Sosyal Medya

Ağız Sağlığı

Diş Eti Problemleri Ciddi Hastalıkları Tetikleyebilir

Yayınlanma:

,
Diş Eti Problemleri Ciddi Hastalıkları Tetikleyebilir

Diş Eti Problemleri Diğer Hastalıkları da Tetikleyebiliyor!

İltihabi diş eti problemleri, birçok sistemik hastalığı tetikleyebiliyor. Altınbaş Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Mutlu Keskin, “İltihabi diş eti problemleri hem bakteriyel etkenler hem bakterinin oluşturduğu diğer mekanizmalar hem de vücudun kendi ürettiği iltihabi faktörlere bağlı olarak kalp hastalığı, diyabet, solunum sistemi hastalıkları hatta gebelik komplikasyonları gibi birçok sıkıntıya yol açabilir” dedi.

Yoğun diş eti iltihabının olduğu hastalarda iltihabi bölgenin neredeyse yetişkin bir bireyin avuç içi kadar yer kapladığını söyleyen Keskin, “Düzenli tedavi olmayan ve bunu çözüme kavuşturmayan bireylerde avuç içi kadar alan enfekte durumdadır ve vücut aslında bununla bir uğraş gösterir. Dokulardan kana hem bakteriyel faktörlerin hem iltihabi ürünlerin salınımına bağlı olarak vücudun bütün bölümleri bu durumdan etkilenebilir. Buna bağlı olarak hem diyabet kontrolünde sıkıntılar yaşanabilir hem de kalp hastalarında komplikasyon riski artabilir. Bu riskin yaklaşık yüzde 20’lere varan artış oranına neden olduğu son yapılan çalışmalarda görülmüştür. Gebelik de bu risk grubuna dahil durumlar arasındadır. Diş eti problemi olan gebe hastalarda erken doğum, düşük riski, gebelik zehirlenmesi gibi problemler görülebilir” diye konuştu.

Ağız enfeksiyonlarının ve periodontal enfeksiyonların yoğun iltihabi faktörlerin salınıma bağlı olduğu düşüncesi ile araştırmaların geliştiğini dile getiren Keskin, “Bunlar, üzerinde yoğun olarak çalışılan araştırmalar ancak bunlarla sınırlı değil. Böbrek problemleri, bir takım kanserojen etkenlerde diş eti rahatsızlıklarının  rol oynaması da araştırılan konular arasında” dedi.

“DİŞ ETİ HASTALIKLARI GENELLİKLE SİNSİ PROBLEMLERDİR”

Diş eti hastalıklarının genellikle sinsi problemler olduğunu belirten Keskin, “Hastalar çok fazla ağrı duymadıkları için en fazla boş verilen hastalıklar grubunda yer alıyor. Son aşamaya gelene kadar birçok kişi doktora gitmekten kaçınıyor. Bu gibi durumlarda da hastalığın ilerlemesi kaçınılmaz oluyor. Kişiler diş etlerini incelediğinde daha fazla kırmızılık, morarmaya dönük bir renk veya şişkin bir yapı görürlerse burada bir problem var demektir. Dişleri fırçalarken kanama veya spontane kanamalar da diş eti hastalıklarının belirleyicisidir. Sigara içenlerde ise diş eti problemleri daha hızlı ilerler çünkü sigara bu sorunu tetikler” ifadelerinde bulundu.

 

Diş sağlığınız için neler tüketmeniz gerektiği hakkında faydalı bir başka yazımız için buraya tıklayın.

Devamını Oku
Yorum Yaz

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ağız Sağlığı

Diş Sağlığı için Elma Tüketin

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Yapılan araştırmalar, diş sağlığı için elma ve ananas tüketmenin önemini vurguluyor. Ayrıca elma sirkesi de bakterileri öldürüyor.

Diş eti hastalığı, dişleri çevreleyen ve destekleyen doku ve kemiklerin bir enfeksiyonudur. Buna periodontal hastalık denir. Diş eti hastalığı, dişlerde ve diş etlerinde bakteri olarak adlandırılan mikropların büyümesinden kaynaklanır. Bakteriler, ağızda üretilen açık, yapışkan bir plakta bulunur. Plaktaki bakteri, yediğiniz ve içtiğiniz gıdalardaki şekerlerle beslenir ve zehir (toksin) ve diğer kimyasal maddeler üretir. Toksinler, diş etlerinizi tahriş eder ve fırçalandıklarında şişmelerine ve kolayca kanamalarına neden olur. Zamanla, plak taş veya tartar olarak adlandırılan bir yığının içine sertleşebilir. Bu, diş etlerini daha da tahriş eder ve diş eti hastalıklarına sebep olur.

KÖTÜ KOKUYA SEBEP OLABİLİR

Ağız ve diş sağlığında diş fırçalama önemli bir yere sahiptir. Diş ve diş etlerinde yeteri kadar hijyen sağlanmaması, beraberinde kötü koku ve diş kayıplarını getirebilir. Aşağıdaki diş eti hastalık semptomlarından bir ya da birkaçını taşıyorsanız mutlaka diş hekimine görünmeniz gerekir:

  • Diş eti kanaması
  • Dişlerin üstünde ve altında plak ve tartar gibi sert birikintiler
  • Dişlerinizin diş etlerinden çekildiği alanlar
  • Dişleriniz ve diş etleri arasında büyüyen cepler

Ağız kokusu, hakkınızda pek çok şey söyleyebilecek bir sağlık detayıdır. Ağız kokunuz, sağlıklı bir birey olduğunuzu ya da herhangi bir hastalığınızın bulunduğunu ifade edebilir. Örneğin ağzınız, çürük yumurta gibi kokuyorsa karaciğer sirozu, amonyak ya da idrar gibi kokuyorsa böbrek hastası olabilirsiniz. Kişiler çoğu zaman kendi ağız kokularının farkında olmaz. Bu noktada sosyal çevreden gelen yorumların dikkate alınması gerekir. Ağız kokusunun en önemli sebebi, ağız bakımına yeteri kadar önem verilmemesidir.

GÜNDE İKİ KEZ FIRÇALAYIN

Dişlerinizi en az iki kez fırçalayın

İyi ağız hijyeni, gülümsemenizi en iyi şekilde görmek için denenmiş ve doğru bir yöntemdir. Diş macunları, diş yüzeyindeki lekeleri hafifçe yumuşatır. Beyazlatıcı diş macunları daha fazla katkı maddesi ile aynı şekilde çalışır, ancak dişleri beyazlatmazlar. Diş sağlığınız için günde en az iki kez dişlerinizi fırçalamalısınız.

Bir kaşık yağ kullanmayı deneyin

Bu teknik Ayurveda tıbbında popülerdir. Bakterileri ‘çıkarmak’ için 20 dakika kadar ağzınızda bir çorba kaşığı yağı (susam, hindistancevizi veya zeytinyağı gibi) gezdirin. Yakın tarihli bir araştırmada, Hindistancevizi yağının diş yüzeylerinde düzenli olarak kullanımında, diş çürümesini önlediği ve ağız kokusunu giderdiği belirtilmiştir.

Lekeler için karbonatı deneyin

Sodyum bikarbonat kullanarak bir diş macununun bıraktığı etkiden çok daha iyisini elde edebilirsiniz. Ancak karbonat her zaman kullanılmamalı, haftada bir denenmelidir. Çalışmalar, kabartma tozu olan ürünlerle yapılan fırçalama işleminin, zamanla yüzey lekeleri üzerinde çalışacağını gösteriyor.

Dilinizi de fırçalayın

Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalamak, ağız bakım sağlığı açısından önemli bir yere sahiptir. Düzenli diş bakımı yapılmadığında pek çok diş eti hastalıkları, aft ve ağız kanserine kadar gidebilecek ciddi hastalıklar ortaya çıkabilir. New York Üniversitesi Periodontoloji ve İmplant Diş Hekimliği Bölümü’nde yapılan araştırmalar sonucunda, ağızda 700’den fazla bakteri türü yaşadığı ortaya çıkmıştır. Bu bakterilerden kötü olanlar, en fazla dilin yüzeyinde yer alır. Ayrıca uzun süre ağızda kuluçkaya yatarak, dilin arkasına saklanabilirler. Bu bakteriler ağızda sürekli yara oluşumuna, ağız kokusuna ve diş eti hastalıklarına neden olabilir. Diliniz fırçalanmadığında kötü bakteriler; gıda parçacıkları ve ölü cilt hücrelerinden bir tabaka meydana getirir. Bu tabaka, tat alma tomurcuklarınızı engeller ve bir süre sonra ağzınızda sürekli keskin, acı bir tat bulunur. Dilinizi fırçalarken, fırçayı dilinize bastırmamaya ve çok yumuşak hareket etmeye özen gösterin. Sert fırça darbeleri, dilin üzerinde yer alan tat alma duyularınızı hasara uğratabilir. Fırçayı yavaşça aşağı yukarı hareket ettirerek 10-15 saniye dilinizde gezdirmeniz yeterlidir.

KALSİYUMDAN ZENGİN BESLENİN

Diş sağlığı için elma, ananas ve çilek tüketin

Elmalardaki malik asit, ağızdaki iyi huylu bakterileri artırır. Ananas içerisinde bir bileşik olan bromelainli, diş macunu görevi üstlenerek diş beyazlığına yardımcı olur. Operatif dişhekimliğindeki bir araştırma, bunların bir karışımı ile fırçalama işleminin beyazlatma etkisinin olmadığını, ancak bu meyvelerin düzenli tüketiminde diş ve diş eti hastalıklarına karşı etkin koruma sağladığını buldu. Elma sirkesi de diş sağlığı dostudur. Ağızdaki kötü bakterileri öldürmek ve lekeleri çıkarmak için dişlerinizi fırçalamadan önce elma sirkesi ile gargara yapın.

Kalsiyumdan zengin beslenin

Kalsiyum kemik sağlığı kadar diş sağlığı üzerinde de etkili bir yere sahiptir. Özellikle gelişme çağındaki çocukların kalsiyumdan zengin beslenmesi gerekir. Süt ve süt ürünleri, yoğurt kalsiyum; portakal, kavun gibi pek çok meyve ile brokoli ve ıspanak gibi yeşil sebzeler önemli C vitamini kaynaklarıdır.

DİŞ İPİNİ DÜZENLİ KULLANIN

Diş ipi kullanmayı deneyin

Araştırmalara göre düzenli diş ipi kullanımı, çürümeleri ve erken diş kayıplarını önler. Düzenli ip kullanma alışkanlığınız yok ise, özellikle sorunlu dişlerinizi temizlerken diş ipinden faydalanmayı deneyin.

Kafeinden uzak durun

Kafein, ağzınızdaki asit dengesini değiştirerek kötü bakterilerin oluşumuna zemin hazırlar. Ayrıca tükürük akışınızı engeller.

Diş fırçanızı üç ayda bir değiştirin

Diş fırçası üzerinde birçok bakteri, mantar, virüs gibi mikroorganizmalar bulunur. Diş fırçası yenilenmediğinde bu mikroorganizmalar diş plağınıza zarar verip diş eti hastalıklarına neden olabilir.

Diş fırçalama süreniz dört dakikanın altında olmasın

Her gün dişlerinizi fırçaladığınız halde ağzınız kokuyor, diş eti hastalıklarına yakalanıyorsanız; bunun tek sebebi dişlerinizi yeteri kadar fırçalamıyor oluşunuzdur.

YEŞİL ÇAY AĞIZ SAĞLIĞI İÇİN ÖNEMLİ

Sıcak suya bir çay kaşığı kadar eklenip karıştırılarak demlenen yeni yeşil çay çeşidi (matcha, yani toz yeşil çay), yapraklı olandan çok da farklı değil. Ancak hem içtiğiniz çayın rengini, ismini çağrıştıran yeşile boyuyor, hem de yeşil çayın farklı alanlarda kullanılmasına olanak sağlıyor. Yeşil çayın faydalarını araştıran bilim adamları; bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, farklı birçok tip kanseri önlemede önemli rol oynadığını ve kolesterolü düşürdüğünü tespit etmişler. Yeşil çayın bir diğer mucizevi etkisi ise ağız kokusunu önlemesi. Yeşil çay, diş çürüklerini önler ve diş eti hastalıklarına karşı etkin bir koruma sağlar. Sağlıklı bir ağız bakımı için günde bir bardak yeşil çay tüketimi önemlidir.

GÜNDE BİR KASE YOĞURT TÜKETİN

Japonya’da yapılan araştırmalara göre, yoğurttaki canlı bakterilerin ağız kokusu oluşturan bakteri düzeylerini baskılayabildiği ortaya çıkmıştır. Araştırmada, 24 gönüllü altı hafta süreyle günde iki ortak bakteri içeren şekersizleştirilmiş yoğurt tüketti. Araştırma verilerini inceleyen Tsurumi Üniversitesi’ndeki mikrobiyologlar, deneklerin nefes örneklerini yoğurt tüketiminden önce ve sonra olacak şekilde kontrol ettiler. İncelemeler sonucu, düzenli yoğurt tüketen deneklerde ağız hastalıklarına neden olan kötü bakterilerin minimum seviyeye indiği, kötü nefese neden olan hidrojen sülfür seviyesinin ise yarıya düştüğü gözlemlendi. Yoğurt, kalsiyum bakımından zengin oluşuyla diş ve diş eti hastalıklarına karşı etkin koruma sağlar.

Ağız ve diş sağlığının önemini anlayacağınız bir başka yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

Devamını Oku...

Ağız Sağlığı

Ağız Kokusu Hastalık Habercisi Olabilir

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Ağız kokusu

Ağzınız çürük yumurta gibi kokuyorsa siroz, amonyak ya da idrar gibi kokuyorsa böbrek hastası olabilirsiniz. Ayrıca Ramazan’da uzun süreli açlık da ağız kokusunu tetikler

Ağız kokusu, hakkınızda pek çok şey söyleyebilecek bir sağlık detayıdır. Ağız kokunuz, sağlıklı bir birey olduğunuzu ya da herhangi bir hastalığınızın bulunduğunu ifade edebilir. Örneğin ağzınız, çürük yumurta gibi kokuyorsa; karaciğer sirozu, amonyak ya da idrar gibi kokuyorsa böbrek hastası olabilirsiniz. Kişiler çoğu zaman kendi ağız kokusunun farkında olmaz. Bu noktada sosyal çevreden gelen yorumların dikkate alınması gerekir. Ağız kokusunun en önemli sebebi, ağız bakımına yeteri kadar önem verilmemesidir.
Özellikle içinde bulunduğumuz Ramazan ayında ağız ve diş sağlığı bakımına normalinden daha fazla dikkat etmek gerekir. Oruç tutulan süre zarfında bir şey yenmemesi ve içilmemesi, ağız kokunuzun boyutunu etkiler. Sahur ve iftarda uygulayacağınız birkaç ipucuyla ağız kokunuzu önlemeniz mümkün…

DİLİNİZİ FIRÇALAYIN

Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalamak, ağız bakım sağlığı açısından önemli bir yere sahiptir. Düzenli diş bakımı yapılmadığında pek çok diş eti hastalıkları, aft ve ağız kanserine kadar gidebilecek ciddi hastalıklar ortaya çıkabilir. New York Üniversitesi Periodontoloji ve İmplant Diş Hekimliği Bölümü’nde yapılan araştırmalar sonucunda, ağızda 700’den fazla bakteri türü yaşadığı ortaya çıkmıştır. Bu bakterilerden kötü olanlar, en fazla dilin yüzeyinde yer alır. Ayrıca uzun süre ağızda kuluçkaya yatarak, dilin arkasına saklanabilirler. Bu bakteriler ağızda sürekli yara oluşumuna, ağız kokusuna ve diş eti hastalıklarına neden olabilir. Diliniz fırçalanmadığında kötü bakteriler, gıda parçacıkları ve ölü cilt hücrelerinden bir tabaka meydana getirir. Bu tabaka, tat alma tomurcuklarınızı engeller ve bir süre sonra ağzınızda sürekli keskin, acı bir tat bulunur. Dilinizi fırçalarken, fırçayı dilinize bastırmamaya ve çok yumuşak hareket etmeye özen gösterin. Sert fırça darbeleri, dilin üzerinde yer alan tat alma duyularınızı hasara uğratabilir. Fırçayı yavaşça aşağı yukarı hareket ettirerek 10-15 saniye dilinizde gezdirmeniz yeterlidir.

BİR BARDAK YEŞİL ÇAY İÇİN

Sıcak suya bir çay kaşığı kadar eklenip karıştırılarak demlenen yeni yeşil çay çeşidi (Matcha, yani toz yeşil çay), yapraklı olandan çok da farklı değil. Ancak hem içtiğiniz çayın rengini, ismini çağrıştıran yeşile boyuyor, hem de yeşil çayın farklı alanlarda kullanılmasına olanak sağlıyor. Yeşil çayın faydalarını araştıran bilim adamları; bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, farklı birçok tip kanseri önlemede önemli rol oynadığını ve kolesterolü düşürdüğünü tespit etmişler.
Yeşil çayın bir diğer mucizevi etkisi ise ağız kokusunu önlemesi. Yeşil çay, diş çürüklerini önler ve diş eti hastalıklarına karşı etkin bir koruma sağlar. Sağlıklı bir ağız bakımı için günde bir bardak yeşil çay tüketimi önemlidir. Yeşil çayın mideyi yatıştırıcı etkisi de bulunur. Sahurda bir bardak yeşil çay tüketmeniz yeterlidir.

GÜNDE BİR KASE YOĞURT YİYİN

Japonya’da yapılan araştırmalara göre, yoğurttaki canlı bakterilerin ağız kokusu oluşturan bakteri düzeylerini baskılayabildiği ortaya çıkmıştır. Araştırmada; 24 gönüllü altı hafta süreyle günde iki ortak bakteri içeren şekersizleştirilmiş yoğurt tüketti. Araştırma verilerini inceleyen Tsurumi Üniversitesi’ndeki mikrobiyologlar, deneklerin nefes örneklerini yoğurt tüketiminden önce ve sonra olacak şekilde kontrol ettiler. İncelemeler sonucu; düzenli yoğurt tüketen deneklerde ağız hastalıklarına neden olan kötü bakterilerin minimum seviyeye indiğini, kötü nefese neden olan hidrojen sülfür seviyesinin ise yarıya düştü gözlemlendi. Yoğurt, kalsiyum bakımından zengin oluşuyla diş ve diş eti hastalıklarına karşı etkin koruma sağlar.

SAĞLIKLI BİR AĞIZ BAKIMI İÇİN…

  • Kafeinden uzak durun. Kafein, ağzınızdaki asit dengesini değiştirerek kötü bakterilerin oluşumuna zemin hazırlar. Ayrıca tükürük akışınızı engeller. Bu da oruç tuttuğunuz süre zarfında çabuk susamanıza neden olur.
  • Diş fırçanızı üç ayda bir değiştirin. Diş fırçası üzerinde birçok bakteri, mantar, virus gibi mikroorganizmalar bulunur. Diş fırçası yenilenmediğinde bu mikroorganizmalar diş plağınıza zarar verip diş eti hastalıklarına neden olabilir.
  • Diş fırçalama süreniz dört dakikanın altında olmamalıdır. Her gün dişlerinizi fırçaladığınız halde ağzınız kokuyor, diş eti hastalıklarına yakalanıyorsanız bunun tek sebebi yeteri kadar dişlerinizi fırçalamıyor oluşunuzdur.

Devamını Oku...

Ağız Sağlığı

Gece Atıştırmaları Engellenebilir

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

gece atıştırmaları

Açlık hissiyle uykudan uyanmanıza sebep; gerçekten aç olmanız değil, beyninizin sizi yanıltmasıdır. Geceleri mutfağa koşuyorsanız, basit yöntemlerle iştahınızı kapatmanız mümkün.

Gecenin bir yarısı uykunuzdan aç uyanıyor ve kendinizi buzdolabının önünde mi buluyorsunuz? Oysa bulabildiğiniz her şeyi yediğiniz bu saatler, uyku halinde dinleniyor olmanız gereken zamanlar. Açlık hissiyle uykudan uyandığınızda kendinizi, gün içinde yüksek kalorili olduğu için yemeyi reddettiğiniz birçok şeyi yerken bulabilirsiniz. Tartıda gördüğünüz rakamların devamlı değişmesine sebep olan gece atıştırmaları aslında engellenebilir. Başınıza gelenin aslında ne ve neden olduğunu bilmek, doğru davranışı geliştirmenin en önemli adımıdır.

ACIKAN BEYNİNİZ

İyice doyduğunuz bir akşam yemeğinden sonraki gece bile aç uyanıyorsanız; acıkanın beyniniz mi, yoksa mideniz mi olduğunu ayırt etmek gerekir. Bu gibi bir durumun ardından gelen gece acıkması; midenizden değil, beyninizden gelir. Bu ayrımı yapabilmeniz için bilmeniz gereken, açlık hissinin gelme şeklidir. Eğer aniden ve çok acıkmış hissediyorsanız, bu gerçek bir acıkma değildir! Eğer gerçekten acıkmış olsaydınız, açlık hissi yavaş yavaş adeta kademeli olarak geliyor olacaktı. O sizi aldatmayı başarabiliyorsa siz de onu kandırabilirsiniz. İlk yapmanız gereken, elinize ilk geleni yememek. Bu yönteme Amerika’da BAN yemek dizisi adı veriliyor. BAN; muz, elma püresi ve fındıktan oluşan bir sıralı beslenme şekli. Diyelim aç değilsiniz ama gecenin bir yarısı kazınan midenizin çıkardığı yolculuk mutfakta son buldu. Hemen bir muz alın ve ince ince dilimlemeye başlayın. Muzu ince dilimlere bölmek, elinizi ve gözünüzü oyalayacağından açlık şiddetinizde azalmaya sebep olacaktır. Hazırladığınız muzu yavaş yavaş yiyin. Beş dakika bekleyin. Hâlâ aç hissediyorsanız, pürenizi yemeğe başlayabilirsiniz. Elma pürenizin ardından hemen fındığa uzanmayın. 10 dakika kadar bekleyin! Hâlâ doymuş hissetmiyorsanız, bir miktar fındık yiyin. Böylece kapanışı tuz tadıyla yapmış ve kabaran iştahınızı bastırmış olacaksınız.

DİŞLERİNİZİ FIRÇALAYIN !

Temiz bir ağız hissi, sizi atıştırmalıklardan uzaklaştırmak için yeter. Diş macunu ya da ağız yıkama sularını kullandığınızda, ağız tadınız kısa bir süre için değişir. Eminin birçoğunuz bunu yaşayarak öğrenmiştir. Dişlerinizi fırçaladıktan hemen sonra yediğiniz çikolatanın tadı, farklı zamanlarda yediklerinize hiç benzemez. Açlık hissiyle uyandığınızda önce mutfağa değil banyoya gidin ve yatarken fırçalamış dahi olsanız dişlerinizi fırçalayın ya da ağız suyuyla çalkalayın.

ALIŞVERİŞE TOK KARNINA ÇIKIN

Olmayan bir şeyi yiyemezsiniz değil mi? Özellikle hızlı tüketilebilecek hazır atıştırmalıklar, gece uyanmalarında tercih edebileceğiniz ilk alternatifler arasında yer alır. Kendinizi gecenin bir yarısı mutfakta buluyorsanız, mutfakta bir şey bulamayın! Alışverişe tok karnına çıkın ve sağlıklı şeyler alın. Böylece, uyandığınızda koca bir dilim pasta yerine sağlıklı alternatifler tüketmiş olursunuz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve tıbbi tavsiye amaçlıdır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.