Bizimle iletişime geçin

Ağız Sağlığı

Diş Sağlığı için Elma Tüketin

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Yapılan araştırmalar, diş sağlığı için elma ve ananas tüketmenin önemini vurguluyor. Ayrıca elma sirkesi de bakterileri öldürüyor.

Diş eti hastalığı, dişleri çevreleyen ve destekleyen doku ve kemiklerin bir enfeksiyonudur. Buna periodontal hastalık denir. Diş eti hastalığı, dişlerde ve diş etlerinde bakteri olarak adlandırılan mikropların büyümesinden kaynaklanır. Bakteriler, ağızda üretilen açık, yapışkan bir plakta bulunur. Plaktaki bakteri, yediğiniz ve içtiğiniz gıdalardaki şekerlerle beslenir ve zehir (toksin) ve diğer kimyasal maddeler üretir. Toksinler, diş etlerinizi tahriş eder ve fırçalandıklarında şişmelerine ve kolayca kanamalarına neden olur. Zamanla, plak taş veya tartar olarak adlandırılan bir yığının içine sertleşebilir. Bu, diş etlerini daha da tahriş eder ve diş eti hastalıklarına sebep olur.

KÖTÜ KOKUYA SEBEP OLABİLİR

Ağız ve diş sağlığında diş fırçalama önemli bir yere sahiptir. Diş ve diş etlerinde yeteri kadar hijyen sağlanmaması, beraberinde kötü koku ve diş kayıplarını getirebilir. Aşağıdaki diş eti hastalık semptomlarından bir ya da birkaçını taşıyorsanız mutlaka diş hekimine görünmeniz gerekir:

  • Diş eti kanaması
  • Dişlerin üstünde ve altında plak ve tartar gibi sert birikintiler
  • Dişlerinizin diş etlerinden çekildiği alanlar
  • Dişleriniz ve diş etleri arasında büyüyen cepler

Ağız kokusu, hakkınızda pek çok şey söyleyebilecek bir sağlık detayıdır. Ağız kokunuz, sağlıklı bir birey olduğunuzu ya da herhangi bir hastalığınızın bulunduğunu ifade edebilir. Örneğin ağzınız, çürük yumurta gibi kokuyorsa karaciğer sirozu, amonyak ya da idrar gibi kokuyorsa böbrek hastası olabilirsiniz. Kişiler çoğu zaman kendi ağız kokularının farkında olmaz. Bu noktada sosyal çevreden gelen yorumların dikkate alınması gerekir. Ağız kokusunun en önemli sebebi, ağız bakımına yeteri kadar önem verilmemesidir.

GÜNDE İKİ KEZ FIRÇALAYIN

Dişlerinizi en az iki kez fırçalayın

İyi ağız hijyeni, gülümsemenizi en iyi şekilde görmek için denenmiş ve doğru bir yöntemdir. Diş macunları, diş yüzeyindeki lekeleri hafifçe yumuşatır. Beyazlatıcı diş macunları daha fazla katkı maddesi ile aynı şekilde çalışır, ancak dişleri beyazlatmazlar. Diş sağlığınız için günde en az iki kez dişlerinizi fırçalamalısınız.

Bir kaşık yağ kullanmayı deneyin

Bu teknik Ayurveda tıbbında popülerdir. Bakterileri ‘çıkarmak’ için 20 dakika kadar ağzınızda bir çorba kaşığı yağı (susam, hindistancevizi veya zeytinyağı gibi) gezdirin. Yakın tarihli bir araştırmada, Hindistancevizi yağının diş yüzeylerinde düzenli olarak kullanımında, diş çürümesini önlediği ve ağız kokusunu giderdiği belirtilmiştir.

Lekeler için karbonatı deneyin

Sodyum bikarbonat kullanarak bir diş macununun bıraktığı etkiden çok daha iyisini elde edebilirsiniz. Ancak karbonat her zaman kullanılmamalı, haftada bir denenmelidir. Çalışmalar, kabartma tozu olan ürünlerle yapılan fırçalama işleminin, zamanla yüzey lekeleri üzerinde çalışacağını gösteriyor.

Dilinizi de fırçalayın

Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalamak, ağız bakım sağlığı açısından önemli bir yere sahiptir. Düzenli diş bakımı yapılmadığında pek çok diş eti hastalıkları, aft ve ağız kanserine kadar gidebilecek ciddi hastalıklar ortaya çıkabilir. New York Üniversitesi Periodontoloji ve İmplant Diş Hekimliği Bölümü’nde yapılan araştırmalar sonucunda, ağızda 700’den fazla bakteri türü yaşadığı ortaya çıkmıştır. Bu bakterilerden kötü olanlar, en fazla dilin yüzeyinde yer alır. Ayrıca uzun süre ağızda kuluçkaya yatarak, dilin arkasına saklanabilirler. Bu bakteriler ağızda sürekli yara oluşumuna, ağız kokusuna ve diş eti hastalıklarına neden olabilir. Diliniz fırçalanmadığında kötü bakteriler; gıda parçacıkları ve ölü cilt hücrelerinden bir tabaka meydana getirir. Bu tabaka, tat alma tomurcuklarınızı engeller ve bir süre sonra ağzınızda sürekli keskin, acı bir tat bulunur. Dilinizi fırçalarken, fırçayı dilinize bastırmamaya ve çok yumuşak hareket etmeye özen gösterin. Sert fırça darbeleri, dilin üzerinde yer alan tat alma duyularınızı hasara uğratabilir. Fırçayı yavaşça aşağı yukarı hareket ettirerek 10-15 saniye dilinizde gezdirmeniz yeterlidir.

KALSİYUMDAN ZENGİN BESLENİN

Diş sağlığı için elma, ananas ve çilek tüketin

Elmalardaki malik asit, ağızdaki iyi huylu bakterileri artırır. Ananas içerisinde bir bileşik olan bromelainli, diş macunu görevi üstlenerek diş beyazlığına yardımcı olur. Operatif dişhekimliğindeki bir araştırma, bunların bir karışımı ile fırçalama işleminin beyazlatma etkisinin olmadığını, ancak bu meyvelerin düzenli tüketiminde diş ve diş eti hastalıklarına karşı etkin koruma sağladığını buldu. Elma sirkesi de diş sağlığı dostudur. Ağızdaki kötü bakterileri öldürmek ve lekeleri çıkarmak için dişlerinizi fırçalamadan önce elma sirkesi ile gargara yapın.

Kalsiyumdan zengin beslenin

Kalsiyum kemik sağlığı kadar diş sağlığı üzerinde de etkili bir yere sahiptir. Özellikle gelişme çağındaki çocukların kalsiyumdan zengin beslenmesi gerekir. Süt ve süt ürünleri, yoğurt kalsiyum; portakal, kavun gibi pek çok meyve ile brokoli ve ıspanak gibi yeşil sebzeler önemli C vitamini kaynaklarıdır.

DİŞ İPİNİ DÜZENLİ KULLANIN

Diş ipi kullanmayı deneyin

Araştırmalara göre düzenli diş ipi kullanımı, çürümeleri ve erken diş kayıplarını önler. Düzenli ip kullanma alışkanlığınız yok ise, özellikle sorunlu dişlerinizi temizlerken diş ipinden faydalanmayı deneyin.

Kafeinden uzak durun

Kafein, ağzınızdaki asit dengesini değiştirerek kötü bakterilerin oluşumuna zemin hazırlar. Ayrıca tükürük akışınızı engeller.

Diş fırçanızı üç ayda bir değiştirin

Diş fırçası üzerinde birçok bakteri, mantar, virüs gibi mikroorganizmalar bulunur. Diş fırçası yenilenmediğinde bu mikroorganizmalar diş plağınıza zarar verip diş eti hastalıklarına neden olabilir.

Diş fırçalama süreniz dört dakikanın altında olmasın

Her gün dişlerinizi fırçaladığınız halde ağzınız kokuyor, diş eti hastalıklarına yakalanıyorsanız; bunun tek sebebi dişlerinizi yeteri kadar fırçalamıyor oluşunuzdur.

YEŞİL ÇAY AĞIZ SAĞLIĞI İÇİN ÖNEMLİ

Sıcak suya bir çay kaşığı kadar eklenip karıştırılarak demlenen yeni yeşil çay çeşidi (matcha, yani toz yeşil çay), yapraklı olandan çok da farklı değil. Ancak hem içtiğiniz çayın rengini, ismini çağrıştıran yeşile boyuyor, hem de yeşil çayın farklı alanlarda kullanılmasına olanak sağlıyor. Yeşil çayın faydalarını araştıran bilim adamları; bağışıklık sistemini kuvvetlendirdiğini, farklı birçok tip kanseri önlemede önemli rol oynadığını ve kolesterolü düşürdüğünü tespit etmişler. Yeşil çayın bir diğer mucizevi etkisi ise ağız kokusunu önlemesi. Yeşil çay, diş çürüklerini önler ve diş eti hastalıklarına karşı etkin bir koruma sağlar. Sağlıklı bir ağız bakımı için günde bir bardak yeşil çay tüketimi önemlidir.

GÜNDE BİR KASE YOĞURT TÜKETİN

Japonya’da yapılan araştırmalara göre, yoğurttaki canlı bakterilerin ağız kokusu oluşturan bakteri düzeylerini baskılayabildiği ortaya çıkmıştır. Araştırmada, 24 gönüllü altı hafta süreyle günde iki ortak bakteri içeren şekersizleştirilmiş yoğurt tüketti. Araştırma verilerini inceleyen Tsurumi Üniversitesi’ndeki mikrobiyologlar, deneklerin nefes örneklerini yoğurt tüketiminden önce ve sonra olacak şekilde kontrol ettiler. İncelemeler sonucu, düzenli yoğurt tüketen deneklerde ağız hastalıklarına neden olan kötü bakterilerin minimum seviyeye indiği, kötü nefese neden olan hidrojen sülfür seviyesinin ise yarıya düştüğü gözlemlendi. Yoğurt, kalsiyum bakımından zengin oluşuyla diş ve diş eti hastalıklarına karşı etkin koruma sağlar.

Ağız ve diş sağlığının önemini anlayacağınız bir başka yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ağız Sağlığı

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Sıkmada Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Sabah kalktığınızda çeneniz ağrıyorsa dikkatli olun! Gece bilinç dışı dişlerinizi sıkmış olabilirsiniz. Üstelik bu sorununuzun nedeni de stres olabilir! Diş sıkmada botoks etkin tedavilerden biri diyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya diş sıkma ve gıcırdatmanın çocuklarda da sık görüldüğünü belirtti.

Geceleri uyku sırasında bilinç dışı diş sıkma ya da dişleri gıcırdatma durumuna bruksizm deniliyor. Ağız ve çevresindeki çiğneme kaslarının güçlü ve istem dışı kasılması, genellikle çeneyi sıkma ve dişleri gıcırdatma olarak kendini belli ediyor. Basit gibi algılansa da bu durumun ağız ve diş sağlığı açısından önemli zararlar verdiğini söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, bu sorunun sık yaşandığına dikkat çekiyor. Yetişkinlerde yüzde 8-10, çocuklarda ise yüzde 8-38 sıklığında görülen bu sorunun, diş sağlığını sürdürebilmek için mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor.

Sabah Kalktığınızda Çeneniz Ağrıyorsa…

Bruksizmin en önemli ve en yaygın belirtisi ağrı. Kişi sabah kalktığında yüz kaslarında, çene ekleminin yan kısımlarında, baş ve boyun bölgelerinde oluşan ağrılardan şikayet ediyor. Bu ağrılar kas kaynaklıdır ve çiğneme kaslarındaki spazma bağlı olarak ortaya çıkıyor.

Çocuklar Da Bu Dertten Muzdarip!

Çocuklar, sinüzit sebebiyle gelişen burun akıntısı nedeniyle dişlerini gıcırdatabiliyorlar. Ayrıca diş sürmesi sırasında diş etindeki baskı ve salgılanan bazı biyo-kimyasal ajanlar çevre dokulardaki sinirler ile çiğneme kaslarını uyarabiliyor ve istemsiz çene kasılmaları ve diş gıcırdatmaları olabiliyor. Dr. Tubahan Kaya, yine çocuklarda görülen bu sürecin geçici bir süreç olduğunu da hatırlatıyor.

Stres En Önemli Nedenlerinden Biri

Bruksizmin tahmin edilenin aksine birçok farklı sebebi olabiliyor. Ama çağımızın en popüler sorunlarından stres, bruksizmin de sebeplerinin başında geliyor. Stresin arttığı dönemlerde bruksizm de artıyor. Obsesyon, uykusuzluk, her türlü gerginlik hali ve kıskançlık gibi durumlar diş gıcırdatmanın diğer nedenlerinden. Bireyin kişilik yapısı da bu durumu artırıcı bir faktör; özellikle agresif, aceleci ya da titiz biriyseniz daha sık diş gıcırdatıyor olabilirsiniz.

Bruksizmin farklı nedenleri arasında sistemik faktörlere bağlı sorunlar var: Yetersiz beslenme, bağırsak parazitleri, alerji ve endokrin bozukluklar sistemik faktörler arasında sayılıyor. Eğer bağırsaklar doluysa, gerginleşen bağırsak duvarından çıkan uyarılar beyinde sindirim faaliyetini başlatıyor, bağırsak kasılması artıyor, sindirim enzimleri salgılanıyor, mide asidi ve tükürük akışı artıyor. Son olarak da çiğneme kaslarının kasılması sonucu diş gıcırdatma ortaya çıkabiliyor. Beyin travmaları, bir takım nörolojik rahatsızlıklar ve ayrıca kullanılan bazı ilaçların yan etkileri sonucu aynı sorunla karşılaşmak mümkün. Alkol ve sigaranın aşırı tüketiminin yanı sıra yüksek ya da düşük seviyede yapılmış dolgular ve protezler, dişlerdeki ortodontik bozukluklar, erken dişsel temaslar nedenler arasında sayılabiliyor.

Başka Sorunlara Yol Açıyor

Diş sıkma ve diş gıcırdatmanın farklı sorunlara zemin hazırladığını söyleyen Acıbadem International Hastanesi Endodonti Uzmanı Dr. Tubahan Kaya, hastaların uyandığında ağzında kum olduğunu hissettiklerini bunun da aşınmış diş parçacıkları olabileceğine dikkat çekerek şu bilgileri veriyor:

“Bruksizm, diş yüzeyi aşınmaları sonucu dişlerde hassasiyete ve ilerleyen zamanlarda aşırı aşınmaya bağlı olarak diş sinirinin açığa çıkmasına neden olabiliyor. Ayrıca, dişlerin devamlı birbirlerine sürtmesi sonucu dişler zarar görüyor ve boyları kısalabiliyor. Bu durum hastanın dikey boyut dediğimiz burun-çene ucu arasındaki mesafeyi azaltıyor. Bu da hastanın yüz görüntüsünde estetik sorunlara neden oluyor. Başka bir etkisi de çene eklemi içinde. Eklem sıvısının azalmasına bağlı olarak eklem başı ve yuvasında aşınmalar görülebiliyor. Bu durumda, çeneyi açma kapama esnasında tıkırtı, kitlenme, fonksiyon kısıtlılığı ve ağrı da ortaya çıkabiliyor. Diş köklerinde ise mikrotravmaya bağlı kistik oluşumlar görülebiliyor.

Bunun yanı sıra dişler üzerine gelen aşırı kuvvet nedeniyle dişlerde ve dolgularda kırıklar, dişlerde sallanma ve aralanmalar görülebiliyor”

Botoks Etkin Tedavilerden Biri

Bruksizm tedavisinde botoks en yaygın yöntemlerden biri. Botoks tedavisi ile gereğinden fazla ilaç kullanımından kaçınılmış oluyor. Botoks enjeksiyonu ile kaslara zarar vermeden çiğneme kaslarındaki stres ve aşırı çiğneme kuvveti ortadan kaldırılarak kaslarda rahatlama sağlanıyor.

Diş gıcırdatma ve sıkma problemi olan yetişkinlerde en çok plak tedavisi öneriliyor. Geceleri takılan bu plaklara; ısırma plağı ya da spilint adı veriliyor. Bu plaklar kas spazmını çözerek diş arklarına gelen ve gelecek olan aşırı kuvvetleri en aza indiriyor. Bunların yanı sıra alt çeneye yeni bir konum vererek sorunlu olan eklem-kas sistemini rahatlatıyor. Bu plaklar bruksizmi tedavi etme amaçlı değil, çiğneme sisteminde meydana gelecek sorunların ilerlemesini yavaşlatmak veya önlemek amaçlı olarak kullanılıyor.

Stres kaynaklı alışkanlıkların tedavilerinde, kas gevşetici ilaçlar, B vitamini ve bu ilaçlara ilave olarak mutlaka psikolojik tedavi gerekiyor. Gerekliyse psikiyatr desteği ile antidepresan ilaç da kullanılabiliyor.

Sorun dişsel kaynaklı ise, önceden yapılmış olan hatalı dental işlemler, yüksek veya alçak dolgular ve protezler düzeltilerek bu alışkanlık ortadan kaldırılabiliyor. Kapanış bozukluklarına bağlı olarak gelişen diş sıkma alışkanlığı, ortodontik tedavi ile dişleri normal kapanış pozisyonuna getirilerek düzeltilebiliyor. İleri eklem problemlerinde eklem kapsülüne cerrahi müdahaleler yapılabiliyor.

Bu soruna yol açmasında ya da artmasında etkili olduğu düşünülen aşırı uyaranların (kafein, nikotin vs) ve uyku düzensizliğinin kontrolünün, alışkanlıklarını değiştirilmesinin yanı sıra meditasyon da tedavi sistemleri arasında yer alıyor.

Eğer Tedavi Edilmezse…

1- Dişlerdeki aşınmalar sonucu dikey boyutta azalma, yüz estetiğinde problem,

2- Dişlerde, çene eklemi ve kaslarda ağrı,

3- Çeneyi açma-kapama esnasında fonksiyon kısıtlılığı,

4- Çene kilitlenmesi,

5- Baş ağrısı,

6- İleri vakalarda ameliyat gerektirecek eklem deformasyonları gibi sorunlar ortaya çıkarabiliyor.

Bu nedenle bruksizm kolayca tedavi edilecek seviyedeyken gerekli önlemleri almak gerekiyor.

Diş sıkmayla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Diş Tedavilerinde Güncel Yöntemler

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Diş Tedavilerinde Güncel Yöntemler

Günümüzde prova dişi sayesinde hayal ettiğiniz gülüşe kavuşmak mümkün. Son yıllarda uygulanan mock-up tekniği yani prova dişi ile kişiler dişlerinin nasıl olacağını önceden görebiliyor. Bu teknik bilgisayar programı ile değil bizzat deneyimleyerek yapılıyor. Diş tedavilerinde güncel yöntemler neler, işte detaylar…

‘Dişlerim Hayalimdeki Gibi Olacak Mı?’ Endişesine Son!

Dişlerindeki eğriliklerden, boşluklardan, çapraşıklıklardan rahatsızlık duyan kişiler dişlerine estetik bir uygulama yaptırmayı arzu ederler. Ancak bu uygulama sonucunda gerçekten hayal ettikleri gibi dişlere ulaşıp ulaşamayacaklarının endişesini de taşırlar. ‘Dişlerim hayalimdeki gibi olacak mı?’ diye endişelenmeye son! Dişlerinin bitmiş halini ağız içinde görerek bunu bir nevi test etmek isteyenler için mock-up tekniği uygulanıyor. Hem maddi, hem de manevi kayıpların önüne geçilmiş oluyor.

Sert Plastik Malzemeden Hazırlanıyor

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, hastalara büyük kolaylık sağlayan mock-up tekniği ile ilgili bilgi verdi: “Estetik amaçlı olarak hastalarımıza lamina veya porselen diş uygularken provalar sırasında mutlaka hastamız ile beraber dişler üzerinde konuşarak gerekli değişiklikler için dişleri laboratuvara gönderiyoruz. Laboratuvardan değiştirilmiş olarak gelen dişleri hastamıza takmadan önce bir kez daha prova yaparak hastamızın en beğendiği hale getiriyoruz. İşte bu noktada özellikle yeni dişleriyle görüntülerinin nasıl olacağını merak eden ve tedaviye başlamadan önce dişlerinin bitmiş halini ağız içinde görerek bunu bir nevi test etmek isteyenler için mock-up tekniğini uyguluyoruz. Bu teknikte, hastamız kliniğe geldiğinde kendisinden bir ölçü alıyoruz. Bu ölçüyü, hastamızdan aldığımız dudak köşeleri arası mesafe, burun kanatları arası genişlik ve dudak kalınlığı gibi verilerle laboratuvarımızda işliyoruz. Hastamızın yüzüne uygun ve estetik dişleri, sert bir plastik malzemeden hazırlayarak hastamızın dişlerinin üzerine geçici olarak uyguluyoruz. Hastamız bu dişleri ile kendi fotoğraflarını çekebiliyor, aynada konuşma provası yapabiliyor, yakınlarına fikirlerini sorabiliyor ve dilerse dişlerini birkaç saat kullanabiliyor. Eğer isterse bu dişler üzerinde gerekli değişiklikleri yaparak dişleri en beğendiği haline getirebiliyoruz.”

Zamandan Tasarruf Ediyorlar

Diş Hekimi Pertev Kökdemir, “Hastalarımızın hayal ettiği diş formu sağlandığında da bu örnek dişleri laboratuvarımıza göndererek aynısını, bu sefer porselen veya laminadan yaparak hastamızın dişlerine uyguluyoruz. Hastalarımız daha tedaviye başlamadan, tedavi bittiğinde dişlerinin nasıl olabileceğini görme imkanına sahip oluyor. Bu test sürüşü sayesinde beğenmemek ya da yapılan dişlerle rahat edememek gibi sorunlar ortadan kalkmış oluyor; hem zamandan tasarruf ediyorlar, hem de ‘Dişlerim acaba nasıl olacak?’ diye kafalarında soru işareti kalmıyor” dedi.

Diş sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Ağız Sağlığı

Dişlerinizi Aside Boğmayın

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Dişlerinizi Aside Boğmayın

Ağız sağlığınıza özen gösteriyor ve dişlerinizi her gün düzenli olarak fırçalıyorsanız, beyaz dişlere sahip olabilme şansınız da o oranda artıyor. Diş Hekimi Pertev Kökdemir uyardı: ‘Diş beyazlatma işleminde limon ve karbonat karışımıyla dişlerinizi aside boğmayın!”

Diş Eski Rengine Döner

“Beyazlatıcı diş macunları ile yapılan beyazlatma işleminde mine tüplerinin sadece yüzeye yakın olan kısımları temizlenebilmekte ve diş 1-2 ton daha açık görünebilmektedir. Tabii temizlenen bu bölgeler alınan gıdalarla tekrar renklendiğinde, diş eski rengine dönecektir” diyen Diş Hekimi Pertev Kökdemir, doğal maddelerle dişlerin temizlenmeye çalışılmasının vereceği zararları da anlattı:

Karbondioksit Gazı Açığa Çıkar

“Limon ve karbonat gibi maddelerle yapılan beyazlatma işleminde, asidik olan limon ile bazik olan karbonat tepkimeye girer ve karbondioksit gazı köpürerek açığa çıkar. Bu köpürmeye fırça ile yaptığımız mekanik temizleme de eklenince; mine tüplerinin başlangıç bölgelerindeki kirlerin temizlenmesi ve köpürme sayesinde mine tüplerinden dışarı çıkması sağlanır. Ancak bu riskli bir işlemdir. Çünkü dişlerimize kontrolsüz miktarda asit ve baz aynı anda uygulanır. Eğer bu uygulamayı çok sık yapıyorsak dişlerimiz daha dayanıksız hale gelir ve daha kolay çürüyebilir.”

Karbonat ve Limonla Diş Beyazlatılmaz!

“Son zamanlarda moda olan aktif karbon ile diş beyazlatma işlemi ise kesinlikle kömürle beyazlatma olarak algılanmamalıdır. Kömür elde edildiği kaynağa bağlı olarak çok zehirli bir maddedir ve ağız mukozasından emilimi ile vücutta olumsuz sonuçlara sebep olabilir. Aktif karbon ile diş beyazlatma işlemi, steril aktif karbon temin edilmesinin zor olması nedeniyle sadece aktif karbonlu diş macunları ile yapılmalıdır. Aktif karbonlu diş macunları da diğer diş beyazlatıcı diş macunları gibi dişlerin rengini 1-2 ton açar.”

Ağız ve diş sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar