Connect with us

Beslenme

Sivilce Oluşumu

Tarih:

on

Yediğimiz gıdaların içerisinde yer alan yağlar, sivilceye neden olabiliyor veya var olan sivilce oluşumunu hızlandırıyor. Siz de yediklerinize biraz dikkat ederek daha oluşmadan sivilcelerden kurtulabilirsiniz.

Minicik bir sivilce bile güzelliğinize gölge düşürmeye yetebilir. Sivilce oluşumu, önleyici ve tedavi edici teknikler bu durumla mücadele edenlerin sıkça araştırdığı konular arasında yer alıyor. Sivilceyle mücadele teknikleri arasında duyduklarımızın bir kısmı söylentiden ibaretken, bir kısmı bilimsel temellere dayanıyor. Hemen hemen hepimiz çikolata, hamburger, patates kızartması ve diğer birçok lezzetli yiyeceğin sivilceye neden olduğunu duymuşuzdur. Araştırmaların, yiyecekler ve sivilce oluşumu arasındaki ilişkiyi kesin olarak kanıtlayamamış olması dermatologları, aralarında bir ilişki yoktur tezini savunmaya itiyor. Yeni yapılan çalışmalar neticesinde, bu soru işaretleri az da olsa giderildi ve yediklerinizin sivilceye sebep olacağı hakkındaki ‘efsane’ gerçek bir teze dönüştü. Sivilceye sebep olan yiyeceklere bir göz atalım:

Rafine karbonhidratlar 

2012 yılında Dermatoloji Arşivleri isimli bilimsel dergide yayınlanan bir araştırma, belirli gıdaların sivilceye yol açtığını kuvvetli bir kanıta dayanarak gösterdi. Sivilce, en çok Batı toplumlarında gözlemlenen bir sorundur. Araştırmacılar, bu çalışmaya Papua Yeni Gine’den bin 200 kişiyi, Doğu Paraguay’dan ise 115 kişiyi dahil etmişler ve katılımcılar arasında tek bir sivilceye dahi rastlamamışlar. Bu ülkelerdeki temel yiyecekler araştırıldığında, en temel besin kaynaklarının kendi yetiştirdikleri taze sebzeler ve yağsız et olduğu görülmüş. Aynı genetik haritaya sahip fakat Batı ülkelerinde yaşayıp rafine karbonhidrat, doymuş yağ ve diğer işlenmiş gıdaları tüketen insanlarda ise sivilce görülmüş. Yüksek glisemik indekse sahip gıda maddeleri, yani işlenmiş gıdalar kolay ve hızlı bir şekilde vücutta yıkılarak şekere dönüşürler. Ani yükselen kan şekerinin sebep olduğu insülin hormonundaki ani yükselme, cilt yağ üretiminde artışa sebep olarak gözenekleri tıkar ve sivilce oluşumuna zemin hazırlar. İşte bu teori sebebiyle cilt şikayeti olanlara meyve, sebze, tam tahıl ve yağsız protein tüketmeleri tavsiye edilir.

Kızarmış gıdalar 

Hamburgerci mutfağında çalışan işçilerde ‘hamburgerci sivilcesi’ olarak adlandırılan bir tip sivilceye sıklıkla rastlanır. Bu sivilce tipi genellikle, uzun saatler boyu açık fritözün başında çalışanlarda gözlemlenir. Ancak tahmin edilenin aksine bu duruma, uzun süre maruz kalınan kızartma yağı değil iş arasında kaçamak yenen işlenmiş karbonhidratlar sebep olur! Yapılan son araştırmalar; pizza, hamburger, çikolata, cips gibi gıda maddelerinin suçlu olduklarını kanıtlamıştır.

Süt ürünler

2005 yılında Amerikan Dermatoloji Akademisi dergisinde yayınlanan ve 47 bin 355 kadının yeme alışkanlıkları ile sivilce oluşumu arasındaki ilişkiyi değerlendiren çalışmaya göre, süt ve süt ürünlerinin sivilce oluşumuyla arasında bir ilişki olduğu ispatlandı. İçmiş olduğumuz sütler, çoğunlukla hamile ineklerden üretiliyor ve yüksek hormon içeriğine bağlı olarak yağ bezlerimizin fazla çalışmasına sebep oluyor. Progesteron, insülin benzeri büyüme faktörü ve dehidrotestesterona (DHT) dönüşen diğer birçok bileşik de bu vesileyle süte geçiyor ve bu madde aşırı sivilcelenmeye sebep oluyor.

Çikolata

Yapılan bir araştırma, çikolata ve sivilce oluşumu arasındaki bağı tıp literatürüne eklemiş bulunuyor. Bu araştırma, orta dereceli sivilce şikayeti olan 10-35 yaş aralığındaki 10 erkek üzerinde yapılmış. Sonuçta, bireyler ne kadar fazla çikolata tüketirse o kadar fazla sivilceye sahip oluyorlar. Yapılan bir başka çalışma göstermiştir ki çikolata, gelişmekte olan sivilceleri besleyerek oluşumlarını hızlandırıyor.

YİYECEKLER SİVİLCELERİ TEDAVİ EDEBİLİR

Omega-3 yağ asitleri, A, C, E vitaminleri, renkli meyve-sebzelerde bulunan antioksidanlar ve yeşil çayın; cilt üzerinde olumlu etkileri gösterilmiştir. Yapılan bir çalışmayla, sivilceli bireylerin süt ürünlerinden yoksun ve düşük glisemik indeksli beslenme şekline altı ay süreyle devam etmelerinin, sivilcelerini tedavi ettiğini göstermiştir. Sivilcelerin medikal tedavisinde kullanılan kremler, yağ bezlerinin çalışmasını bozmaya ve cildi kurutmaya yönelik üretilmişlerdir. Bir yandan sivilcelerinizi tedavi ederken diğer yandan da bu maddeler sayesinde cildinize yaşlılık izlerini yerleştirdiğinizi bilmeniz gerekir. Cildinizi nemlendirmekten korkmayın.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar