Connect with us

Beslenme

Semizotu : Baharla Gelen Sağlık!

Tarih:

on

Omega 3’ten zengin olan semizotu; çinko, fosfor, manganez, bakır ve kalsiyum içerir. Kahvaltıdan çorbaya her çeşidi sağlık deposudur

Tarihi çok eski zamanlara dayanan semizotu, ilkbaharla birlikte gelen mucize bitkilerden biridir. Yaprakları pürüzsüz, kalın ve küre şeklindedir. Çeşitliliğe bağlı olarak, yapraklar 1.5-2 santim uzunluğunda olabilir. Gelişme döneminde yuvarlak, kalın kökleri bitkinin merkezinden yayılır ve tabanda genellikle kırmızımsıdır. Semizotu ülkemizde her yerde yetişebilme özelliği taşır. Kendine has ekşimsi tadıyla her derde deva olan semizotu; kalsiyum, vitamin ve demirden zengin yeşil yapraklı sebzelerin başında yer alır. Semizotu ayrıca omega- 3 yağ asidi içerir. İşte baharla birlikte gelen semizotunun bilinmeyen faydaları:

Güçlü bir antioksidan

Semizotu yaprakları A ve C vitamini açısından oldukça zengindir. A vitamini göz hastalıklarının tedavisinde ve çeşitli rahatsızlıklardan korunmada etkili rol oynar. Ayrıca içerdiği antioksidanlarla cildi ölü hücrelerden temizler. A vitamini vücudu kansere karşı korurken, ağız içi hastalıkların tedavisine yardımcı olur. Semizotu yapraklarında bol miktarda C vitamini bulunur. C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir, vücudu hastalıklara karşı korur.

Minerallerden zengin

Semizotu; çinko, fosfor, manganez, bakır ve kalsiyum içerir. Çinko, bağışıklık sistemi işlevlerinin iyileştirilmesi ve yerine getirilmesini sağlar. Aynı zamanda kansere neden olabilecek serbest radikallere karşı vücudu korur. Magnezyum, cilt ve saç sağlığında etkilidir. Depresyona karşı koruma sağlar. Vücuttaki vitamin ve minerallerin emiliminde etkin rol oynar. Magnezyum ayrıca astım ve alerjik hastalıkların tedavisinde etkilidir. Güçlü bir antioksidan özelliği bulunan magnezyum, kansere karşı etkili bir savunma sağlar. Bakır ve kalsiyumu ayrı düşünmek olanaksızdır. Çünkü kalsiyum kemik gelişimini sağlar; bakır ise kalsiyum ve demir gibi minerallerin emiliminde etkilidir. Bakır vücudunuzdaki hemoglobin üretimi için de önemli bir yere sahiptir. Bakır eksikliği bağışıklık sisteminin zayıflamasına, vücut direncinin düşmesine, deri hastalıklarına ve nörolojik sorunlara neden olabilir. Kemik ve diş sağlığından fosfor ve kalsiyum sorumludur.
Kalsiyum ayrıca sinir, kas ve kan fonksiyonu için de gereklidir. Tüm bu vitamin ve minerallerden tam fayda elde edebilmek için düzenli olarak semizotu tüketmek gerekir.

KİLO VERMEYE YARDIMCI OLUR

Kötü kolesterolden koruyor

Yapılan araştırmalara göre semizotu; karaciğerin LDL yani kötü kolesterol üretim oranını düşürme özelliğine sahip.

Diyetinize katkı sağlar

Semizotu 100 gram başına sadece 16 kalori içerir. Bu, kalori alımını sınırlandırmayaçalışan insanlar için iyi bir haber olabilir. Çünkü semizotu düşük kalorili olma özelliğiyle diyet dostudur. Ayrıca yemekten sonra doygunluk hissine ulaşmanızı sağlayan diyet lifi ile doludur; yiyecek alımınızı sınırlar ve kilo vermeye yardımcı olur.

Kalp dostu

Semizotu içerisinde yer alan omega-3 asidi, kalp-damar sağlığını korumada etkili rol oynar. Omega-3, çoklu doymamış esansiyel yağ asitleri sınıfıdır. Vücudunuz esansiyel yağ asitleri üretemez, bu yüzden onları yiyeceklerden almanız gerekir. İlkel insan toplumları ile çevrelerindeki bitkiler arasındaki ilişkiyi inceleyen etnobiyologlar, insanların çok önce yediği bitkilerin bugün tükettiğimiz bitkilerden daha fazla besin maddesi sağladığına inanıyorlar.
Örneğin, insanlar 40 bin ila 10 bin yıl önce bitkilerden ve meyvelerden günde ortalama 390 miligram C vitamini alıyordu. Buna karşın, bugün ortalama bir insan günde sadece 88 miligram C vitamini tüketiyor. Dolayısıyla özellikle mevsim geçişlerinde C vitamininden zengin beslenmek gerekiyor. Semizotu gibi yeşil yapraklı sebzeleri daha sık tüketmeye özen gösterin.

Kalbi koruyan diğer gıdalar

  • Somon: Doğal omega-3 kaynağıdır. Kalp sağlığı faydalarını sağlamak için haftada iki kez omega-3 açısından zengin balıklardan yiyin.
  • Kuruyemişler: Kuruyemişler kalp dostu omega-3 yağları ile yüklüdür. Omega- 3 açısından zengin ilk üç kuruyemiş; fındık, ceviz ve şam fıstığıdır.
    Kabak çekirdeği ve ayçiçeği çekirdek tohumunda da yüksek seviyede omega-3 vardır. Piknikler için harika bir atıştırmalıktır. Fındık ayrıca sizi tok ve zararlı abur cuburlardan uzak tutar.
  • Nar: Nar polifenol denilen antioksidanlar içerir. Bu antioksidanlar, LDL yani kötü kolesterol ve kan basıncını düşürerek ve artelerde plak oluşmasını yavaşlatarak kalp hastalıklarından korunmada yardımcı olur. Nar suyundaki bu antioksidanlar yeşil cay ve kırmızı şaraba göre üç kat daha faydalıdır.
    Salataya, yoğurt ya da hafif tatlılara ekleyerek sıcak havalarda serinleyin.
  • Zeytinyağı/kanola yağı: Enflamasyonu azaltan ve kardiyovasküler kalp sağlığına yardımcı olan tekli ve çoklu doymamış omega-3 yağları içerir. Bu yağlar bir şeyler pişirmek için de mükemmel bir seçimdir.
    Kaliteli ve yüksek oranda faydaları için renkli ve taze sebzelerden yaptığınız salatanıza ekleyin. Harika bir tat ve düşük kalorili bir yemek olacaktır.

SERİNLETİCİ BİR MEYVE SUYU

  • Greyfurt: Turunçgiller, özellikle de greyfurt; kalp hastalığı ve felce sebep olan enflamasyonu azaltan C vitamini, flavonoidler ve antioksidanlar içerir. Salatanıza ya da salata sosuna ekleyin. Yaz aylarında serinletici bir meyve suyu alternatifi olabilir.
  • Sarımsak: Arterlerde yağ depolanmasını yavaşlatarak ve kan basıncını düşürerek kalp hastalıklarından korunmada yardımcı olur. Makarnanıza yaptığınız domates sosuna ya da tam buğday ekmeğine ekleyebilirsiniz. Diğer baharat ya da otlarla karıştırarak yaz aylarında sos olarak kullanabilirsiniz.
  • Avokado: Kolesterolu düşürmeye yardımcı olan tekli doymamış ve sağlıklı yağ içeren bir meyvedir. Avokado ayrıca folat, E, C ve B6 vitaminleri açısından da zengindir. Salataya, çorbaya veya hazırladığınız soslara ekleyin; hem renk, hem de zengin bir lezzet katmış olursunuz.
  • Kızılcık: Kızılcıkta kalbi koruyan antioksidanlar bulunur. Kızılcıkta bulunan antosiyanin adlı flavanoidler hücrelerin hasar görmesine karşı korur ve hasar görmüş hücreleri onarır. Kan damarlarının rahatlamasına ve kötü kolesterolün düşürülmesine yardımcı olur.

SEMİZOTU HAZIRLAMA VE SUNMA YÖNTEMLERİ

Saplar ve çiçek tomurcukları da yenilebilir. Keskin bir bıçak kullanarak köklerin yakınındaki sert gövdeleri kesin. Besin maddelerinin çoğunu korumak için düşük sıcaklıkta muhafaza edin ve kısa sürede pişirin. Semizotunun kızartma ve kaynama sırasında antioksidan özellikleri önemli ölçüde azalmış olsa da; mineralleri, karotenleri ve flavonoidleri buharda pişirme ile kalabilir.
Taze, çiğ yapraklar salata olarak kullanılabilir. İşte muhteşem bir semizotu salatası: İki demet maydanozu ince ince kıyın, semizotu yapraklarını sapından ayırın ve bir kapta ikisini buluşturun. Bir adet salata ve isteğe bağlı adette domatesleri içine ekleyin. Salatanıza kuzu kulağı, roka ve turp katın. İki çorba kaşığı zeytinyağı ve bir çorba kaşığı taze limon suyunu salatanızın üzerinde gezdirin. Salatanız tüketime hazır.
Soğan ve sarımsakla sotelenerek kaynatılan semizotu gövde ve yaprakları; et, balık ve tavuk ile birlikte garnitür olarak kullanılabilir.
Semizotu ayrıca çorba olarak tüketilebilir. İşte muhteşem bir semizotu çorbası: Semizotlarını temizleyip yıkayıp bir kenara koyun. Yağı bir tencereye alın. Semizotlarını ekleyin. Yumuşayana kadar birkaç dakika kavurup suyu üzerine ekleyin. Kaynamaya bırakın. Un, sarımsak, limon suyu ve tuzu blendırda öğütün. Pişen semiz otunu da içine ekleyerek öğütmeye devam edin. Sıcak su ekleyin. Çorbanız hazır.
Semizotunu ayrıca kahvaltılarınızda peynir ile birlikte tüketebilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar