Connect with us

Beslenme

Pancar Yaprağı ile Kalp Hastalıklarından Korunun

Tarih:

on

Pancar yaprağı

Tamamı bilimsel araştırmalara dayanan ve kalbinize fayda sağladığı ispatlanmış yiyeceklerle siz de kalp sağlığınızı koruyabilirsiniz. Pancar ve biber bu besinlerin başında geliyor

Kalp sağlığı denildiğinde onu korumak için yapılması ve yapılmaması gerekenler, sebep olanlar ve yol açtığı hastalıklar başta olmak üzere konuşacak sayısız şey bulmak mümkün. Tüm dünya genelinde kalp hastalıkları sebebiyle yaşanan ölümlerde meydana gelen artış, önlem almanın aciliyetini gözler önüne seriyor. Yapılan araştırmalar, beslenme düzenindeki yanlışlar ve obezitenin gündemdeki öncü suçlular olduğunu gösteriyor.Kalbinizi korumak için en başta doğru beslenmek gerekir. Bugün, kalp sağlığını önemseyenler için bir alışveriş listesi hazırladım. Tamamı bilimsel araştırmalara dayanan ve kalbinize fayda sağladığı ispatlanmış yiyeceklerle dolu listeye bir göz atalım… Pancar yapraklarını çöpe mi atıyorsunuz? Atmayın! Kalp hastalıklarından korunmanız için hazırladığımız listenin ilk sırasında pancar yaprağı yer alıyor.

PARMESAN PEYNİRİ TÜKETİN

Yapılan araştırmalar, pancar yaprağının sayısız faydasını gün yüzüne çıkardı. pancar yaprağında bulunan lifin, kolesterol emilimini engellemeye yardımcı olduğu artık biliniyor. Özellikle kolesterol problemi yaşayanlar, pancar yaprağından mutlaka faydalanmalılar. Ayrıca potasyum içeriği sayesinde kan basıncınızı dengelemeye de yardımcı oluyor. Pancar yaprağından beklediğiniz faydayı elde etmek için her gün (pişmiş) bir bardak pancar yaprağı tüketmeniz yeterli.

ABD’de yapılan ve Amerikan Tansiyon Birliği’ne ait tıbbi literatürde yayınlanan bir araştırmada, yarım yağlı sert İtalyan peyniri olarak sınıflandırılan peynir grubunun (parmesan vb.) kalp ve damar sağlığına faydası incelenmiş. Öncelikle yüksek tansiyon hastası gönüllüler bir araya getirilmiş ve iki gruba ayrılmış. Gruplardan birine iki ay boyunca her gün yaklaşık 30 gram peynir yedirilmiş. İki ayın sonunda büyük tansiyonlarında (araştırma öncesi ölçülen değerlere göre) 8 mmHg, küçük tansiyonlarında 7 mmHg düşüş tespit edilmiş. Bu seviyedeki düşüş, hafif bir tansiyon ilacının etkisiyle neredeyse aynıdır. Bu tip peynirde bulunan proline-proline (IPP) and valine-proline-proline (VPP) adlı maddeler, damarları gevşeterek tansiyonun düşmesine neden olan asıl sorumlulardır. Bu maddeler, tıpkı ACE inhibitörü olan tansiyon ilaçları gibi etki göstererek anjiyotensin 2 adlı maddenin üretiminde azalmaya sebep olurlar.Araştırmaya dahil edilen diğer gruba ise süt ürünü olmayan sahte peynir yedirilmiş ve süre sonunda anlamlı hiçbir değişiklik olmadığı tespit edilmiş. Bu sonuç sizi kontrolsüzce peynir yemeye itmemeli. Öncelikle beklenen faydayı elde etmek için tarif edilen peyniri tavsiye edilen miktarda yemeniz gerektiğini unutmamalısınız.

C VİTAMİNİNDEN ZENGİN BİBER

C vitamini, insan bedeninde stres hormonu olan kortizolun düşmesine yarayan en önemli maddelerden biridir. Kortizol, damarların büzüşmesine sebep olan bir maddedir. Damar darlığına sebep olan plakları bulunan bir kişinin kortizol seviyesinin yükselmesi, kalp krizi açısından tetikleyici olabilir. Kortizol seviyesi, sabah gün ağarmasıyla birlikte en yüksekdüzeye ulaşır. Dolayısıyla C vitamininden zengin gıdalar içeren bir kahvaltı gün boyu kalbinizi korumak açısından faydalı olabilir. Sıklıkla tüketilen C vitamini kaynakları incelendiğinde, ilk sırada biber yer alır. Ardından kivi, çilek ve dördüncü sırada portakal bulunur.

SUNİ SOLUNUM VE KALP MASAJI YAPIN

Aniden kalp durması kalp krizinden daha ölümcüldür. Kalp aniden durduğunda beyin dahil tüm organlara giden kan da durur. Kalbin ‘elektrik’ sistemi arıza verdiğinde kalp ritminde bozulma meydana gelir. Ani kalp durmasına neden olan aritmi ani kalp durması, ventriküler fibrlasyon olarak adlandırılır. Ani kalp durması, kalp krizine neden olabileceği gibi kalp krizinin ardından da gelişebilir. Yapılan istatistiki araştırmalar, ani kalp durmasına hemen müdahale edilmediğinde 8-10 dakika sonra (büyük olasılıkla) ölüm gerçekleştiğini gösteriyor. yani zamanınız çok az. Yanınızda rahatsızlanan birinin kalbinin durduğunu anlayabilmeniz için belli başlı belirtileri biliyor olmanız gerekir.

Ani kalp durmasının belirtileri şunlardır:

Göz bebekleri arkaya doğru kayar
Şuur kaybı ya da baygınlık
Solunum durur
Morarma
Nabız alınamaz

Saydığım belirtiler neredeyse hayatını kaybetmiş biriyle aynı. Bu tip bir durumla karşılaştığınızda acil müdahale etmeniz gerekir. İlk yapmanız gereken yardım çağırmak olmalıdır. Yardım gelene kadar eğitiminiz varsa, hiç vakit kaybetmeden kardiyopulmener resütasyon dediğimiz suni solunumla birlikte kalp masajına başlayın. Bu, dokuların ve beynin kısmen de olsa oksijensiz kalmaması açısından hayati önem taşır. Beyin ölümü, dört dakika içerisinde geri dönüşümsüz olarak başlar. Bu tip müdahalelerin hiç vakit kaybetmeksizin yapılması gerekir. Ancak en önemli husus, gerçekten solunumun ve kalbin durduğundan emin olmaktır.

HASTANIN ŞUURU YERİNDEYSE ÖKSÜRMESİNİ SAĞLAYIN

Kalp hastalıkları kendi içinde pek çok dala ayrılır. En bilineni kuşkusuz kalp krizidir. Kalp krizi en geniş tanımıyla, kalpteki bir bölgede meydana gelen kan akışının sınırlanması ya da durmasıdır. Kalp krizinde temel suçlu, koroner kalp hastalıklarıdır. Koroner kalp hastalıkları, damar içinde plak oluşumuna sebep olur. Oluşan plak büyüdüğünde ya da bir sebeple koparak kan pıhtısı halini aldığında kalp kasına giden kan akışına engel oluşturur. Kanın temel görevi organlara oksijen taşımaktır ve kalp kası da bunlardan biridir. Tıkanıklık sebebiyle ihtiyacı olan oksijene ulaşamayan kalp kası, ölmeye başlar. Bu da görevini yapamayacağı anlamına gelir.

KALP KRİZİNİN TEMEL BELİRTİLERİ

Kalp krizi geçirdiğini düşündüğünüz birinin yanındaysanız asla panik olmamalı vehastanın gösterdiği belirtileri izlemelisiniz. İlk yapmanız gereken, ambulans çağırmak ya da hastayı en yakın sağlık merkezine götürmektir. Kalp krizi geçiren biri ve aniden kalbi duran kişi farklı belirtiler gösterir.

Kalp krizinde:
Üst karın, göğüs, kol, çene ve kürek kemiğinde ağrı
Göğüste daralma hissi, kol ve boyunda ağrı
Anormal kalp atımı (ritmi)
Sersemlik hali ve baş dönmesi
Aşırı halsizlik
Soğuk terleme
Bulantı ve kusma
Kısa ve kesik kesik nefes alma gibi belirtiler görülebilir.

Eğer yanınızda kalp krizi geçiren biri varsa ve bu konuda uzman değilseniz riskli müdahalelerden kaçının. İlk yapacağınız şey, yardım çağırmak olmalıdır. Yardım gelene kadar hastayı yatırın. Üzerindeki kıyafetleri gevşetin, ayaklarını kalp seviyesinin üstüne gelecek şekilde yukarıda tutun. Bu, kalbe kan akımını kolaylaştıracaktır. Eğer hastanın şuuru yerindeyse hafif şiddette öksürmesini tavsiye edin.

Pancarın faydalarından bahsettiğimiz diğer bir yazımıza buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar