Connect with us

Soğuk Algınlığı

Sinüzite Karşı Mevsim Meyvelerini Tüketin

Tarih:

on

Sinüzite Karşı Mevsim Meyvelerini Tüketin

Sinüzite karşı mevsim meyvelerini tüketmeli, kapalı ortamlarda fazla bulunulmamalı ve ortam sık sık havalandırılmalıdır. Taze meyvelerdeki vitamin ve su, bağışıklığımızı güçlendirerek sinüzitten korunmamıza yardımcı olur.

Sinüzit nedir? Belirtileri nelerdir?

İLTİHAP SİNÜS BOŞLUĞUNDA BİRİKİR

Sinüzit, en basit ifadeyle, sinüs boşluklarını kaplayan mukozanın iltihaplanmasıdır. Oluşan iltihap sebebiyle mukozanın ürettiği salgı (sümük/mukus) olması gerektiği gibi burun boşluğuna taşınamaz ve sinüs boşluğunda birikir. Bunun pek çok sebebi olabilir. En çok bilinenleri; sinüsün buruna açılan kanallarında (herhangi bir sebeple) meydana gelen tıkanma, oluşan salgıyı kanala ileten sistemin işlevinde bozulma, salgı içerik ya da kıvamında meydana gelen değişimdir. Bağışıklık sistemi ve buna bağlı sık üst solunum yolu enfeksiyonları, burun ve sinüs anatomisi (burun kemiği veya kıkırdağının eğri olması burun eti büyüklüğü veya sinüs kanallarının kapalı olması, burun ve sinüs tümörleri), özellikle çocuklarda geniz eti büyüklüğü, alerjik rinit ve kirli hava (sigara) sayılabilir.

ENFEKSİYON KÖRLÜĞE NEDEN OLABİLİR!

Hayat kalitesini ciddi anlamda düşüren bu hastalığın en önemli ve bilinen belirtisi, şiddetli baş ağrısıdır. Hasta şikayetleri incelendiğinde, çoğunun başlarının omuzlarına ağır geldiği şikayetini duyarız. Bunun sebebi, kafa ağırlığımızı hafifleten hava boşluklarının iltihapla dolu olması ve işlevini yerine getiremiyor olmasıdır. Diğer belirtiler ise, burun tıkanıklığı, yeşil ve koyu sarı renkte burun akıntısı, boğaz ağrısı, tat alma duyusunda azalma, ateş ve halsizlik sayılabilir. Bu belirtiler tek tek olabileceği gibi tamamı ya da birkaçı da hissediliyor olabilir.
Sinüzit tanısı mutlaka bir uzman hekim tarafından konulmalıdır. Tanıyı koymak için hasta şikayetleri çoğu zaman yeterlidir ancak çeşitli tekniklerle çekilen filmler iltihabın gözlemlenebilmesi için şarttır. Sinüsleri görüntüleyen bu filmlerin ardından uygulanacak tedaviyi belirlemek çok daha kolay hale gelir. Tedavi kişiden kişiye değişiklik gösterir. Genelde antibiyotik tedavisi uygulanır ancak bazı durumlarda cerrahi müdahale gerekir. Genelde ciddi problemlere yol açmaz ancak tüm hastalıklarda olduğu gibi komplikasyonlar gelişebilir. Bunların en önemlisi, iltihabın boşluktan göz çukuruna yayılmasıdır. Bu durum da körlüğe neden olabilir. Beyin zarına veya içine sızdığı durumlar da görülebilir ki bu durum ciddi bir risktir. Bu sebeple cerrahi müdahalenin mutlaka bir uzman tarafından yapılması gerekir.

Sinüzitten korunmak için önerilerde bulunduğumuz bir başka yazımız için buraya tıklayın.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Bilinçli hasta

Uzun Süren Öksürükten Kurtulun

Tarih:

on

Bir solunum yolu enfeksiyonu ile karşılaştığınızda öksürük diğer belirtilerden daha uzun süre devam edebilir. Hiç bitmeyecek gibi görünen öksürüğü önlemenin bazı yolları var.

Son haftalarda en çok Covid-19’dan korkuyoruz, konuşuyoruz ve korunuyoruz. Ancak kış mevsimi geldi. Bu kış kendinizi fazladan koruyor olsanız da grip veya soğuk algınlığına yakalanabilirsiniz.

Daha önce yaşayanlar bilir. Soğuk algınlığı veya gripten sonra kalan öksürük hiç bitmeyecek gibi görünebilir. Belirtilerin çoğu 7 ila 10 gün içinde kaybolur. Ancak araştırmalar, çoğu kişide 18. günde hala öksürük olduğunu gösteriyor. Peki, bu öksürükten nasıl kurtulacaksınız?

Öksürüğü önleyecek en önemli kural: hastalanmaktan kaçının

Bir solunum yolu enfeksiyonu ile karşılaştığınızda öksürük diğer belirtilerden daha uzun süre devam edebilir. Bunun anlamı bağışıklık sistemi hava yollarını normale döndürmeye çalışıyor. Tıkanıklığınız düzelirken geniz akıntısı da öksürüğü tetikleyebilir.

Hiç bitmeyecek gibi görünen öksürüğü önlemenin bazı yolları var. En kolay yolu da ilk başta hastalanmaktan kaçınmak. Halka açık yerlerde bulunduktan, ortak yüzeylere dokunduktan veya hasta insanların yanında olduktan sonra ellerinizi yıkamak konusunda dikkatli olun. Semptomların arttığını hissederseniz, çinko veya mürver deneyin.

Vücut uykuda kendini onarır ve hasta olduğunuzda bağışıklık sisteminize savaşması için zaman verir. Dinlenerek belirtilerin genel süresini azaltabilirsiniz. Eğer öksürüğünüz sizi uyutmuyorsa, başınızın altına fazladan yastık koyun. Bu, hava yollarını açmaya yardımcı olur, böylece daha kolay nefes alabilir ve boğazınızda mukus birikmesini önleyebilirsiniz.

Öksürüğünüzü kötüleştirebilecek tahriş edici maddelerden kaçının. Duman, parfüm ve alerjiniz olan her şeyden uzak durun. Hava temizleyicileri, boğazınızı gıdıklayabilecek tozu, tüyleri ve diğer parçacıkları temizleyebilir. Isıtıcılarsa havayı kurutur, bu da öksürüğü arttırır.

Öksürük iki aydan uzun sürerse dikkat!

Ballı ılık çay boğazın kaşınmasını yatıştırır. Sıcak sıvı göğüs ve sinüslerdeki mukusu parçalar ve bal da doğal antibakteriyel özellikleri sayesinde enfeksiyonla savaşmaya yardımcı olur. Yapılan bir çalışmada, 2 yaş ve üzeri çocuklarda balın öksürük baskılayıcılarının ana bileşenlerinden biri olan dekstrometorfan kadar etkili olabileceği bulundu. Yani bir kaşık bal kendi başına öksürüğü hafifletebilir.

Sıcak bir duşun temizlenmek ve vücudu rahatlatmak dışında da faydaları var. Sıcak, nemli hava, öksürüğe neden olan mukusu temizlemeye yardımcı olur ve daha kolay nefes almak için burun geçişlerini ve solunum yollarını nemlendirir. Bir diğer önerim de kaynar suya birkaç damla okaliptüs yağı ekleyin ve buharı soluyun.

İnatçı bir öksürükle mücadele ediyorsanız öksürük kesici ve balgam söktürücü içeren reçetesiz ilaçları deneyin. Reçetesiz satılan soğuk ilaçlarını sadece bir hafta kullanmalısınız. Bundan sonra, bu ilaçlar daha az etkili hale gelir.

Elbette unutulmaması gereken önemli noktalar var. Öksürük iki aydan daha uzun sürerse bu durum başka bir sorunun sebebi olabilir. Tabi bir de bu dönemde öksürüğün yanında herhangi bir Covid-19 belirtisi yaşarsanız bir sağlık kuruluşuna başvurmanızda fayda var.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Dr. Halit Yerebakan, Corona virüs hakkında en çok merak edilen soruları yanıtlıyor…

Tarih:

on

Kanalımıza gelen soruları sizler için bir araya getirdik. Bu soruların yanı sıra merak ettiğiniz diğer tüm konuları yorum olarak bize iletebilirsiniz.

*Bu videoda yer alan sorular; kanalımıza 7 Mart 2020 tarihine kadar gelenlerin arasından seçilmiş ve cevaplanmıştır. Bilgiler sürekli yenileniyor ve veriler değişiklik gösterebiliyor. Kısa zaman aralıkları ile yeni videolar hazırlayıp, sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz…

Sağlıkla kalın…

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Son Yılların En Ölümcül Virüsü: Grip

Tarih:

on

Kuş gribi, domuz gribi ve at gribi derken yıllar içinde grip virüsü farklı şekillerde karşımıza çıktı. Özellikle 2000’li yılların başından bu yana kış aylarını korkuyla geçirmemize sebep oluyor. Bu korku yersiz değil. Zira her yıl dünya genelinde ortalama 400 bin kişi grip nedeniyle hayatını kaybediyor.

Grip mevsiminin tam da ortasındayız. Her kış grip olmak bazıları için sıradan bir durum olsa da bu yıl işler farklı seyrediyor. Uzmanlara göre son on yılın en kötü grip mevsimi yaşanıyor. Hatırlarsınız 2017-2018 yıllarında grip oldukça ölümcül bir hal almıştı. Bu yıl ki grip sezonunun da en az iki sezon öncesi kadar şiddetli olacağı tahmin ediliyor. Öyle ki, Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi Ekim ayından bu yana sadece Amerika’da 7 milyona yakın kişinin gribe yakalandığını ve bunların yaklaşık 3 bininin gribe bağlı semptomlar nedeniyle hayatını kaybettiğini açıkladı.

    Grip virüsüne karşı savunmasız gruplar:

0-4 yaş arası çocuklar

65 yaş üstü yetişkinler

Huzurevi veya bakım merkezi gibi tesislerde yaşayanlar

Hamile veya yeni doğum yapmış kadınlar

Bağışıklık sistemi zayıf olanlar

Kronik bir hastalığı olanlar

Aşırı kilolu olanlar

Bu rakamlara bakıldığında bu grip sezonunun çok da iyi haberlerle geçmeyeceğini söyleyebilirim. Ülkemizde de grip virüsü nedeniyle hastaneye başvuru sayısında büyük bir artış yaşanıyor. Eğer hala grip aşısı yaptırmadıysanız çok geç değil. Bir öngörüye göre Ocak ve Şubat aylarında da salgınlar şiddetli bir şekilde devam edecek.

Grip virüsleri sürekli olarak değişiyor. O yüzden geçmişte geçirdiğiniz grip ile tekrar yaşayacağınız grip aynı özelliklerde olmayabilir. Bu defa farklı ve istenmeyen durumlarla karşılaşabilirsiniz.

Gribi Tanıyın

Soğuk algınlığı ile karıştırılan grip genellikle birden ortaya çıkar ve şiddetli olur. Yüksek ateş, kas ağrıları, burunda akıntı veya tıkanıklık, boğaz ağrısı, öksürük, titreme terleme, baş ağrısı ve yorgunluk gibi belirtilerin bir kısmı veya tamamı gribe yakalanmış kişilerde görülebilir.

Sağlıklı insanlar genellikle virüs geçtikten sonra bu belirtilerden kurtulur. Ancak komplikasyon riski yüksek olanlar için ölüme sebep olabilecek sonuçlar ortaya çıkabilir. Sinüs ve kulak enfeksiyonları, zatürre, bronşit, astım krizleri ile kalp, beyin veya kas dokuları iltihabı, çoklu organ yetmezliği ve kalp hastalığı gibi durumların kötüleşmesi grip virüsünün tetikleyebileceği durumlardan.

Eğer herhangi bir hastalığınız varsa ve grip olduğunuzdan şüpheleniyorsanız, mutlaka bir doktora başvurmanızda fayda var. Özellikle üç günden fazla süren yüksek ateş, nefes almada zorluk, göğüs ağrısı, sürekli öksürük, aşırı balgam ve baş dönmesi gibi belirtiler görmeniz halinde doktora görünmek için hiç vakit kaybetmeyin.

   

                              Hastalarla dolu bir evde sağlıklı kalmak için;

Kendinizi korumaya grip aşısı olarak başlayın.

Kullandığınız eşyaları kimseyle paylaşmayın. Özellikle, bardak, mutfak eşyaları, diş fırçası vb.

Paylaşmak zorunda olduğunuz eşyaları temizleyin. Havlu, uzaktan kumanda, elektronik eşyalar, kapı kolları, oyuncaklar vb.

Düzenli ve doğru şekilde ellerinizi yıkayın.

Ellerinizi ağız, burun ve göz çevresine dokundurmayın. Evinizde hasta biri varsa temizlik yaparken eldiven giyin.

Ellerinize dezenfektan uygulayın.

Evinizi havalandırmayı ihmal etmeyin.

 

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar