Bizimle iletişime geçin

Kalp Sağlığı

Açık Kalp Ameliyatı Nedir

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Açık Kalp Ameliyatı (Koroner Bypass) Nedir?

By-Pass kelime anlamı olarak “köprüleme” olarak açıklanabilir. By-Pass ameliyatı ise vücudumuzda yer alan atardamarların tıkanması durumunda uygulanan cerrahi tedavi yöntemidir. Açık kalp ameliyatı olarak da adlandırılan bu operasyon sırasında hastanın göğüs bölgesi kesilir ve kalbe, arterlere ya da kalp kapakçığına müdahale edilir. Yine bu cerrahi müdahale yöntemi ile koroner arterlerde meydana gelen daralmanın ilerisine, hastanın vücudunun bir başka yerinden alınan damarlar ile damar köprüleri oluşturulur. Tıkanan kalp damarlarının yerine yeni damarlar takılması ile gerçekleştirilen Koroner By-Pass ameliyatı, kurallarına uygun bir şekilde uygulanırsa hasta 8-10 yıl boyunca sorunsuz bir şekilde yaşamını sürdürebilir.

Koroner By-Pass Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Kalbe ihtiyacı olan kanı “koroner arter” adı verilen atardamarlar getirmektedir. Ancak bazen bu damarlar içinde daralma ya da tıkanmalar meydana gelebilir. Bunun sonucunda ise kalp yeterince beslenemez ve görevlerini yerine getirmesi güç hale gelir. Koroner arter damarlarında tıkanma ya da daralma meydana gelen hastalar göğüs sıkışması şikâyeti yaşarlar. Bu damar hastalığı sonucunda kişilerin kalp krizi geçirme riski de bulunmaktadır.

Hastanın şikâyetlerini ortadan kaldırmak için Koroner By-Pass ameliyatı uygulanması kararı alınabilir. Bunların yanında genel olarak bir hasta için açık kalp ameliyatı kararının alınma nedenleri aşağıdaki gibidir:

  • Koroner damarların balon-stent gibi ameliyatız yöntemler ile açılamadığı durumlarda,
  • Bir ya da birden fazla damarın daha önce ameliyatsız yöntemler ile açılmasına rağmen yeniden tıkanması durumunda,
  • Kalp kapak operasyonu gerektiğinde ve birden fazla koroner arterin hastalığında,

Açık Kalp Ameliyatının (Koroner By-Pass) Riskleri Nelerdir?

Tüm cerrahi operasyonlarda olduğu gibi kalp hastalıklarının tedavisi için uygulanan By-Pass operasyonunda da belli riskler bulunmaktadır. Bu riskler arasında göğüs yarası enfeksiyonu yer almaktadır. Meydana gelen bu durum daha çok obezite, diyabet ve daha önce bu ameliyatı geçirmiş kişilerde görülmektedir. Açık kalp ameliyatı riskleri arasında ayrıca düzensiz kalp ritmi, akciğer ve böbrek yetmezliği, baş dönmesi, hafıza kaybı, kan kaybı ve nefes almada zorlanma gibi riskler de bulunmaktadır.

Tüm bunların yanında bu cerrahi operasyonu geçiren hastaların daha önceki yaşam tarzlarını büyük ölçüde değiştirmeleri gerekmektedir. Özellikle yeme içme, ilaç kullanımı, spor aktiviteleri ve günlük yaşam konusunda mutlaka doktor tavsiyelerine uyulmalıdır.

Kalp sağlığıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile hastalığınızdan kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

 

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kalp Sağlığı

Kalp Krizi Geçirme Riski Kış Aylarında Artıyor

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Kalp Krizi Geçirme Riski Kış Aylarında Artıyor

Araştırmalara göre kalp krizleri kış aylarında diğer mevsimlere göre 2-3 kat daha fazla olup daha ölümcül seyredebiliyor. Kan akışındaki değişim, hormonal faktörler ve tansiyonun yüksek olması gibi faktörler nedeniyle kalp krizi en çok sabah saatlerinde görülüyor ve sonuç olarak kalp krizi geçirme riski kış aylarında artıyor.

Kış Sabahları Kalp Krizini Tetikliyor

Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Kış mevsiminde kar yağışı sonrasında işe yetişme, araba camlarındaki karları temizleme ve hızlı hareket edilmesi kalp krizini tetikleyebilir” açıklamasında bulundu.

Kış mevsiminde solunum yolu enfeksiyonların ve gribin daha sık görülmesi, kış aylarında daha fazla kalori içeren yağlı besinlerin tüketilmesi ve bu kalorinin harcanamaması, güneş ile daha az temas edilmesi sonucu bazı hormonal değişiklikler, kapalı havaların oluşturduğu stres gibi sebeplerin kış mevsiminde daha fazla görüldüğünün altını çizen Anadolu Sağlık Merkezi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Ancak kalp krizlerinin kış aylarında daha sık olmasının belki de en önemli sebebi soğuk havaların uyardığı damarlardaki büzülme, spazm ve tansiyonu yükseltici etkidir. Soğuk havada vücut, mevcut ısısını korumak üzere cilde daha az kan gönderir ve bunu da tüm damarlarda özellikle cildi besleyen damarlarda büzülme oluşturarak yapar. Bu büzülme otomatik olarak tansiyonun yükselmesine neden olur” dedi.

Kar Temizlemek Tansiyonu Yükselten Ciddi Bir Egzersizdir

Özellikle sabah saatlerinin kan akışkanlığındaki değişim, hormonal faktörler, tansiyonun daha yüksek olması gibi pek çok faktörün etkisi ile kalp krizlerinin en sık görüldüğü saatler olarak bilindiğini söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Her yerin karlarla kaplı olduğu, güneşli, tazelik hissi uyandıran beyaz kış sabahları özellikle bilinen damar tıkanıklığı olan ve kalp hastalığı risk faktörlerini yoğun olarak bünyesinde bulunduran, tansiyonu yüksek olan kişiler için günün en tehlikeli zamanıdır” şeklinde konuştu.

Araştırmalara göre gece kar yağdıktan sonra sabah dışarı çıkıp evinin önündeki ya da arabasının camlarındaki karları temizleyen, işe yetişmek, trafiğe kalmamak acelesiyle hızla hareket eden ve farkında olmadan aslında çok ağır bir egzersizi oldukça soğuk havada yapan kişilerde kalp krizi geliştiğinin saptandığını vurgulayan Prof. Dr. Ertan Ökmen, “Karların temizlenmesi için yolu açmak ya da arabanın karlı-buzlu camlarını temizlemek aslında tansiyonu da yükselten ciddi bir egzersizdir” açıklamasında bulunarak risk faktörlerine sahip kişilerin kışın kalp krizini önlemek için dikkat etmesi gerekenleri şöyle açıkladı:

  • Kış sabahlarında çok daha dikkatli olun
  • İlaçlarınızı düzenli alın
  • Özellikle kar yağışının ertesi günü sabahında yapacağınız kar temizleme işini dinlenerek yavaş yavaş yapın, imkân varsa yapmayın.

Kalp kriziyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kalp Sağlığı

Kalp Krizi Riskini Azaltmanın 8 Yolu

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Uykuda Kalp Krizi Riskini Azaltmanın 8 Yolu

Uyku düzensizliği olan ve uykusuzluk çekenlerde kalp krizi oranının daha yüksek olduğunu biliyor muydunuz? Ancak paniğe kapılmaya gerek yok. Zira sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanarak ve uyku kalitenizi artırarak uykuda gelişebilecek kalp krizi riskini en az seviyeye indirebilirsiniz. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut, uyku apnesi, diyabet, yüksek tansiyon ve uyku bozukluğu ile panik ve kaygı bozukluğu olanlarda kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu belirtirken “Uykusu düzensiz olanlarda, sık uyananlarda, sık kabus görenlerde uykuda kalp krizi riski fazladır. Uykunun düzensiz olması, uykunun kalitesini azaltarak nabız ve kan basıncında ani değişimlere yol açar. Bu durum uykuda kalp krizine yakalanma riskini artırabilir. Uyku bozukluğu yaşayanlar bu konuda profesyonel yardım ve gerekirse ilaç desteği ile uykuyu düzene sokmalıdır” diyor. Prof. Dr. Ahmet Karabulut, uykuda kalp krizi riskini azaltmanın 8 yolu hakkında bilgi verdi.

Göğüs ağrısı ile yatağa girmeyin

Kalp krizleri çoğunlukla önceden bulgu veriyor. Göğüste sıkıntı hissi, göğüs ağrısı kalp krizinin en sık gözlenen bulgularından. Bu şikayetleri belirgin olan kişilerin bu halde yatağa gitmemesi ve muayene olması gerekiyor. Çünkü hafif başlayan bulgular uyku sırasında belirginleşebiliyor.

Akşam 9’dan sonra yemek yemeyin

Geç saatte yenilen yemekler, özellikle hamurlu tatlılar kan şekerini ve kandaki stres hormonlarını artırıyor. Özellikle kontrolsüz diyabet hastalarında risk belirgin olarak artış gösteriyor. Geç saatte acıkıyorsanız bir kase yoğurt ya da ceviz, yer fıstığı gibi bitkisel omega3 içeren besleyici atıştırmalıklardan yiyebilirsiniz.

Sigara içip yatağa girmeyin

Sigara kalp krizi riskini artıran temel etkenlerden biri. Sigara tiryakileri uyku öncesi genelde sigara takviyesi yaparken, bu durum kan akışkanlığı ve damar yapısında olumsuz etkilere yol açıyor. Özellikle geç saatte yenilen ağır bir akşam yemeğine sigara ya da nargile türü tütün ürünleri eklenerek yatağa girmek uykuda oluşacak kalp krizine davetiye anlamına geliyor.

Tansiyonunuzu ölçün

Gece düşmeyen tansiyon uyku sırasında kalbe ek yük bindiriyor. Özellikle tansiyon değerleri dengesiz olan kişilerin yatmadan önce kan basınçlarını kontrol etmesi çok önemli.

Uyku saatini kaçırmayın

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “Kaliteli uyku kalbin dostu olup, derin ve deliksiz uyku uyuyanlarda kalp krizi riski azalır. Bunun için özellikle gece 23:00-01:00 arasında uyumak çok önemlidir. Bu dönemde melatonin salınımı en üst düzeyde olup, kişinin daha kaliteli uyku geçirmesini sağlayacaktır” diyor.

Uyku ortamınıza düzen verin

Kaliteli bir uyku için yatılan yatağın kalitesi, ortamın nemi, toz oranı önem taşıyor. Uyku ortamınızın havalandırılması, tozdan arındırılması, ısıtma sistemi, nemin düzenlenmesi ve rahat edeceğiniz ortopedik ve hijyenik bir yatak tercih etmeniz uyku kalitenizi artırmada önemli unsurlar.

Ateşle yatağa girmeyin

Ateşli hastalıklar kalbin üzerindeki yükü artırıyor. Sıklıkla gece saatlerinde artan ateşe çoğu zaman uyku ve ter atma ile çözüm aranıyor. Özellikle kalp damar hastalığı için riski olanlar, yaşlılar ve kalp yetersizliği hastalarında ateşli hastalıklar uykuda kalp krizi riskini artırıyor.

Hastalıkları önemseyin

Özellikle uyku apnesi, depresyon, kaygı bozuklukları gibi rahatsızlıklar çoğu zaman dikkate alınmayıp tedaviden de kaçınılıyor. Oysa uyku düzenini bozan, uykuda kalp krizi riskini artıran bu durumlar için mutlaka sosyal ve profesyonel destek alınması gerekiyor. Yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği gibi hastalıkların tedavilerini aksatmamanız, düzenli kontrollerinizi yaptırmanız şart.

Uykuda kalp krizi nasıl bulgu veriyor?

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut “En sık izlenen bulgu göğüste sıkıntı hissi ve çarpıntı ile uyanmaktır. Bu duruma genelde soğuk terleme eşlik eder. Bunun yanında boyun bölgesine yayılan göğüs ağrısı, güçsüzlük hissi, baş dönmesi ek olarak izlenebilir. Bu şikayetlerle uyanan kişilerin özellikle tuvalete giderken dikkatli olmaları önerilir. Zira, tuvalet sırasında baş dönmesi ve baygınlık gelişebilir. Şiddetli kalp krizlerinde ölümcül ritim bozuklukları tetiklenebilir. Belirtilen şikayetlerle uyanan ve şikayetlerinin şiddeti artarak devam eden kişilerin ambulans çağırması ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları önerilir” diyor.

Kalp kriziyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Kalp Sağlığı

Mitral Kapak Hastalıkları Nedir

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

Mitral Kapak Hastalıkları Nedir

Mitrak kapak, kalbin sol kulakçığı ile karıncığı arasında yer almaktadır. Akciğerden temizlenerek gelen kanın sol karıncığa geçmesini sağlayan mitral kapak, kalpteki iş yükü en ağır kapaktır. Bu kapak alanının küçülmesi ve bu sebeple kapakların hasar görmesi sonucunda mitral kapak hastalıkları meydana gelmektedir. Bu hastalıklar oldukça sinsi hastalıklardır. Yani yavaş yavaş gelişim gösterirler. Peki, mitral kapak hastalıkları nelerdir?

Mitral Kapak Hastalıkları

Mitral Kapak Yetmezliği

Mitral kapak hastalıkları arasında “mitral kapak yetmezliği” de yer almaktadır. Bu hastalık, mitral kapağın tam olarak kapanmaması nedeniyle meydana gelir. Uzun süreli bir hastalık olan mitral kapak yetmezliği, kronik ilerleyici kalp hastalığı olarak da bilinmektedir. Mitral kapağın tam olarak kapanmaması, kalbin kasılması esnasında kabin sol karıncığına kanın geri kaçmasına neden olur.

Mitral Kapak Darlığı

Mitral kapak hastalıklarından bir diğer ise mitral kapak darlığıdır. Kapakçıklar sertleşirse ve kanın sol karıncığa geçmesi zorlaşır. Bu kapaklar normalde 4 ile 6 cm² dir.  Mitral kapakların 2,5 cm² altına düşmesi durumunda ise mitral kapak darlığı meydana gelmektedir.

Mitral Kapak Hastalıklarının Belirtileri

Mitral kapak hastalıkları, mitral kapak darlığı ve mitral kapak yetmezliği olarak görülmektedir. Bu rahatsızlıklar farklı hastalıklar olsalar da belirtileri benzerlik gösterir. Her iki hastalıkta da görülebilecek belirtiler ise şunlardır:

  • Ateş,
  • Nefes darlığı,
  • Çarpıntı,
  • Ritim bozukluğu,
  • Kanlı balgam
  • Yorgunluk hali,

Mitral Kapak Hastalığı Teşhis ve Tedavisi

Mitral kapak hastalıklarının teşhisi için öncelikli olarak hastanın şikâyetleri dinlenir. Hastanın yaşadığı şikâyetler ile belirtiler karşılaştırılır. Mitral kapak yetmezliği teşhisi konulabilmesi için ekokardiyografi, EKG ve akciğer filmi gibi tetkikler gerekmektedir. Bu yöntemler sonrasında kesin teşhis konulabilir. Mitral kapak darlığı teşhisi için ise yine kap angiografi ve ekokardiyografi yöntemleri kullanılır. Ancak kalp angiografi, daha çok cerrahi müdahalenin gerektiği durumlarda tercih edilir.

Bu hastalıkların her ikisinde de erken teşhis ve tedavi önemlidir. Hastalıkların tedavisi için ise farklı yöntemler kullanılmaktadır. Bunlar arasında mitral balon genişletme yöntemi de yer almaktadır. Ancak tedavi için hangi yöntemin kullanılacağına hastalığın derecesi, hastanın durumu ve hastalığın nedeni göz önünde bulundurularak uzman doktor tarafından karar verilmektedir.

Damar hastalıklarıyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Güncel tedavi yöntemleri ile hastalığınızdan kurtulmak için hemen randevu alın.  +90 551 379 72 56

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar