Connect with us

Kanser

Kanserden Korunmak için Eski Kaşar Yiyin

Tarih:

on

Kanserden Korunmak için 2 Dilim Eski Kaşar Yiyin

Yapılan araştırmalar; her gün yenen iki dilim eski kaşar peynirinin, akciğer ve prostat kanserine yakalanma riskini azalttığını gösterdi. Bu yazımızda kanserden ve kanserden korunmak için neler yapmanız gerektiğinden bahsedeceğiz.

Kanser, en basit tanımıyla hücrelerin rutin olarak gerçekleştirdiği bölünme ve çoğalma hareketlerinin kontrolsüz gerçekleşmesi ve bu durumun ilerlemeye başlaması sonucu -tabiri caizse- sistemin kontrolden çıkmasıdır. Sağlıklı bir insan vücudunda (kas ve sinir hücreleri hariç), tüm hücreler bölünme ve çoğalma özelliğine sahiptirler. Bu yetenekleri sayesinde gün içerisinde ölen hücreler ya da yaralanan dokular yenilenir veya onarılır. Sistemin kusursuz işlemesi ve yaşamın sağlıklı devam edebilmesi için gereken bu akışın da bir sınırı vardır. Sağlıklı hücreler ne zaman bölünmesi, çoğalması gerektiğini bilirler ve bir hücrenin yaşamı boyunca bu işlemi kaç kez tekrar edebileceği bellidir. Bu bilinci kaybeden hücreler (mutasyona uğramış hücreler), kanser hücresi olarak tanımlanır.

BÖLÜNÜP ÇOĞALIRLAR

Kontrolsüzce bölünüp çoğalmaya başlayan kanser hücreleri, bir süre sonra birikmeye başlarlar. Biriken hücrelerin bir araya gelmeleriyle oluşan ‘yabancı’ yapı da tümör olarak adlandırılır. Tümörler, dokuları sıkıştırarak tahrip edebilir hatta içine sızabilirler. Tümörün de oluşmasıyla artık vücutta bulunan kanser hastalığı, tümörün zarar vermeye başladığı organın adıyla anılır ve uygun tedaviye başlanır. Bazen kanser bir kişinin hatalı genleri kalıtım yoluyla alması veya kansere neden olan maddelerin ortaya çıkması ile kısa ve basit bir yol çizer. Bazen de sebebinin saptanması mümkün olmaz. Kişide yüksek riskte hastalığın ilerlemesine karşı kuvvetli ipuçları sağlayan faktörler bulunmamaktadır. Kişiler bu risk faktörlerine bilirlerse, onları azaltmak için harekete geçebilir ve hayatlarını kurtarabilirler. Şüphesiz hiçbiriniz genlerinizi, ırkınızı ve yaşınızı değiştiremezsiniz. Fakat yüksek risk altındaki kişiler sık aralıklarla tarama testlerini yaptırarak kendilerini kontrol altına alabilirler.

FAZLASI ZARARLI DEĞİL

Sağlıklı beslenerek kanserden yüzde 60-80 oranında korunabilirsiniz. Yapılan araştırmalara göre; eski kaşar peyniri K2 vitamini açısından çok zengin. K2 vitamininin ispatlanan en belirgin özelliği ise kanser hücrelerinin bölünüp çoğalmasına olan yavaşlatıcı etkisidir. Elbette fazlasından zarar gelmez ama her gün iki ince dilim eski kaşar peyniri yemeniz kansere karşı mücadelede en iyi yardımcılarınızdan biri olacaktır. Araştırmalar; her gün yenen iki dilim eski kaşar gibi peynirlerin, akciğer ve prostat kanserine yakalanma riskini azalttığını gösterdi.

SAĞLIKSIZ ALIŞKANLIKLAR

Yaşamımızın günlük etkilerinin pek çok hastalık için risk oluşturması sürpriz değildir. Kanser de bunlardan birisidir. İşte o zararlı alışkanlıklar:

Sigara içmek: Akciğer, ağız, dil, yemek borusu, mesane, böbrek ve pankreas kanseri sebebidir.

Alkol kullanımı: Alkol kullanmak ağız, boğaz, yemek borusu, meme, kolon ve karaciğer kanser riskini artırır. Sonuçları net olarak bilinmese de alkol sindirildiğinde ve metabolize olduğunda tahrip edici kimyasallar bulundurabilir veya toksik materyaller üretebilir. Alkol estrogen (dişilik) hormonunu etkiler, meme, yumurtalık ve rahim kanseri artırıcısı olarak ta bilinir. Alkol, kansere karşı koruma sağlayan besinleri de azaltır.

Çok az veya çok fazla güneş banyosu: Gereğinden az güneş banyosu, D vitamini eksikliğine sebep olur. Güneş ışınları ciltte bulunan bazı kimyasalları harekete geçirerek D vitamini üretilmesini sağlar. D vitamini eksikliği, kolon, rektum, kalın bağırsak ve pankreas kanserine sebep olur. Aşırı ultraviyole ışıması melanoma-deri kanseri ve diğer tip deri kanserlerine sebep olabilir.

Yüksek yağlı ve düşük lifli beslenme: Genel beslenmede yağlı (özellikle doymuş yağ) ve az lifli yiyecekleri tercih edenlerde kolon, rahim ve prostat kanser riski artar.

Şişmanlık: Yüksek beden kitle indeksi; özellikle yemek borusu, mide, kolon, rektum, karaciğer, safra kesesi, pankreas, prostat, böbrek, hodgkin hastalığı olmayan, çoklu miyelom ve lösemi kanserlerine yakalanma riskini artırır. Bir kişinin BMI’si 40 veya fazla ise kanserden ölüm oranı önemli ölçüde artar. Bu oran normal kilolu kişilere göre erkeklerde yüzde 52, kadınlarda yüzde 62’dir. Obezitenin kanser riskini nasıl artırdığı çok açık değildir, ancak yağlı hücreler çok aktiftir ve birçok kanseri tetikleyen estrogen, insulin, insüline benzeyen büyüme hormonlarından bol miktarda üretilmesine sebep olur.

Genetik faktörler: Doktorlar kansere sebep olan bozuk genlerin ailede kanserli ebeveynlerden geçtiğini belirtiyorlar. Örneğin kalıtımsal meme ve yumurtalık kanseri kadınların BRCA1 ve BRCA2 genlerini ailelerinden alırlar.

Kanserden korunmak için neler yapabilirsiniz?

Hastalık oluşturabilecek önemli risklerinizi öğrenin. Sigarayı bırakın. Daha çok fiziksel aktivite yapın. Aşırı kilolu iseniz kilo verin. Doktorunuzun tavsiye ettiği kanser tarama testlerini yaptırın. Ultraviyole ışınları altında uzun süreli kalmaktan sakının ve güneş kremi kullanın.

Kolon kanseriyle mücadele için nasıl beslenmeniz gerektiğinden bir başka yazımızda bahsettik. O yazımızı okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Dr Halit Yerebakan YouTube Kanalı

Kanser Riskini Azaltacak 20 Yol

Tarih:

on

Hem sağlıklı yaşayıp hem de kanser gibi hastalıklardan korunmayı kim istemez?

Yaşam tarzınızda yapacağınız basit değişiklikler ile kanser riskini azaltabilirsiniz.

Bazı kanser türlerine karşı kendinizi korumanın 20 yolunu açıklıyoruz. Daha mutlu ve sağlıklı biz ‘siz’ için bu küçük değişiklikleri hayatınıza eklemek de oldukça kolay…

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Kötü Hücreler Oruç Karşısında Savunmasız

Tarih:

on

Daha önce aç kalmanın bağışıklık sistemi üzerindeki olumlu etkisini anlatmıştım. Bu yazımda da bu konuyu biraz daha detaylandırmak istedim.

Vücutta birçok farklı sistem var ve bunlar kusursuz çalışmaya programlı. Nasıl ki bir makinanın bakımını yapar, talimatlara uyarak kullanırsanız o makinadan maksimum verim alarak uzun süre kullanabilirsiniz. Vücudumuzdaki sistemlerin de bakıma ihtiyacı var. Sağlıklı beslenip düzenli egzersiz yapmak, düzenli bir yaşam tarzı benimsemek bu bakıma katkı sağlıyor elbette ancak asıl bakım içerden yapılan. Bu bakımı da herkesin doğuştan sahip olduğu sistemler yapıyor.

Bağışıklık sistemi bakım ve onarım işinin ustabaşı. Yanında çalıştırdığı ustaları da var. Bu ustalardan biri otofaji sistemi. Eğer bu ustaya fırsat verirseniz, viral hücre istilacılarını tanımlamak için patern tanıma reseptörlerini kullanan otofaji süreci başlar. Otofaji sürecinde hasarlı veya anormal olarak gelişen hücreler enerji için geri dönüştürülür. Bu sistemi devreye sokan şey ise, aç kalmak.

Kanser hücrelerini oruç tutarak yenebilirsiniz

Güçlü ve sağlıklı bir bağışıklık sisteminin giderek daha önemli hale geldiği bu günlerde oruç tutmak, viral enfeksiyonları ve hücre içi parazitlerin çoğalmasını kısıtlayan otofaji süreçlerini tetikler. Bu süreçler vücudun zararlı patojenlerden ve kanser hücresi gibi anormal hücre gelişimlerinden kurtulmasına yardımcı olur. Ayrıca beyin ve doku hücrelerini anormal büyümelerden, kronik iltihaplanmalardan ve toksiklerden korur. Oruç tutanlar üzerinde yapılan bazı araştırmalarda, sistemik lupus, iltihaplı romatizma, kalın bağırsak iltihabı ve crohn hastalığı gibi otoimmün hastalıklara sahip bireylerin semptomlarında iyileşmeler olduğu görülmüş. Otofaji süreci vücuttaki iltihaplanmayı azalttığı için daha normal işleyen bir bağışıklık fonksiyonuna izin verir.

Kanser hücreleri normal hücrelere göre 10 ila 70 kat daha fazla insülin direncine sahip. Enerji için şekerin laktik asit sisteminde kullanılan enerjisine bağlı. Bu noktada aç kalmak kanser hücrelerini de aç bırakmak demek oluyor ve onları savunmasız hale getiriyor. Otofaji sisteminin devreye girmesi vücutta hücresel bir temizleme başlatıyor ve işlevsiz hücrelerin yok edilmesini, yeni daha sağlıklı bağışıklık hücrelerinin üretilmesini sağlıyor. Artık dünyadaki birçok uzman aralıklı oruç dediğimiz uzun süreli aç kalmayı daha çok önermeye başladı.  Artan fazla kilolu insan sayısı, kronik rahatsızlıklar, unutkanlık, sindirim sorunları, kanser ve otoimmün hastalıklarla mücadele bunda önemli rol oynuyor. Tabi oruç tutarak kronik rahatsızlıkları iyileşenler de katkı sağlamıyor değil.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Mangalda pişen etler kansere neden olur mu?

Tarih:

on

Mangalda pişen etlerin kansere neden olduğu doğru. Peki bundan kaçınmak mümkün mü ?

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar