Yapılan araştırmalara göre çiçek kokusu vücut gerginliğinin atılmasına yardımcı oluyor. Özellikle lavanta, lila ve hanımeli mutluluk hormonlarını uyarıyor

Stres pek çok hastalığın nedenleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Özellikle yoğun bir iş temposuna sahipseniz çeşitli hastalıklar açısından risk altında olabilirsiniz. Uzun ve sağlıklı bir yaşam için, sağlıklı beslenmek ve mümkün olduğunca stresten uzak durmak gerekiyor. Son yıllarda yapılan araştırmalara göre stresten uzak yaşayan insanlar daha geç yaşlanıyor. Stresle mücadele etmeden önce vücudun verdiği işaretleri dikkate almak gerekiyor. Eğer aşağıdaki sorunları yaşıyorsanız, risk altında olabilirsiniz:

Sabah uyanma güçlüğü
Sabahları uyanırken zorlanıyorsanız, enerji seviyenizi artırmayı sağlayan adrenalinhormonunuz aşırı stres nedeniyle eksik olabilir. Ayrıca yeteri kadar uyuyor fakat uykunuzu alamıyorsanız yine adrenalin hormonunuza bakmakta fayda var.

Tuza yönelme
Kronik stres elektrolit dengesizliklerine yol açabilir, bu da bazı kişilerin tuz istemesineneden olur. Gün içerisinde canınız çok fazla tuz istiyor veya tuzlu abur cuburlara çok sık yöneliyorsanız, vücudunuz stres alarmı veriyor olabilir.

Sürekli soğuk algınlığı
Stres; hormonları etkileyebildiği gibi bağışıklık sistemini de etkileyebilen ve savunmasız hale getiren bir etkendir. Aşırı stresli iş hayatı, yoğun koşuşturma temposu, sürekli gerginlik; bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olabilmektedir. Bu durum sürekli soğuk algınlığı ve sık sık hastalanmaya davet çıkarır.

Baş dönmesi
Ayağa kalktığınızda aniden başınızın dönmesi pek çok nedenden kaynaklı olabilir. Bunedenlerin en bilinenleri kan şekeri veya tansiyonun düşmesidir. Baş dönmesinin bir diğernedeni aşırı stres olabilir. Yapılan araştırmalar, stresin baş dönmesine neden olabildiğini gösteriyor. Stresinizi tanıdıktan sonra onu yenmek için adım atın…

SORUNUN KAYNAĞINA İNİN
Birçok durumda olduğu gibi stresle mücadelede de ilk adım, sorunun kaynağına inmekte gizlidir. Neden olduğunu bilmek, nasıl baş edeceğiniz hakkında en doğru veriye ulaştırır. Mesela çocuğunuza sinirlendiniz ve bağırmaya başladınız.
O anda neden öfkelendiğinizi sorsak, muhtemelen çocuğunuzun az evvel yaptığı o minicik hatadan bahsedersiniz. Oysa kendinizi biraz olsun sorgulayacak zamanı ayırırsanız, çocuğunuza bağırmanıza sebep olan öfkenin birikimden ibaret olduğunu fark edebilirsiniz. Sizi strese sokan, sinirlenmenize sebep olan başlıca olayların bir listesini yapın ve uzayıp giden bu listenin her bir maddesini değiştirmek için neler yapabileceğinizi bir düşünün. Ufacık dokunuşlarla birçok şeyi değiştirebilirsiniz.

Affetmek kalbi koruyor
Kendinizi stres altında hissettiğinizde, sakinleştiğinizi hissedene kadar derin nefesler alın. Sinirlenmiş olmanız sizi haklı yapmaz. Böyle anlarda kendinize ayırdığınız birkaç saniyeyi, empati kurarak geçirin. Son yıllarda yapılan araştırmalar, affetmenin kalp sağlığını koruduğunu gösterdi.
Yani affederek, hem stresten uzaklaşabilir, hem de kalbinizi koruyabilirsiniz.

Tarçınlı bir şeyler yudumlayın
Cleveland Clinic’te yapılan araştırmalara göre tarçın, kan şekerini düzenliyor verahatlatıyor. Yine aynı araştırma tarçının; kalp hastalıklarını önlemede, kan şekeri LDL (kötü kolesterol) ve trigliserid seviyelerini düzenlemede son derece etkili bir silah olduğunu gösterdi. Tarçını çubuk olarak demliğinize katabilir ya da toz olaraktatlılarınızda kullanabilirsiniz.

Düşünce gücüne kulak verin
Hayata pozitif bakmak stresle başa çıkmanın en önemli yollarından biri sayılıyor. Negatif düşünce beraberinde olumsuz farklı düşünceleri getirebileceğinden, sıkıntılı olay veya durumlardan kazanım çıkarmak stresin sağlığınız üzerindeki olumsuz etkilerinden sizi koruyabilir. Ufak bir tatile ihtiyaç duyuyor ve çıkamıyorsanız yine düşünce gücünüzü devreye sokabilirsiniz. Yapılan araştırmalar, düşünce gücüyle tatile çıkmanın insanı rahatlattığı yönünde. Tek yapmanız gereken, gözlerinizi kapamanız ve kendinizi deniz kenarında güneşlenirken düşünmeniz.

Yürüyüş yapın
Sokağa çıkın, sizin kendinize dert ettiğiniz onca şeyin aslında ne kadar çözülebilir ve küçük olduğunu, onlardan uzaklaştığınızda fark edebilirsiniz.
Haftada üç gün -yapabiliyorsanız daha fazla, en yakın yürüyüş alanına gidin ve hem ruhunuza, hem de bedeninize zaman ayırın.

10’a kadar sayın
Stresle karşı karşıya iseniz gözlerinizi kapatın ve 10’a kadar sayın. Bu süre zarfındazihninizin ne kadar berrak olduğunu, vücudunuzun rahatlığını ve mutlu olduğunuzudüşünün. Rahatlamanın etkisini hissedeceksiniz. Bir süre de olsa bulunduğunuz ortamdan uzaklaşmak ve temiz hava almak sizi canlandıracak, stresi geride bırakmanıza yardımcı olacaktır.

Ağlamaktan çekinmeyin
Ağlamak, sakinleşmenin en kolay yoludur. Gözyaşlarınızı tutmaktan vazgeçin ve çekinmeden ağlayın. Ağladığınızda salgılanan hormonlar, siz farkında olmasanız da sakinleşmenize yardımcı olur. Ağlamak kadar gülmek de önemli. Dert etmeyin, gülün ve geçin.

Egzersiz yaparak rahatlayın
Sinirlendiğiniz ya da stres altında hissettiğiniz anlara dikkat edin. Eş zamanlı olarak tüm vücudunuzun gerildiğini ve adeta kasıldığınızı hissedersiniz. Kaslarınızın sürekli gergin olması, bir süre sonra kas ve iskelet yapınızda ciddi hasarlar bırakabilir. Son yıllarda sayısız esneme temelli egzersiz alternatifi ortaya çıktı.
Bunlardan size en uygun olanını seçin ve gün boyu yorduğunuz bedeninize hak ettiği ilgiyi gösterin. Böylece kendinize de vakit ayırarak mutlu hissedeceksiniz. Bu egzersizleri ev dışındaki merkezlerde yapacak olursanız, ev ve iş arasında gidip gelen rutinden kurtularak sosyalleşmiş de olacaksınız.
Saydığım tüm bu etkiler, stresle mücadelede adeta bir tedavi kılavuzu gibi işlev görür.

GERGİNLİĞİ ATIYOR
Stresle baş etmek için en ideal mevsimdesiniz. Çünkü yapılan araştırmalara göre çiçek kokuları zihinsel rahatlama sağlıyor, vücut gerginliğinin atılmasına yardımcı oluyor. Her renkten ve çeşitten binlerce çiçeğin açtığı bahar aylarından maksimum derecede faydalanabilirsiniz. Aynı araştırmaya göre özellikle lavanta, lila, hanımeli, sedir gibi kokular sayesinde, beyin kimyası değişiyor ve mutluluk hormonları uyarılıyor. Doğal bitki aromalı vücut yağları da benzer şekilde rahatlamaya katkı sağlayabiliyor. Önerim taze çiçek koklanmasından yana.

IŞIKLI ORTAMDA UYUMAYIN
Daha önceki yazılarımda uyku ve uyku problemleriyle ilgili detaylar verip uykusuzluğun depresyon ve benzer hastalıkların temel sebepleri arasında yer aldığından bahsetmiştim. Bazılarınızın ‘Düzenli ve yeterli uyuyorum’ dediğini duyar gibiyim. Araştırmalara göre; yatak odasındaki loş bir ışık bile (TV ışığı, okuma lambası veya dijital çalar saat ışığı) depresyon belirtilerini çoğaltabilir. Işık, melatonin hormonunun üretimini azaltır. Yeterli seviyede melatonin olmadan normal uyku düzeniniz bozulabilir.

ÇÖZÜM: Uyumadan önce ışık kontrolü yapın. Bütün ışıkları kapatın ve uyumanıza yardımcı oluyorsa, televizyonunuza zaman ayarlı otomatik kapama kurmayı deneyin. Dijital çalar saatinizi uzağa koyun.

Ayrıca bunları da deneyin:

  • Sevdiğiniz şarkılardan oluşturduğunuz bir albümü dinlemek kortizol seviyenizi yüzde 66 oranında düşürebilir. Şarkıları dinlemek için yer ve mekan size kalmış.
  • Öğlen uykusu, stres hormonu kortizol düzeyini yüzde 50’ye varan oranlarda düşürebilir. Lavanta veya biberiye koklayın!
  • Lavanta ile iyi uyursunuz. Lavanta ile stres hormonu kortizol yüzde 24 düşer. Yeni bir araştırmaya göre; bir ay boyunca haftada bir masaj yaptırmak kortizol seviyesini yüzde 31 azaltıyor.
  • Sabah işe gitmeden bir kivi (C vitamininden en zengin meyveler arasındadır) yemenizi öneririm.

PAYLAŞ