Connect with us

Bağışıklık

Bağışıklık Güçlendirme Yolları

Tarih:

on

Bağışıklık Güçlendirme Yolları

Günlük rutininizde yapacağınız birkaç küçük değişiklikle bağışıklıklığınızı güçlendirip, virüslerle savaşmada yardımcı olabilirsiniz. Son zamanlarda bağışıklık güçlendirme nasıl olur, neler bu sisteminin çökmesine sebep olur, yararlı vitaminler ve yapmamız gerekenler gibi farklı konularla sizlere bilgilerimi aktarmaya çalıştım. Bu yazımda markete gidip alışveriş yapmadan, herhangi bir vitamin ya da ilaç takviyesi almadan, mutfağa girip bir şeyler hazırlamadan yani hiç para harcamadan sadece alışkanlıklarımızda küçük değişiklikler yaparak virüslere karşı vücudumuzu nasıl destekleriz onu anlatacağım. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendiren besinler hakkında merak ettikleriniz varsa buraya tıklayıp ilgili yazımıza ulaşabilirsiniz.

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek güneşin doğuşunu izlemek kadar kolay!

Araştırmacılar, olumlu duyguların sağlık belirtileriyle bağlantılı olduğunu keşfetmişler. İyi duygular bağışıklık sistemine daha fazla çalışmasını söyleyen proteinler olan protein önleyici sitokinlerin seviyelerini düşürerek vücudun savunmasını artırabilir. Sitokinler hastalık ve enfeksiyonla savaşmak için yararlıdır ama vücudun etrafında savaşacak bir virüs yokken dolaşması pekte sağlıklı değildir. Vücutta yüksek seviyede bulunan sitokinler artrit, majör depresyon, diyabet, kalp rahatsızlığı ve Alzheimer hastalığı gibi rahatsızlıklara neden olabilir.
California-Berkeley Üniversitesi’nde yapılan bir deneyde, doğanın, sanatın, müziğin veya maneviyatın insanlara hissettirdiği gurur, sevinç ve memnuniyet gibi duygularla birlikte sitokinlerde şaşırtıcı bir azalma gözlemlenmiştir. Bu araştırmada öncelikle katılımcılardan gün içinde yaşadıklarını anlatmaları istenmiş sonrasında ağız içi dokularından örnekler alınmıştır. Yapılan analizde eğlence, hoşlanma, merhamet, memnuniyet, sevinç, sevgi ve gurur gibi en olumlu duyguları hissedenlerin sitokin miktarının en düşük seviyede olduğu saptanmıştır.
Birçok araştırma fiziksel yöntemlerle (yeterli uyku vb.) bağışıklık sistemimizi geliştirebileceğimizi söylerken bu araştırma psikolojik durumların bağışıklık sistemimizi etkilediğini konu alan ilk araştırmadır.  

Meditasyon

Daha önceki yazılarımı okumayanlar için bu bilgiyi tekrar paylaşmak istiyorum. Wisconsin Üniversitesinde yapılan bir çalışmada zihnimizin soğuk algınlığına yakalama ihtimalini % 40 ila %50 azaltabileceği ortaya çıkmıştır. Kış aylarında yapılan araştırmalarda meditasyon, yoga gibi ruhsal ve vücutsal dinginliğe ulaştıran egzersiz yapan kişilerin daha az hastalandığı ve stres oranları düştüğü için bağışıklık sistemlerinin bu süreçte daha kuvvetlendiği görülmüştür.

Ellerinizi iyi yıkayın

Ellerinizi gelişigüzel yıkadığınızda hastalıklara davetiye çıkartmış oluyorsunuz. Ellerinizi özenle yıkayın ve hasta olma riskinizi %16 azaltın. İyi bir el yıkama için elinizin tüm yüzeylerine sabun gelecek şekilde parmak araları dahil 20 saniye boyunca ellerinizi ovuşturun. Bunu söylüyor olmak komik biliyorum ama hala doğru bir el yıkamanın nasıl olduğunu bilmeyenler var. Eğer etrafınızda lavabo yoksa ellerinizi dezenfektanla temizlemekte işe yarayacaktır. Peki, el yıkamanın en kritik olduğu anlar hangileridir?1. Hasta olan biriyle ilgilenmeden önce2.Grip bir arkadaşınızın yanından ayrıldıktan sonra3.Yemek hazırlamadan önce4.Yemek hazırladıktan sonra5.Biraz önce hazırladığınız lezzetli yemeyi yemeden hemen önce J 

ATM’lerde işlem yapanlar dikkat!

Bankamatikler neredeyse her gün yolumuzun düştüğü ortak alanlardır. Dolayısıyla virüs potansiyeli de yüksektir. ATM’lerde işlem yaparken peçete ya da eldiven kullanırsanız virüsler eldivende kalacak dolayısıyla elinize geçmeyecektir. Tabi eldiveni çıkartırken ellerinizi kullanmaz ya da ellerinizi yüzünüze sürmezseniz. Ama size iyi bir haberim var soğuk havalarda virüsler bir günden sonra ölür sadece eldiveninizi iyi kuruttuğundan emin olun çünkü virüsler nemli ortamları çok sever.  

Sebzeler hastalıklara davetiye çıkartabilir

Sebze ve meyveler poşetlerinden çıkartıldıklarında yemeye hazır gibi gözükebilir ama birçok tarım ilacına, koruyucuya maruz kalır. Bu nedenle tüketilmeden önce dezenfekte edilmeleri çok önemlidir. Araştırmalar, üç bardak suya eklenen bir bardak sirkenin sebze ve meyve temizlemede etkili olabildiğini göstermiştir. Bakteriler çeşitli şekillerde meyve ve sebze içlerine sızabilir, sulama, organik gübreler ve tarla sularında bulunabilir. Sebzeleri bakterilerden korumanın en güçlü silahı sirke ile yıkamaktır. Araştırmalar sadece su kullanarak bakterilerin yüzde 98’ini yok edebildiğimizi gösteriyor. Dolayısıyla su iyi bir dezenfektan olsa dahi bakterileri tamamen ortadan kaldırmıyor. Bu nedenle sirkeli su yapmayı unutmayın!  

Mutfakta dikkat edilmesi gereken önemli husus çapraz bulaşmadır.

Daha önceki yazımda sizinle paylaştığım gibi çapraz bulaşma, farklı gruplardaki yiyeceklerin birbirine bulaşması ve birbirini çürütmesi olarak tanımlanabilir.

Peki, ne yapmamız lazım?  

  • Çiğ yiyeceklerle uğraştıktan sonra daima ellerinizi yıkayın.
  • Çiğ ve hazır yiyecekleri ayrı olarak saklayın.
  • Çiğ eti, buzdolabınızın altında, mühürlenebilir kaplarda saklayın, böylece diğer gıdalara bulaşamaz.
  • Çiğ yiyecekler ve hazır yiyecekler için farklı bir doğrama tahtası kullanın veya farklı yiyecek çeşitleri hazırlarken arada iyice yıkayın.
  • Çiğ yiyeceklerle kullandıktan sonra bıçakları ve diğer malzemeleri iyice temizleyin.
  • Çiğ et veya kümes hayvanlarını yıkamayın çünkü zararlı bakteriler kapsamlı pişirme ile öldürülürler ve yıkama, mutfağın çevresindeki zararlı bakterileri sıçratabilir.  

Halka açık tuvaletlere dikkat!

Ellerinizi kullanmadan tuvalet kapısını açıp kapamak zor olabilir. Bu esnada bir peçete size yardımcı olacaktır. Mikroplardan arınmak için lavabodan çıkmadan önce ellerinizi sabun ve ılık suyla iyice yıkamayı ve tuvalet kapısını açmak için kağıt havluyu ya da dirseğinizi kullanmayı unutmayın.

Korkutan hapşırıklar

Çoğumuz çevremizde biri hapşırdığında nefesini tutar ve bunun güvenli bir liman olduğunu düşünür ama eğer nefesinizi çok uzun süre tutmazsanız bu işe yaramayacaktır. Bunun sebebi bu küçük solunum hücrelerinin havada asılı kalabiliyor olmasıdır. O yüzden eğer nefesinizi tuttuysanız başka yöne doğru yönelin bu iş yarayabilir çünkü tükürük damlacıkları yalnızca 150 cm uzağa kadar gidebilir.

Bir işveren için ofiste hastalık belirtisi gösteren birine izin vermek zordur ama bu şekilde diğer çalışanlarında sağlığını riske atıyorsunuz. Çünkü sadece 4 saat sonra hasta bir çalışanın mikropları tüm ortak alanlarda ve birçok çalışanın elinde olabilir. İş yükünü nasıl hafifletebileceğinizi düşünün ve ona izin verin!

Ellerinizi yüzünüzden çekin!

Ellerinizi yüzünüze götürerek virüsleri gitmek istedikleri yere bırakmış olursanız. Elinizi yüzünüzden çekin! Kronik şekilde yüze dokunma bir hastalıktır. Eğer bu hastalığa sahipseniz mikroplar yüzünüzde, ağzınızda ya da burnunuzda rahatlıkla geziyor olabilir. Buda hastalıklara davetiye çıkartır.

Masum bir el sıkışma hastalıklara davetiye çıkartabilir

Hasta biriyle tokalaştığınızda onun elindeki bakterilerin çoğu sizin elinize geçecektir ki buda yüzünüze ulaşmasına az kaldı demektir. Hastalıkların %80 elden bulaşır. Eğer tokalaştıysanız da korkmayın yukarda da bahsettiğim gibi ellerinizi ılık su ve sabunla güzel bir şekilde dezenfekte etmeniz mikropları öldürmede yardımcı olacaktır. Yine de size önerim eğer hastaysanız karşınızdakini uyarın ve tokalaşmamayı deneyin.

Uyumak vücudumuz için çok önemlidir

Yapılan bir araştırmada 6 saat uyuyan bir kişinin 7 saat uyuyan kişiye göre hastalıklara yakalanma riskinin 4 kat daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. 5 saat uyuyanda durum daha da kötü hastalık riski 5,5 saate kadar çıkıyor. Uyku vücudumuz için en önemli doğal bağışıklık arttırıcılardandır.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bağışıklık

Hayatın Ritmi 89. Bölüm – Uyku Reçetesi – Vertigo

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19’dan korunmak için uykunun ne kadar önemli olduğunu biliyor musunuz? Bu bölümde uykunun neden önemli olduğunun yanı sıra denge bozuklukları ve vertigo ile ilgili merak ettiklerinizi bulacaksınız.

Covid-19 savunma planında 4. gün…

Sağlıklı bir uyku için hangi besinleri tüketmeliyiz? Dr. Halit Yerebakan bağışıklığımızı güçlendirecek iyi bir uykunun ip uçlarını veriyor.  

Hayatın Ritmi denge bozuklukları ve baş dönmesini masaya yatırıyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Örmeci denge bozukluklarının hangi hastalığın habercisi olduğunu testlerle anlatıyor. B12 vitamini eksikliği denge sistemimizi nasıl bozuyor? 

Çağımızın hastalığı vertigo… Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Alkan vertigoyla ilgili tüm detayları anlatıyor.

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar‘dan evde yapabileceğiniz basit denge egzersizleri. 

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Enflamasyonu Doğru Beslenme ile Yenin

Tarih:

on

Beslenme şekli ve seçilen yiyecekler kronik iltihaplanmada önemli bir rol oynar.

Enflamasyon, dokulara hasar verebileceğinden dolayı tehlikeli olabilir.

Yapılan araştırmalar artrit, kalp hastalığı, Alzheimer ve hatta kanser gibi bazı hastalıkların riskini artırabileceğini göstermiştir. Beslenme bu noktada da önemli. Beslenmenize dikkat ederek ve mümkün olduğu kadar temiz beslenerek enflamasyon ile savaşabilirsiniz.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar