Connect with us

Kadın Sağlığı

Yaz Aylarında Sık Görülen Kadın Hastalıkları

Basın Bülteni

Tarih:

on

Yaz Aylarında Sık Görülen Kadın Hastalıkları

Kavurucu sıcakların kendini gösterdiği yaz mevsiminde eğlenmek, dinlenmek, aileyle zaman geçirmek için en uygun mevsim. Ancak yaz aylarında sık görülen kadın hastalıkları aşırı sıcak hava, fazla terleme ve hijyen koşularındaki olumsuzluklar nedeniyle kendini gösterebilir.

Bu nedenle sıcakların tetiklediği hastalıklara karşı önlem alarak korunmanız çok önemli. Dikkat etmenize rağmen çeşitli sorunlar başladıysa altta yatan nedenlere yönelik tetkik ve tedavi için doktora başvurmayı da ihmal etmemeniz gerekiyor. Peki neler yapmalı, nelerden kaçınmalı? Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gülfem Şişmanoğlu yaz aylarında en sık görülen 4 kadın hastalığını ve bu sorunlara karşı hangi önlemleri almanız gerektiğini anlattı, önemli bilgiler verdi.

İdrar Yolu Enfeksiyonu

İdrar yolu enfeksiyonları, idrarı mesaneden dışarı taşıyan kanalın erkeklere göre daha kısa olması nedeniyle kadınlarda daha sık görülüyor. Havuz ve denize sıkça girilmesi nedeniyle bakterilere daha çok maruz kalınması sonucu yaz aylarında görülme sıklığı daha da artıyor. İdrar yolu enfeksiyonunun en tipik belirtileri, idrar sırasında veya sonrasında ortaya çıkan yanma hissi. Sık idrara çıkma isteği, karın alt bölgesinde ağrı ve rahatsızlık hissi, karında şişlik, bulanık ve kokulu idrar da diğer belirtilerini oluşturuyor. Tanı konulması ve tedavisi kolay olmakla birlikte, eğer ihmal edilirse ciddi böbrek enfeksiyonlarına neden olabiliyor.

Nasıl korunmalı?

  • Bol bol su içmeyi ihmal etmeyin.
  • İdrarınızı kesinlikle tutmayın.
  • Tuvalet sonrası temizliği önden arkaya doğru yapmaya özen gösterin.
  • Hijyeninden emin olmadığımız havuza girmeyin. Ayrıca havuza nispeten daha tenha olan sabah erken saatlerde girmeniz enfeksiyon riskini azaltacaktır.

Vajinal Mantar Enfeksiyonu

Mantar enfeksiyonlarının yaz aylarında daha sık görülmesinin nedeni mantarın sıcak, nemli, ıslak, terli ve kapalı vücut bölgelerini sevmesi. Havaların ısınmasıyla birlikte bu şartlar mantarlar için fazlasıyla sağlanmış oluyor. Havuz suyundaki klorun vücuttaki yararlı bakterileri öldürmesi sonucu mantar hücrelerinin aktif hale gelmesi ve ıslak mayo ile durmak mantar enfeksiyonunun en önemli sorumlularından. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gülfem Şişmanoğlu bunun sonucunda aşırı kaşıntı, genital bölgede batma, yanma, idrar yaparken yanma, akıntı gibi yakınmaların geliştiğini belirterek, “Bazı hastalarda da cinsel ilişki sırasında yanma ve acıma hissi de oluşabiliyor” diyor.

Nasıl korunmalı?

  • Havuz yerine denizi tercih edin.
  • Deniz kenarında ıslak mayo ile uzun süre kalmayın.
  • Dar kıyafetler ( dar şortlar, pantolonlar ) giymekten kaçının. Terletmeyen, kolay hava alan kıyafetleri tercih edin.
  • Sıcak nedeniyle nemi artıracağı için naylon yerine pamuklu iç çamaşırını tercih edin. İç çamaşırlarınızı 60 derecede yıkayıp, ütüleyin. Sabah ve akşam iç çamaşırınızı mutlaka değiştirin.
  • Günlük tuvaletin ardından genital bölgenizi suyla temizledikten sonra bir peçeteyle çok iyice kurulayın.
  • Mümkün olduğunca günlük ped kullanmamaya özen gösterin. Kullanmanız gerektiğinde yüzde 100 pamuklu olanlarını tercih edin ve sık sık değiştirin. Adet döneminizde kullandığınız vajinal tampon ve pedleri sık aralarla değiştirmeyi de unutmayın.

Bakteriyel Vajinozis

Bakteriyel vajinozis; vajinada doğal olarak bulunan ve laktobasil adı verilen yararlı bakterilerin azalması nedeniyle vajinal PH’ın bazik yöne kayması sonucu oluşan enfeksiyonlardan biri. Hijyenik olmayan umumi tuvaletlerden gardnerella vajinalis isimli mikrobun bulaşması nedeniyle gelişebildiği gibi, havuzdaki klorun vajinanın ph değerini değiştirmesine bağlı olarak da ortaya çıkabiliyor. Genellikle kötü kokulu grimsi akıntı ve kaşıntıyla kendini gösteriyor. Özellikle adet döneminde ve cinsel ilişkiden sonra koku daha da belirginleşiyor.

Nasıl korunmalı?

  • Havuza girmeden önce ve havuzdan çıktıktan hemen sonra idrarınızı yapın ve duş alın.
  • Klozete oturmadan sifonu çekin, klozet üzerine tek kullanımlık kağıt yerleştirin.
  • Tuvalet sonrasında önden arkaya, yani vajinadan anüse doğru temizlik yapın.
  • Adet döneminde tamponla denize girebilirsiniz. Ancak denizden çıkar çıkmaz tamponunuzu değiştirin. Adet döneminizde tamponla da olsa havuza girmeyin.

Trikomonas Enfeksiyonları

Trikomonas, çoğunlukla cinsel yolla bulaşan bir parazit. Uygun koşullarda dış ortamda birkaç saat canlı kalabilmesi nedeniyle havuzlardan, hamam ile saunalardan ve havlulardan da bulaşabiliyor. Kötü kokulu, sarı-yeşilimsi köpüklü bol vajinal akıntısı ile vajinada kaşıntı en sık görülen belirtisi. Bunun yanı sıra cinsel ilişkide yanma, batma ve acı gibi sorunlar da gelişebiliyor.

Nasıl korunmalı?

  • En etkin korunma yöntemi kondom (prezervatif) kullanmak.
  • Ortak kullanıma açık tuvaletlerde dikkatli olun.
  • İç çamaşırı ve havlu gibi özel eşyalarınızı başkalarıyla paylaşmayın
  • Temizliğinden emin olmadığınız havuzlara girmeyin.

Kadın hastalıkları ile ilgili farklı bir yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Alternatif Sağlık

Selülit Gerçekleri

Dr. Öz ve Ekibi

Tarih:

on

Selülit hakkında bilmeniz gereken gerçekler…

Selülit hayatın neredeyse kaçınılmaz bir parçası. Herkes bu sinir bozucu cilt durumunu geliştirebilir… Vücudunuzdaki bu izleri tanımalı ve nasıl kurtulacağınız hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalısınız.

 

“Selülit Nasıl Giderilir” konulu yazıya ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

COVID-19 Hamilelikte Ne Kadar Etkili?

Halit Yerebakan

Tarih:

on

COVID-19 yayılmaya başladığı andan itibaren tüm dünyaya korku saldı. Özellikle hamile ve yeni doğum yapan kadınlar bu konuda iki kat daha endişeli. Peki COVID-19 fetüs ve yeni doğanlar üzerinde ne kadar etkili?

COVID-19’un bir anda ortaya çıktığı bu süreç özellikle hamile, yeni doğum yapmış ve bebek sahibi olmayı düşünenlerin bebekleri ve kendi sağlıkları ile ilgili soru işaretlerini beraberinde getirdi. İnsan sağlığını tehdit eden bu coronavirüsün yeni ve yakın zamanda ortaya çıkmış olması maalesef bu konuda kesin sonuçlar elde edilebilmesi için yeterli değil. Ancak yine de yürütülen çalışmalardan bazı sonuçlar elde edilmeye başlandı.

Anne adayları COVID-19’dan etkilenebiliyor

Belki birkaç ay öncesine kadar huzurlu bir hamilelik süreci geçiriyordunuz ya da yeni coronavirüsün yayılmasından hemen önce hamile kaldığınızı öğrendiniz. Küresel anlamdaki böyle bir salgının hem bebeğinizin sağlığı hem de kendi sağlığınız için endişe uyandırması son derece doğal.

Tekrar hatırlatmak istiyorum ki bu yeni bir virüs ve hamile kadınlar üzerindeki etkisi hakkında çok az şey biliniyor. Bu konu hakkında araştırma yapan uzmanların ilk tezleri, hamile kadınların COVID-19 ile enfekte olmaları durumunda, hastalık belirtisi göstermelerinin daha muhtemel olduğu yönünde. Mevcut bilgiler ışığında uzmanlar, aynı yaş grubundaki kadınlar ve erkeklerde olduğu gibi hamile olan kadınların da belirtilerinin hafif ila orta şiddette olabileceğini düşünüyor.

Erken doğum riski araştırılıyor

Bu süreçte anne adaylarının en büyük korkusu düşük yapma ya da gebelik sürecinde herhangi bir komplikasyon yaşama riski oluyor. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi verilerine göre, yeni coronavirüs ile enfekte olan hamile kadınlarda düşük ya da komplikasyon riski henüz görülmedi.

Amerikalı uzmanların SARS ve MERS gibi diğer coronavirüslerden elde ettiği verilere dayanılarak COVID-19’a maruz kalan hamile kadınların erken doğum gibi bazı komplikasyonlara karşı yüksek risk altında olabileceği düşünülüyor. Ancak son derece sınırlı veriler bu tezi doğrulayabilmiş değil. Yani enfekte olmak erken doğumun doğrudan nedeni olmayabilir.

UNUTMAMAKTA FAYDA VAR!

COVID-19’un nasıl yayıldığını bilmeyen artık yoktur sanırım. Öksürük veya hapşırık yoluyla havaya karışan damlacıklar ya da yüzeylerden kolaylıkla yayılıyor.

Korunmak için neler yapılması gerektiğini de bildiğinizi düşünüyorum. Ancak yine de kısa bir hatırlatma;

-Ellerinizi sık sık sabunla yıkayın

-Yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmayın

-Sosyal mesafenizi koruyun

-Hasta hissediyorsanız mutlaka kendinizi izole edin

-Bağışıklığınızı güçlendirmek için sağlıklı bir beslenme planı uygulayın

Virüs fetüse bulaşmıyor

Annelerin ve anne adaylarının soru işaretlerinden biri de, enfekte olmaları durumunda virüsün bebeğe ya da fetüse bulaşma riski. Bu konuda şu ana kadar, COVID-19 ile enfekte olan ve belirtiler gösteren dokuz hamile kadın incelendi. Doğan bebeklerin hiçbirinde virüse rastlanmadı. Ayrıca yeni coronavirüs amniyotik sıvıda, yenidoğanın boğazında veya anne sütünde görülmedi. Yani elde edilen verilere göre virüsün fetüse bulaşması, fetüs üzerinde herhangi bir komplikasyona neden olması oldukça düşük bir ihtimal olarak görülüyor.

Emziren annelere gelirsek, dediğim gibi, anne sütünde COVID-19 virüsü olduğuna dair bir kanıt yok. Virüsün yayılma şekli düşünüldüğünde koruyucu önlem olarak, annelerin bebeklerine yaklaşmadan önce ellerini yıkamalarını ve maske kullanmalarını önerebilirim.

Şunu da eklemek isterim ki adetlerimizde yeri olan kırk uçurma ya da bebek görmesi gibi ziyaretlerden ve aile toplantılarından kaçınmanız önemli.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Kadınlarda sıcak basması neyin habercisi?

Halit Yerebakan

Tarih:

on

Sıcak basması kadınlarda genellikle menopozla ilişkilendirilen bir durum. Ancak bundan daha fazlası olabilir. Sık sık ve kalıcı olarak bu durumu yaşayan kadınlar kalp krizi ve inme riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Sıcak bastığını söyleyen orta yaş bir kadına sorulan ilk soru menopozda olup olmadığıdır. Bu semptom menopozun en yaygın belirtisi olduğu için akla başka bir rahatsızlık olabileceği gelmez. Son zamanlarda araştırmacılar kadınlara özgü kardiyovasküler risk faktörlerini daha yakından incelemeye başladılar ve kadınların yüzde 85’ini etkileyen bir durum üzerine yoğunlaştılar, sıcak basması.

Amerika’da Eylül 2019’da açıklanan ‘Kadın Sağlığı Çalışması’nın sonuçlarına göre, iki haftalık bir sürede 6 günden fazla veya gün içinde 4 saatten fazla sıcak basması yaşayan kadınların inme, kalp krizi ya da diğer kardiyovasküler problemlerle karşılaşma riski, sıcak basması yaşamayanlara oranla iki kat daha yüksek olabilir.

Araştırmacıların kalıcı olarak tanımladığı, yani günde 4 saatten fazla sıcak basması yaşayan kadınların, gelecek 20 yıl içinde sıcak basması olmayan kadınlara göre kalp hastalıkları geçirme olasılığının yüzde 80 daha fazla olduğu da bu çalışmada yer alan bilgiler arasında.

Sıcak basması anormal değil, ama dikkate alınmalı

Uzmanlara göre kadınların birçoğu sıcak basması problemini yaşıyor. Üstelik bu durum çok da anormal karşılanan bir belirti değil. Ancak sıcak basmaları kalıcı olmaya başladığında bazı kardiyovasküler risklerin artmaya başladığına işaret ediyor olabilir. Bu tabi ki sıcak basması yaşayan tüm kadınların kalp hastalığı olduğu ya da ileride böyle bir problem yaşayacağı anlamına gelmiyor.

‘İki kat daha yüksek risk’ dendiğinde bu kulağa korkutucu geliyor. Araştırma sonuçları daha iyi yorumlandığında, kadınlarda sıcak basmasıyla ilişkili genel kalp hastalıkları riski artışının düşük kaldığı söylenebilir.

Uzmanlar, sıcak basması durumunun daha iyi incelenmesinin ardından kadınlara özgü kardiyovasküler risk faktörleri arasına girebileceği görüşünde.

Tedavi edilmeli mi?

Sıcak basmalarının kardiyovasküler hastalık riskini arttırdığına dair bazı kanıtlar olsa da, sıcak basmalarını tedavi etmenin bu durumu ortadan kaldıracağına dair bir kanıt yok. Bu durumun tedavisi sadece sizi daha iyi hissettirebilir. Tedavi içinse doktorunuzun yazacağı bazı hormon ilaçları kullanmanız gerekebilir.

Neden sıcak basması yaşanır?

Vücudun aşırı ısındığı bir zaman dilimi sıcak basmalarının nedeni olarak açıklanabilir. Birkaç saniye veya dakikalarca sürebilir. Önce terlemeye başlar, ardından üşüme hissi yaşayabilirsiniz.

Genellikle menopozdan sonraki aylarda ortaya çıkan sıcak basmalarına neyin neden olduğu kesinlik kazanmamışsa da bazı uzmanlara göre sebep östrojen hormonundaki düşüş. Bu düşüşlerin beyindeki hipotalamusu etkilediğine inanılıyor. Hipotalamus, vücut çok sıcak olduğunda bunu algılar ve soğutma hareketlerini tetikler. Devamında ise kan damarları fazla ısıdan kurtulmak için genişler.

Tabi akla “Sıcak basmaları yaşayan kadınların kan damarları nasıl tepki veriyor?” sorusu geliyor. Bu sorunun cevabı 2017 yılında menopoz konusunda yapılan bir çalışmada verilmiş aslında. Bu çalışmaya göre sıcak basması yaşayan 40 ve 53 yaş arasındaki kadınların kan damarı yanıtlarında kardiyovasküler hastalıklarla da bağlantılı olduğu bilinen bazı özellikler ortaya çıktı.

Sıcak basmaları ve kardiyovasküler rahatsızlıklar arasında bir bağlantı olduğuna dair bazı kanıtlar var. Ancak hala bu konuda kanıtlanması gereken onlarca olgu var. Bu bağlantının doğruluğu ne zaman kesinleşir bilemem ama size önerim, kardiyovasküler hastalıklardan çekiniyorsanız, kolesterol, tansiyon ve diyabet gibi risk faktörlerine odaklanmanız olur.

 

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

 

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar