Connect with us

Sağlıklı Yaşam

Yaz Meyveleri ile Sağlıklı Kalın

Tarih:

on

Yaz Meyveleri ile Sağlıklı Kalın

Yaz meyveleri ile sağlıklı kalın; yazın sıcak günlerinde hem içinizi ferahlatmak, hem de tatlı isteğinizi gidermenin en sağlıklı yolu yaz meyvelerini beslenmenize eklemekte saklı. Yaz meyveleri su ve lif kaynağı olmasının yanı sıra, vitamin ve mineral deposu… İşte sağlığa olan faydaları!

Karpuz:

Yazın akla ilk gelen meyvelerden biri olan karpuz, sadece su ve şekerden oluşan bir besin değil, yüksek düzeyde vitamin, mineral ve antioksidan içeren sağlığa oldukça faydalı bir meyvedir. Birçok çalışma karpuz tüketmenin, obezite, diyabet ve kalp hastalıkları riskini azalttığını göstermiştir. Karpuzun diğer faydaları arasında cilt ve saç sağlığını koruması, kalp sağlığı ve kansere karşı savaşması bulunur. Ferahlatıcı etkisi ile bilinen karpuzun yaklaşık yüzde 90’ı sudan oluşur. Ancak bu ferahlatıcı etkisinin yanı sıra karpuz; A, B6 ve C vitaminleri, bol miktarda likopen, antioksidan ve amino asit içeren olukça sağlıklı bir meyvedir. Hatta bu sağlıklı meyvede az miktarda potasyum da bulunur. Ayrıca, bu özel yaz meyvesi yağ ve sodyum içermediği gibi bir bardak başına sadece 40 kaloriye sahiptir.
Karpuz lezzetinin yanı sıra aynı zamanda göz, cilt, kalp ve prostat bezinin sağlığını arttıran likopenle dolu bir besindir. Domates, karpuz, kayısı gibi kırmızı ve turuncu renkteki besinlerin içinde bulunan likopen kuvvetli bir antioksidandır. Prostat ve rahim ağzı kanserine karşı korucu etkileri olduğu bilinmektedir. Likopen alımınızı en üst seviyeye çıkarmak için seçtiğiniz karpuzun tamamen olgunlaşmış olmasına dikkat edin.

Kiraz:

Yazın tezgahları süsleyen en güzel meyvelerden bir diğeri de şüphesiz kiraz. Kırmızılığını içinde bulunan pigmentlerden alan kiraz, vücutta serbest radikallerle savaşmaya yardımcı olan güçlü bir antioksidan olma özelliği taşıyor. Ayrıca kiraz, kanserli hücrelerin kontrolden çıkmasına engel olan antosiyanin bileşenine sahip. Dolayısıyla kiraz alırken kırmızının daha da koyusuna yani bordo rengine dönük kirazlara yönelin. Çünkü bu kirazlar çok fazla miktarda antosiyanin içeriyor.
Bir bardak papatya çayı huzurlu bir uyku uyumanıza yardımcı olamıyorsa, bir kase kiraz yemeyi deneyin. Kiraz içerisinde bulunan melatonin hormonu, uyku düzeni oluşturmanıza katkı sağlar. Tam fayda elde etmek için kirazı uyku saatinizde tüketmenizde fayda var. Yapılan araştırmalar, iki çorba kaşığı kiraz suyunun, bir melatonin ilacı kadar etkili olduğunu gösteriyor.

İncir:

C vitamini bakımından zengin meyveler, saç dökülmesi sorunlarıyla mücadele eder ve saçlarının sağlıklı kalmasını sağlarlar. İncir; saç büyümesini teşvik eden magnezyum, C ve E vitamini gibi saçlara uygun besin maddeleri içerir. Bu meyvenin içinde bulunan besinler saç büyümesini hızlandırmak için vücuttaki kan dolaşımını harekete geçirir. İncir ayrıca, saçlarımızı ve kafa derimizi oluşturan kollajen oluşumuna katkıda bulunan yüksek miktarda kalsiyum içerir.
İncirde bol miktarda kalsiyum bulunur. Kalsiyum, kemik gelişimi ve güçlenmesi açısından son derece önemli bir rol oynar. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu kalsiyum oranı; yaşa, cinsiyete ve duruma göre değişiklik gösterir. Özellikle hamilelik, emzirme ve ergenlik dönemlerinde normalden daha fazla kalsiyuma ihtiyaç duyarız. Günlük kalsiyum ihtiyacı, ergen ve yetişkinlerde 1000-1500 mg., hamilelik ve emzirme dönemindeki kadınlarda en az 1500 mg. olarak belirtilebilir.

Çilek:

Çilek, kalp hastalığını azaltabilen lif ve C vitamini bakımından zengin bir besin maddesidir. Ayrıca çilek kalp hastalıklarına karşı korunmaya yardımcı olduğu gösterilen güçlü bir potasyum kaynağıdır. Kalbinizi korumanın en lezzetli yolu çilek tüketmektir. Haftada en az üç tabak çilek yemek, kalp krizi riskinizi yüzde 32 azaltır. Hastalıklara karşı vücudun direncini artıran, kansere karşı koruma sağlayan antioksidanlar çilekte bol miktarda bulunur. Araştırmalar, düzenli olarak çilek tüketmenin, akciğer kanseri de dahil olmak üzere kanser riskini düşürdüğünü göstermiştir.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Covid-19

Ateşsiz Covid-19 Geçirmek Mümkün

Tarih:

on

Yüksek ateş gibi bazı Covid-19 belirtileri diğerlerinden daha yaygın görünür. Bu günlerde kendinizi hasta hissediyorsanız doktora gidip test yaptırmak için en ayırt edici belirti ateş. Peki ya ateşiniz yoksa?

Çok değil, bundan bir yıl önce öksürük, vücut ağrıları ve halsizlik yaşamak gribin olağan belirtileriydi. Ancak coronavirüs hayatımıza girdi ve her kış en az bir kez yaşadığımız bu belirtiler değim yerindeyse kâbusumuz oldu.

Genel olarak solunum yolu hastalıkları hakkında bildiklerimiz yeni coronavirüs Sars-CoV-2 ile birlikte oldukça gelişti. Virüs dünyanın üzerine kara bir bulut gibi çökerken sağlık otoriteleri 3 belirtiye özellikle dikkat çekti; ateş, kuru öksürük ve nefes darlığı.

Covid-19 belirtilerini içeren listeye her geçen gün yeni bir bulgu eklendi. Şuan Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin yayımladığı listede 11 resmi Covid-19 semptomu bulunuyor ve bunlar hala olası her belirtiyi kapsamıyor.

Diğer belirtilerle birlikte ateş görülmeyebiliyor

Yüksek ateş gibi bazı Covid-19 belirtileri diğerlerinden daha yaygın görünür. Ancak bazı belirtiler de neredeyse kişiye özel ortaya çıkıyor. Bu günlerde kendinizi hasta hissediyorsanız doktora gidip test yaptırmak için en ayırt edici belirti ateş. Peki ya ateşiniz yoksa?

Ateşinizin olması vücut ısınızın normalden yüksek olduğu anlamına gelir. 38 dereceden yüksek vücut ısısı, vücudunuzda bir terslik olduğunu doğrular. Ateş, vücudun Covid-19 da dâhil olmak üzere bir enfeksiyona verdiği doğal tepkidir. Bağışıklık sistemi istenmeyen bir patojeni, genellikle bir virüsü veya bakteriyi öldürmeye çalıştığı için vücut ısısı aniden yükselir. Normal vücut sıcaklığında, bu hastalığa neden olan istilacılar kolayca çoğalabilir, ancak ortam ısındığında hayatta kalmaları zorlaşır.

Coronavirüs vücuda girdiğinde de bağışıklık sisteminin tepki göstermesi ve vücut ısısının yükselmesi beklenir. Bu virüs hakkında öğrendiğimiz son gelişmeye göre ise Covid-19 ateşsiz de görülebiliyor.

Asemptomatik kişilerde genel olarak ateş dâhil hiçbir belirti görülmediğini biliyoruz. Uzmanlara göre Covid-19 geçiren birçok insanda diğer belirtiler görülürken ateş görülmüyor. Öte yandan enfekte bir kişi teknik olarak ateşi yükseldiğinde ya da düştüğünde bunu fark etmeyebilir.

Ateşiniz olmasa da kendinizi izole edin

Ateş veya titreme, öksürük, nefes darlığı veya nefes almada güçlük, yorgunluk, kas veya vücut ağrıları, baş ağrısı, tat veya koku kaybı, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı veya akıntısı, mide bulantısı ya da kusma ve ishal gibi belirtilerle birlikte deri döküntüleri ve göz kızarıklığı gibi daha nadir semptomlar da Covid-19 ile ilişkilendiriliyor.

Bu belirtilerden bazılarının bir arada görülmesi ilk olarak yüksek ateşi sorgulamayı akıllara getirebilir. Ancak ateş Covid-19 varlığının göstergesi olarak değerlendirilmemeli.

Olağandışı belirtiler yaşıyorsanız ancak ateşiniz yoksa yine de kendinizi izole edin. Bir sağlık kurulusu ile iletişime geçerek, testler, izolasyon yönergeleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi alın. Yaşadığınız soğuk algınlığı veya grip de olabilir. Ancak vaka artışlarını göz önünde bulundurun, sağlık durumunuz hakkında daha fazla bilgi alana kadar güvende olmak ve çevrenizdekileri güvende tutmak için izole olmaya devam edin.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Hayatın Ritmi 89. Bölüm – Uyku Reçetesi – Vertigo

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19’dan korunmak için uykunun ne kadar önemli olduğunu biliyor musunuz? Bu bölümde uykunun neden önemli olduğunun yanı sıra denge bozuklukları ve vertigo ile ilgili merak ettiklerinizi bulacaksınız.

Covid-19 savunma planında 4. gün…

Sağlıklı bir uyku için hangi besinleri tüketmeliyiz? Dr. Halit Yerebakan bağışıklığımızı güçlendirecek iyi bir uykunun ip uçlarını veriyor.  

Hayatın Ritmi denge bozuklukları ve baş dönmesini masaya yatırıyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Örmeci denge bozukluklarının hangi hastalığın habercisi olduğunu testlerle anlatıyor. B12 vitamini eksikliği denge sistemimizi nasıl bozuyor? 

Çağımızın hastalığı vertigo… Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Alkan vertigoyla ilgili tüm detayları anlatıyor.

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar‘dan evde yapabileceğiniz basit denge egzersizleri. 

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Covid-19

mRNA Aşıları Ne Kadar Güvenli?

Tarih:

on

Onay bekleyen iki mRNA aşısının da COVID-19’u önlemede yüzde 90’dan fazla etkili olduğu bildirildi. Ancak geliştirilen mRNA aşıları bu türün ilk örnekleri ve her iki aşının da gerçek içeriklerinin henüz açıklanmamış olması, aşıların başarısına gölge düşürmeye yetiyor.

Covid-19’a karşı geliştirilen aşıların oldukça hızlı bir şekilde piyasaya sürülmeye hazır hale gelmesi akıllara ‘aşıların yan etkileri var mı?’ sorusunu getirdi.

Tüm dünyayı etkileyen yeni coronavirüs salgını ile birlikte çok kısa sürede aşı üretilmesine tanık olduk. Şimdiye kadar yaklaşık 20 yıllık çalışmaların ardından üretilen bir aşının yeterince etkili ve güvenli olabileceğini düşünüyorduk. Pandemi bize o kadar vakit tanımadı. Geldiğimiz noktada karşımızda farklı aşı seçenekleri var. Bu aşılar hakkında etkinlikleri bir yana, ne kadara güvenli oldukları en çok merak edilen konu.

Covid-19 aşıları hafif yan etkiler ortaya çıkarıyor

Türkiye’de de çalışmaları sürdürülen inaktif aşı bir yana daha önce hiç kullanılmamış mRNA aşıları ile ilgili hem büyük umutlar hem de büyük kaygılar var; ‘Bu aşıların nasıl yan etkileri olacak?’

Şu anda, ABD’de onay bekleyen iki mRNA aşısı, 3. aşama klinik denemelerde 73.000’den fazla kişide test edildi. Her iki aşının da Covid-19’u önlemede yüzde 90’dan fazla etkili olduğu bildirildi. Ancak geliştirilen mRNA aşılarının bu türün ilk örnekleri olması ve her iki aşının da gerçek içeriklerinin henüz açıklanmamış olması, aşıların başarısına gölge düşürmeye yetiyor.

Faz-1 ve faz-2 çalışmalarında hayvanlar ve faz-3 çalışmalarında insanlar üzerinde yapılan denemelerde mRNA aşıları olumsuz bir profil ortaya koymadı. Genel olarak hafif yan etkiler ortaya çıktı: Enjeksiyon bölgesinde ağrı, ateş, yorgunluk, baş ağrısı, eklem ağrısı ve kas ağrıları. Bununla birlikte, Covid-19 aşıları çok yeni olduğundan, uzun vadeli yan etkiler henüz tam olarak anlaşılabilmiş değil.

Vücudun geliştirdiği hafif yan etkiler temelde bağışıklık sisteminin hazırlandığını gösteriyor. Aşılar, vücudun virüse yanıt vermesini sağlamak için yapılır. Covid-19 aşısının ardından vücut SARs-CoV-2’ye bir yanıt vermeyi öğreniyor, bunun da ateş gibi belirtilere yol açması olasılık dâhilinde.

Diğer yandan uzmanlar Covid-19 aşısının 2. dozunun daha fazla yan etkiye neden olabileceği konusunda endişeli.

    Yararı zararından fazla

Aşıların yan etkileri kadar olumlu etkileri de var. Şuan coronavirüs karşısındaki tek silahımız aşı. Sürü bağışıklığının güvenli bir şekilde oluşturulabilmesi için toplumun yüzde 70’inden fazlasının aşı olması gerekiyor. Bu, özellikle yaşlılar ve bağışıklığı zayıflamış olanlar gibi savunmasız, yüksek riskli gruplar için önemlidir.

Dünya genelinde ortalama olarak Covid-19’a yakalanan her 200 kişiden biri ölüyor. Bireysel olarak tüm önlemleri alıyor olsalar bile başkalarının yaptığı hatalar nedeniyle insanlar coronavirüs ile enfekte olabiliyor. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda aşıların sağladığı faydalar risklerden daha ağır basıyor.

mRNA aşılarının faz-3 çalışmalarında hastalar arasında en sık görülen yan etkiler;

-Yorgunluk (yüzde 9,7)

-Kas ağrıları (yüzde 8,9)

-Eklem ağrısı (yüzde 5.2)

-Baş ağrısı (yüzde 4,5)

-Ağrı (yüzde 4,1)

-Enjeksiyon bölgesinde ağrı (yüzde 2.7)

-Enjeksiyon yerinde kızarıklık (yüzde 2)

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web partner | Web Tasarım