Connect with us

Beslenme

Turunçgiller ve Sebzeler ile Beslenin

Tarih:

on

turunçgiller

Portakal, mandalina, limon gibi turunçgiller dışında yeşil yapraklı sebzeler de içinde barındırdıkları C vitamini ile, özellikle kış hastalıklarını kolay atlatmanızı sağlayabilir.

Kış hastalıklardan korunmak için turuncu ve yeşil renkte beslenin

Mevsim itibariyle soğuk havalar iyice kendini hissettirmeye, hastalıklar da kapımızı çalmaya başladı.
Mevsim şartlarına uygun önlemler almak, tüm aile fertlerinin rahat bir kış geçirmesi için yapılması gereken ilk şeydir.
Birçoğumuz hoşlanmasak da titreten soğukların, insan sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğunu da söylemeden geçmemek gerekir. Mesela soğuk hava, halk sağlığı için son derece önemli bir etkiye sahiptir.
Belli bir derecenin altında seyreden hava şartları, hastalıkların ortaya çıkması ve yayılmasında rol oynayan mikroorganizmaların ölmelerine sebep olarak insanlığı adeta koruyan bir görev üstlenir.

SOĞUK HAVA TETİKLİYOR

Yapılan istatistikler, yılın bu aylarında ölüm oranlarında ciddi artışlar olduğunu gösteriyor. Soğuk hava, kan basıncını artıran bir etki gösterir. Halihazırda kardiyovasküler rahatsızlıkları olanlar için risk, daha da artar. Kış aylarında adeta pik yapan ölümlerin sebebini araştıran bilim adamları; ani kalp krizi, inme ve diğer kardiyovasküler hastalıkların, ölüm sebeplerinin başında geldiğini tespit etmiş. Bir kalp cerrahı olarak kişisel gözlemim de kardiyovasküler hastalıkların kış aylarında artış gösterdiği yönündedir.

Gripten korunmak, kış aylarında alınacak önlemlerin başında gelir. Biz doktorlar, ne kadar uğraşırsak uğraşalım grip aşısının fayda ve gerekliliği konusunda insanları ikna etmekte zorlanıyoruz. Kimi iğneden korkarken, kimi faydalarına yeterince ikna olmadığından grip aşısı yaptırmaktan uzak duruyor. Oysa grip, öldürebilen bir hastalık! Amerika’da yapılan bir araştırma, yaklaşık 30 bin kişinin grip sebebiyle hayatını kaybettiğini, 200 binden fazla kişininse hastanelik olduğunu gösterdi!Kış aylarında en sık rastlanan hastalık grip olsa da kış, birçok hastalığa gebe bir mevsimdir. Bu sebeple kış ayları gelmeden önce check-up yaptırmak gerekir. Havalar henüz soğumaya başlamışken herkes bedenini kontrol ettirmeli.

Kış aylarından önce temel laboratuvar testleri, radyolojik tetkikler yaptırılmalı.

Temel laboratuvar testleri, eksik minarel ve vitamin değerlerinizi ortaya çıkaracağından oldukça önemlidir. Kuvvetli bir bağışıklık sistemi, daima dolu depolar ister.
Kış mevsiminde bizi en sık yatağa düşüren hastalıkların başında nezle, grip, zatürre, sinüzit, larenjit ve orta kulak iltihabı gelir. Zatürre genç ve sağlıklı kişilerdense yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bebeklerde ölüm riskiyle beraber ortaya çıkar. Bu sebeple bu gruptakilerin diğerlerine göre çok daha dikkatli olmaları gerekir.

Sinüzit, kendini ilk önce başta ve yüzde ağrı ile burun tıkanıklığı şeklinde gösterir. Burun akıntısı koyu kıvamlı hatta sarıyeşil renktedir. Bu akıntı nedeniyle burun tıkanıklığı yaşanır ve aynı şekilde genizden inmesi nedeniyle de öksürük ortaya çıkar. Ses tellerinin iltihaplanması sebebiyle gelişen öksürük ve boğaz ağrısı; larenjit hastalığını tarif eden belirtilerden biridir.Orta kulak iltihabı, çoğunlukla nezle ve grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarına eşlik eder, hatta genellikle hemen arkasından görülür. En önemli belirtileri kulak ağrısı, kulak içinde hissedilen basınç ve tıkanıklık hissidir. Hastanın ateşi yükselebilir, hatta kulak zarını aşan irin, dış kulak yoluna akabilir.

KIŞ MEVSİMİNDE HANGİ VİTAMİNLERE İHTİYACINIZ VAR?

Konunun uzmanları, kış aylarında diğer mevsimlere oranla daha çok ihtiyaç duyacağınız vitamin ve mineralleri listelemişler. Gelin onlara kulak verelim ve bu mevsimde hangi vitamin ve minerallere neden ihtiyacımız olduğunu öğrenelim:
A vitamini: Hücrelerin büyümesi ve yenilenmesi kadar bağışıklık sisteminin güçlenmesinde de etkili bir vitamindir. Göz sağlığını korur ve ileri genetik bir engeliniz yoksa yaşlılıkta bile sizi numaralı gözlükten uzak tutar. Pek çok gıdada A vitamini bulunur. Yumurta sarısı, ciğer, yeşil yapraklı sebzeler, süt, yağlı balıklar, havuç, domates, mango ve kayısı gibi meyveler bu gıdalar arasındadır.

HASTALIKLARI ÖNLEYEMEZ

C VİTAMİNİ: Genel inanış, bol bol C vitamini almanın bizi soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklardan koruyacağı yönündedir. Oysa C vitamini bu hastalıkları önlemez, sadece kısa sürede ve hafif atlatmamızı sağlar. Tam bir antioksidan olan C vitamini, kalp hastalıkları ve kanser dahil, bizleri pek çok hastalıktan sorur. Mandalina, portakal, greyfurt, limon gibi turunçgiller dışında koyu yeşil yapraklı sebzelerde ve patateste de bol miktarda bulunur.

E vitamini: En önemli fonksiyonu antioksidan rolü üstlenerek hücre duvarlarını hasardan korumasıdır. Bu da özellikle kanser ve kalp-damar hastalıkları söz konusu olduğunda son derece önemlidir. Baklagiller, fındık, fıstık gibi kuruyemişler, brokoli, ıspanak ve lahana gibi sebzeler ile tahıllar tam bir E vitamini deposudur.

D vitamini: Süt ve süt ürünleri, somon, ringa ve morina balığı ile güneş ışığında bulunur. Doğrudan alınan güneş ışığı, insan vücudunun D vitamini üretmesini sağlar ancak güneş görmediğimiz kış günleri de vücutta D vitamini eksikliğine yol açar. D vitamininin en önemli işlevi vücuttaki kalsiyum emilimini artırmasıdır. Yetersiz D vitamini alımı ise kış aylarında özellikle eklemlerde sorunlara yol açar.

Çinko: Deniz mahsulleri, et ve süt ürünleri, kabak çekirdeğinde bol miktarda bulunan çinko, vücudun bağışıklık sistemini hastalıklara sebep olan zararlı mikroplardan koruyabilmek için beyaz kan hücrelerini kullanır. Ne yazık ki kadınların aksine erkek vücudu çinko bakımından yoksuldur ve kış boyunca çinko takviyesi almaları veya çinko içeren gıdalardan bol miktarda tüketmeleri gerekir.

KADINLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜR

Demir: Kandaki oksijeni tüm vücuda taşıyan kırmızı kan hücrelerinin oluşumunda son derece önemli bir mineraldir. Enerji ihtiyacımız ve zihinsel performansımız için de vazgeçilmezdir. Vücuttaki demir eksikliği anemiye, anemi de uyuşukluk, rehavet ve hayata karşı ilgisizliğe yol açar. Özellikle kadınlar, regl döngüsü içinde yaşadıkları demir kaybı nedeniyle kendilerini yorgun ve güçsüz hissederler. Demir en çok kırmızı ette bulunur. Bunun dışında tahıllar, ekmek, unlu gıdalar, yumurta, baklagiller, mercimek ve kurutulmuş meyveler de demir zenginidir.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar