Bizimle iletişime geçin

Çocuk Sağlığı

Okul Dönemi için Alınması Gereken 8 Önlem

Basın Bülteni

Düzenleyen

on

Okul Dönemi için Alınması Gereken 8 Önlem

Sonbahar özellikle de çocuğu olan aileler için hastalıkları çağrıştırır. Okulların açılması enfeksiyonların daha fazla çocukları etkilemesini sağlar. Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İlkay Değerli, hastalıklara karşı anne babalara önemli uyarılar ve önerilerde bulundu, hastalıktan uzak bir okul dönemi için alınması gereken 8 önlem  nedir anlattı…

Soğuk algınlığından gribe, bademcik iltihabından sinüzite… Bu aralar çocuk hekimlerinin kapısı en sık bu hastalıklarla çalınıyor. Zira havaların soğuması ve okulların açılmasıyla birlikte kalabalık ortamlarda geçirilen zamanın artması hastalıklara davetiye çıkarıyor. Özellikle de üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle hastalıklar çocuklu ailelerin yaşamının bir parçası halini alıyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İlkay Değerli, “Sonbahar ve yaklaşan kış ayı ile birlikte toplu yaşanan yerlerde damlacık yolu ile yayılan ve solunum yollarına yerleşen virüslerin yol açtığı enfeksiyonların ortaya çıkmasında artış görülüyor. Bunun başlıca nedeni kapalı ve kalabalık ortamlarda kalış sürelerinin artmasıdır. Bu hem aile hem de çocuklar için aynı zamanda iş/güç kaybına da neden olur. Ancak alınacak bazı basit tedbirlerle bu hastalıklardan çocuğunuzun hem sağlığını koruyabilir hem de hastalık dolayısıyla okul başarısının düşmesine engel olabilirsiniz” diyor. Enfeksiyonun bakteri değil de virüs kaynaklı olması durumunda tedavide antibiyotiğin yerinin olmadığını vurgulayan Dr. İlkay Değerli, antibiyotiklerin üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan virüsleri öldürmediği gibi gereksiz antibiyotik kullanımının bakterilerin direnç kazanmasına neden olacağını söylüyor.

El Yıkamanın Önemini Öğretin

El yıkama ve burun temizliği gibi kişisel bakım becerilerinin geliştirilmesini sağlayın. Su ve sabun sayesinde enfeksiyonlara yol açan mikropların vücutlarından uzaklaştırılmasını sağlamış olacaklarını öğretin. Doğru el yıkama için 20’ye kadar saymaları gerektiğini belirtirken, nasıl doğru el yıkanacağını uygulamayla gösterin.Ellerini gün içerisinde ağzına ve yüzüne sürmemesi, hapşırırken ağzını eliyle değil, koluyla ya da kağıt mendille kapatması gerektiğini anlatın.

Yeterince Uyumasını Sağlayın

Düzenli ve yeterli uyku çocukların gelişiminde olduğu kadar vücut direncinin güçlü olmasında da sanılandan çok daha önemli bir rol oynuyor. İlköğretim çağında çocuğunuzun günde en az 10 saat uyuması gerekiyor. Uykunun süresi kadar kaliteli olması da çok önemli olduğundan, odasının karanlık olmasına (gece lambası ile uyuyorsa, uyuduktan hemen sonra mutlaka kapatın), uykudan önce elektronik cihazlar, bilgisayar, tablet ve telefondan uzak kalmasına dikkat edin.

Yanında Hatta Balkonda da Sigara İçmeyin

Sigara dumanı en başta da solunum yolu enfeksiyonları açısından son derece riskli. Çocuğunuzun yanında hatta balkonda dahi sigara içmeyin. Sigara dumanını soluyan bir çocukta solunum yolu enfeksiyon riski önemli ölçüde artıyor.

Aşılarının Tam Olmasına Dikkat Edin

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İlkay Değerli, “Aşılarının tam olmasına özen gösterin. Kronik bir hastalığı olan çocuklara ya da çok sık gribal enfeksiyon geçiren çocuklara grip aşısı yaptırmakta fayda var. Ayrıca okul çağı çocuklarında altı ayda bir rutin kontrollerin ihmal edilmemesi gerekir” diyor.

Sağlıklı ve Dengeli Beslenmesini Sağlayın

Vücudun enfeksiyonlara karşı direnç kazanmasında sağlıklı beslenme kilit rol oynuyor. Mevsim meyveleri ve mevsim sebzelerinde bulunan A ve C vitaminlerinin düzenli tüketimi bağışıklığı güçlendiriyor. Abur cubur tüketerek bağışıklık sistemini zayıflatmasını engellemek için sağlıklı atıştırmalıklar hazırlayın.

Çok Kalın Giydirmeyin

Mevsime uygun giydirin. Çok giyinmek de en az hafif giyinmek kadar riskli. Teri emmesi için giysilerin pamuklu kumaştan olmasına dikkat edin. Tek kat kalın kıyafet yerine ince ince birkaç kat giydirmekte fayda var. Eve gelince hemen üstünü değiştirmesi konusunda bilinçlendirin.

Spor Yaptırın

Yapılan bilimsel çalışmalar düzenli spor yapmanın vücut direncini artırarak enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Çocuğunuzun hareketsiz kalmaması, düzenli bir sporla ilgilenmesi çok önemli. Bu nedenle mutlaka yaşına uygun spora gitmesini sağlayın. Spora gitme imkanı yoksa açık havada birlikte düzenli, tempolu yürüyün.

Bol Su İçme Alışkanlığı Kazandırın

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İlkay Değerli’ye göre; enfeksiyonlarla mücadelede en etkili yöntemlerden biri bol bol su içilmesi. Ülkemizde yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da yeterli su içme alışkanlığı olmadığını, oysa yeterli su tüketiminin, vücuttan toksik maddelerin atılmasının yanında enfeksiyonlarla savaşmak ve vücut direncini artırmak gibi çok önemli bir faydası da olduğunu vurgulayan Dr. İlkay Değerli “Üstelik yetersiz sıvı alımı fiziksel olduğu kadar zihinsel performansı da olumsuz etkiliyor. Bu nedenle çocuklara mutlaka susamasalar da su içme alışkanlığını kazandırın” diyor.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aile Sağlığı

Coronavirüs Çocukları Nasıl Etkiliyor?

Avatar

Düzenleyen

on

COVID-19 çocukları yetişkinlere oranla daha az etkiliyor. Çocukların büyük bir kısmı coronavirüsü sorunsuz atlatıyor. Ancak ciddi belirtileri görmezden gelmeyin

Çin’de COVID-19 salgını başladığında, bilinmeyen bu virüsle ilgili birçok ülke sonuçlarının ne olacağı yönünde sadece tahminlerde bulunabiliyordu. Günümüzde hala bilinmeyen yönleri olsa da coronavirüsle ilgili sorular zamanla cevaplarını buluyor. Virüsle ilgili cevabı aranan sorulardan biri de salgının çocukları nasıl etkilediği. Bu konuda yapılan araştırmalarla bazı cevaplara ulaşıldı.

COVID-19’un çocuklar üzerindeki etkisi daha az

Coronavirüs salgınının çocukları nasıl etkilediğini öğrenmek için araştırmacılar, virüsün doğduğu yerdeki verilere baktılar. Çin’de 16 Ocak – 8 Şubat tarihleri arasında raporlanan COVID-19 enfeksiyonu olan 2 binden fazla çocuğun bilgileri yapılan çalışmaya kaynak oldu. Çocuklarda görülen COVID-19 enfeksiyonlarının üçte biri laboratuvar testi ile diğerleri de semptomlar ve yapılan bazı testlerin sonuçlarına göre teşhis edildi.

Yapılan bu çalışmada ki sevindirici haberi hemen vermek istiyorum. COVID-19 testleri pozitif olan çocukların yüze 90’ı bu hastalığı ya asemptomatik olarak ya da hafif veya orta şiddette belirtilerle atlattı. Yani çocukların, yüksek ateş ve öksürük gibi belirtileri olsa da yüzde 90’ı ne solunum cihazına ne de yoğun bakıma ihtiyaç duydu.

Coronavirüsün yetişkinlerin yüzde 80’inden fazlasını hafif ya da orta şiddette etkilerken çocukları neden daha az etkilediği şuan için bir muamma. Belki bağışıklık sistemleri, belki vücut kimyaları hatta belki de sosyal faktörler bu duruma neden oluyor.

Çocuklarınızı korumak için alabileceğiniz bazı önlemler var.

Bu dönemde bakıcı ihtiyacınız varsa dikkatli bir seçim yapın

Evinize girip çıkanların sayısını minimuma indirin. Evinize girenlerin sosyal mesafeyi uygulayacak, ellerini sık sık yıkayacak, hasta hissetmeleri halinde bebeğinizden uzak duracak bilince sahip olduklarına emin olun.

Küçük çocuklarla temasta bulunması olası ya da çocuk sahibi olan kişilerin bebeğinizin etrafında olmamasına dikkat edin.

Küçük çocukları mümkün olduğunca evde tutun.

Dışarı çıkarırsanız kendi başlarına dolaşmalarına izin vermeyin, bebek arabalarının içinde oturtun.

Küçük çocuklar bir şeylere dokunmadan duramazlar ve ellerini mutlaka yüzlerine sürerler. Bu sebeple çocuklarınızın ellerini daha sık yıkayın.

Bebekler coronavirüs karşısında daha savunmasız

Çalışmanın sonuçlarını değerlendiren araştırmacıların özellikle dikkat çektikleri bir nokta var: küçük çocuklarda coronavirüs sebebiyle sorun yaşanma riski daha yüksek. Aslında bu durum çok da şaşırtıcı değil. İnfluenza gibi salgınlarda yaşlılar ve bebekler yüksek risk grubuna girer. Coronavirüste de bir yaşından küçük çocukların yüzde 10’undan fazlasında ciddi veya kritik denilebilecek belirtiler görüldü. Bu oran 1-5 yaş arası çocuklarda yüzde 7, 6-15 yaş arasında yüzde 4 ve 16 yaş üstü için yüzde 3 olarak görülüyor.

Coronavirüs salgınını yavaşlatmak adına verilen tüm tavsiyelerin yanı sıra, eğer küçük çocuğunuz varsa daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor.

Çocuğunuzda ciddi belirtiler varsa tıbbi müdahale şart

Son günlerde sıkça gelen sorulardan biri de çocukları rahatsız olan ailelerin çocuklarını doktora götürüp götürmemeleri gerektiği. Size şu kadarını rahatlıkla söyleyebilirim, çocuğunuzda nefes darlığı, hızlı veya güçlü nefes alma, cildinde soluk veya mavi renk, beslenme veya konuşma sorunu, yüksek ateş gibi belirtiler varsa kesinlikle tıbbi yardım almalısınız. Daha hafif durumlarda doktorunuzu arayarak sizi yönlendirmesini istemeniz, hem sizi hem de çocuğunuzu virüse maruz kalınma ihtimalinden korur.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

COVID-19 Hamilelikte Ne Kadar Etkili?

Avatar

Düzenleyen

on

COVID-19 yayılmaya başladığı andan itibaren tüm dünyaya korku saldı. Özellikle hamile ve yeni doğum yapan kadınlar bu konuda iki kat daha endişeli. Peki COVID-19 fetüs ve yeni doğanlar üzerinde ne kadar etkili?

COVID-19’un bir anda ortaya çıktığı bu süreç özellikle hamile, yeni doğum yapmış ve bebek sahibi olmayı düşünenlerin bebekleri ve kendi sağlıkları ile ilgili soru işaretlerini beraberinde getirdi. İnsan sağlığını tehdit eden bu coronavirüsün yeni ve yakın zamanda ortaya çıkmış olması maalesef bu konuda kesin sonuçlar elde edilebilmesi için yeterli değil. Ancak yine de yürütülen çalışmalardan bazı sonuçlar elde edilmeye başlandı.

Anne adayları COVID-19’dan etkilenebiliyor

Belki birkaç ay öncesine kadar huzurlu bir hamilelik süreci geçiriyordunuz ya da yeni coronavirüsün yayılmasından hemen önce hamile kaldığınızı öğrendiniz. Küresel anlamdaki böyle bir salgının hem bebeğinizin sağlığı hem de kendi sağlığınız için endişe uyandırması son derece doğal.

Tekrar hatırlatmak istiyorum ki bu yeni bir virüs ve hamile kadınlar üzerindeki etkisi hakkında çok az şey biliniyor. Bu konu hakkında araştırma yapan uzmanların ilk tezleri, hamile kadınların COVID-19 ile enfekte olmaları durumunda, hastalık belirtisi göstermelerinin daha muhtemel olduğu yönünde. Mevcut bilgiler ışığında uzmanlar, aynı yaş grubundaki kadınlar ve erkeklerde olduğu gibi hamile olan kadınların da belirtilerinin hafif ila orta şiddette olabileceğini düşünüyor.

Erken doğum riski araştırılıyor

Bu süreçte anne adaylarının en büyük korkusu düşük yapma ya da gebelik sürecinde herhangi bir komplikasyon yaşama riski oluyor. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi verilerine göre, yeni coronavirüs ile enfekte olan hamile kadınlarda düşük ya da komplikasyon riski henüz görülmedi.

Amerikalı uzmanların SARS ve MERS gibi diğer coronavirüslerden elde ettiği verilere dayanılarak COVID-19’a maruz kalan hamile kadınların erken doğum gibi bazı komplikasyonlara karşı yüksek risk altında olabileceği düşünülüyor. Ancak son derece sınırlı veriler bu tezi doğrulayabilmiş değil. Yani enfekte olmak erken doğumun doğrudan nedeni olmayabilir.

UNUTMAMAKTA FAYDA VAR!

COVID-19’un nasıl yayıldığını bilmeyen artık yoktur sanırım. Öksürük veya hapşırık yoluyla havaya karışan damlacıklar ya da yüzeylerden kolaylıkla yayılıyor.

Korunmak için neler yapılması gerektiğini de bildiğinizi düşünüyorum. Ancak yine de kısa bir hatırlatma;

-Ellerinizi sık sık sabunla yıkayın

-Yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmayın

-Sosyal mesafenizi koruyun

-Hasta hissediyorsanız mutlaka kendinizi izole edin

-Bağışıklığınızı güçlendirmek için sağlıklı bir beslenme planı uygulayın

Virüs fetüse bulaşmıyor

Annelerin ve anne adaylarının soru işaretlerinden biri de, enfekte olmaları durumunda virüsün bebeğe ya da fetüse bulaşma riski. Bu konuda şu ana kadar, COVID-19 ile enfekte olan ve belirtiler gösteren dokuz hamile kadın incelendi. Doğan bebeklerin hiçbirinde virüse rastlanmadı. Ayrıca yeni coronavirüs amniyotik sıvıda, yenidoğanın boğazında veya anne sütünde görülmedi. Yani elde edilen verilere göre virüsün fetüse bulaşması, fetüs üzerinde herhangi bir komplikasyona neden olması oldukça düşük bir ihtimal olarak görülüyor.

Emziren annelere gelirsek, dediğim gibi, anne sütünde COVID-19 virüsü olduğuna dair bir kanıt yok. Virüsün yayılma şekli düşünüldüğünde koruyucu önlem olarak, annelerin bebeklerine yaklaşmadan önce ellerini yıkamalarını ve maske kullanmalarını önerebilirim.

Şunu da eklemek isterim ki adetlerimizde yeri olan kırk uçurma ya da bebek görmesi gibi ziyaretlerden ve aile toplantılarından kaçınmanız önemli.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

İçinde bulunduğumuz bu süreci çocuklarınız ile konuşun…

Avatar

Düzenleyen

on

Uzmanlardan; çocuklarınızla coronavirüsü, sosyal izalosyonun nedenlerini ve temizliğin önemini konuşabilmeniz için 6 ipucu!

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar