Connect with us

Beslenme

Göbek Eritmek İçin Stresten Uzak Durun!

Tarih:

on

Stres hormonu olarak bilinen kortizol, metabolizmayı yavaşlatıyor ve iltihaplanmayı artırıyor. Göbek bölgesi yağlarından kurtulmak ve stres hormonuyla baş etmek için beslenmenize çok dikkat etmeniz gerekiyor

Yaz geliyor. Bazılarımız senenin ilk tatiline çıktı bile… Peki kış boyu kalın giysilerin altına gizlediğiniz vücudunuz, plaj giysileri için hâlâ uygun mu? Yaza daha çok var, tatilden önceki hafta sıkı bir diyet yapar geçen yaz giydiğim mayomu tekrar giyebilirim dediniz ancak evdeki hesap çarşıya uymadı mı? Herkesin vücut tipi farklıdır. Dolayısıyla sahip olduğunuz vücut tipine uygun beslenmeniz gerekir. Bedeninizin her bölgesi, kilo kaybetmek için farklı şeylere ihtiyaç duyar. Göbek eritmek için siz de sofranızdakilerde ufak değişiklikler yaparak her birine istediğini verebilir, böylece zayıflayıp yeniden kusursuz bir görünüme kavuşabilirsiniz.

UNDAN KAÇININ

Yapılan araştırmalar, stres hormonu olarak bilinen kortizolün, metabolizmayı yavaşlatma ve iltihaplanmayı artırma etkisi sebebiyle göbek bölgesi yağlanmasının sebepleri arasında yer aldığını gösteriyor. O halde göbek bölgesi yağlarından kurtulmak için stresten uzak durmanız gerektiğini söyleyebiliriz. Stres hormonuyla başetmek için beslenmenize de dikkat etmeniz gerekir. Göbek bölgesinde biriken kilolardan kurtulmak için yağ, un ve şekerden uzak durmanız gerekir. Yapılan araştırmalar; C vitamininin, kortizol seviyesini düşürmeye yardımcı olduğunu gösterdi. Portakal ile birlikte, iltihaplanmayı ve göbek bölgesinde yağ depolanmasını azalttığı bilinen tekli doymamış yağlar bakımından zengin olan avokado tüketin. Avokado ve portakalı bir arada tüketmenin lezzetli bir yolunu arayanlar, dilimlenmiş bir adet avokadoyla üç adet dilimlenmiş portakalı karıştırabilir, ardından tuz ve zeytinyağı ilave ederek lezzetli bir salata hazırlayabilirler. Bu salatayı her gün öğle saatlerinde tüketmek, hem uzun süre tok kalmanıza, hem de göbek bölgesinden zayıflamanıza yardımcı olacaktır.

AZ YAĞLI SÜZME PEYNİR TÜKETİN

Kalçalarda toplanan kilolar, en az göbek bölgesindekiler kadar önemlidir. Bu bölgede biriken kilolarından kurtulmak isteyenler, yağ oranı düşük ve kalsiyum oranı yüksek bir diyete tabi olmalıdır. Bunun için az yağlı süzme peynir ve siyah fasulyeyi bir arada tüketebilirsiniz. Yapılan araştırmaların bir kısmı, kalçalarda biriken yağların östrojen seviyesindeki artışla bir ilgisi olduğunu iddia ediyor. Hazırlayacağınız bu karışım, östrojen seviyenizi düşürmenize de yardımcı olacaktır. Kalçalarınızdan kilo vermek istiyorsanız daima az yağlı (yağsızlight değil) süt ürünlerini tercih etmelisiniz. ‘Benim problemim tüm bölgelerde, bunca yoğunluğun arasında her biri ile tek tek ilgilenmem imkansız’ diyorsanız, tüm bedeninizi harekete geçirecek bir desteğe ihtiyacınız var demektir. Yapılan araştırmalar, son yıllarda popülerliği artan Brezilya kestanesinin aradığınız şey olduğunu söylüyor. Brezilya kestanesi, biriken yağların yakımında ihtiyaç duyulan büyüme hormonu seviyesini doğal yoldan arttıran L-arginin açısından oldukça zengindir ve metabolizmanızı hızlandırmak için son derece önemli bir takviyedir. Kokusundan dolayı yemekten uzak durduğumuz çiğ soğan da şişkinliği hafifletmede size yardımcı olabilir. Soğan pişirildiğinde bu özelliğini kaybettiğinden çiğ tüketmeniz gerekmektedir. Brezilyakestanesi ve soğanı birlikte tüketmek her ikisinin de etkisini artıracağından tavsiye edilebilir. Kavurduğunuz Brezilya kestanesinin üzerine soğan doğrayabilir ve bu karışıma kinoa ekleyebilirsiniz.

GÜNDE 3 FİNCAN MATCHA ÇAYI İÇİN

Tüm bedenden zayıflamanın en önemli kuralı, metabolizmayı hızlandırmaktır. Son yıllarda toz (pudra şekeri kıvamında) yeşil çay yani matcha yeşil çayı, oldukça popüler. Yapılan araştırmalar, matcha’nın metabolizmayı hızlandırdığı bilinen EGCG polifenol açısından oldukça zengin olduğunu gösterdi. Bu çayın toz halinde oluşu, yaprak çaylara oranla daha etkili olmasının sebebidir. Böylece yapraklarını da tüketmiş ve hiçbir sağlık kaynağını ıskalamamış olursunuz. Günde üç fincan matcha çayı, metabolizmanızı hızlandırmak için tavsiye edilen miktardır. Günümüzde marketlerde kolaylıkla bulabileceğiniz papaya da zayıflamaya yardımcı bir diğer besindir. Adını yağ yakımında önemli rol oynayan protein sindirimi ve emilimini hızlandıran papain adlı enzimden alır. Papayayı günün her saati tüketebileceğiniz gibi, yumurtayı dahil ettiğiniz kahvaltıda tüketebilirsiniz; böylece yararlı bir metabolizma hızlandırıcı kombinasyon elde etmiş olursunuz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar