Connect with us

Aile Sağlığı

Süt Hakkındaki Bilimsel Gerçekler

Tarih:

on

süt hakkındaki bilimsel gerçekler

Kalsiyum kaynağı ve hayatımızın vazgeçilmez içecekleri arasında yer alan süt hakkında pek çok iddia ortaya atılıyor. İşte süt hakkındaki bilimsel gerçekler…

Süt ilk olarak milattan önce 7000’li yıllarda güney batı Asya’da kullanılmış, daha sonra M.Ö. 4. milenyumda dünyada kullanımı yaygınlaşmıştır. İlk keşif, yağ sebebi ile olmuş fakat zaman geçtikçe diğer faydaları araştırılmıştır. Özellikle Avrupa’da son 500 yılda süt tüketimi giderek artmıştır. Süt; içerisinde bulunan, sağılma metodu ile bulaşan veya bekletme koşullarına bağlı olarak oluşan çeşitli mikroorganizmalar için adeta bir besi yeri olmuş ve dezenfeksiyonu için çalışmalar başlatılmıştır. 1863 yılında Fransız bilim adamı Louis Pasteur, pastörizasyonu icat etmiş ve gıdalardaki bakterilerin temizlenmesini sağlamıştır. 1884 yılında ise Amerikalı doktor Thatcher ilk defa cam şişe sütü kullanmaya başlamış, 1932 yılında Victor Farris plastik kaplı karton süt kutularını icat etmiştir. Yıllar sonra 1960’larda UHTultra yüksek ısı işlemi keşfedilmiş ve 1970’li yıllarda bu metotla süt ürünleri piyasaya sürülmüştür. Raf ömrünü uzatan Taylandlı bir firmanın ürettiği Tetra-Pak ambalajlar ise günümüze uzun ömürlü sütün raflardakini yerini almasını sağlamıştır.

ZENGİN BİR İÇERİĞE SAHİPTİR

Süt üretimi dünyada ciddi boyutlarda yapılmaktadır ve sütün kaynakları da değişkenlik gösterir. Burada bir gurur kaynağımızı da dile getirmek istiyorum, Türkiye manda sütçülüğünde dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer almaktadır. Bilindiği üzere manda sütü, protein içeriği açısından daha değerlidir. Bir bardak sütte yaklaşık 285 mg. kalsiyum bulunur, bu miktar günlük ihtiyacınızın yüzde 30’una denk gelir. Unutmamak gerekir ki; sütte bulunan kalsiyumun diğer sebze veya besinlere göre üstün olmasının sebebi, biyoyararlanımının yüksek oluşudur. Kalsiyum dışında sütün içerisinde bulunan diğer maddeler ise biotin, iyot, magnezyum, potasyum, A vitamini, B2 vitamini, B5 vitamini, B12 vitamini, D vitamini, K vitamini, selenyum ve tiamindir.

UHT SÜT NE DEMEK?

UHT, pastörizasyonun ultrası demek. Tam açıklaması ise Ultra-Heat- Treatment veya Ultra-Heat-Temperature Proccessing’dir (Ultra-Isı ile İşleme). Bu işleme metodu, iki saniye süre ile 135 0 C’lik ısıya sütün maruz bırakılmasıdır. Bu ısı ve süre, sütün içerisindeki bakteri ve mantar sporlarının yok edilmesi için yeterlidir. 1960’larda geliştirilen bu teknik de sütün temizlenmesi yani dezenfeksiyonu için yapılmaktadır. UHT tekniğinin uygulandığı başlıca gıda süt olmasına rağmen; meyve suları, krema, soya sütü, yoğurt, şarap ve hazır çorbalar gibi diğer gıda ürünleri de bu yöntemle dezenfekte edilerek paketlenmektedir. UHT işleme sürecindeki yüksek ısı, sütte Maillard kahverengileşmesi adı verilen bir reaksiyona yol açar. UHT sütlerin tadının ve kokusunun günlük sütlerden farklı olmasının sebebi de bu reaksiyondur. Sütün dekontaminasyonuna yani mikroplardan arındırılmasına çok büyük bir zaman harcanmışken, bir devletin genç nesillerine süt dağıtması sonrası ortaya çıkan klinik tablonun sonucunda ‘sütlerin mikroplu olduğu’ iddiasının ortaya atılması, bu iddianın ancak ideolojik boyutunu gözler önüne serebilir. Yani bazılarının iddia ettiği gibi çocuklara bozuk süt dağıtılmamıştır!

ARAŞTIRMALAR SÜT İÇİN NE DİYOR?

1- Gebe kalmak isteyen kadınlar eğer düzenli olarak tam yağlı süt içerlerse gebe kalma ihtimali artıyor.
2- Sütün içerisinde bulunan konjuge lineloic asit; damar sertleşmesinden ve çeşitli kanserlerden koruduğu gibi aynı zamanda bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur.
3- Süt içmek kaslarda gelişmeyi ve egzersiz sonrası kasların geri kazanımlarını arttırır.
4- Sütün içerisinde bulunan trans-palmitoleic asidin Tip 2 diyabetten koruduğu gösterilmiştir.
5- İnek sütü alerjisi gelişen insanlarda görülen reaksiyonlar ölümle bile sonuçlanabilir.
6- Sütün içerisinde bulunan kazein bileşiklerinden kazomorfin, ağrı dindirici özelliği olsa da otistik çocuklarda bulguların artmasına yol açabilmektedir.
7- Aşırı süt içimi erkeklerde prostat kanserine ve tüm toplumda Crohn hastalığına sebep olabilir. Bu listenin özellikle son üç maddesindeki olumsuz sonuçlar, aşırı tüketim ile yapılan araştırmalardan elde edilen sağlıksız çalışmaların sonuçlarıdır.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Aile Sağlığı

Uykunuzu Düzenlemeye Yardımcı Olacak Öneriler

Tarih:

on

Pandemi sürecinde bozulan uyku düzeninizi düzeltmeniz için bu öneriler size yardımcı olabilir.

Birçok insan COVID-19 sürecinde günlük yaşamın bozulması, evden çalışmak, daha az doğal ışık almak, belirli bir programı takip etmemek ve stres gibi nedenlerden dolayı uyku sorunu yaşamaya başladı.

Bu oldukça yaygın bir sorun. Ancak uzmanların bu önerileri ile uyku sürecinizi düzenleyebilirsiniz.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Böbrek Taşını Önlemenin 7 Yolu

Tarih:

on

Böbrek taşı ağrısı çekmemeniz için bazı öneriler derledik.

Böbrek taşı oluşumundan ve tekrarlamasından korunmak mümkün.

Bu önerilerimizi mutlaka uygulayın.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Endişe Hakkında Bilinmesi Gereken 10 Gerçek

Tarih:

on

Öncesi1 of 12
Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

Hayatınızı endişeye teslim etmek ve sizi yönetmesine izin vermek zorunda değilsiniz. Endişe ve kaygı bozukluklarını ve bu durumun vücudunuzu ve hayatınızı nasıl etkilediğini ne kadar iyi anlarsanız, kontrolü ele almak için o kadar donanımlı olursunuz.

Anksiyete hayatın bir parçasıdır ve herkesin hayatında bazen kontrolü ele alabilir. Hatta bazıları tüm hayatlarını endişe içinde geçirebilir. Bazıları da özellikle yaşadığımız pandemi sürecinde ilk kez endişe ve kaygı içinde yaşamayı deneyimliyor olabilir.

Anksiyete kulağa her ne kadar ürkütücü gelse de sanıldığı kadar korkutucu değil. Hayatınızı endişeye teslim etmek ve sizi yönetmesine izin vermek zorunda değilsiniz. Endişe ve kaygı bozukluklarını ve bu durumun vücudunuzu ve hayatınızı nasıl etkilediğini ne kadar iyi anlarsanız, kontrolü ele almak için o kadar donanımlı olursunuz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar