Connect with us

Kalp Sağlığı

Kalp Çarpıntısına Dikkat

Halit Yerebakan

Tarih:

on

Kalp Çarpıntısına Dikkat

Eminim her ne sebeple olursa olsun kalbinizin hızlı atması, acaba kalbimde bir rahatsızlık mı var sorusunu aklınıza getirir. Özellikle gün içinde fazla kafeinli içecek tükettiyseniz kalbiniz hızla çarpacaktır. Fakat kalp çarpıntısının yalnızca kafeinli içeceklere bağlı olmadığını, aniden gelişen hareketlere de bağlı olduğunu biliyor muydunuz? Bu sebeple kalp çarpıntısına dikkat!

Kalp rahatsızlıkları dünyada bilinen başlıca ölüm sebeplerinden biridir. Zaman zaman hepimizin kalbi kısa bir süreliğine hızlı atabilir. Aniden kalktığımızda hepimizin başı dönebilir. Bu belirtiler sık sık görülmeye başlanıyorsa, bu durum artık normal olmaktan çıkar. Postural ortostotik taşikardi sendromu veya postural taşikardi sendromu olarak bilinen hastalık, kalbin hızlanması durumudur. Pozisyon değişikliği POTS hastalığı ile, normal şartlarda oturma veya yatar pozisyondan aniden ayağa kalktığınızda kan basıncınız düşer ve kalp atış hızınız artar. En çok görülen belirtiler; yorgunluk, göz kararması, çarpıntı, göğüs ağrısı, nefes darlığı, bayılmadır. Bazı durumlarda ise kalp durması ve ani ölümler meydana gelebilir.

Bu Belirtilere Dikkat!

Belirtiler kişiden kişiye göre değişiklik gösterebilir. Oturma veya yatar pozisyondan ayağa kalktığınızda birkaç dakika sonra ortaya çıkan ve hafiften şiddetliye doğru uzanabilen POST belirtilerini çok geniş bir yelpazeye sahip olsa da bir kısmını şu şekilde sıralayabiliriz.

En sık görülen belirtisi kalp çarpıntısıdır. Bu belirtiyi; düşük kan basıncı, yüksek kan basıncı, nefes darlığı, uyku problemi, halsizlik, baş dönmesi, bayılmaz, titreme, terleme gibi belirtiler takip eder. Ayrıca odaklanma problemi ve otururken ya da ayakta dururken bacaklarda görülen kızarıklıkta sık görülen belirtileri arasındadır.

Taşikardi tanısı zordur. Çünkü genelde insanlar bu belirtileri panik atak veya anksiyete rahatsızlığıyla ilişkilendirir. Eğer siz de bu belirtilerden birini görüyorsanız uygun tanı ve tedavi için vakit kaybetmeden doktorunuzla görüşmelisiniz. İlaç tedavisi ve yaşam tarzınızda yapacağınız değişikliklerle bu hastalık tedavi edilebilmektedir.

POTS, herhangi bir rahatsızlığa (diyabet, yüksek tansiyon, sigara, alkol veya kafein tüketimi gibi) bağlı olan bir sendrom olabildiği gibi doğrudan kalple ilgili olarak da oluşabilir. Ancak araştırmalar gösteriyor ki, POTS ile ilgili kurulan bağlantıların sayısı her geçen gün daha da artmaktadır.

Hastalığın Türleri, Teşhis ve Tedavisi…

Ventriküler taşikardi, Kalbin bir bölmesi olan ventriküllerde anormal elektriksel sinyallerden kaynaklı kalp hızındaki artıştır.

Supraventriküler taşikardi (SVT): Genelde doğumda yaşanan anormal kalp durumundan kaynaklanır.

Atriyal flutter: Kalbin kulakçıklarının çok hızlı ama düzenli bir oranda artmasıdır. Genel olarak başka kalp hastalığına sahip kişilerde görülür. Kalp hızı 220-400 vuru/dakika düzeyinde oldukça yüksektir.

Atriyal fibrilasyon: Atriyal fibrilasyon kulakçıkların kaotik elektrik darbelerine neden olduğu hızlı kalp hızıdır. Aşırı alkol tüketimi, kalp krizi, stres, vücuttaki suyun azalması, ateş gibi rahatsızlıkların sebebiyet vermesiyle birlikte kalp karıncıklarında oluşan düzensiz kasılmalar sonucu görülen bir aritmi tipidir.

Ventriküler fibrilasyon: En önemli kardiyak arrest ritmi olup, yaşam desteği anında sağlanmaz ise ölümle sonuçlanması kaçınılmazdır.

Nadir görülen bir hastalık olarak düşünülse de gerçekte doktorların teşhis etmekte zorlandığı POTS, holter monitör, tilt-table, ekokardiyogram ve EKG gibi testlerden faydalanılarak teşhis edilmesinden sonra bu hastalığa sebep olan faktörler belirlenir ve belirlenen bu faktörlerin tedavisi üzerinde çalışılır.

Neden olan bu faktörlerin tedavisi ve yaşam tarzındaki revizyonlar dışında, cerrahi prosedürler, cilt altına yerleştirilen elektroşok cihazı ya da kalp pili takılması gibi uygulamalarla bu rahatsızlığın tedavisi yapılabilir.

Taşikardi tedavisi türüne göre değişiklik göstermektedir. Vagal Manevralarda, yaşanılan bir atak sırasında hastaya müdahale edilir olup ve bu tür manevra kalp atışının düzenlenmesinde etkilidir.

İlaçlar, vagal manevraların kalp atışındaki hızı durdurması mümkün olmadığında uygulanan tedavi şeklidir. Kalbin normal hızına geri dönebilmesi için anti-aritmik ilaç enjeksiyonu yapılabilir.

Kateter Ablasyon, supraventriküler taşikardi için oldukça etkili bir tedavi şeklidir.

Kardiyoversiyon, kalbinize şok gönderilmesidir ve kalbiniz elektriksel uyarılardan etkilenerek normal ritmine geri döner.

Kardiyak Defibrilatör, yaşamınızı tehdit edecek boyutta bir taşikardi atağı yaşıyorsanız cerrahi bir operasyon ile göğsünüze implante edilen bir cihaz önerilir ve bu cihaz yaklaşık bir cep telefonu büyüklüğündedir.

Kalp Pili, cerrahi bir operasyon ile derinin alt tarafına yerleştirilen küçük bir cihazdır. Yerleştirilen bu cihaz kalp atışında bir anormallik algıladığında kalbin normal ritmine dönmesine yardımcı olmak için elektrik akımı yayar.

Altta Yatan Hastalığın Tedavi Edilmesi, taşikardi ataklarını minimum seviyeye çekebilmek için önemlidir. Bu durumda, altta yatan nedenler araştırılır ve belirlenen bu nedenler tedavi edilir.

Kan Pıhtılaşmasının Önlenmesi, kan pıhtısının kalp krizine neden olabileceğinden oldukça önemlidir ve ilaç tedavisi uygulanır.

Açık Kalp Ameliyatı, genel olarak kalp bozukluğu tedavisinde diğer seçeneklerin başarısız ya da yetersiz olduğu durumlarda gerçekleştirilir.

Taşikardi problemi oluşmadan önce siz de sağlıklı beslenerek, düzenli yürüyüşler ve egzersizler yaparak, kafein içeren yiyecek ve içeceklerden, alkol tüketimi ve sigaradan uzak kalarak düzenli olarak kardiyo egzersizleri yaparak ve doktorunuzun önerdiği ilaçları düzenli bir şekilde kullanarak önleminizi alın.

Taşikardi semptomlarını nasıl kontrol altında tutabilirim?

Daha fazla sıvı tüketin

Bol su tüketimi taşikardi hastaları için de bir gereklilik. Günde en az 2 litre su tüketin ve sıvı tüketimini meyve sularından ziyade sudan yana kullanın. Su içmek uygun kan basıncını kontrol altında tutmaya yardımcı uyarıcı hormonların seviyesini yükseltmeye yardımcı olur.

Sağlıklı atıştırmalıklar tercih edin

Öğünler arası küçük atıştırmalıklar POTS belirtilerinin şiddetinin azalmasını sağlıyor. Bunun için de hem sağlıklı hem de lezzetli seçenekleriniz oldukça fazla. Sağlıklı beslenin ve beslenme programınıza taze sebze, meyve ve tam tahılları ekleyin.

Kafeinden Uzak Durun

Kafein içeren yiyecek ve içeceklerden, aynı zamanda alkolden uzak durmak faydalıdır. Özellikle kafein ayakta durduğunuz sırada kan basıncınızın daha da düşmesine neden olur. Bu da belirtilerin daha da kötüleşmesine yol açabilir.

 Kafanızı Yüksekte Tutun

Kafanızı uyku sırasında yüksek tutarak hastalığın sabahları oluşan olumsuz belirtilen şiddetini azaltabilirsiniz. Aynı zamanda bu şekilde uyumak asit reflüsü olan hastalar için de oldukça faydalıdır.

Varis Çoraplarının Olumlu Etkisi

Gerçek şu ki, korseler taşikardi hastaları için oldukça faydalıdır. Bacaklarınızdaki kan birikimini engellemek için uyurken varis çoraplarını giyebilirsiniz.

Egzersiz Yapmaktan Vazgeçmeyin

Taşikardi hastaları için egzersiz yapmak zor olsa da düzenli egzersiz programı ile hastalığın belirtileriyle kolayca baş edebilirsiniz. Sağlıklı beslenmenin yanında uygulayacağınız egzersiz programı ile sağlıklı bir kilo hedefleyin ve hedefinize ulaştığınızda onu korumaya özen gösterin.

Egzersiz programlarınızı yürüme, koşma ve yüzme gibi kalbin pompalama hareketini güçlendiren ve vücudunuzu güçlendiren spor branşları ile oluşturmanız faydalı olacaktır.

Uzun Süre Ayakta Kalmayın

Uzun süre ayakta beklemek hastalığın belirtilerini daha da arttıracağından taşikardi hastaları için kesinlikle önerilmez. Ayakta durmanızın gerektiği durumlarda bacak kaslarınızı sıkıp bırakabilir, aralarda esneterek rahatlayabilirsiniz.

 

 

Okumaya Devam Et
1 Comment

1 Comment

  1. Avatar

    leyla

    11 Ağustos 2018 at 15:15

    Hocam çok kez Instagram’da sordum size benim kalbim uzun süredir taşikardik olarak atıyor hep 100 un üstünde kardiyoloji uzmanına gittim ritim holter cihazı takıldı ve normal dedi bişey yok. Beni zorlayan bir durum değil ama kalbimin atışını hep ağzımda duymak rahatsız ediyor. Kafein alkol tüketimiyorum yaşım 26, sadece şunu bilmek istiyorum taşikardik kalp daha çabuk yorulup durabilir mi?

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

COVID-19

Göğüs Ağrısı Coronavirüs ile Enfekte Olduğunuzun İşareti Olabilir

Halit Yerebakan

Tarih:

on

Covid-19 hastalığı geçirenlerin birçoğu hastalık sırasında hatta iyileştikten sonra göğüs ağrısı şikâyeti yaşıyor. Göğüs ağrısı virüsün resmi belirtileri listesinde yer almasa da bu Covid-19 belirtisi olmayacağı anlamına gelmiyor. Tam aksine yeni bir coronavirüs enfeksiyonunun potansiyel bir işareti olarak göz ardı edilmemesi gerektiği anlamına geliyor.

Yeni coronavirüs salgını nedeniyle hiç olmadığı kadar çok kendimizi dinlemeye başladık. Bedenimizdeki en ufak bir ağrıda, hissettiğimiz en küçük değişiklikte şüpheye düşer olduk. Çoğu zaman boşuna evhamlanıyor olsak da görmezden gelinmemesi gereken bazı belirtilere de dikkat edilmesi gerekiyor.

Covid-19’un neden olduğu en yaygın belirtileri artık hepimiz biliyoruz. Ancak bu virüs herkeste farklı bir belirti ortaya çıkarabiliyor. Kişinin sağlık durumu, maruz kaldığı virüs yükü gibi etkenler bu değişikliklere neden olabiliyor. Bu sebeple listelenen belirtiler ortalamada en çok görülenler oluyor.

Covid-19 kaynaklı durumlar göğüs ağrısı nedeni olabilir

Covid-19’a maruz kalan herkes farklı bir belirti bildirebiliyor. Göğüs ağrısı da bu belirtilerden biri. Hastalığın resmi belirtileri listesinde yer almasa da bu Covid-19 belirtisi olmayacağı anlamına gelmiyor. Tam aksine, bu yeni bir coronavirüs enfeksiyonunun potansiyel bir işareti olarak göz ardı edilmemesi gerektiği anlamına gelir.

Covid-19 hastalığı geçirenlerin birçoğu hastalık sırasında hatta iyileştikten sonra göğüs ağrısı şikâyeti yaşıyor. Covid-19’un olası bir belirtisi veya yan etkisi olarak göğüs ağrısı hakkında bilmeniz gerekenler var.

Dünya Sağlık Örgütü göğüs ağrısını, nefes almada güçlük, nefes darlığı, göğüs basıncı, konuşma ve hareket kaybıyla birlikte virüsün ciddi semptomları arasında listeliyor. Şiddetli öksürük nedeniyle kaslar yırtılabilir ya da kaburgalar kırılabilir. Bu da göğüs ağrısına neden olur. Akciğerlerin iltihaplanması ya da bir kan pıhtısının kan dolaşımı yoluyla akciğerlere gitmesi (Akciğer embolisi) de göğüs ağrısına neden olabilir. Araştırmalara göre Covid-19 hastaları, akciğerlere kan akışını kısıtlayan ve hatta ölüme yol açabilen akciğer embolisine karşı yüksek risk altında.

Göğüs ağrısını görmezden gelmeyin

Covid-19 ile bağlantılı göğüs ağrıları, kaynağına göre farklılık gösterebilir. Çok keskin hissedilen ağrıların ve temasa karşı hassaslaşan göğüs bölgesinin nedeni kaburga kırığı olabilir. Bu durum göğüste genel bir ağrı gibi hissedilir.

Hareketle kötüleşen keskin ağrılar, kas gerginliği nedeniyle ortaya çıkar. Yalnızca derin nefes alındığında göğüs ağrısı hissediliyorsa bunun nedeni de akciğer iltihaplanması yani zatürre olabilir.

Elbette her göğüs ağrısı coronavirüs ile enfekte olduğunuz anlamına gelmez. Anksiyete, kas gerilmesi, iskelet sistemi veya yemek borusu sorunları, akciğer ve kalp rahatsızlıkları gibi birçok hastalık göğüs ağrısına neden olabilir. Ayrıca tek başına görülen göğüs ağrısının Covid-19 belirtisi olması pek muhtemel değil. Enfekte kişilerde göğüs ağrısının yanında öksürük, ateş gibi diğer belirtiler de ortaya çıkar.

Ateş, koku kaybı ve öksürük gibi belirtilerle birlikte görülen hafif bir göğüs ağrısı büyük olasılıkla Covid-19 olduğunuzun işareti. Ancak başka belirtiler olmadan yaşanan göğüs ağrısının arkasında muhtemelen başka bir hastalık var. Örneğin kalp hastalığı riskiniz varsa ve göğüs ağrısı yaşıyorsanız, kalp krizi geçiriyor olabilirsiniz. Herhangi bir şekilde kalp hastalıklarına karşı risk grubunda olmasanız da ani göğüs ağrısı kesinlikle göz ardı edilmemesi gereken bir şey. Mutlaka sebebi araştırılmalı.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

COVID-19

Covid-19’un Neden Olduğu Kalp Problemleri Sporcuları Tehdit Ediyor

Halit Yerebakan

Tarih:

on

Covid-19 ile enfekte olan bazı kişilerde hiçbir belirti görülmüyor, bazılarında ise hafif ve orta şiddetli belirtiler ortaya çıkıyor. Ancak bu virüsün vücuda zarar vermediği anlamına gelmiyor. Miyokardit, yani kalp duvarının orta tabakasının iltihaplaması riski enfekte olan kişilerde görülebiliyor ve bu kalbi zayıflatarak kalp yetmezliğine, anormal kalp atışına ve hatta ani ölüme neden olabiliyor.

Covid-19 ile enfekte iken spor yapmanın hastalığı kötüleştirebileceğine dair bazı kanıtların ortaya çıktığını daha önce yazmıştım. Bu yazımda da tam olarak nasıl sonuçlar ortaya çıkabileceğini anlatmaya çalışacağım. Sanırım ilk kez spor yapmanın zararları olarak bir konu ele alıyorum. Tabi ki bu sadece Covid-19 için geçerli.

Sağlıklı, güçlü ve formda olmak, akut solunum sıkıntısı sendromu gibi ciddi Covid-19 semptomlarından korunmak için spor büyük öneme sahip ancak hastalığın daha sinsi etkilerine karşı spor yapmanın pek de yardımcı olmayacağını görüyoruz.

Covid-19’dan iyileşenlerde kalp sorunları ortaya çıkabiliyor

Covid-19 ile enfekte olan bazı kişilerde hiçbir belirti görülmüyor, bazılarında ise hafif ve orta şiddetli belirtiler ortaya çıkıyor. Ancak bu virüsün vücuda zarar vermediği anlamına gelmiyor. Miyokardit, yani kalp duvarının orta tabakasının iltihaplaması riski enfekte olan kişilerde görülebilen bir durum ve bu risk hastalığı hafif olanlar hatta enfekte olduğunu bilmeyen asemptomatikler için de geçerli. Miyokardit, kalbi zayıflatarak kalp yetmezliğine, anormal kalp atışına ve hatta ani ölüme neden olabiliyor.

Jama Cardiology dergisinde yayımlanan bir çalışma virüsün kalp üzerindeki etkilerini ortaya koydu. Araştırmacılar Covid-19’dan iyileşen 100 yetişkin üzerinde kardiyak MR görüntülemesi yaptı. Araştırmaya katılanların yaklaşık yarısı hastalıkları sırasında hafif ila orta dereceli belirtilere sahipti. Yüzde 18’i ise hiç belirti göstermedi. Katılımcıların yüzde 67’si Covid-19’u evde atlatırken, yüzde 33’ünün ise hastaneye yatması gerekti.

MR görüntülemesi, katılımcıların pozitif tanı almalarından iki ila üç ay sonra yapıldı. Hastalıkları sırasında yeni coronavirüs ile ilgili kalp sorunları yaşamayan katılımcıların yüzde 78’inin kalplerinde yapısal değişiklikler ve yüzde 60’ında miyokardit görüldü. Yüzde 71’inde ise yüksek hassasiyetli tropinin T (genellikle kalp krizi ve çeşitli sağlık sorunları nedeniyle kan dolaşımına salınan protein) bulundu.

Miyokardit daha çok sporcuları tehdit ediyor

Uzmanlara göre, özellikle sporcular miyokardit için risk altında olabilir. Çünkü virüs vücutta aktif haldeyken yoğun aktivite virüsün daha hızlı çoğalmasına neden olabiliyor. Hiçbir belirti olmasa da bu durum geçerli.

Egzersiz sırasında kalp debisi artar. Eğer vücutta virüs varsa bu teoride kalp kasında viral replikasyonu, yani virüsün burada çoğalmasını arttırabilir. Burada oluşan yüksek virüs yükü miyokardit, aritmi ve kalp yetmezliği gibi kardiyak hasar riskini arttırabilecek sonuçlara neden olabilir.

Kendinizde olası bir Covid-19 belirtisi görürseniz hemen sporu bırakın ve vakit kaybetmeden doktora başvurun. Zira oldukça sağlıklı kişilerde bile ölümcül sonuçlar ortaya çıkabiliyor.

New York’ta 30’lu yaşların başındaki bir kadın atlet bu duruma örnek. Yorgunluk ve halsizlik şikâyetiyle hastaneye başvurdu ve Covid-19 tanısı aldı. Genç kadın kendini daha iyi hissetmek için koşuya çıktı ve kalp krizinden öldü. Sağlıklıydı ve bilinen bir kalp hastalığı geçmişi yoktu.

Aktif kişilerde kan pıhtılaşması daha sık görülebiliyor

Miyokardit kadar korkutucu bir diğer tehlike, derin ven trombozu gibi kanın pıhtılaşması durumu. Uzun bir araba yolculuğu gibi hareketsiz uzun süre oturulduğunda, düşük kalp hızı nedeniyle kan üst bacaklarda (baldırlarda) birikebilir. Bu da derin ven trombozuna neden olabilir.

Aşırı egzersiz iltihabı arttırır ve başka risk faktörleri olmasa da pıhtılaşmayı etkiler. Bu nedenle maraton gibi yoğun fiziksel aktivite gerektiren yarışlara katılanlarda, sonrasında birkaç saat araba yolculuğu yaptığında daha yüksek oranda kan pıhtılaşması görülebiliyor. Susuzluk ve yaralanmalar da kan pıhtılaşması riskini arttırır.

Özellikle aktif olarak yoğun spor yapanlar Covid-19 ile ilgili olabilecek hiçbir belirtiyi görmezden gelmemeli. Baldır ağrısı, şişlik veya bu bölgedeki hassasiyet tehlike habercisi olabilir.

Coronavirüs ile enfekteyseniz düşük tempolu kolay yürüme gibi bir egzersiz ile veya uzun süre hareketsiz oturmaktan kaçınarak pıhtılaşmaya karşı önlem alabilirsiniz. Öte yandan pozitif tanı aldıysanız, belirtileriniz varsa geçtikten sonra, belirtileriniz yoksa teşhis konduktan sonra en az iki hafta yoğun egzersiz ve spor yapmayın.

Kişiler Covid-19’a karşı iki aşamalı bir tepkiye sahip olabiliyor. Semptomlar geliştikten birkaç gün sonra azalabiliyor ve kişi iyileştiğini düşünebiliyor. Ancak sonrasında semptomlar yeniden ortaya çıkabiliyor ve durumu kötüleştiren de bu ikinci atak. Spora en az iki hafta ara vermek de zaten kötü olan durumu daha da kötüleştirmemek adına önemli. Spora devam etmek için kalbinizin virüsten etkilenip etkilenmediğini kontrol ettirmenizde fayda var.

Covid-19’u atlattıktan sonra güvenle spora devam etmek için;

-Spora adım adım, aşamalı olarak dönüş yapın

-İlk üç ila altı ayı doktor kontrolünde geçirin

-Aktivitelerinizi doktorunuza danışarak düzenleyin

-Spora geri döndüğünüzde ilk hafta normalin yarısı kadar spor yapın

-İlerleyen haftalarda her şey yolunda giderse yoğunluğu kademeli olarak arttırın

-Virüse karşı güvenlik önerilerine uymaya devam edin.

 

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Featured

Coronavirüs Kalpte Hasar Bırakabiliyor!

Halit Yerebakan

Tarih:

on

Covid-19’u hafif ya da asemptomatik olarak geçirenlerde herhangi bir kalıcı hasar olabileceği bilinmiyordu. Ancak Covid-19 atlatan kişiler düzensiz kalp ritminden şikayetçi.

Coronavirüsü neden olduğu solum yolu problemleriyle tanıdık. Zamanla solunum yolu problemleri dışında vücuda farklı etkileri olduğu da ortaya çıktı. Bazı hastalarda farklı organlar coronavirüs nedeniyle zarar gördü.

Covid-19’un ağır seyrettiği hastalarda bazı kalıcı akciğer problemlerinin olabildiği çeşitli araştırmalarca ortaya konmuştu. Ancak hastalığı hafif ya da asemptomatik olarak geçirenlerde herhangi bir kalıcı hasar olabileceği kimsenin aklına gelmezdi. Evet, Covid-19 hafif ya da asemptomatik atlatılmış olsa bile kalıcı kalp problemlerine neden olabiliyor.

Covid-19 geride düzensiz kalp ritmi bırakıyor

Coronavirüsün kısa vadede insanlar üzerinde ne gibi etkiler bırakabileceği yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Amerika’da bir kişi sosyal medya üzerinden, birkaç ay önce Covid-19’u hafif belirtilerle atlattığını ve iyileştiğini, ancak bazı kalp problemleri yaşamaya devam ettiğini açıkladı.

Anthony adındaki adam kalp atışının dakikada 100’den fazla olmasından ve bazen gecenin bir yarısı 110 ya da 120’ye kadar çıkmasından mustarip. Üstelik adamın 19 yaşındaki kızı da aynı durumda. Covid-19’u asemptomatik olarak geçiren genç kızın hastalığı devam ederken ortalama 73 olan kalp atış hızı, iyileştikten sonra basit hareketlerin ardından bile 146’ya kadar çıkabiliyor. Baba – kız, sebepsiz yükselen kalp atış hızı dışında nefes almada güçlük ya da yüksek ateş gibi problemler yaşamıyor.

Kalp hastalığı olanlarda ölüm oranı daha yüksek

Yeni coronavirüs hakkındaki bilinmezler bilim insanlarınca çözülüyor. JAMA Cardiology Dergisi’nde yayımlanan bir çalışma, Covid-19 hastalarında altta yatan kardiyovasküler hastalıkların ölümcül sonuçlar üzerindeki etkisini inceledi. Hastalığın ilk görüldüğü Çin’in Wuhan şehrinde 187 vakanın incelenmesi sonucunda hastaların yaklaşık yüzde 28’inde kalp problemleri görüldü.

Yaş ortalamaları 58 olan hastaların 66’sında hipertansiyon dahil altta yatan kardiyovasküler hastalıklar görüldü. 52 kişide ise kalp kası hasarı doğrulandı. Bu çalışmaya göre altta yatan herhangi bir kalp problemi ile Covid-19’un ölümcül sonuçları arasında önemli bir ilişki var:

Altta yatan kardiyovasküler problemi ve kalp kası hasarı olmayanların yüzde 8’i,

Kardiyovasküler problemi olan ancak kalp kası hasarı olmayanların yüzde 13’ü,

Kardiyovasküler problemi olmayan ancak kalp kası hasarı olanların yüzde 38’i,

Hem kardiyovasküler problemi hem de kalp kası hasarı olanların ise yüzde 69’u hayatını kaybediyor. Ayrıca hastaneye yatış sırasında kalp kası hasarı bulunan hastalarda daha sık ritim bozuklukları görüldü ve bu hastaların yaklaşık yüzde 60’ı ventilatör cihazına bağlandı. Diğer hastalarda ise bu oranın yüzde 10 olduğu görüldü.

Amerikan Acil Tıp Dergisi’nde yayımlanan başka bir araştırmada ise, coronavirüsün kalp kası iltihabı, kalp yetmezliği, kalp krizi ve anormal kalp ritmi gibi kardiyovasküler komplikasyonlara neden olabileceği konusunda doktorların dikkatli olmaları gerektiği sonucuna varıldı.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar