Sosyal Medya

Kalp Sağlığı

Kış Günleri Kalp Krizi Riskine Dikkat!

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,
Pazartesi Günleri ve Aralık Ayında Kalp Krizine Dikkat!

Aralık ayı ve pazartesi günü mesai başlangıcı; kalp krizinin daha sık görüldüğü zamanlar. Kışın sıkı giyinin, patates ve yoğurt yiyin

Takvim, kalp krizi geçirme riskinizi ölçmenize yardımcı olabilecek bir araç olabilir. Hayatınızın her dönemi önemli ama bazı mevsimler daha önemli. Eğer hangi aylar hayati önem taşıyor merak ediyorsanız, bugünkü yazım tam size göre. Son zamanlarda en çok duyduğumuz rahatsızlık herhalde kalp krizidir. Kalp krizi geçiren kişilerin çoğu ‘Kalp krizi geçirdiğimi fark etmedim bile’ der. Kalp krizinin belirtileri nelerdir, hangi zamanlar denk gelir gibi soruların cevaplarını bu yazımızda bulacaksınız. Şimdiye kadar bir kalp rahatsızlığı geçirmediyseniz bu duruma anlam veremiyor olabilirsiniz ama bu doğru!

EN BEKLEMEDİĞİNİZ ANDA VURUR

Kalp krizi belirtileri, genellikle sinsi ve zekice ilerler. En az beklediğiniz anda vurur. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin en son istatistiklerine göre kalp rahatsızlığı, 35 yaşın üzerindeki her dört kadından birinin ölüm nedenidir. En yaygın görüldüğü dönem menopozdan 10 yıl sonraki dönemdir. Bununla birlikte, 50 yaşın altındaki yaklaşık 30 bin kadın kalp hastalığına yakalanmıştır. Yeni tavsiyelerim sizi şaşırtabilir. Sizlere bugünkü yazımda kalp rahatsızlığı yaşamamak için neler yapabileceğinizden, hangi mevsimlerde kalbinizi daha sağlıklı tutmanız gerektiğinden ve kalp hastası olduğunuzu anlamanın ipuçlarından bahsedeceğim.

İLK İŞ GÜNÜNE DİKKAT!

İsveç’te yapılan bir araştırmada, araştırmacılar yedi yılda kalp krizi şikayetiyle hastanelere götürülen 156 binden fazla hastayı analiz etti. Analizin sonunda, kalp krizi geçirme zamanlarında birkaç şaşırtıcı farklılık keşfedildi. Kalp krizi geçirme zamanlamasında haftanın günlerine baktığımızda en çok kalp krizi, pazartesi günleri gerçekleşmiş ve en az kalp krizinin geçirildiği gün ise cumartesi günleri olarak saptanmış. Kalp krizi riskinin, pazartesi günleri salıdan cumaya kadar olan zamandan yüzde 11 daha yüksek olduğu gözlemlendi. Çalışan gençlerin, kalp krizi için en savunmasız oldukları günün pazartesi olduğu saptandı. Kalp krizi riski, ilk iş gününde yüzde 20 daha yüksekti.

KALP KRİZİNİ STRES TETİKLİYOR

Aylara baktığımızda, kalp krizi için en riskli ayın Aralık olduğu, en az sayıda kalp krizi geçirilen ayın ise Temmuz olduğu saptandı. Aynı zamanda, Temmuz ayında çıkılan yaz tatilleri, yeni yıl gibi kış tatillerine göre kalp sağlığımız için daha güvenlidir denilebilir. Araştırmacılar, kalp krizi geçirme zamanlarının, algılanan yüksek ve düşük stres düzeyleri ile örtüştüğünü, örneğin pazartesi sabahı çalışmaya başlama saatleri ile çakıştığını söylüyor. Ve daha önceki yazılarımda da sizlerle paylaştığım gibi stresin, kalp krizine karşı savunmasız kalmanıza neden olabilecek biyolojik sisteminizdeki değişiklikleri tetiklemesi de mümkün. Yani, kalbinize yardımcı olmak için stresinizi azaltmaya çalışın. Egzersiz yapmak, derin nefes almak veya komik bir film izlemek gibi stres azaltma teknikleri amigdalanın aktivitesini azaltabilir ve kalbinizi korumanıza yardımcı olabilir. İşte, kış aylarında kalp krizi geçirme riskinizi azaltmak için birkaç öneri:

SIKI GİYİNİN

Dışarıya çıkarken sıkı giyinin. Bu, vücut ısınızı sabit tutmanıza yardımcı olur. Vücudunuz bir anda soğursa, kan damarlarınız sıkışır ve tansiyonunuz yükselir. Soğuğa pek de alışık değilseniz, bu kış kardan adam olmaya kalkmayın.

İLAÇLARINIZI STOKLAYIN

Kalp ilaçları kullanıyorsanız, kar bastırmadan ilaçlarınızı kontrol edin. Hava durumunun hızlı bir şekilde değişebileceğini unutmayın, reçetenizin son gününe kadar beklemeyin.

FISTIĞI EKSİK ETMEYİN

Fıstıklar, doymuş yağ oranı yüksek bir yemekten sonra kolesterol dengeleyici ve kan damarı fonksiyonu geliştirmeye yardımcı olabilecek amino asitleri içeriyor. E vitamini bakımından yüksek olan fıstıklar, kötü kolesterolü düşürmeye yardımcı bir antioksidandır.

HER DERDE DEVA PATATES

Orta büyüklükte bir tatlı patates, günlük potasyum ihtiyacınızın yüzde 12’sini içerir. Başka bir potasyum kaynağı da muzdur. Muzda günlük ihtiyaç duyduğumuz potasyum oranının yüzde 9’unu içerir. Potasyum, sodyum seviyesini kontrol altında tutarak kalp sağlığında önemli bir rol oynayan bir mineraldir. İdrarda daha fazla sodyum salınımı sağlayarak, kan basıncını düşürür. Ve kan damarlarındaki baskıyı hafifletir. Bu iki şey de inme riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilir. Yapılan araştırmalarda, yüksek miktarda potasyum alımının inme riskini yüzde 24 azalttığı saptanmıştır.

BAŞ AĞRINIZIN SEBEBİ BU SEFER O KADAR DA MASUM OLMAYABİLİR

Bir hap almadan ve baş ağrınızdan kurtulmadan önce, şiddetli baş ağrılarınızın inme veya kan pıhtısı belirtilerinden olabileceğini bilseniz iyi olur. Baş ağrısı tek başına bir kalp rahatsızlığının göstergesi olmasa da, boynunuzdaki sertlik, yorgunluk veya baş dönmesi gibi diğer semptomlarla birlikte yaşıyorsanız veya bu semptomlar ani bir şekilde ortaya çıkarsa, anevrizma tehlikesi olabilir ve tıbbi müdahale gerektirmektedir.

GEÇMEYEN KARIN KRAMPI KALP KRİZİ GÖSTERGESİ OLABİLİR

Birçok kişi kalp ağrısının göğüsde doğrudan hissedildiğini veya sol kolda hissedildiğini söylüyor. Ancak bazılarının fark etmediği; acının vücudun başka yerlerinde de yayılabileceği. Keskin mide krampları hissetmenizin nedeni kalbinizin karnınıza ağrı sinyalleri yayması olabilir. Karın ağrınızın sebebi bir kalp krizi olmayabilir ama daha önce hiç hissetmediğiniz bir şeyse, emin olmak için bir doktora gidin.

KIŞ AYLARINI YOĞURTSUZ GEÇİRMEYİN

Probiyotik açısından zengin olan yoğurdun bağırsaklarınıza olan yararı sır değildir. Ve daha sağlıklı bir mikrobiyoloji de daha sağlıklı bir kalbe dönüşebilir. Yaklaşık 300 bin kişinin katıldığı, Çin’de yapılan bir araştırmada; her gün 7 gram yoğurt tüketilmesinin, daha düşük kalp hastalığı riskiyle bağlantılı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Sadece tatlandırılmış maddeler yerine sade yoğurt seçtiğinizden emin olun. Eklediğiniz şeker miktarını kontrol altında tutmak, kalp rahatsızlığı riskinizi azaltabilir. Ve yağsız yerine az yağlı yoğurt tercih edin. Araştırmalar, az yağlı süt ürünleri tüketen kişilerin yağ içermeyen ürünleri tüketenlere kıyasla kalp hastalığına yakalanma olasılıklarının fazla olmadığını gösteriyor. Aynı zamanda az yağlı süt ürünleri tüketmek, sizi daha hızlı doyuracak ve açlık hissiyatınızı giderecektir. Yoğurdu her öğününüzde kullanabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku
2 Yorum

2 Yorum

  1. Hadise BAYRAKDAR

    24 Kasım 2017 at 16:21

    Sayın Dr.Halit Yerebakan bey, bu değerli bilgilerle bizleri aydınlattığınız için çok teşekkürler…

    • Halit Yerebakan

      24 Kasım 2017 at 22:51

      Hadise Hanım, ilginiz için çok teşekkürler. Sağlıkla kalın

Yorum Bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kalp Sağlığı

Damar Sağlığı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Damar Sağlığı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kalbinizin sağlığınız için oldukça önemli olduğunu biliyorsunuz. Peki ya damar sağlığınız sizin için ne kadar önemli? Vücudumuzun aklınıza gelebilecek hemen her yeri damarlarla çevrilidir ve bu damarlar tüm organlara kan akışını sağladığından damar sağlığının ne kadar önemli olduğunu söylememe gerek olmadığını düşünüyorum.

Ne yazık ki, vücudunuzun damar ağını etkileyen hastalıkların erken evrelerinde genellikle hiçbir belirti yoktur. Bu yazımda damar sağlığı hakkında bilmeniz gerekenler neler tüm detayları bulabilirsiniz.

Damar Sağlığı ve Hastalığı Nedir?

Günümüzde en sık karşılaşılan hastalıkların başında gelen kalp ve damar hastalıklarında genetik faktörler oldukça etkilidir. Damar hastalıkları da günümüzde oldukça yaygındır.

Damar hastalığı, vücudunuzun damar ve kan damarlarını etkileyen geniş bir hastalık yelpazesidir. Hastalıklar, periferik arter hastalığı (PAD), ateroskleroz veya klodikasyon gibi birçok farklı isimle bilinir.

“Tıkanmış borular” veya zayıf dolaşım olarak adlandırılan bu koşulları bile duymuş olabilirsiniz. Tüm bu terimler, atardamarlarınızın ya da damarlarınızın bir zamanlar olduğu gibi çalışmama yollarını ifade eder.

Arterler kandaki oksijeni kalbinizden vücudunuzun geri kalanına taşırlar. Kalbiniz attığında, arterler hafifçe genişleyebilir. Kalp atımlar arasında olduğunda, damarlar daralır. Bu oksijenlerin organlara daha verimli hareket etmesine yardımcı olur.

Damarlar vücudunuzdan oksijenden zengin kan iletme sürecini başlatmak için vücudunuzdan oksijensiz kan taşırlar. Damarlar arterler kadar esnek değildir. Damar sistemi üzerinden kan akarken açılıp kapanabilen vanaları vardır.

Nedenleri ve Riskleri

Vasküler hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmese de, çoğu koşul birbirine bağlıdır. Genetik faktörler oldukça etkilidir. Ancak tüm bu hastalıklar ile ilgili tek ortak risk faktörü genetik hikayedir. Eğer ailenizde damar hastalıkları varsa bu hastalığa sizin de yakalanma riskiniz oldukça yüksektir. Bu sebeple aksatmadan rutin sağlık kontrollerinizi yaptırmanızı öneririm.

Genetik faktörün dışında genel olarak vasküler hastalık aterosklerozdan kaynaklanır. Plak olarak adlandırılan yağ birikintileri, atardamarın iç kısmında toplanır ve damar boyunca akan kan akışını azaltır. Bu, vücutta oksijen bakımından zengin kan verilmesine neden olabilir. Damar hastalığı ciddi sorunlara neden olabilir.

Vasküler hastalık için risk faktörleri arasında…

  • sigara içme
  • yaş
  • yüksek tansiyon (hipertansiyon)
  • diyabet
  • yüksek kolestorol
  • şişmanlık
  • egzersiz eksikliği bulunur.

Kalp sağlığı ile ilgili farklı bir yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Kalp Sağlığı

Kalp Sağlığınız İçin Biber Tüketin

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

Kalp Sağlığınız İçin Biber Tüketin

Sağlıklı bir kalbe sahip olmak için günde kaç porsiyon meyve ve sebze tüketmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Merakınızı hemen giderelim… Günde beş porsiyon yani yaklaşık iki buçuk bardak sebze ve meyve tüketmeniz, kalp krizi ve felç riskini azaltmaktadır. Ancak, yeni bir araştırmaya göre bu tüketimi arttırırsanız kardiyovasküler hastalık riskinizi % 28’e ve erken ölüm riskinizi de % 31 oranında azaltmanız mümkün. Hal böyleyken kalp sağlığınız için biber tüketin, sofranızda meyve ve sebzelere yer açın…

Meyve ve Sebzeler, Kolesterol ve Kan Basıncını Düşürüyor

Uluslararası Epidemiyoloji Dergisi tarafından 22 Şubat 2017 tarihinde yayımlanan bulgular, dünyanın dört bir yanından gelen meyve ve sebze alımının etkilerini araştıran 95 araştırmadan derlenmiştir. Araştırma sonucu en faydalı ürünler arasında elma, armut, portakal ve diğer turunçgiller, yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, lahana, karnabahar ve yeşil ve sarı sebzeler, biber yer alır. Meyve ve sebzeler, özellikle kolesterol ve kan basıncını düşürmeye ve kan damarı fonksiyonunu iyileştirmeye yardımcı olan çok sayıda besin içerir.

Ayın Favori Sebzesi, Biber

Capsicum cinsine ait olan biberler çeşitli renk, şekil, boyut ve tatlarda bulunmaktadır. Yeşil, sarı, turuncu, kırmızı ve hatta mor renkte olan biberler, salata tabağınıza güzel bir ektir.

Tatlı biberler gevrek ve acı değilken, jalapeno gibi sıcak biberler oldukça acıdır. Sıcak biberlerdeki acının nedeni ise değişik miktarlarda fitokimyasallar içermesidir.

Kapsaikinoidler olarak bilinen bu bileşiklerin kal sağlığı açısından faydaları bulunur. Örneğin, baharatlı yiyecekler yiyen insanlar özellikle de biber yiyenler daha az tuz tüketirler ve daha düşük tansiyona sahiptirler. Kapsaikinoidler ayrıca kolesterol değerlerini ve kan damarı işlevini de olumlu yönde geliştirebilir.

Biber, Kardiyovasküler Hastalık Riskini Azaltır

Bir orta boy dolmalık biber yaklaşık 30 kalori içerir. C ve A vitaminleri açısından zengindir. Ayrıca biberler, kardiyovasküler hastalık riskini azaltan bir dizi antioksidan içerir.

Bu Tarifi Deneyin

Tatlı biberi dilimleyin ve içindeki beyaz zarları çıkarın. Humus veya keçi peyniri ile içinin yarısını doldurun. İsterseniz üzerine karabiber serpin. Afiyet olsun…

Biberle ilgili farklı bir yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

Devamını Oku...

Kalp Sağlığı

Egzersizle Kalp Hastalığı Riskinizi Azaltın

Halit Yerebakan

Yayınlanma:

,

egzersizle kalp hastalığı riskinizi azaltın.

Sadece kilo vermek amaçlı değil sağlıklı bir yaşama sahip olmak istiyorsanız yapmanız gereken şeylerin başında düzenli egzersiz yapmak gelir. Düzenli egzersiz, yoğun iş temposu ve şehir hayatının içinde kaybolanlar için mucize niteliğinde bir dilekten ibaret. Yapılan araştırmalar; haftada üç gün 30-60 dakika boyunca aerobik yapmanın, kolesterol seviyesini düzenlediğini, yüksek tansiyonu kontrol altına aldığını ve kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini düşürdüğünü gösterdi. O halde egzersizle kalp hastalığı riskinizi azaltın.

Egzersiz Şart!

Yeni araştırmalar ise daha da dikkat çekici. Ailenizde kalp rahatsızlığı varsa, 9 Nisan 2018’de Circulation tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre, egzersiz yapıp zindeliğinizi arttırarak, kalp hastalığına yakalanma riskinizi önleyebilirsiniz.

Araştırmacılar, mevcut fiziksel aktiviteleri ve aile öyküsü ile ilgili ankete katılan, 40-69 yaşları arasındaki yaklaşık 502.000 kişiden veri topladı. Araştırmada katılımcıların günlük aktivite seviyesi, kavrama gücü ve kardiyovasküler uygunlukları ölçüldü. Altı yıl sonra, araştırmacılar üç kategoride en yüksek puan alan kişilerde daha düşük kalp krizi ve inme vakaları olduğunu buldular. Özellikle, aile öyküsünde kalp hastalığı olanlarda bu oran daha güçlüydü. Buradaki mesaj, ailenizde kalp hastalığı öyküsünün olması sizin de aynı öyküye sahip olacağınız anlamına gelmediğidir. Hareketi hayatınıza dahil edip, düzenli egzersiz yaparak, genetik riskinizden korunabilirsiniz.

Fiziksel Olarak Aktif Olun…

Fiziksel olarak aktif olmak, kalp hastalığına yakalanma riskini azaltmanıza yardımcı olur evet. Bir diğer araştırma verilerini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Bir egzersiz programına yeni katılan ve kalp rahatsızlığı tanısı konmuş hastalar üzerinde yapılan bir çalışmada, kendine güvende artış, daha düşük stres ve daha az kaygı gibi yaşam kalitesinin diğer ölçütlerinde iyileşmelerin meydana geldiği gözlenmiştir. Dolayısıyla egzersiz programları ve günlük aktiviteler kalp hastalarında daha erken iyileşme sağlamaktadır.

Ayrıca araştırmalar, egzersiz programlarına katılan ve düzenli spor yapan kalp hastalarının ölüm oranının yüzde 20-25 oranında azaldığını da ortaya koymuştur. Bu, kalp rahatsızlığı olan hastalar için fiziksel aktiviteyi destekleyen güçlü bir kanıttır.

O halde hayatınıza egzersizi dahil etmeye ne dersiniz?

Sağlıkla kalın.

Kalp sağlığı ile ilgili farklı bir yazıma buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Devamını Oku...

Öne Çıkanlar

www.dryerebakan.com Sadece bilgilendirme ve sağlık bilgilerinin eğlenceli olarak aktarılmasını amaçlamaktadır, teşhis veya tedavi için bir alternatifi değildir. Doktorunuz yerine geçmeyi yada Doktorunuzun size uyguladığı tedavi yerine geçmeyi hedeflememektedir. Web sitesi içeriğinden dolaşan tüm kullanıcılar, Kullanım Koşulları ve Gizlilik Kurallarını otomatik olarak kabul etmiş sayılır.

İletişim: info@dryerebakan.com

Copyright © 2017 DrYerebakan.com.