Connect with us

Beslenme

Bahar Alerjisi Karşıtı Besinler

Tarih:

on

bahar alerjisi

Beslenmenize dikkat ederek bahar alerjisinden korunabilirsiniz. Soğanın içindeki kuersetin, ananastaki bromelain; alerji belirtilerini hafifletir.

İklim değişiklikleri, alerjisi olan insanlar için olumsuz sonuçlara neden olabilir. Özellikle bahar ayları, çoğu alerjinin atağa geçmesi için en uygun mevsimdir.
Bu mevsimde atmosferdeki karbondioksit seviyesinin daha yüksek olması, hava sıcaklığında artışa ve alerjik polenlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Polenlerin solunan havaya karışması, bahar alerjilerini atağa geçirebilir. Pek çok insanda nezle, hapşırma, halsizlik gibi semptomlarla kendini gösteren bahar alerjisi, birkaç beslenme önerisiyle hafifletilebilir…

BROKOLİ

Brokoli, alerji semptomlarınızı yok etme konusunda size yardımcı olabilecek en değerli besinlerin arasında sayılmaktadır. C vitamini açısından oldukça zengindir ve sinüsleri temizler.
Araştırmacılar günde yaklaşık 500 mg. C vitamininin, alerji semptomlarını hafifletebildiğini ve sadece 1 bardak çiğ brokolide yaklaşık 80 mg. C vitamini olduğunu ortaya koyuyor. Brokoli ayrıca kanser hücrelerinin oluşumunu önler, vücut direncini artırır ve kronik iltihaplanmaları tedavi edici özelliği bulunur.

BROKOLİ FİLİZİ

Gıda ve Fonksiyon dergisinde yayınlanan araştırmaya göre; brokoli filizleri alerji ve astım ataklarına karşı koruma sağlıyor. Brokoli filizinin alerjik reaksiyonları bastırma gücü vardır.
1997 yılında John Hopkins Üniversitesi’nde yapılan araştırmalar; brokolinin tohumdan yeni çıkan üçdört günlük filizlerinin sulforafan bakımından erişkin sebzeye göre ortalama 50 kat daha yoğun olduğunu ortaya koymuş. 50 gram brokoli filizi yemek, yaklaşık 2.5 kilo brokoli sebzesi yemeye eşdeğer.

BUTTERBUR BİTKİSİ

Butterbur çalılarının yaprakları ve kökleri, alerjik kıvılcım oluşturan bazı reaksiyonları engelleyebilen, petasinler adı verilen bileşikleri içerir. Bilim, bu bitkinin gerçekten işe yaradığı savunur. Fakat 65 yaşından büyük ve yaban mersini alerjisi olan kişilere butterbur bitkisi önerilmez. Özellikle migren ataklarını ve baş ağrısını önlemesiyle tanınan bu bitki, saman nezlesi tedavisinde de mucizevi etkilere sahiptir.

KIRMIZI ÜZÜM VE YABAN MERSİ

Koyu mor rengindeki bu meyvelerin ortak bir hammaddesi var: Resveratrol adı verilen polifenolik bileşik.
Resveratol, günlük hayatta tüketilen yer fıstığı, ananas gibi gıdaların içinde de yer alır. Üzüm kabuğunda bolca bulunan bu bileşen antioksidan açısından zengindir; içerisinde E ve C vitaminleri bulunur. Cilt onarıcı ve yenileyici özelliklerinin yanı sıra alerjikrinit tedavilerinde etkilidir.
Yaban mersini de resveratol açısından zengindir. Bahar aylarında tüketimi alerji semptomlarını önler. Ayrıca yaban mersini kan şekerini ve kolestrol seviyesini düzenleyen özelliklere sahiptir.

KARA LAHANA

Bu sebze çiğ olarak tüketilebildiği gibi pişirilerek de tüketilebilen bir besindir. C vitamini, kalsiyum, demir, magnezyum gibi mineraller açısından zengindir. Lif bakımından zengin bir sebze olan karalahana; kansızlığı önler, bağışıklık sistemini güçlendirir, hücreleri yeniler ve saman nezlesine karşı güçlü bir koruyucudur.
Ayrıca kanser, egzama, böbrek taşı, göz hastalıklarının tedavisinde karalahana takviye besin olarak tüketilebilmektedir.

MÜRVER AĞACI MEYVESİ

Grip tedavisinde doğal antibiyotik görevi görür. Pek bilinmeyen bu meyve, aynı zamanda alerji semptomlarını hafifletir. Mürver ağacı meyvesi ayrıca vücutta iltihaplanmayı azaltır, kanı temizler, vücudu mikroplara karşı korur ve çayının idrar söktürücü özelliği vardır.

KALE

Bu bitki kara lahanaya benzerliği ile tanınır. Alerjilere karşı yüksek koruyucu özelliğe sahiptir. Brokoli gibi, turpgil ailesinin bir üyesidir. Bitki kaynatılarak yemeklerde kullanılabilir, suyu içilebilir. Biraz acımsı bir özelliği vardır. Fakat tam bir şifa deposudur.
DNA onarımını sağlamasının yanı sıra tohumunun yağ yakıcı özelliği bulunur.

SOĞAN VE SARIMSAK

Soğan ve sarımsakta bulunan kuersetin bileşeni, alerjiyle savaşmaya yardım eden bir başka gizli silahtır. Soğan ve sarımsak, elmalarda olduğu gibi kuersetin ile doludur. Yalnız bu bileşenden faydalanmak için elma yemek alerjikrinitinizi artırabilir.
Bu besinleri yemek içinde tüketebilirsiniz. Özellikle sarımsağın doğal bir antibiyotik oluşu, vücut direncini artırıp saman nezlesine karşı savunma sağlar.

MAYDANOZ

Salata ve yemeklerin vazgeçilmez lezzeti olan maydanoz da, alerji oluşmasına neden olan histamin hormonunun salgılanmasını önler. Maydanozunbir diüretik yani idrar söktürücü özellikli olduğunu unutmamak gerekir. Ölçülü tüketilmeli.

ANANAS

Tropik meyveler, bromelain (iltihap önleyici) adlı güçlü bir enzim içerir. Bu enzim hapşırmayı bastırır. Araştırmalar; bromelain enziminin boğaz ağrısı ve tahriş olmuş sinüsleri hafifletebildiğini gösteriyor. 2012’de yapılan Sağlık ve Tıp Alternatif Terapileri adlı çalışmada; bromelain enziminin, iltihapların hafifletilmesini sağladığı ve alerjik astım tedavisine yardımcı olabileceği kanıtlanmış. Ananas, ayrıca C vitamini için de mükemmel bir kaynaktır. Ananastan en iyi şekilde faydalanmak için taze tüketmeye özen gösterin. Konserve halinde veya paketlenmiş olarak satılan ananaslar, besin değerlerini kaybedebilir.

ÇORBA

Çorba, özellikle hastayken tüketildiğinde hastalığın vücuttan atılmasına yardımcı olur. Tavuk suyu çorbası, sebze çorbaları ve et suyu çorbaları adeta şifa kaynağıdır. Otlar konusunda uzman olan James Duke çorbayı, alerji ile savaşabilecek bir tarifle geliştirmiştir. Duke’un alerji çorbası tarifi kısaca şu şekilde: Bir tane soğan ve bir diş sarımsağı kaynatın. İçerisine bir su bardağı kadar çuha çiçeği yaprakları ekleyin. Karışımı yaklaşık beş dakika kaynattıktan sonra, bir su bardağı kereviz saplarını karışıma ekleyin. 10 dakika kadar kaynatın. İçine isteğe göre tuz, karabiber, acı biber, köri tozu, zerdeçal ve kereviz tohumu ekleyin. Çuha çiçeği yaprakları idrar ve balgam söktürücüdür, sinirleri yatıştırır, rahat uyku uyumanızı sağlar, cilt hastalıklarını tedavi edici özelliği bulunur.

ISIRGAN OTU

Isırgan otu, doğal alerji ilaçları içinde tartışmasız bir yere sahiptir. Isırgan Otu, alerji belirtileri sırasında ortaya çıkan iltihaplanmayı önlemeye yardımcı olur. Isırgan otu çıplak elle dokunulduğunda cildi kaşındırabilmekte ve tahriş etmektedir. Dolayısıyla ısırgan otu kullanırken eldiven kullanımı çok önemli. Bir tutam ısırgan otunu kaynatıp şampuanınıza ilave etmeniz halinde; saçlarınızı güçlendirir ve sağlıklı uzamasını sağlar. Isırgan otu suyu, ciltteki yağlanma ve aknelere karşı da tedavi edicidir. Kısacası bu bitkinin faydaları saymakla bitmez. Alerji ve saman nezlesine karşı vücudu dirençli kılmasının yanı sıra, soğuk algınlığına karşı etkilidir, balgam söktürücüdür.

KARPUZ VE DOMATES

Karpuz ve domateste likopen bileşeni bulunur. 2007 yılında Astım Dergisi’nde yapılan araştırmalara göre; astım hastalarının kanlarında, astım hastası olmayanlara oranla likopen seviyesinin daha düşük olduğu gözlenmiştir. Bu nedenle astım ve alerjikrinitiniz varsa karpuz ve domates tüketebilirsiniz. Özellikle domates A ve C vitamini açısından çok zengindir. Güçlü bir antioksidandır. Kanser hastalıklarının tedavisinde önemli rolü var. Karpuz, domatesten sonra en fazla likopen barındıran ikinci meyve. Kalp dostudur ve vücudun su ihtiyacını karşılamada faydalı. Domates gibi A ve C vitaminleri açısından zengindir. Ayrıca içeriğinde kalsiyum, demir, magnezyum, fosfor ve potasyum bulunur.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar