Connect with us

Kadın Sağlığı

Tüp Bebek Tedavisinde Başarıyı Etkileyen Faktörler

Tarih:

on

Tüp Bebek Tedavisinde Başarıyı Etkileyen Faktörler

Kadınların yumurtalık rezervleri, yaşın ilerlemesiyle birlikte azalıyor. Bu bağlamda kadınlar için 38 yaşın önemli bir sınır olduğunu belirten Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, “Kadın için yaş 38’i geçtikten sonra yumurta rezervi ve kalitesi bozuluyor, genetik bozuklukların görülme olasılığı artıyor. Yaşın artmasına bağlı olarak tedavi başarı oranları da azalıyor. 43 yaşından sonra tüp bebek tedavisinin başarısı düşmeye başlayarak, başarı oranı yüzde 5’lerin altına düşüyor. Bu 38 yaş ve üzerindeki kadınlarda, bireyselleştirilmiş tedavi dediğimiz her hastaya özel olarak düzenlenen bir tedavi protokolü seçilerek embriyo elde edilmesini ve bu embriyoların beşinci güne kadar takip edilmesini, gerekli vakalarda ise genetik taramasını yaptıktan sonra transfer işlemini yapmayı tercih ediyoruz” diyor. İşte Tüp Bebek Tedavisinde Başarıyı Etkileyen Faktörler…

Her Sorunda Tedavi Yaklaşımı Farklı

Tüp bebek tedavisinin, ilk uygulamaya girdiği yıllardan bu yana çok hızlı ilerlediğine işaret eden Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, “Günümüzde yumurta rezervlerinin azaldığı, hastanın sınırlı zamanının kaldığı ya da kadın veya erkek eşte herhangi bir problem olmamasına rağmen gebeliğin gerçekleşmediği durumlar için farklı yöntemlerle çözüm üretilebiliyor. Çikolata kistinin ileri evrelerinde ya da sperm sayılarının az olması durumunda da tüp bebek tedavisi yapılabiliyor. Hatta erkekte hiç sperm yoksa, yumurtalık dokusundan cerrahi yöntemlerle direk sperm alınarak, intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu yöntemiyle yumurtanın döllenmesi sağlanabiliyor” diye konuşuyor.

Raf Ömrü Uzun Olan Gıdalardan Ve Sigaradan Uzak Durmalı!

Tüp bebek tedavisinde sağlıklı beslenmenin de önemini vurgulayan Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, özellikle raf ömrü uzun olan gıda maddelerini tavsiye etmediklerini söylüyor. Sigaranın, tedaviye olumsuz etkisinin altını çizen Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, sözlerine şöyle devam ediyor: “Tüp bebek tedavisi sırasında özellikle kadının sigara içmesi, elde edilecek oosit sayısını, oosit ve embriyo kalitesini olumsuz etkilerken embriyonun tutunma ihtimalini, dolayısıyla gebelik başarısını da düşürüyor. Bu nedenle tedavinin iki-üç ay öncesinde sigaranın mutlaka bırakılması gerekiyor. Öte yandan sigara, erkekte de sperm kalitesini bozuyor. Dolayısıyla erkekte de sperm bozukluğu ya da azlığı varsa mutlaka sigara kullanımını kısıtlamakta fayda bulunuyor.”

Tüp Bebek İlaçları Kilo Yapar mı?

Tüp bebek tedavisiyle ilgili hala doğru bilinen birçok yanlış olduğunu ve bunlardan birinin de ilaçların kilo aldırdığı yönündeki algı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, bu dönemde stres nedeniyle kadınların fazla yemek yeme eğiliminde olabildiğini hatırlattı. Tedavide kullanılan ilaçların kanıtlanmış bir zararının olmadığının da altını çiziyor.

Tüp bebekle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
1 Comment

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Alternatif Sağlık

Selülit Gerçekleri

Tarih:

on

Selülit hakkında bilmeniz gereken gerçekler…

Selülit hayatın neredeyse kaçınılmaz bir parçası. Herkes bu sinir bozucu cilt durumunu geliştirebilir… Vücudunuzdaki bu izleri tanımalı ve nasıl kurtulacağınız hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalısınız.

 

“Selülit Nasıl Giderilir” konulu yazıya ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

COVID-19 Hamilelikte Ne Kadar Etkili?

Tarih:

on

COVID-19 yayılmaya başladığı andan itibaren tüm dünyaya korku saldı. Özellikle hamile ve yeni doğum yapan kadınlar bu konuda iki kat daha endişeli. Peki COVID-19 fetüs ve yeni doğanlar üzerinde ne kadar etkili?

COVID-19’un bir anda ortaya çıktığı bu süreç özellikle hamile, yeni doğum yapmış ve bebek sahibi olmayı düşünenlerin bebekleri ve kendi sağlıkları ile ilgili soru işaretlerini beraberinde getirdi. İnsan sağlığını tehdit eden bu coronavirüsün yeni ve yakın zamanda ortaya çıkmış olması maalesef bu konuda kesin sonuçlar elde edilebilmesi için yeterli değil. Ancak yine de yürütülen çalışmalardan bazı sonuçlar elde edilmeye başlandı.

Anne adayları COVID-19’dan etkilenebiliyor

Belki birkaç ay öncesine kadar huzurlu bir hamilelik süreci geçiriyordunuz ya da yeni coronavirüsün yayılmasından hemen önce hamile kaldığınızı öğrendiniz. Küresel anlamdaki böyle bir salgının hem bebeğinizin sağlığı hem de kendi sağlığınız için endişe uyandırması son derece doğal.

Tekrar hatırlatmak istiyorum ki bu yeni bir virüs ve hamile kadınlar üzerindeki etkisi hakkında çok az şey biliniyor. Bu konu hakkında araştırma yapan uzmanların ilk tezleri, hamile kadınların COVID-19 ile enfekte olmaları durumunda, hastalık belirtisi göstermelerinin daha muhtemel olduğu yönünde. Mevcut bilgiler ışığında uzmanlar, aynı yaş grubundaki kadınlar ve erkeklerde olduğu gibi hamile olan kadınların da belirtilerinin hafif ila orta şiddette olabileceğini düşünüyor.

Erken doğum riski araştırılıyor

Bu süreçte anne adaylarının en büyük korkusu düşük yapma ya da gebelik sürecinde herhangi bir komplikasyon yaşama riski oluyor. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi verilerine göre, yeni coronavirüs ile enfekte olan hamile kadınlarda düşük ya da komplikasyon riski henüz görülmedi.

Amerikalı uzmanların SARS ve MERS gibi diğer coronavirüslerden elde ettiği verilere dayanılarak COVID-19’a maruz kalan hamile kadınların erken doğum gibi bazı komplikasyonlara karşı yüksek risk altında olabileceği düşünülüyor. Ancak son derece sınırlı veriler bu tezi doğrulayabilmiş değil. Yani enfekte olmak erken doğumun doğrudan nedeni olmayabilir.

UNUTMAMAKTA FAYDA VAR!

COVID-19’un nasıl yayıldığını bilmeyen artık yoktur sanırım. Öksürük veya hapşırık yoluyla havaya karışan damlacıklar ya da yüzeylerden kolaylıkla yayılıyor.

Korunmak için neler yapılması gerektiğini de bildiğinizi düşünüyorum. Ancak yine de kısa bir hatırlatma;

-Ellerinizi sık sık sabunla yıkayın

-Yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmayın

-Sosyal mesafenizi koruyun

-Hasta hissediyorsanız mutlaka kendinizi izole edin

-Bağışıklığınızı güçlendirmek için sağlıklı bir beslenme planı uygulayın

Virüs fetüse bulaşmıyor

Annelerin ve anne adaylarının soru işaretlerinden biri de, enfekte olmaları durumunda virüsün bebeğe ya da fetüse bulaşma riski. Bu konuda şu ana kadar, COVID-19 ile enfekte olan ve belirtiler gösteren dokuz hamile kadın incelendi. Doğan bebeklerin hiçbirinde virüse rastlanmadı. Ayrıca yeni coronavirüs amniyotik sıvıda, yenidoğanın boğazında veya anne sütünde görülmedi. Yani elde edilen verilere göre virüsün fetüse bulaşması, fetüs üzerinde herhangi bir komplikasyona neden olması oldukça düşük bir ihtimal olarak görülüyor.

Emziren annelere gelirsek, dediğim gibi, anne sütünde COVID-19 virüsü olduğuna dair bir kanıt yok. Virüsün yayılma şekli düşünüldüğünde koruyucu önlem olarak, annelerin bebeklerine yaklaşmadan önce ellerini yıkamalarını ve maske kullanmalarını önerebilirim.

Şunu da eklemek isterim ki adetlerimizde yeri olan kırk uçurma ya da bebek görmesi gibi ziyaretlerden ve aile toplantılarından kaçınmanız önemli.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web partner | Web Tasarım