Connect with us

Kadın Sağlığı

Yaz Hamileliği İçin Öneriler

Tarih:

on

Yaz Hamileliği İçin Öneriler

Yazın, güneşin yakıcı etkisi ve havanın çok sıcak olması hamilelik sürecini zorlaştırıyor. Sıcak hava ayrıca terlemeyi arttırarak vücutta su kaybına neden oluyor. Sıcağın yanı sıra havadaki nem hamilelerin nefes alıp vermesini güçleştiriyor. Peki yaz hamileliği için öneriler neler?

Bu dönemde kilo alımı ve gittikçe büyüyen bebek, diyaframın alttan yukarı doğru bir basınç yaratmasına yol açıyor ve bu nedenle akciğer hacmi de azalıyor. Tüm bunların etkisiyle yaz mevsiminde hamilelik sıkıntılı bir süreç gibi görünse de, sanılanın aksine avantajları daha fazla. Kışın hava koşulları yüzünden eve kapanarak geçirilen hamilelik sürecine kıyasla yazın açık havada geçirilen saatler, bol sulu gıdalar ve hamilelikte en faydalı spor olan yürüme ve yüzme alternatifleri bebeğinizi konforlu bir şekilde beklemenizi sağlayabiliyor. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Funda Öztürk yaz aylarında sağlıklı bir hamilelik geçirmeniz için dikkat etmeniz gereken noktaları anlattı, önemli önerilerde bulundu.

Tatil Öncesinde Mutlaka Doktora Gidin

Hamilelik döneminde tatilden mahrum kalmak zorunda değilsiniz, doğru planlamalar yaparak rahat bir tatil geçirebilirsiniz. Ancak tatil öncesinde hekiminize mutlaka muayene olun ve bir sakınca olup olmadığını öğrenin. Tatilinizi mümkün olduğunca 32. hafta öncesinde planlayın, gideceğiniz yerdeki sağlık imkanlarını da araştırın. Sağlık kuruluşlarına rahatlıkla ulaşamayacağınız yerleri tercih etmeyin. Gıdalar ve hijyeni önemseyin, yanınıza ilaçlarınızı almayı da unutmayın.

Su Tüketimini Artırın

Hamilelik döneminde yeteri kadar sıvı alınamaması durumunda “dehidratasyon” denilen önemli bir sorun gelişiyor. Anne adayının kan basıncı düşüyor, kandaki şeker ve tuz düzeyleri bozuluyor, nabız hızlanıyor ve ilerleyen dönemde bilinç bozulmaya başlıyor. Sıvının yerine konulmaması durumunda da şok tablosuna kadar giden değişimler söz konusu oluyor. Tabi ki bebek de bu durumdan etkileniyor; bebeği saran amniyon sıvısı azalıyor, bebeğin gelişimi yavaşlıyor, hatta durabiliyor. Bu nedenle yaşamsal önem taşıyan su tüketimini hamilelik döneminde 2.5-3 litreye çıkarmayı asla ihmal etmeyin.

Bu Saatlerde Güneşe Çıkmayın

Hamilelikte kandaki düzeyi yükselen östrojen hormonları, cildi güneş ışıklarına karşı daha da hassaslaştırıyor ve bunun sonucunda ciltte lekelenmeler ortaya çıkıyor. Çok daha önemlisi hem annenin hem bebeğin hayatını tehdit edebilen güneş çarpması gelişebiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Funda Öztürk bu nedenle güneş ışınlarının yeryüzüne dik geldiği 11.00 – 17.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarıya çıkmamanız gerektiği uyarısında bulunarak şu önerilerde bulunuyor. “Mutlaka çıkmanız gerekiyorsa cildinize 30 dakika öncesinden yüksek koruma faktörlü güneş koruyucu kremler kullanmalı, güneş altında da uzun süre kalmamalısınız. Geniş kenarlı şapka ve açık renkli, pamuklu keten kumaştan rahat giysiler gibi koruyucu kıyafetleri de ihmal etmeyin. Taze sıkılmış meyve suyu, limonata ve soda gibi bol mineral ile elektrolit içeren içecekler tüketmenizde de fayda var.”

Günde 1 Şişe Soda İçin

Yaz hamileleri beslenme konusunda yine şanslılar. Çünkü doğal ve sağlıklı sebze ile meyveye ulaşmak daha kolay oluyor. Ancak ev dışında geçirdiğimiz zaman fazla olduğu için dışarda daha fazla yemek yiyoruz. Haliyle ishal ve besin zehirlenmeleri gibi tablolar da çok görülüyor. Bu tür sorunlarla karşılaşmamak için dışarıda yediğiniz gıdaların temiz, etlerin de iyi pişmiş olmasına dikkat edin. Balık mevsimi olmadığı için deniz ürünlerinin taze olduğundan emin olun. Su ihtiyacının artmasıyla birlikte mineral ve tuz ihtiyacı da buna paralel olarak artıyor. Bu nedenle hamilelikte tuz alımını kısıtlasanız da, tümüyle kesmeyin. Daha fazla tüketmemek kaydıyla günde 1 şişe soda içmenizde de fayda var.

Bol Bol Yüzün, Yürüyün

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Funda Öztürk yaz mevsiminde bol bol yüzmeyi alışkanlık haline getirmenizi öneriyor. Suyun kaldırma gücü, suda rahat hareket etmenizi sağlayarak bacak ve sırt kaslarınızın güçlenmesine yardımcı oluyor. Ancak yüzerken dikkat etmeniz gereken kurallar var; aşırı efor harcamamak, temiz bir ortamda yüzmek, öğlen saatlerinde değil güneşin daha az etkili olduğu saatleri seçmek ve güneş koruyucu kremler kullanmak gibi.Eğer düzenli yüzme imkanınız yoksa ”yürüyüş” de iyi bir tercih olacaktır. Güneşin etkisinin azaldığı akşam saatlerinde 45 dakika -1 saat boyunca, sizi çok yormayan bir tempoda yürüyüş yapmak sırt ve bacak kaslarını güçlendiriyor, sırt ağrılarını azaltıyor ve bacak damarlarında dolaşıma yardımcı olarak ödem gelişimini azaltmaya yardımcı oluyor.

Uçak Yolculuğunu Tercih Edin

Hamilelik döneminde kısa seyahatler tercih sebebiniz olmalı. Çünkü uzun seyahatlerde çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkabiliyor. Uzun seyahatlerde gelişebilecek en önemli problem ise dolaşım bozukluğu ve damar içi pıhtılaşma. Bu nedenle uçak yolculuğunu tercih etmenizde fayda var. Ayrıca uzun seyahatlerde varis çorabı kullanmalı ve imkan varsa sık molalar vermeli, her 2 saatte bir kalkıp dolaşmalısınız.

Klimadan Yararlanın, Ancak…

Hamilelik döneminde klima kullanırken bazı tedbirleri almak çok önemli. Klimaların periyodik bakımları düzenli yapılmalı, bakteri filtreleri kullanılmalı, ortam sıcaklığı aşırı düşük olmamalı ve klimanın kullanıldığı ortamlara belirli aralıklarla temiz hava girmesi sağlanmalı. Solunum yolu enfeksiyonu olan veya astım hastaları anne adayları ise klima kullanımından kaçınmalılar.

Ayaklara Ekstra Özen Gösterin

Hamileliğin 5. ayından itibaren bebeğin anne karnında büyümesi ve kasık bölgesindeki damarlara bası etkisiyle bacak damarlarında dolaşım azalıyor. Bunlar yaz aylarında artan ısının etkisiyle birleşince çoğunlukla ayak, bilek ve bacaklarda ödem gelişebiliyor. Bunu önlemek için rahat ayakkabılar tercih etmeli, bol su içmeli, yürüyüş yapmalı, uzun süre oturmanız gerekiyorsa ayaklarınızı uzatmalı, uyurken ayaklarınızı bir yastıkla yükseltmelisiniz. Ayrıca ayak ve bacaklara masaj uygulaması da fayda sağlıyor.

Hamilelikle ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Alternatif Sağlık

Selülit Gerçekleri

Tarih:

on

Selülit hakkında bilmeniz gereken gerçekler…

Selülit hayatın neredeyse kaçınılmaz bir parçası. Herkes bu sinir bozucu cilt durumunu geliştirebilir… Vücudunuzdaki bu izleri tanımalı ve nasıl kurtulacağınız hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalısınız.

 

“Selülit Nasıl Giderilir” konulu yazıya ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

COVID-19 Hamilelikte Ne Kadar Etkili?

Tarih:

on

COVID-19 yayılmaya başladığı andan itibaren tüm dünyaya korku saldı. Özellikle hamile ve yeni doğum yapan kadınlar bu konuda iki kat daha endişeli. Peki COVID-19 fetüs ve yeni doğanlar üzerinde ne kadar etkili?

COVID-19’un bir anda ortaya çıktığı bu süreç özellikle hamile, yeni doğum yapmış ve bebek sahibi olmayı düşünenlerin bebekleri ve kendi sağlıkları ile ilgili soru işaretlerini beraberinde getirdi. İnsan sağlığını tehdit eden bu coronavirüsün yeni ve yakın zamanda ortaya çıkmış olması maalesef bu konuda kesin sonuçlar elde edilebilmesi için yeterli değil. Ancak yine de yürütülen çalışmalardan bazı sonuçlar elde edilmeye başlandı.

Anne adayları COVID-19’dan etkilenebiliyor

Belki birkaç ay öncesine kadar huzurlu bir hamilelik süreci geçiriyordunuz ya da yeni coronavirüsün yayılmasından hemen önce hamile kaldığınızı öğrendiniz. Küresel anlamdaki böyle bir salgının hem bebeğinizin sağlığı hem de kendi sağlığınız için endişe uyandırması son derece doğal.

Tekrar hatırlatmak istiyorum ki bu yeni bir virüs ve hamile kadınlar üzerindeki etkisi hakkında çok az şey biliniyor. Bu konu hakkında araştırma yapan uzmanların ilk tezleri, hamile kadınların COVID-19 ile enfekte olmaları durumunda, hastalık belirtisi göstermelerinin daha muhtemel olduğu yönünde. Mevcut bilgiler ışığında uzmanlar, aynı yaş grubundaki kadınlar ve erkeklerde olduğu gibi hamile olan kadınların da belirtilerinin hafif ila orta şiddette olabileceğini düşünüyor.

Erken doğum riski araştırılıyor

Bu süreçte anne adaylarının en büyük korkusu düşük yapma ya da gebelik sürecinde herhangi bir komplikasyon yaşama riski oluyor. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi verilerine göre, yeni coronavirüs ile enfekte olan hamile kadınlarda düşük ya da komplikasyon riski henüz görülmedi.

Amerikalı uzmanların SARS ve MERS gibi diğer coronavirüslerden elde ettiği verilere dayanılarak COVID-19’a maruz kalan hamile kadınların erken doğum gibi bazı komplikasyonlara karşı yüksek risk altında olabileceği düşünülüyor. Ancak son derece sınırlı veriler bu tezi doğrulayabilmiş değil. Yani enfekte olmak erken doğumun doğrudan nedeni olmayabilir.

UNUTMAMAKTA FAYDA VAR!

COVID-19’un nasıl yayıldığını bilmeyen artık yoktur sanırım. Öksürük veya hapşırık yoluyla havaya karışan damlacıklar ya da yüzeylerden kolaylıkla yayılıyor.

Korunmak için neler yapılması gerektiğini de bildiğinizi düşünüyorum. Ancak yine de kısa bir hatırlatma;

-Ellerinizi sık sık sabunla yıkayın

-Yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmayın

-Sosyal mesafenizi koruyun

-Hasta hissediyorsanız mutlaka kendinizi izole edin

-Bağışıklığınızı güçlendirmek için sağlıklı bir beslenme planı uygulayın

Virüs fetüse bulaşmıyor

Annelerin ve anne adaylarının soru işaretlerinden biri de, enfekte olmaları durumunda virüsün bebeğe ya da fetüse bulaşma riski. Bu konuda şu ana kadar, COVID-19 ile enfekte olan ve belirtiler gösteren dokuz hamile kadın incelendi. Doğan bebeklerin hiçbirinde virüse rastlanmadı. Ayrıca yeni coronavirüs amniyotik sıvıda, yenidoğanın boğazında veya anne sütünde görülmedi. Yani elde edilen verilere göre virüsün fetüse bulaşması, fetüs üzerinde herhangi bir komplikasyona neden olması oldukça düşük bir ihtimal olarak görülüyor.

Emziren annelere gelirsek, dediğim gibi, anne sütünde COVID-19 virüsü olduğuna dair bir kanıt yok. Virüsün yayılma şekli düşünüldüğünde koruyucu önlem olarak, annelerin bebeklerine yaklaşmadan önce ellerini yıkamalarını ve maske kullanmalarını önerebilirim.

Şunu da eklemek isterim ki adetlerimizde yeri olan kırk uçurma ya da bebek görmesi gibi ziyaretlerden ve aile toplantılarından kaçınmanız önemli.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar