Connect with us

Beslenme

Yoğurt Seçerken Dikkat!

Tarih:

on

Yoğurt Seçerken Dikkat!

Yoğurt seçerken nelere dikkat etmeliyiz? Hangi tip yoğurdu almak gerek? Aromalı ya da meyveli yoğurtları tüketmek ne kadar doğru?.. En sağlıklısı, yoğurdunuzu sade olanından seçip kendinizin lezzetlendirmesi.

Yoğurt, Türk mutfağının keşfettiği en kıymetli gıdalardan biridir. Batı devletleri tarafından fark edilmesiyle hakkında yapılan araştırmalar derinleşmeye de başladı. Bilim adamlarının sonuçlanan çalışmaları, her geçen gün yoğurt hakkında yeni bilgiler edinmemizi sağlıyor. İçerdiği vitamin ve minerallerin yanı sıra kilo kontrolünde de son derece faydalı olduğunu artık biliyoruz. Bel çevresinde biriken yağlar, güzellik kaygısının çok ötesinde etkilere sahiptir. Özellikle bu bölgede birikiyor olmaları; diyabet, kalp hastalıkları ve bazı kanser tiplerini işaret ediyor olabilir. Bu sebeple kontrol altında tutulmaları son derece önemlidir. Yoğurt, içerdiği sağlıklı bakteriler sayesinde bağırsak sisteminizi harekete geçirmekle kalmayıp bağışıklık sisteminizi de kuvvetlendirir. Ayrıca D vitamini ve kalsiyum yönünden de zengindir. Uzun süre tokluk hisse vermesi de normalden daha az yemeniz için size yardımcı olacaktır.Sizi harekete geçirecek bir araştırma sonucu var ki son derece ilginç: Araştırmacılar, diyetlerinde günde üç öğün yoğurt tüketenlerle tüketmeyenlerin bel çevrelerinden kaybettikleri yağ oranını incelemişler. Buna göre günde üç öğün yoğurt tüketenlerin, yüzde 81 oranında daha fazla yağ yaktıkları tespit edilmiş.

TATLANDIRICI VE GIDA BOYASI OLANI ALMAYIN

Bunca faydası bulunan yoğurttan maksimum fayda sağlamak için doğru tercihler yapmak gerekir. Peki yoğurt seçmenin püf noktaları nelerdir?
Son yıllarda market rafları, çeşit çeşit yoğurtla doldu taştı. Her türlü aroma ve tadı yakalamak mümkün. Peki aromalı ya da meyveli yoğurtları tüketmek ne kadar doğru?
Vanilyalı, muzlu, çilekli ya da tabanı meyve parçalarıyla dolu olanların birbirlerinden farkı yoktur. Tamamı şeker ilavelidir. Aromalı olan yoğurtların büyük bölümünde içerdiği meyve aroması, hazır meyve suyundan gelir ki bunlar meyvenin özünü neredeyse ihtiva etmez, gıda boyası ve tatlandırıcı içeren karışımlardır. Kesinlikle tüketilmemelidirler. Ancak elbette yoğurdunuzu sade tüketmek zorunda değilsiniz, aldığınız sade yoğurda meyve ya da kuruyemiş ekleyerek kendiniz de tatlandırabilirsiniz.

BİR MİKTAR YAĞ KABUL EDİLEBİLİR

Eğer tadına aşırı düşkün değilseniz, light (tamamen yağsız) yoğurt almanız için hiçbir sebep yok. Yapılan araştırmalar yoğurtta bulunan yağın; uzun süren tokluk hissine, yoğurttan alacağınız A, D vitamini ve bazı besin maddelerinin daha iyi emilmesine sebep olduğunu gösterdi. Ayrıca yoğurtta bulunan yağ, asitten gelen laktozu dengeleyerek kan şekeri kontrolünde de yardımcı rol oynar.
Peki hangi tip yoğurdu almak gerek? Eğer sıkı bir diyette değilseniz normal (yağlı) yoğurt yiyebilirsiniz. (Kabul edilen standartlara göre normal yoğurt yüzde 4 yağ içerir.) Sıkı diyet yapanlardansanız, yağı azaltılmış yoğurt tercih etmelisiniz.

ORGANİK YOĞURT TERCİH EDİLMELİ

Evlerimizde yoğurt yapmak, kültürel alışkanlıklarımız arasında yer alıyor. Bu konuda gerçekte şanslı bir milletiz. Ancak evinizde yoğurt yapılmıyorsa biraz daha pahalı olmasına rağmen organik yoğurt almanızı öneririm.
Organik sertifikası almaya hak kazanan ürünlerin tüm hammaddeleri de organiktir. Yani organik yoğurtta kullanılan inek sütü de şartlara uygundur. İneğin beslenme şeklinde sağılma koşullarına kadar dikkat gösterilmiştir. Dolayısıyla, toksik kimyasallar ve benzeri zararlılardan muaftır.
Bazı üreticiler ineklere, rBGH adı verilen bir büyüme hormonu veriyorlar. Yapılan araştırmalar, bu hormonun prostat, meme ve kolon kanserinin sebeplerinden biri olabileceğini söylüyor. Gelişen teknoloji ve takip sistemleri, organik sertifikalarının güvenilirliğini artırdı. Bu sertifikayı taşıyan gıda maddeleri, genetik modifikasy

YOĞURDUNUZU LEZZETLENDİRİN

Yoğurdunuza ekstra kalori ilave etmeden tatlandırmak istiyorsanız, pirinç patlağı ekleyebilirsiniz. Ya da son yıllarda faydaları saymakla bitmeyen chia seed ekleyerek fazla kalori almadan yoğurdunuza lezzet katabilirsiniz. Taze meyveler, yoğurdunuzu tatlandırmanın en lezzetli yolu. Bir kase yoğurda yarım bardak yaban mersini eklediğinizde sadece 130 kalori ilave etmiş olursunuz. Fındık, ceviz ve badem; yoğurda ekleyebileceğiniz sağlıklı alternatifler arasında yer alıyor. İlla şekerli bir tat istiyorsanız, bal da ekleyebilirsiniz. Ancak bir kase yoğurt için bir kaşık yemiş ve bir çay kaşığı bal yeterli gelmelidir.

SON YILLARIN MODA DONDURMASI FROZ EN YOĞURT

Son yıllarda frozen yoğurt adı ile satılan yoğurt dondurmaları çok talep görüyor. Yapılan araştırmalar, bir porsiyon frozen yoğurt ve normal yoğurdun aynı kalori ve yağ oranına sahip olduğunu gösterdi. Ancak frozen yoğurt, normal yoğurda oranla çok daha fazla şeker, çok daha az protein içeriyor. Frozen yoğurt, tabii ki piyasadaki dondurmaları tüketmektense çok daha sağlıklı bir tercih ancak normal yoğurdun yerini tutmadığı da bir gerçek.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar