Connect with us

Aile Sağlığı

Kilo Vermeniz Durabilir, Panik Yapmayın!

Tarih:

on

kilo vermeniz durabilir

Kilo Vermeniz Durabilir, Panik Yapmayın!

Hayatınıza sağlıklı bir şekilde devam etmek istediğinizde yapmanız gereken ilk şey, doğru alışkanlıklar edinmeye başlamaktır. Bunlar, günlük diyetinize ekledikleriniz ya da çıkardıklarınız olabileceği gibi egzersiz alışkanlığı edinmek de olabilir. Daha önce defalarca söylediğim gibi başarısız diyetlerin ilk sorumlusu, diyete başlamış olmanızdır. Diyete başlanmaz! Diyet, ancak hayat tarzınız haline geldiğinde sizi başarıya götürebilir. Yani doğru beslendiğinizde, diyete başlamanıza gerek kalmaz çünkü fazla kilolarınız olmaz.

ZORLAMAYIN!

Bazen ne kadar doğru beslenirseniz beslenin, küçük kaçamakların ya da tembelliklerinizin sebep olduğu fazla kilolarınızdan kurtulmanın yollarını ararsınız. Böyle durumlarda sizi biraz daha zorlayan sıkı diyet programlarına geçiş yaparsınız. Başlarda her şey yolundadır. Sabah akşam keyifle tartıya çıkar, gün içinde kaybettiğiniz gramları sevinçle hesap etmeye başlarsınız. Ancak bir süre sonra tartıda gördüğünüz rakam, değişmemeye başlar. Bir şeyleri yanlış yaptığınızı düşünüp programınızı zorlamaya başlarsınız. Ancak sonuç neredeyse aynı kalır. Öncelikle şunu bilmelisiniz; bu sizin suçunuz değil. Aksine son derece doğal bir sonuç! Sıkı bir beslenme planına girdiğinizde, rutininiz değişir. Normalden çok daha az kalori almaya başlarsınız ve bu değişim, bedeniniz için ani sayılan bir hızla gerçekleşir. Daha az kalori alarak beslenmek, doğal olarak hızlı bir şekilde kilo kaybetmenize sebep olur. Eski rutininize göre daha az sayılan -yeni- günlük kalori miktarınız, hızla küçülmeye başlayan bedeniniz için az olmaktan çıkar. Bu durumda ya daha az kalori almanız gerekir -ki bu, bir kısır döngü halini alacaktır- ya da metabolizmanızı harekete geçirerek tekrar kilo vermenizi sağlayacak yöntemler bulmanız gerekir.

Alıştığınız düzenin dışına çıkarak normalden az kalori almaya başladığınızda vücudunuz, bunu bir yokluk tehdidi olarak algılar ve doğası gereği kendini koruma altına alır. Bir an önce kilo vermek isteyen biri için ne kadar da talihsiz bir durum… Bu dönemde bedeniniz birtakım hormonlar salgılamaya başlayarak sizi daha çok yemeye teşvik edebilir. İşte hevesinizin kaçmaya başladığı bu anlarda daha kararlı olmalı ve aslında neye ihtiyacınız olduğunu doğru öğrenmelisiniz. Son yıllarda zayıflama serüvenin aşamaları hakkında yapılan araştırmalar, böyle zamanlarda bedenin ‘ateşleyicilere’ ihtiyaç duyduğunu gösterdi. Peki nedir bu ateşleyiciler?

PROTEİNLİ BESLENİN

Yapılan araştırmalar kilo verirken yüksek proteinli beslenmenin, kas kütlenizi korurken metabolizmanızı da harekete geçirdiğini gösterdi. Kalori sınırlaması yapan profesyonel sporcular üzerinde yapılan bir araştırma, günlük diyetlerine ekledikleri 2.5 gram protein sayesinde kaslarını koruduklarını ve yağ oranlarının en düşük seviyeye indiğini belirtiyor. Ayrıca yapılan benzer araştırmalar, insan bedeninin proteini sindirirken, karbonhidratı sindirdiğine oranla iki kat fazla kalori yaktığını da gösterdi.

KIRMIZI BİBER VE KARABİBER KULLANMAKTAN VAZGEÇMEYİN

Türk mutfağının vazgeçilmezlerinden olan toz biber, zayıflama serüveninizde en iyi arkadaşlarınızdan biri olmalı. Yapılan araştırmalar, bibere acı tadı veren kapsaisin adlı maddenin, metabolizmayı hızlandırdığını gösterdi. Kapsaisin, bedeninizde bulunan beyaz yağ hücrelerini çok daha faydalı olan kahverengi yağ hücrelerine çevirir. Kahverengi yağ hücreleri, kalori yakmayı sağlayan yağ hücreleridir. Dolayısıyla sayılarının artması, daha hızlı zayıflamanıza yardımcı olur. Karabiber, metabolizmanın hızlanmasına yardımcı olan alkaloit pipelin adlı bir madde içerir. Yemeklerinizi karabiber ile tatlandırmak, zayıflamaya yardımcı olacaktır. Yapılan araştırmalar, alkaloit pipelen adlı maddenin, domateste bulunan likopen adlı madde ile bir araya gelmesiyle, metabolizma hızlandırma etkisinin neredeyse ikiye katlandığını gösterdi.

KAHVALTIDA BİR YUMURTA YEMEKTEN ÖNCE GREYFURT

Sabah kahvaltınıza ekleyeceğiniz bir adet haşlanmış yumurta, ara öğünlerinizden birinde 10-15 adet badem tercih etmek ya da salatanıza ilave ettiğiniz organik tavuk etini bir miktar artırmanız, kilo vermenizde size yardımcı olacaktır. Kiraz ve familyasında bulunan meyveler, metabolizmayı hızlandırıcı etkiye sahiptir. Ayrıca uzun süre tok hissetmenizi sağlayarak, normalden daha az yemenize yardımcı olurlar. Kilo verme hızınız yavaşladığında diyet planınızın meyve başlığı altında sıralananlara; kirazı eklemeli, hatta en başa almalısınız. Başlarda iyi giden diyet programınıza harfiyen uyduğunuz halde kilo vermeniz durduğunda, bedeniniz size bir mesaj gönderiyor demektir: Lif lazım!

Sindirim sisteminiz olması gerektiği gibi çalıştığında, yediklerinizi çok daha hızlı sindirirsiniz. Bu sebeple bağırsaklarınızı harekete geçirecek gıdalarla beslenmek, duran kilo kaybınızı yeniden harekete geçirmenizi sağlar. Elma, armut, böğürtlen, brokoli ve enginar, lif ihtiyacınızı karşılamak için son derece ideal meyve ve sebzeler arasında sayılabilir. Gönüllü katılımcılar üzerinde yapılan bir araştırma, greyfurtun zayıflama üzerindeki mucizevi etkisini gösterdi. Diyetleri boyunca düzenli greyfurt yiyen katılımcıların yemeyenlere oranla yüzde 25 oranında daha az yeme ihtiyacı duydukları ve yüzde 7 oranında daha fazla kilo verdikleri ortaya çıktı. Akşam yemeklerinden önce yarım greyfurt yemek yeterli.

GÜNDE SEKİZ BARDAK BUZLU SU İÇMEK 70 KALORİ YAKTIRIR

Çinko, vücudumuzun günlük ihtiyaçları arasında yer alır ve sağlıklı bir yaşam için eksikliğinin giderilmesi gerekir. Susam, istiridye, kabak ve karpuz çekirdeği, bitter çikolata, koyun eti, ıspanak ve mantarda bulunan çinko, tokluk sinyallerinin beyne iletiminde görev alan leptin adlı hormonun salgılanmasında görev alır. Böylece, doyduğunuzu vaktinde fark eder ve daha az yersiniz! Soğuk hatta buzlu içecekler için. Tavsiyelerimi düzenli takip edenler, suyu dahi soğuk içmeniz gerektiğini söylediğimi defalarca duymuşlardır. İnsan bedeni, sıcak sayılabilecek bir derecededir.

İÇTİĞİNİZ SOĞUK OLSUN

Dışarıdan soğuk bir içecek girdiğinde, vücudun ısısına uyum göstermesi gerekir. Bu sebeple soğuk su ya da buzlu içecekler içtiğinizde (soda gibi) bedeniniz, tekrar ısınmaya çalışır ve bunun için ekstra kalori yakması gerekir! Yani tam da ihtiyacınız olan şey budur. Yapılan araştırmalar, günde sekiz bardak buzlu su içmenin, 70 kalori yakmaya sebep olduğunu gösterdi.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Aile Sağlığı

Uykunuzu Düzenlemeye Yardımcı Olacak Öneriler

Tarih:

on

Pandemi sürecinde bozulan uyku düzeninizi düzeltmeniz için bu öneriler size yardımcı olabilir.

Birçok insan COVID-19 sürecinde günlük yaşamın bozulması, evden çalışmak, daha az doğal ışık almak, belirli bir programı takip etmemek ve stres gibi nedenlerden dolayı uyku sorunu yaşamaya başladı.

Bu oldukça yaygın bir sorun. Ancak uzmanların bu önerileri ile uyku sürecinizi düzenleyebilirsiniz.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Böbrek Taşını Önlemenin 7 Yolu

Tarih:

on

Böbrek taşı ağrısı çekmemeniz için bazı öneriler derledik.

Böbrek taşı oluşumundan ve tekrarlamasından korunmak mümkün.

Bu önerilerimizi mutlaka uygulayın.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Endişe Hakkında Bilinmesi Gereken 10 Gerçek

Tarih:

on

Öncesi1 of 12
Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

Hayatınızı endişeye teslim etmek ve sizi yönetmesine izin vermek zorunda değilsiniz. Endişe ve kaygı bozukluklarını ve bu durumun vücudunuzu ve hayatınızı nasıl etkilediğini ne kadar iyi anlarsanız, kontrolü ele almak için o kadar donanımlı olursunuz.

Anksiyete hayatın bir parçasıdır ve herkesin hayatında bazen kontrolü ele alabilir. Hatta bazıları tüm hayatlarını endişe içinde geçirebilir. Bazıları da özellikle yaşadığımız pandemi sürecinde ilk kez endişe ve kaygı içinde yaşamayı deneyimliyor olabilir.

Anksiyete kulağa her ne kadar ürkütücü gelse de sanıldığı kadar korkutucu değil. Hayatınızı endişeye teslim etmek ve sizi yönetmesine izin vermek zorunda değilsiniz. Endişe ve kaygı bozukluklarını ve bu durumun vücudunuzu ve hayatınızı nasıl etkilediğini ne kadar iyi anlarsanız, kontrolü ele almak için o kadar donanımlı olursunuz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar