemli Nedenlerinden Biri

Bruksizmin tahmin edilenin aksine birçok farklı sebebi olabiliyor. Ama çağımızın en popüler sorunlarından stres, bruksizmin de sebeplerinin başında geliyor. Stresin arttığı dönemlerde bruksizm de artıyor. Obsesyon, uykusuzluk, her türlü gerginlik hali ve kıskançlık gibi durumlar diş gıcırdatmanın diğer nedenlerinden. Bireyin kişilik yapısı da bu durumu artırıcı bir faktör; özellikle agresif, aceleci ya da titiz biriyseniz daha sık diş gıcırdatıyor olabilirsiniz.

Bruksizmin farklı nedenleri arasında sistemik faktörlere bağlı sorunlar var: Yetersiz beslenme, bağırsak parazitleri, alerji ve endokrin bozukluklar sistemik faktörler arasında sayılıyor. Eğer bağırsaklar doluysa, gerginleşen bağırsak duvarından çıkan uyarılar beyinde sindirim faaliyetini başlatıyor, bağırsak kasılması artıyor, sindirim enzimleri salgılanıyor, mide asidi ve tükürük akışı artıyor. Son olarak da çiğneme kaslarının kasılması sonucu diş gıcırdatma ortaya çıkabiliyor. Beyin travmaları, bir takım nörolojik rahatsızlıklar ve ayrıca kullanılan bazı ilaçların yan etkileri sonucu aynı sorunla karşılaşmak mümkün. Alkol ve sigaranın aşırı tüketiminin yanı sıra yüksek ya da düşük seviyede yapılmış dolgular ve protezler, dişlerdeki ortodontik bozukluklar, erken dişsel temaslar nedenler arasında sayılabiliyor.

Başka Sorunlara Yol Açıyor

Diş sıkma ve diş gıcırdatmanın farklı sorunlara zemin hazırladığını söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, hastaların uyandığında ağzında kum olduğunu hissettiklerini bunun da aşınmış diş parçacıkları olabileceğine dikkat çekerek şu bilgileri veriyor:

“Bruksizm, diş yüzeyi aşınmaları sonucu dişlerde hassasiyete ve ilerleyen zamanlarda aşırı aşınmaya bağlı olarak diş sinirinin açığa çıkmasına neden olabiliyor. Ayrıca, dişlerin devamlı birbirlerine sürtmesi sonucu dişler zarar görüyor ve boyları kısalabiliyor. Bu durum hastanın dikey boyut dediğimiz burun-çene ucu arasındaki mesafeyi azaltıyor. Bu da hastanın yüz görüntüsünde estetik sorunlara neden oluyor. Başka bir etkisi de çene eklemi içinde. Eklem sıvısının azalmasına bağlı olarak eklem başı ve yuvasında aşınmalar görülebiliyor. Bu durumda, çeneyi açma kapama esnasında tıkırtı, kitlenme, fonksiyon kısıtlılığı ve ağrı da ortaya çıkabiliyor. Diş köklerinde ise mikrotravmaya bağlı kistik oluşumlar görülebiliyor.

Bunun yanı sıra dişler üzerine gelen aşırı kuvvet nedeniyle dişlerde ve dolgularda kırıklar, dişlerde sallanma ve aralanmalar görülebiliyor”

Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Bruksizm tedavisinde botoks en yaygın yöntemlerden biri. Botoks tedavisi ile gereğinden fazla ilaç kullanımından kaçınılmış oluyor. Botoks enjeksiyonu ile kaslara zarar vermeden çiğneme kaslarındaki stres ve aşırı çiğneme kuvveti ortadan kaldırılarak kaslarda rahatlama sağlanıyor.

Diş gıcırdatma ve sıkma problemi olan yetişkinlerde en çok plak tedavisi öneriliyor. Geceleri takılan bu plaklara; ısırma plağı ya da spilint adı veriliyor. Bu plaklar kas spazmını çözerek diş arklarına gelen ve gelecek olan aşırı kuvvetleri en aza indiriyor. Bunların yanı sıra alt çeneye yeni bir konum vererek sorunlu olan eklem-kas sistemini rahatlatıyor. Bu plaklar bruksizmi tedavi etme amaçlı değil, çiğneme sisteminde meydana gelecek sorunların ilerlemesini yavaşlatmak veya önlemek amaçlı olarak kullanılıyor.

Stres kaynaklı alışkanlıkların tedavilerinde, kas gevşetici ilaçlar, B vitamini ve bu ilaçlara ilave olarak mutlaka psikolojik tedavi gerekiyor. Gerekliyse psikiyatr desteği ile antidepresan ilaç da kullanılabiliyor.

Sorun dişsel kaynaklı ise, önceden yapılmış olan hatalı dental işlemler, yüksek veya alçak dolgular ve protezler düzeltilerek bu alışkanlık ortadan kaldırılabiliyor. Kapanış bozukluklarına bağlı olarak gelişen diş sıkma alışkanlığı, ortodontik tedavi ile dişleri normal kapanış pozisyonuna getirilerek düzeltilebiliyor. İleri eklem problemlerinde eklem kapsülüne cerrahi müdahaleler yapılabiliyor.

Bu soruna yol açmasında ya da artmasında etkili olduğu düşünülen aşırı uyaranların (kafein, nikotin vs) ve uyku düzensizliğinin kontrolünün, alışkanlıklarını değiştirilmesinin yanı sıra meditasyon da tedavi sistemleri arasında yer alıyor.

Eğer Tedavi Edilmezse…

1- Dişlerdeki aşınmalar sonucu dikey boyutta azalma, yüz estetiğinde problem,

2- Dişlerde, çene eklemi ve kaslarda ağrı,

3- Çeneyi açma-kapama esnasında fonksiyon kısıtlılığı,

4- Çene kilitlenmesi,

5- Baş ağrısı,

6- İleri vakalarda ameliyat gerektirecek eklem deformasyonları gibi sorunlar ortaya çıkarabiliyor.

Bu nedenle bruksizm kolayca tedavi edilecek seviyedeyken gerekli önlemleri almak gerekiyor.

Diş sıkmayla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Diş Tedavilerinde Güncel Yöntemler

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Tedavilerinde Güncel Yöntemler

Günümüzde prova dişi sayesinde hayal ettiğiniz gülüşe kavuşmak mümkün. Son yıllarda uygulanan mock-up tekniği yani prova dişi ile kişiler dişlerinin nasıl olacağını önceden görebiliyor. Bu teknik bilgisayar programı ile değil bizzat deneyimleyerek yapılıyor. Diş tedavilerinde güncel yöntemler neler, işte detaylar…

‘Dişlerim Hayalimdeki Gibi Olacak Mı?’ Endişesine Son!

Dişlerindeki eğriliklerden, boşluklardan, çapraşıklıklardan rahatsızlık duyan kişiler dişlerine estetik bir uygulama yaptırmayı arzu ederler. Ancak bu uygulama sonucunda gerçekten hayal ettikleri gibi dişlere ulaşıp ulaşamayacaklarının endişesini de taşırlar. ‘Dişlerim hayalimdeki gibi olacak mı?’ diye endişelenmeye son! Dişlerinin bitmiş halini ağız içinde görerek bunu bir nevi test etmek isteyenler için mock-up tekniği uygulanıyor. Hem maddi, hem de manevi kayıpların önüne geçilmiş oluyor.

Sert Plastik Malzemeden Hazırlanıyor

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, hastalara büyük kolaylık sağlayan mock-up tekniği ile ilgili bilgi verdi: “Estetik amaçlı olarak hastalarımıza lamina veya porselen diş uygularken provalar sırasında mutlaka hastamız ile beraber dişler üzerinde konuşarak gerekli değişiklikler için dişleri laboratuvara gönderiyoruz. Laboratuvardan değiştirilmiş olarak gelen dişleri hastamıza takmadan önce bir kez daha prova yaparak hastamızın en beğendiği hale getiriyoruz. İşte bu noktada özellikle yeni dişleriyle görüntülerinin nasıl olacağını merak eden ve tedaviye başlamadan önce dişlerinin bitmiş halini ağız içinde görerek bunu bir nevi test etmek isteyenler için mock-up tekniğini uyguluyoruz. Bu teknikte, hastamız kliniğe geldiğinde kendisinden bir ölçü alıyoruz. Bu ölçüyü, hastamızdan aldığımız dudak köşeleri arası mesafe, burun kanatları arası genişlik ve dudak kalınlığı gibi verilerle laboratuvarımızda işliyoruz. Hastamızın yüzüne uygun ve estetik dişleri, sert bir plastik malzemeden hazırlayarak hastamızın dişlerinin üzerine geçici olarak uyguluyoruz. Hastamız bu dişleri ile kendi fotoğraflarını çekebiliyor, aynada konuşma provası yapabiliyor, yakınlarına fikirlerini sorabiliyor ve dilerse dişlerini birkaç saat kullanabiliyor. Eğer isterse bu dişler üzerinde gerekli değişiklikleri yaparak dişleri en beğendiği haline getirebiliyoruz.”

Zamandan Tasarruf Ediyorlar

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Hastalarımızın hayal ettiği diş formu sağlandığında da bu örnek dişleri laboratuvarımıza göndererek aynısını, bu sefer porselen veya laminadan yaparak hastamızın dişlerine uyguluyoruz. Hastalarımız daha tedaviye başlamadan, tedavi bittiğinde dişlerinin nasıl olabileceğini görme imkanına sahip oluyor. Bu test sürüşü sayesinde beğenmemek ya da yapılan dişlerle rahat edememek gibi sorunlar ortadan kalkmış oluyor; hem zamandan tasarruf ediyorlar, hem de ‘Dişlerim acaba nasıl olacak?’ diye kafalarında soru işareti kalmıyor” dedi.

Diş sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar