Connect with us

Beslenme

Yiyeceklerdeki kolesterol, yüksek kolesterol nedeni değil

Halit Yerebakan

Tarih:

on

Yüksek kolesterol çoğumuz için hayatın bir gerçeği. Hatta Hastalık Kontrol Merkezi’ne göre sadece Amerika’da 95 milyondan fazla kişi yüksek kolesterolden mustarip.

Kolesterol doğal olarak vücudumuzda karaciğer tarafından yapılıyor. Aynı zamanda yediğimiz besinlerle de vücudumuza giriyor. Vücudumuz çalışabilmek için kolesterole ihtiyaç duyar, ancak kanda ihtiyaçtan daha fazla kolesterol dolaşması atardamarlarda tehlikeli tıkanmalara neden olabilir.

Kolesterol seviyenizi belirlemek için öncelikle beslenme şeklinize bakmalısınız. Ama buradaki önemli nokta kolesterol yönünden ne kadar zengin beslendiğiniz değil, yediğiniz gıdaların geneli.

Yakın zaman öncesine kadar kolesterolün kalp hastalıklarına neden olduğu yönünde yanlış bir inanış vardı. Teknolojinin ve araştırmaların sınırlı kaldığı 60’lı yıllardan bu yana süt ve süt ürünleri, deniz ürünleri ve yumurta gibi kolesterol yönünden zengin yiyeceklere adeta savaş açıldı. Günümüzde daha derin yapılabilen araştırmalar ışığında, gıdalardaki kolesterolün kan dolaşımındaki kolesterol üzerinde az bir etkisi olduğu söylenebilir.

Doymuş yağı azaltın, lifli gıdaları arttırın

Kan dolaşımındaki kolesterol oranını dengelemek için uzmanlar, en etkili yöntemin beslenmede yapılacak köklü değişiklikler olduğu konusunda hemfikir. Yeni diyetinizde meyve, sebze, balık ve kepekli tahıllar bolca yer almalı. Bu sayede hem sağlıklı beslenirsiniz, hem kardiyovasküler sisteme zarar veren doymuş yağ ve yüksek oranda rafine edilmiş karbonhidrat içeren gıdaları daha az tüketmiş olursunuz, hem de lifli gıdalar sayesinde sağlıksız yağların emilimi zorlaşır. Tüm bunlar bir araya geldiğinde de kolesterol seviyenizi düşürmenize yardımcı olur.

Tabi bazı istisnaları da hatırlatmakta fayda var. Mesela kalp hastalığı riski yüksek olanların beslenme şeklini değiştirmeleri kolesterolü düşürmek için yeterli olmayabilir. Bazı insanlar da nasıl beslenirlerse beslensinler genetik olarak yüksek kan kolesterolüne sahip olabilirler.

Kolesterolünüzü doğal olarak düşürün

Statin grubu ilaçlar yüksek kolesterolü dengelemek için ilk başvurulan ilaçlar oluyor. Ancak kolesterolünüzü düşürmek için yediklerinize dikkat etmeniz gerektiğini vurgulamıştım. Eğer beslenme şeklinizi değiştirmeye karar verdiyseniz işte size bazı ipuçları.

Yulaf: Ulusal Lipid Birliği’ne göre günlük 5-10 gram arası çözünür lif almak kolesterolünüzü 11 puan kadar düşürebilir.

Yağlı balık: Amerikan Kalp Derneği’ne göre yüksek kolesterolü olanlar haftada bir somon, alabalık, uskumru, ringa balığı ya da ton balığı gibi yağlı balık tüketmeli. Balıkta bulunan omega-3 yağ asitleri trigliseritleri geliştirmeye yardımcı olur.

Kuruyemiş: Fındık, ceviz, badem ve antep fıstığı gibi besinler doymamış yağlar, omega-3 yağ asitleri, lif, E vitamini ve bitki sterolleri içerirler. Bu besinlerin düzenli tüketiminin kolesterol seviyesini düşürmesiyle ilgili Amerikan Klinik Beslenme Dergisi’nde 60’tan fazla inceleme yayımlandı. Tabi kalorisi yüksek bu besinleri kararında ve işlenmemiş olarak tüketmekte fayda var.

Yeşil çay: Japon araştırmacıların 1994 yılında 40 binden fazla yetişkinle başladıkları ve yeşil çayın etkilerinin incelendiği çalışmaya göre, yeşil çayın içerdiği güçlü bir antioksidan madde olan kateşin kolesterol üretimini ve emilimini engelliyor.

Baklagiller: 6 hafta boyunca günde yarım fincan fasulye veya baklagil tüketmek kolesterolünüzü yüzde 5 oranında düşürebilir. Birçok çalışma ile ortaya konan sonuçlara göre baklagiller kolesterolün kan dolaşımından temizlenmesine yardımcı oluyor.

Bitter çikolata: İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre bir ay boyunca bitter çikolata tüketenlerin, kötü kolesterol seviyelerinin düştüğü, iyi kolesterol seviyelerininse arttığı görüldü. Bitter çikolata antioksidan etkiye sahip faydalı bileşikler içerir. Ancak yüzde 70 ya da daha yüksek oranda kakao içeren çikolatalar tercih etmelisiniz.

Lahana: Lahana gibi yeşil yapraklı bazı sebzeler safra asidine bağlanarak karaciğerin daha fazla yağ yakmasına yardımcı oluyor. Bu da kolesterolü düşüyor. Ayrıca çiğ ya da buharda pişirme yöntemiyle tüketilen yeşilliklerin, araştırmacılar tarafından daha etkili olduğu görüldü.

Elma: Bir kalp cerrahı olarak elime düşmek istemezseniz size bol bol elma yemenizi önerebilirim. Elma mükemmel bir pektin kaynağıdır ki bunun da kolesterolü düşürdüğü bilinir. Ayrıca atardamarların iltihaplanmasına ve tıkanmasına neden olabilecek kolesterolün oksitlenmesine karşı antioksidanlarla doludur.

Kesinlikle yememeniz gerekenler:

Kızartılmış yiyecekler

Şekerli tatlılar

Yağlı etler

Trans yağ içeren yiyecekler

Paketli yiyecekler

Fast food

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Avatar

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Dr. Öz ve Ekibi

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Ağustos Ayı Sebze-Meyveleri

Dr. Öz ve Ekibi

Tarih:

on

Ağustos ayında yenmesi gereken sebze ve meyveleri mutfağınızdan eksik etmeyin…

Yediğimiz sebze ve meyvelerin hormonlu olmasından, pek çok ilaca maruz kalmasından, görünüş ve renklerinden ve tadından memnun olmadığımız dönemler oluyor…

Hatta fiyatların aşırı pahalanması da şikayetler arasında. Bunun sebebi pek çok sebzeyi mevsimi dışında da tüketiyor olmak!

Tüm bu olumsuz durumlardan kaçınma mümkün; Meyve, sebze ve hatta balıkları doğru zamanda tüketerek hem sağlığımız hem de damak tadımız için büyük bir iyilik yapabiliriz.

Doğal şartlarda yetişen tüm meyve ve sebzeler besin değeri açısından zengin olurlar.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar