Connect with us

Beslenme

Şişkinliğiniz Geçmiyor mu?

Tarih:

on

şişkinliğiniz geçmiyor mu

Şişkinliğiniz geçmiyor mu? Sizi olduğunuzdan daha kilolu gösteren şişkinliğiniz ve adeta üzerinize yapışıp kalan göbek çevresi yağlarınız mı var? Karbonhidrat, nişasta, tatlandırıcılar ve gazlı içecekler bunların başlıca sebepleri olabilir.

Zayıflamak, daha güzel ve sağlıklı görünmenin en önemli adımıdır. Özellikle kadınların yaşadığı estetik kaygısı, sayısız diyet listesinin yazılmasına sebep oluyor. İşin tuhafı karşınıza çıkan her liste, savunduğu yöntemi mucize olarak adlandırıyor. Siz hangisine başlayacağınıza karar verene kadar yeni bir ‘mucize yöntem’, çok satan kitaplar listesinin ilk sıralarından birine yerleşiyor. Elbette amacım diyet listelerini kötülemek değil. Muhakkak ki fayda göreceğiniz yöntemler de mevcut. Daha önce de defalarca söylediğim gibi; başarısız diyetlerin ilk sebebi diyete başlamaktır. Diyete başlanmaz, sağlıklı ve doğru beslenmek bir hayat tarzıdır ve benimsendiğinde otomatik olarak kilo problemi yaşamazsınız. Sizi olduğunuzdan daha kilolu gösteren şişkinlikler, az yeseniz dahi sindirime yetmeyen metabolizmanız ve adeta üzerinize yapışıp kalan göbek çevresi yağlarınız… Bunları bir anda durduracak mucizelerim yok elbette ancak bu saydıklarımdan, yeni alışkanlıklar edinerek uzaklaşmanız mümkün. Öncelikle iki basit soruyu cevaplayarak işe başlayalım:

Sabah rahatlıkla giyebildiğiniz kıyafetlerinizin, akşama doğru sizi sıkmaya başladığı oluyor mu?
Sabahları kıyafetlerinizi giyerken sizi sıktığını ve eskisi kadar rahat olmadıklarını düşünüyor musunuz?

Eğer ikinci sorunun cevabı ‘Evet’ ise, üzgünüm ama kilo almışsınız demektir. İlk soruya ‘Evet’, ikinci soruya ‘Hayır’ dediyseniz, gün içinde yaptıklarınız şişkinliğe sebep oluyor demektir. Şişkinlik, karın ve bağırsak bölgesinde biriken gaz sebebiyle ortaya çıkar. Bağırsaklarda biriken gazın büyük kısmı, kalın bağırsakta toplanır. Gün boyu oluşan gaz, açısal yapısı sebebiyle kalın bağırsakta toplanarak, sabah rahatlıkla giyebildiğimiz kıyafetlerimizin akşam saatlerinde bizi sıkmaya başlamasına sebep olur. Bazılarında bu durum hafif şiddette yaşanırken, kimilerinde iki bedene kadar fark yaşanabilir. Kadınların kalın bağırsağı, erkeklere oranla yaklaşık 10 cm daha uzundur! Bu sebeple şişkinlik şikayeti, kadınlarda daha fazla görülür. Gaz, öncelikle midede oluşmaya başlar. Ardından bağırsaklara doğru yol alır ve bir gün önce yediklerimizle beslenen bağırsak bakterilerinin ortaya çıkardığı gazla birlikte birikmeye başlayarak, şişkinlik oluşmasına sebep olur.

TUZDAN UZAK DURUN

Tuz, vücudumuzdaki sıvıyı tutarak şişkinlik oluşumuna sebep olur. Bedenimizin sodyum ihtiyacını belirlemek amacıyla yapılan çalışmalar, günlük sodyum tüketimimizin 2.300 mg’ı geçmemesi gerektiğini gösteriyor. İşlenmiş gıdalar sebebiyle aldığımız günlük sodyum miktarı ise 3.400 mg’dan fazla.

NİŞASTALI GIDALARA DİKKAT!

Patates, mısır ve ekmek gibi karbonhidrat zengini yiyecekler, bu grupta sayılabilirler. Karbonhidratlar, mide ve bağırsakta daha uzun süre işlem görerek vücudumuzda daha fazla kalırlar. Bağırsaktaki yolculuğu uzayan karbonhidratlar, burada yaşayan bakterilerin daha uzun süre beslenmelerine ve dolayısıyla daha fazla gaz çıkarmalarına sebep olarak şişkinliği artırırlar.

TATLANDIRICILAR ŞİŞKİNLİK YAPAR

Yapay tatlandırıcılar, bağırsakta yaşayan bakterilerin en sevdikleri besin kaynaklarından biridir. Gazlı içeceklerde bulunan hava kabarcıkları da şişkinliğe sebep olur. Diyet olduklarını düşünerek gönül rahatlığıyla içtiğiniz gazlı içecekler, yapay tatlandırıcılar ve hava kabarcıklarının bir araya gelmesiyle şişkinlik oluşumu için kusursuz bir ortam oluştururlar.
Göbek çevresinde biriken yağlardan kurtulmanın yolları

1- Yoğurt

Yoğurt, içerdiği sağlıklı bakteriler sayesinde bağırsak sisteminizi harekete geçirmekle kalmayıp bağışıklık sisteminizi de kuvvetlendirir. Sizi harekete geçirecek bir araştırma sonucu var ki son derece ilginç. Araştırmacılar, diyetlerinde günde üç öğün yoğurt tüketenlerle tüketmeyenlerin bel çevrelerinden kaybettikleri yağ oranını incelemişler. Buna göre günde; üç öğün yoğurt tüketenlerin, yüzde 81 oranında daha fazla yağ yaktıkları tespit edilmiş.

2- Ay Çekirdeği

İçeriğinde bulunan E vitamini, demir ve selenyum; bel bölgesi yağlarını eritmek için iyi birer savaşçıdır. Tekli doymamış yağdan zengindir. İçerdiği protein sayesinde uzun süre tok hissetmenize de yardımcı olur.

3- Meksika Fasulyesi

Bağırsak sisteminiz için adeta hayati öneme sahip lif ve tokluk hissi veren protein yönünden oldukça zengindir. İçeriğinde bulunan flavonoidler, bel çevrenizde yağ depolanmasının önüne geçerek tam da istediğiniz sonuca ulaşmanıza yardımcı olur.

4- Armut

İçerdiği lif sayesinde bağırsak sistemini harekete geçirir. Yapılan araştırmalar, her öğünden önce bir adet armut yemenin daha hızlı kilo vermeyi sağladığını gösterdi. Ayrıca barındırdığı anti-oksidanlar sayesinde bel çevrenizde yağ birikmesini de önler.

5- Tam Tahıllılar

Tam tahıllılar, bağırsak sistemi üzerindeki hızlandırıcı etkisinin yanında uzun süre tok hissetmenize de yardımcı olur. Ayrıca kan şekerini dengeleyici özelliği de diyet listenizde bulundurmanız gereğini artıran bir diğer etkidir. İtiraf etmeliyim ki çok da lezzetli olmayan buğday kepeği ve benzer gıdaları az yağlı süt ile karıştırarak kahvaltı mönünüzü oluşturabilirsiniz. Güne böyle başlamanız daha geç acıkmanıza sebep olacaktır. Yapılan araştırmalar, tam tahıllı gıdalarla beslenenlerin, tercih etmeyenlere oranla çok daha hızlı kilo verdiğini gösterdi.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar