Bizimle iletişime geçin

Alternatif Sağlık

Migren Ağrısını Önlemek İçin Zencefil!

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Migren Ağrısını Önlemek İçin Zencefil!

Migren ağrınız başladığında, hiçbir ağrı kesici veya ilaç baş ağrılarınızı, bitmek bilmeyen zonklamanızı geçiremeyecek gibi gelebilir ama bu durum sandığınız kadar korkutucu değil. Çünkü migren ağrısını önlemek için mucizevi bir besinimiz var : zencefil!

Baş ağrısı sosyal hayatı etkileyen rahatsızlıklardan biridir. Öyle ki bazen ilaçlarla dahi önlenemeyebilir. Dikkate alınmaması halinde, migren başta olmak üzere pek çok hastalığı beraberinde getirebilir. Migren ilk olarak Hipokrat tarafından M.Ö. 400 yılında tarif edilmiş bir hastalık. Halen gerçek bir tedavisinin olmaması ilginç. Son yapılan araştırmalar migreni beyindeki iltihapsız enflamasyon olarak nitelendiriyor. Migren ağrısı 3 güne kadar sürebilir ve genellikle kafanın tek tarafında şiddetli, zonklayıcı bir ağrı şeklindedir.  Kafein, patates cipsi ve süt gibi baş ağrısına sebep olduğu bilinen birçok yiyecek ve içecek olduğu kadar migren iyileştirici güçleri olan tonlarca iyileştirici gıdada var. Bu gün anlam veremediğiniz, çözüm bulamadığınız, bitmek bilmeyen ağrılarınızı hafifletmek için doğal yöntemlerle neler yapabiliriz onlardan bahsedeceğim. Aşağıda paylaştığım tariflerin her biri migren önleyici yiyeceklerden oluşuyor.

Her derde deva ZENCEFİL

Hemen şimdi mutfağa gidin zencefil stokunuzu kontrol edin. Eğer toz ya da tane zencefil yoksa doğru marketin yolunu tutun. Bir zencefilin hayatınıza tahmin edemeyeceğiniz kadar etkisi olabilir. Zencefil denince birçoğumuzun aklına mide bulantısına iyi geldiği gelir. Ama zencefil PSM ağrısı, baş ağrısı, şişkinlik ve daha birçok hastalığa iyi gelir. Zencefil migren ağrınız için bire birdir ama bunu etkilerken başka nelerin düzelmesine fayda sağladığını bilmek ister misiniz? Cevabınız evetse sorunuzun yanıtı aşağıda.

1.Migren ağrısını azaltır

Zencefil sizi bu gece acil servise gitmekten alıkoyabilir. Zencefilin anahtar özelliği prostaglandin sentezini engelleme kabiliyetidir. Böylece kan damarlarının şişmesine ve baskı oluşturmasına engel olur. Bir araştırmada, zencefil tozu almanın, yaygın migren ilaçları kadar migren tedavisinde etkili olduğu ortaya çıktı. Dahası, zencefil migren ağrısından sonra ortaya çıkan mide bulantısını da önlemeye yardımcı olur.

2.Bağışıklığı arttırır

Bir zencefil çayını yudumlarken tıkanıklığı ve diğer soğuk algınlığı belirtileriniz azaltıyor olabilirsin. Zencefil bağışıklık artırıcı antioksidanlarla doludur ve doğal bir ağrı kesici, ateş düşürücü yerine geçer.

3.Eklemlerde şişme ve eklem ağrısını giderir

Artrik hastalığının sebep olduğu eklem ağrısı ve iltihaplanmanın azalmasına yardımcı olur. Çünkü zencefil, inflamatuarlu sitokinlerin oluşumunu engelleyebilen güçlü anti-inflamatuar maddeler içerir.

4.Kas ağrılarını yatıştırır

Spor çıkışında kas ağrı yaşamamak için spor salonuna gitmeden önce zencefil tüketmeyi unutmayın. Araştırmalar doğal bir ağrı kesici ve anti-inflamatuar olarak bilinen zencefilin egzersiz sonrası kas ağrılarını hafiflettiğini saptadı. Araştırmada, günde iki gram zencefil verilen katılımcılar (1 çorba kaşığı taze rendelenmiş zencefil veya 3/4 çay kaşığı toz zencefil) egzersizden 24 saat sonra egzersize bağlı kas ağrısında etkisiz ilaç verilenlere göre % 25’lik bir azalma yaşadılar. Başka bir çalışmamada da toz zencefil kullanan sporcularda eklemlerde iltihaplanma daha az gözlemlenmiştir.

5.Karın şişkinliğini engeller

Herkesin bulantı savaşçısı olarak bildiği zencefilin ne kadarda etkisi varmış değil mi? Henüz zencefiller ile ilgili söyleyeceklerim bitmedi. Zencefile şişkinlik savaşçısı da diyebiliriz. Bileşenleri sindirimi artırmak için mide özü sularını ve sindirim organlarını uyarır. Zencefil içinde proteinleri parçalamaya yardımcı olan zingibain enzimini barındırır. Buda düz bir karına sahip olmak için anahtar besin olmasına neden olur.

 Sofranızı yeşillendirin

En çok duyduğumuz bağ ağrısı önerilerinden biri ‘koyu yapraklı yeşillikleri ye!’dir. Haklılarda. Ispanak, lahana, roka, pancar yaprağı ve marul kronik rahatsızlıkların kötü etkilerini azaltan yeşilliklerden sadece birkaçı. Özellikle B2, B6 vitamini ve omega-3 bakımından zengin olan ıspanak migrene iyi geldiği kanıtlanmış yeşilliklerdendir. B2 vitamininin baş ağrısı sıklığını, yoğunluğunu ve süresini azaltmada etkili olduğu saptanmıştır. En taze yeşillikleri seçerken dikkat etmeniz gereken husus ise yeşilliklerin tonun koyu renkte olması; bitkinin rengi besin değerinin yüksekliğini gösterir bunu unutmayın!

Atıştırmalıklar çantalarda yerini alsın

Bir dahaki migren ağrınız vurduğunda elinizin altında favori kuruyemişlerden bir kaçını bulundurmayı unutmayın. Araştırmalar, yoğun baş ağrısı ve migreni olan kişilerin bu hastalıkları yaşamayanlardan daha düşük magnezyum oranına sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bir araştırmada, magnezyum takviyesiyle migren atağı sıklığının % 41 oranında azaldığı görülmüştür. Badem, susam, kaju fıstığı, ay çekirdeği, yer fıstığı ve ceviz magnezyum dolu atıştırmalıklardandır. Siz siz olun bu küçük atıştırmalıkları yanınızdan ayırmayın.

Kepekli tahıllar sofralarımızın vazgeçilmezi

En basit baş ağrısı tedavilerinden biri fazla kepekli tahıl tüketimidir. Hipoglisemi veya anormal derecede düşük kan şekeri seviyesinin baş ağrılarını tetiklediği bilinmektedir. Hipoglisemiye bağlı migreni önlemek için öğünleri atlamayın, karışık karbonhidratlar ve lifli yiyecekler (karabuğday, arpa, bulgur, bütün yulaf, tam tahıllı ekmek ve kinoa) yiyin. Bu sizin daha uzun süre tok kalmanızı ve kan şekeri seviyenizin sabit kalmasını sağlayacaktır.

Alışverişinizi yaparken içindekiler bölümüne bakmayı unutmayın! % 100 tahıl içeren ürünleri tercih edin. Alışveriş listenizden buğday ununu (rafine beyaz un) çıkartın.

Butterbur bitkisi

Ayçiçeği ailesinden bir bitki olan Butterbur bitkisi üzerinde yapılan çalışmalarda, Butterbur bitkisinin migren ağrısını önlenmede etkili olduğu görülmüştür. Bir araştırmada, Alman ve Amerikalı araştırmacılar erişkin migren hastalarının bir bölümüne günde iki kez 75 mg’lık bir doz Butterbur diğer kısmına da etkisiz ilaç vermiştir. Araştırmacılar, 4 ayın sonunda Butterbur verilen hastaların migreninin % 48 oranında azalttığını görmüşlerdir; etkisiz hapı kullananlarda ise %26 oranında migren ağrısında azalma görülmüştür. Ancak, Butterbur’ın fazlası karaciğerinize zarar verebileceği için dikkatli kullanılmalıdır.

 Kahvaltı sofralarının sultanı: Yumurta

Baş ağrısını azaltan en sevdiğiniz kahvaltı gıdası “yumurtadır”. B vitaminleri baş ağrısı ve migren önleme tedavisinde büyük rol oynamaktadır; günde 200 veya 400 miligram dozdaki B2 vitamininin (riboflavin), baş ağrısı sıklığını, yoğunluğunu ve süresini azaltmada etkili olduğu saptanmıştır. İki büyük yumurta, ihtiyacımız olan günlük riboflavin değerinin % 24’ünü içerir; bu nedenle Ulusal Sağlık Enstitüleri besin değerleri yüksek yiyeceklerin hastalıkları iyileştirmede büyük rol oynadığı bildirir.

Balık yemeyi ihmal etmeyin

Kronik baş ağrısı hastaları üzerine yapılan bir araştırmada, omega-3’lerde bir artışın omega-6’larda bir azalmanın görüldüğü hastalarda daha az baş ağrısı ve psikolojik sıkıntıda belirgin bir azalma saptanmıştır. Bu durum bazı hastaların genel refah düzeyini bile iyi yönde etkilemiştir. Omega-3 alımını artırmak için, somon, ringa, uskumru, sardalya ve ton balığı gibi omega-3 bakımından yüksek balıklar tercih edin.

Kırmızı et’den vazgeçmeyin

Ulusal Baş ağrısı Vakfı, migrenleri tetikleyebileceği için beklemiş, kurutulmuş, fermente edilmiş, salamura edilmiş, tuzlanmış veya tütsülenmiş et ürünlerinden uzak durulmasını önermektedir. Ancak, işlem görmemiş sığır eti ve sığır ciğeri bitmeyen baş ağrılarınız için bir çözüm olabilir. Her ikisi de Amerikan Nöroloji Akademisi ve Kanada Baş ağrısı Derneği tarafından migren önleyicileri olarak onaylandı. Kırmızı et, B2 vitamininin yanı sıra vücudunuzda doğal olarak bulunan bir bileşen olan CoQ10 bakımından da zengindir.

Hastalığı tanımak, hastalığa nelerin sebep olacağını bilmek de hastalığı önlemenin önemli bir adımıdır. Migreni tetikleyen sebeplerden bahsettiğimiz videomuzu izlemenizi tavsiye ediyoruz!

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Alternatif Sağlık

Hindistan Cevizi Yağının Bilinmeyen Faydaları

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Hindistan Cevizi Yağının Bilinmeyen Faydaları

Son dönemde hindistan cevizi yağının sağlığa olan faydaları ön plana çıktı. Cildi nemlendirmekten, yaşlanmayı geciktirmeye ve  hatta kanser hücrelerini önleyeme kadar bir çok faydası bulunan Hindistan cevizi yağının bilinmeyen faydaları ise şu şekilde…

Metabolizmayı hızlandıran, kanser hücrelerinin çoğalmasını önleyen Hindistan cevizi yağının sindirim sisteminden beyin sağlığına kadar birçok olumlu etkisi bulunuyor. Memorial Wellness Beslenme Danışmanı Uz. Dyt. Yeşim Temel Özcan, Hindistan cevizi yağının faydaları hakkında bilgi verdi.

Anne Sütü İçeriğine Sahip

“Yaşam ağacı” olarak da adlandırılan Hindistan cevizi meyvesi Filipinler ve benzeri ada ülkelerinde beslenmenin önemli bir parçasıdır. Yerel halk, pek çok hastalığın tedavisinde Hindistan cevizi yağını kullanmaktadır. Bu yağ içeriğindeki MCT adı verilen orta zincirli yağ asitleri ve anne sütünde de bulunan laurik asit nedeniyle önemli bir besin kaynağıdır.

Hindistan Cevizi Yağının Diğer Faydaları Şunlardır:

  • İçeriğindeki laurik asit nedeniyle antimikrobiyaldir. Bağırsaktaki zararlı mikropları temizleyerek kolon sağlığını desteklemektedir.
  • Hindistan cevizi yağına beslenmelerinde sık yer veren toplumlarda obezite ve buna bağlı hastalıkların gelişiminin daha az olduğu görülmektedir. Bu nedenle hindistancevizi yağının metabolizma üzerinde olumlu etkileri olduğu düşünülmektedir.
  • Tiroit fonksiyon bozukluklarının rafine yağlarla ilişkili olabileceğine dair yapılan çalışmalar bulunmaktadır. Bu nedenle rafine yağların yerini soğuk sıkım hindistancevizi yağı ile değiştirmek tiroit fonksiyonlarında iyileşme vaat edebilmektedir.
  • Hindistan cevizi yağı, dış dünyaya karşı bariyer görevi olan cildi nemlendirir, cilt üzerindeki mikropları yok eder ve buna bağlı olarak akne ve dermatit tedavisine destek olmaktadır.
  • İçerdiği MCT, orta zincirli yağ asitlerinin keton cisimciklere dönüşmesi sonucunda beyin sağlığı üzerinde olumlu etkileri olup; Alzheimer, Parkinson, Huntington ve MS gibi pek çok sinir sistemi hastalığına karşı koruyucudur.
  • Kanser hücrelerinin büyüme ve gelişmesini baskılamaktadır.
  • Kötü huylu kolesterolü (LDL) düşürür ve iyi huylu kolesterol (HDL) oranını yükselterek damar tıkanıklığı riskini azaltarak kalp hastalıklarına karşı koruma sağlar.
  • Antifungal etkisi nedeniyle başta candida mantarı olmak üzere pek çok mantar hastalığını tedavi etmektedir.

Vücutta Yağ Yakımına Yardımcı Oluyor

Hindistan cevizi yağında diğer çoğu yağın aksine uzun zincirli yağ asidi değil orta zincirli yağ asitleri bulunmaktadır. Orta zincirli yağ asitleri, uzun zincirli yağ asitlerinden daha farklı olarak metabolizmayı hızlandırmaya ve vücudun yağ yakımına yardımcı olmaktadır. Yapılan bir araştırma, günde 1-2 yemek kaşığı orta zincirli yağ asidi yemenin, enerji yakımını % 5 oranında artırdığı göstermektedir.

Kahvenize Ekleyip İçerseniz…

Bir fincan sade filtre kahveye eklenen bir tatlı kaşığı Hindistan cevizi yağıyla tüm gün, tok kalarak ve daha konsantre olmuş geçirilebilir ayrıca gün içinde daha fazla kalori yakımı sağlanabilmektedir. Sade kahve tercih edilmiyorsa, 1 tatlı kaşığı Hindistan cevizi yağının yanında, 100 ml Hindistan cevizi sütü ve tarçın da eklenebilmektedir.

Ağız Kokusunu Önlüyor Dişleri Beyazlatıyor

Sabah uyanır uyanmaz Hindistan cevizi yağı ile yapılan gargara oldukça fayda sağlamaktadır. Diş fırçalamadan önce, 1 tatlı kaşığı Hindistan cevizi yağı ağza alınır ve en az 5 dakika boyunca ağız bu yağ ile çalkalanır. Hindistan cevizinde bol miktarda bulunan Laurik asit, antibakteriyel, antifungal ve antiviral aktivite göstermektedir. Bu nedenle başta ağız olmak üzere sindirim kanalı florasının temizlenmesi ve düzenlenmesinde etkilidir. Ayrıca;

-Dişleri beyazlatır.

-Dişeti iltihabı ve çürükleri tedavi eder, engeller.

-Kötü ağız kokusuna neden olan kötü bakterileri öldürür.

-Diş eti kanamalarını tedavi eder, engeller.

-Diş hassasiyetini azaltır.

Hindistan cevizi ile ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Ramazan Ayında Sıkça Sorulan Sorular

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

ramazan ayında sıkça sorulan sorular

Uzun saatler süren açlık tüm vücudunuzu olduğu gibi bağırsaklarınızı da etkiler. İftar ve sahurda yenen birer kase yoğurt hem tok tutar, hem de sağlığı korur. Bu haftaki yazımda, ramazan Ayında sıkça sorulan sorular ve bunların cevapları ile karşınızdayım.

Ramazan ayında sahurda hangi gıdaları tüketirsek uzun süre tok kalır ve daha az susarız?

Karbonhidratlar yani nişastalı tüm gıdalar hızlı tokluğa ve erken açlığa sebep olurlar. Ramazan ayında dengeyi iyi korumak kaydı ile uzun dönem tokluk hissi oluşturan proteinden zengin beslenmek önemli. Yani süt ve süt ürünleri başta olmak üzere, et ve diğer proteinli gıdaları tüketmek gerekir. Yalnız burada ciddi bir problem de var, proteinli gıdaların azot yükü fazla olduğundan fazlası böbreklere zararlıdır. Bu azot yükünü yıkayabilmek adına su tüketimi de protein tüketiminin artırıldığı gibi artırılmalı. Tavsiyem, iftarı; bir kase yoğurt, bir kase çorba, belki biraz süt ile geçiştirip en az 30-45 dakika ara verdikten sonra normal yemek ihtiyacınızı karşılayın. Yemek seçimleri düzgün olduğu sürece ne açlık hissedersiniz ne de kısa süreli yemenin rahatsızlığını. Fazla tuzlu ve baharatlı gıdalardan ve tabii ki reflüsü olanlar başta olmak üzere kızartma ürünlerinden uzak durmak lazım. Bu gıdalar size aşırı derecede susama etkisi yapacaktır.

BAKTERİLER HASTALIKLARA SEBEP OLUR 

Ramazan yaklaşık 18 saat aç kalıyoruz. İftarda bu açlığı rahat ve sağlıklı bir şekilde bastırmak için hangi gıdalar soframızda olmalı?
Süt ürünleri sindirim sisteminizi rahatlatır, tok tutar ve daha az susatır. İftarda ve sahurda birer kase olmak üzere iki porsiyon yoğurt yemenizi şiddetle öneririm. Yoğurdun bilimsel olarak günlük kalori ihtiyacını 500 kalori dolayında azalttığı kanıtlanmıştır. Bedeninizi oruca göre programlar, ayrıca susuzluğu önler ve bağırsaklarınızın daha sağlıklı halde kalmasını sağlar. Uzun süreli açlık bağırsak sisteminde duraksama veya yavaşlamaya sebep olur, içindeki dışkı akımı azalan bağırsaklarda bakteri yükü artar ve bu bakteriler hastalıklara sebep olabilir. Bunu da en iyi dengeleyen gıda yoğurttur. Unutmayın ki Kral 1. Fransuva enfektif ishal olduğunda muhteşem yüzyılın padişahı Kanuni kendisine bir doktor göndermiş ve o doktor Fransuva’yı yoğurt ile tedavi etmiştir. Benim de bu yıl Ramazan ayında favori gıdam yoğurt olacak.

 İftar ve sahur arasında tatlı ihtiyacını gidermek için ne tür tatlıları önerirsiniz? Tatlandırıcı ile güllaç yapılabilir mi?
Tatlı bir insan için gereklilik değildir ama psikolojisi için olmazsa olmaz bir besindir. Karbonhidrattan yoksun beslenen kişilerde depresyon eğilimi olduğu görülmüştür. Buna rağmen ben özellikle Ramazan sofralarında hali hazırda bulunan karbonhidratlı yani nişastalı gıdalar sebebi ile bir de yemek sonrasında tatlı yenmesine karşıyım. Yediğiniz tatlılar zor dengede duran sistemde ani kan şekeri yükselmeleri ile hormon dengenizi de bozar. Sonuçta tatlı, Ramazan ayında kilo almak ve yorgunluk kaynağı diyebiliriz. Tatlandırıcı konusuna gelince; ben tatlandırıcı taraftarı bir hekim değilim. Her ne kadar bitkisel olanları olsa da, ben tatlandırıcılara şüpheli yaklaşıyorum. Tatlandırıcı yerine agave şurubu ile yapılan tatlılar tercih edilebilir.

 Sahurda ya da iftarda bitki çayı tüketilmesini önerir misiniz? Hangi çaylar tüketilmeli?
Ben bitki çayından önce sağlık için de normal bildiğiniz siyah çayı öneriyorum. Tabii ki bir de yeşil çay. Bitki çaylarından ziyade siyah çayın olağanüstü faydalarından yararlanmak adına ve bitki çaylarından destek almak için karışım yapabilirsiniz. Örneğin taze nane yaprakları siyah çayın içinde hem mükemmel bir lezzet oluşturur, hem de sindirimi kolaylaştırır. Diğer yandan lavanta veya adaçayı da kullanılabilir.

Şarküteri ürünlerinden uzak durun

İftar ve sahurda uzak durulması gereken gıdalar neler?
İftar ve sahurda baharatlı ürünler, hazır gıdalar, şarküteri etleri ve diğer tuzlu ürünlerden uzak durmak gerekir. Ambalajlanmış gıdaların hepsinde çeşitli kimyasallar var ve bu kimyasallar leptin hormonunuzu kilitler, insülin hormonunuzun çalışmasını engeller ve sisteminizi bloke eder. Size açlık olarak geri dönmez ama zaten bedensel sisteminizi düzene koymak için tutulan orucun etkisini zararlı hale getirirler. Baharatlı ve tuzlu gıdalar aşırı susamaya yol açar, şarküteri etleri ise gizli tuz içerirler.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Alternatif Sağlık

Fitoterapi ile Kendinizi Tedavi Edin

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

fitoterapi

Bitkilerle tedavi anlamına gelen fitoterapi, hastalığı tedavi etmekten ziyade bağışıklığı güçlendirmeyi amaçlayan bir yöntem. Nane bağırsakları korurken tarçın ise stres ve migrene iyi geliyor!

Bu sıralar adını sürekli duyduğumuz fitoterapi, bitkilerin gücü ile hastalıkları tedavi etmeyi ve onların önüne geçmeyi amaçlar. Fitoterapi, geçmişten günümüze dayanan alternatif bir tedavi yöntemidir. Bu tedavinin asıl amacı, kişileri hastalandığı sırada tedavi etmekten çok bağışıklık sistemini güçlendirmektir. İlk defa uluslararası düzeyde ülkemizde yapılacak ve Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleştirilecek olan 1. Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Kongresi, 19-22 Nisan tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlendi.

BITKI TEDAVISI

Phytotherapy (fitoterapı) terimi, Latince ‘bitki’ anlamına gelen ‘phyto’ kelimesi ile ‘tedavi’ kelimesinin birleşmesi ve Yunanca ‘bakım veya iyileştirme’ anlamına gelen ‘therapeia’dan türetilmiştir. Başka bir deyişle fitoterapi, bitkilerin ya gıda formunda, ekstreler ve takviyeler şeklinde ya da terapötik kullanımlar için çay olarak tüketilmesidir. Fitoterapide, tıbbi bitkiler; temel olarak organizmanın kendi kendini iyileştirme mekanizmalarını desteklemek, uyarmak ve onu dengeye getirmek için vücudun genel işlevlerine yardımcı olmak veya güçlendirmek için seçilir. Modern fitoterapi, antik Çin, Hint, Amerikan ve Avrupa bitkisel geleneklerine bağlı olarak bitki özellikleri ve aktif içerik maddeleri üzerine yapılan son araştırmalara dayanır. Modern Batı fitoterapisi ayrıca vitaminler, mineraller, yağ asitleri, diyet, yaşam tarzı ve çok daha fazlasını içeren bütünsel bir yaklaşıma dayanır.

EŞ ZAMANLI TEDAVI EDICI ETKI

Bitki ekstreleri; farklı organ sistemlerine hitap eden ve çoğunlukla vücut üzerindeki sinerjik etkileri nedeniyle iyi işleyen birçok farklı bileşene, enzime ve kimyasal özelliklere sahiptir. Tek bir maddeye sahip olan ilaçlardan farklı olarak, bitki ilaçları birçok bileşen içerir ve vücutta birçok eş zamanlı tedavi edici etkiye sahip olabilir. Popüler doğal tedavilerde kullanılan bitkiler ise şunlardır:

TARÇIN
Pek çoğumuz tarçını, tatlılarımızın ya da içeceklerimizin vazgeçilmez aroması olarak kullanırız. Oysa tarçın tat vermekten çok daha fazlasını yapabilecek nitelikte bir baharattır. Bu hoş kokulu baharatın faydaları hakkında yapılan araştırmalar; strese bağlı baş ağrıları ve migrene iyi geldiğini, kanın pıhtılaşmasını önlediğini (ki bu felç ve benzer yüksek riskli hastalıkların oluşma ihtimalini azaltan altın değerinde bir özelliktir), kan şekerini dengelediğini, kilo vermeye yardımcı olduğunu, kötü kolesterolü düşürdüğünü, tip-2 diyabette insülin üretimini artırdığını ve lösemi-lenfoma hastalarında kanserli hücrelerin çoğalmasını yavaşlattığını gösterdi. Ayrıca bu baharatın şeker seviyelerine yardımcı olabileceğini, diyabetiklerin ve prediyabetiklerin karaciğerin insülinle daha iyi başa çıkmasına yardımcı olabileceğini de unutmamak gerekir.

MAYDANOZ
Bu bitki, kişilerin gözlerini ultraviyole ışınlardan korumaya yardımcı olur ve vücuttan ekstra sıvı akıtan bir diüretiktir.

NANE
Sindirim sağlığı için iyi olan nane, mide salgılarını artırmaya ve bağırsakların rahatlamasına yardımcı olur.

ADAÇAYI VE BIBERIYE
Araştırmalara göre, insanlara adaçayı yağı verilip kelime hafızası test edildiğinde bilgiyi işleme ve ezberlemedeki yeteneklerinde önemli gelişmeler olduğu görüldü. Biberiye ise, konsantrasyonun iyileştirilmesinde yardımcıdır.

NANE ÇAYI
Şişkinlik, baş ağrıları ve böcek ısırıkları için birebirdir. Aynı zamanda şişkinlik problemi için rahatlatıcı bir etki yaratır. Hemen birkaç poşet nane çayını sağlık dolabınıza yerleştirin.

REZENE KASLARI RAHATLATIR

Uykusuzluğa iyi gelen bitkiler ise şunlardır:

PAPATYA ÇAYI
İyi bir uyku çekmek için haplara ihtiyacınız olmayabilir. Zaten papatya çayının rahatlatıcı etkisini hemen hemen herkes biliyordur. Uyumadan önce içeceğiniz bir fincan papatya çayı, rahat bir uyku çekmenize yardımcı olur.

LAVANTA ÇAYI
Lavanta üzerine yapılan araştırmalardan bazılarında, kadınların daha fazla REM uykusu yakalamasına yardımcı olduğu görülürken, diğer araştırmalarda ise ruh hali üzerinde yatıştırıcı bir etkiye sahip olabileceğine işaret edildi.

REZENE
Rezene, kasları rahatlatır ve mide ekşimesi, şişkinlik ve krampların tedavisinde yardımcı olur. Bu faydaları nedeniyle bir bardak çayın içine rezene eklemeyi unutmayın.

AROMATERAPI
Bitki özlerinden elde edilen esansiyel yağlarla yapılan bir masaj tekniğidir. Bu masaj tekniğinde düşük tempolarla vücuda uygulamalar yapılır. Bitki özlerinin vücuda uygulanmasıyla birlikte vücut ısınmaya başlar, kas, eklem ve romatizma hastalıkları yerini ağrısız bir vücuda bırakır. Aromatik yağların kokusu ruha manevi huzur ve dinginlik sağlar.

BÖBREK HASTALIĞINA İYİ GELEN BİTKİLER

BADEM
Böbrek ve mesane yolunda oluşan iltihapları gidermeye yardımcı olur. Ayrıca böbrekte oluşan ağrıları da giderebilmektedir.

ISIRGANOTU
Böbrek ağrılarını gidermesinin yanı sıra, idrar yollarını da temizler.

BAKLA
İdrar yollarını temizleyerek böbrek ağrılarını dindirmektedir. Ayrıca böbrekte oluşan kum ve taşları da düşürmeye yardımcı olur.

ÇILEK
İdrar yollarını temizlemeye yardımcı olmaktadır.

ENGINAR
Böbrekte oluşan kumların dökülmesine yardımcı olmaktadır.

AYRIKOTU
İdrar söktürücü olarak bilinen bu bitki ayrıca mesane ve böbrek taşlarını düşürmeye de yardımcı olabilmektedir.
Ayrıca böbreklerdeki iltihapları da giderebilmektedir.

MAYDANOZ
Böbrekleri çalıştırır ve idrara çıkmanıza yardımcı olur.

ÜZÜM
Böbreğimizdeki taşların ve kumların düşürülmesine yardımcı olur.

PIRASA
Böbrekte oluşan taş ve kumların düşürülmesine yardımcı olmaktadır.

TURP
Böbreklerde bulunan mikropları öldürerek, böbreğinizde bulunan taş ve kumların dökülmesine yardımcı olur.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar