Connect with us

Beslenme

Sağlıklı Yaşam İçin Yemeklerinizi Evde Yapın

Tarih:

on

Sağlıklı Yaşam İçin Yemeklerinizi Evde Yapın

Sağlıklı yaşam için hazır gıdalardan kaçınmalıyız. Beyin sağlığı için önemli olan glutensiz bir hayatın en güvenilir yolu yemeklerinizi evde hazırlamaktan geçiyor.

Son zamanların en çok duyduğunuz diyetlerden biri, ‘gluten diyeti’ ama biliyorum ki hâlâ ‘Glutensiz bir yaşam’ denince birçoğunuzun yüzünde korkutucu bir ifade beliriyor. Glutensiz bir gün bitmez, o sofra tatlanmaz gibi geliyorsa bilin ki o günler çok geride kaldı. Artık birçok gıdanın sağlıklı alternatifleri üretiliyor. Yani daha sağlıklı olmak için hâlâ geç değil! Glutensiz bir yaşam için , yemeklerinizi evde yapın!
Bugün beyin hastalıklarına, hafıza kaybına ve bilişsel bozukluklara karşı dayanıklı, nasıl güçlü ve sağlıklı bir beyin inşa edebileceğimizden bahsedeceğim.
Ciddi bir beyin hastalığı yaşamış ya da yaşıyor olabilirsiniz. Sağlıklı bir beyin inşa etmek için, öncelikle proteinde bulunan amino asitler, sağlıklı karbonhidratlarda bulunan sağlıklı şekerler, sağlıklı yağlarda bulunan esansiyel yağ asitleri, vitamin ve mineral bakımından zengin, beyin dostu yiyecekler içeren bir yeme alışkanlığı edinmeniz gerekiyor.
Bugünkü yazımda fazla gluten tüketiminin vücuda etkileri, glutensiz bir yaşam için dikkat etmemiz gerekenler ve alternatif sağlıklı besin ipuçlarıyla beyin sağlığımız için olmazsa olmazlardan bahsedeceğim.

GLUTEN DİYETİ ZOR DEĞİL 

Yukarıda da söylediğim gibi glutensiz bir hayat yaşamak zor gibi gelebilir, özellikle de market raflarında gün geçtikçe artan gluten içeren yiyecekleri göz önüne aldığımızda. Ama iyi haber şu ki; dünya doğal, glutensiz, harika malzemelerle dolu.
Yakın tarihli bir araştırmada, araştırmacılar gluten duyarlılığının ve çölyak hastalığının şizofreni ve psikoz ile bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. Bilim adamları, şizofreni veya psikoz hastalarının zihinsel rahatsızlığı olmayanlara göre glutene daha fazla duyarlılığının olup olmadığını belirlemek için çeşitli antikor düzeylerini ölçtüler. Şizofreni ve psikoz geçirmiş önemli sayıda hastada gluten duyarlılığı için yüksek antikor seviyesi tespit edildi. Zihinsel rahatsızlığı olan hastalarda; zihinsel rahatsızlıkları olmayanlara kıyasla, glutene karşı reaksiyonlarında önemli ölçüde farklılık gözlemlendi.
Bu çalışma, gluten için anormal bir bağışıklık tepkisinin bu zihinsel hastalık formlarıyla karışabileceğini göstermektedir.
Tabii ki daha fazla araştırma gerekiyor, ancak bu çalışma, akıl hastalığı ile uğraşırken göz önüne alınması gereken önemli bir yemek listesini de beraberinde getiriyor.

Glutenle savaşta uygulayabileceğimiz en kolay çözümleri şöyle sıralayabilirim:
 Özellikle gençlerin son zamanlarda pek tercih etmediği bir yöntem olsa da sağlıklı yaşam için hazır gıdalardan kaçmalıyız.
Glutensiz bir hayatın en güvenilir yolu, yemeklerinizi evde hazırlamaktan geçer. Doğru seçilmiş ürünlerle dolu bir kiler dolabı, çok karışık olmadan sayısız tarif yapmanıza olanak tanıyacaktır.
Kendinize bir iyilik yapın, mutfağınızdaki meyve ve sebzelerin sürekli taze ve mevsiminde olmasını dikkat edin. Bu durum yemeklerinizin sağlıklı, zengin ve çeşitli olmasını sağlar.
 Yiyebileceğiniz ve yiyemeyeceğiniz yiyecekler konusunda uzman olmanız size büyük kolaylık sağlayacak. Bu sizi başlarda biraz zorlayabilir ama vücudunuza nelerin girdiğini bilmek size iyi gelecektir. İçindekiler bölümünü anlayamıyorsanız o ürünü almayın.
 Basit, saf ve dürüst olan gıdaları tercih edin. Bu ne demek oluyor? Aşırı derecede işlenmiş, içeriği tanımlanamayan ve anlayamadığınız bilimsel isimleri listeleyen ürünleri satın almaktan kaçının.

HAZIR GIDALARA YÖNELMEYİN, YEMEKLERİNİZİ EVDE YAPIN

 Son zamanlarda popüler olan glutensiz ürünler market raflarında yerlerini aldı bile. Bu ürünlerin birçoğunun problemi, boş ve işlenmiş kalorilerle dolup taşmış olmalarıdır. Amacınız, büyük çoğunlukla sağlıklı gıdaları evde pişirmek, hayatı kolaylaştıran glutensiz ürünleri gün içinde az miktarda atıştırmalık olarak tercih etmektir.
 Bazı gıdaların gerçekten glutensiz olduğundan emin değilseniz emin olmak için üreticilere başvurun veya web sitelerini kontrol edin.
 Yani gluteni kesmek, karbonhidratların büyük bir çoğunluğunun alımını azaltmak demektir. Tabii bu da kilo vermek isteyenler için ve genel vücut sağlığını iyileştirmek için iyi bir yoldur.

TAM TAHILLI ÜRÜNLERİ TERCİH EDİN

Vücudunuz sağlıklı karbonhidratları, beyninizin enerji tüketimi için ihtiyaç duyduğu doğal şekerlere ayırır. Bazılarınızın şeker bağımlılıklarını bu ifadeyle meşrulaştırdığını tahmin edebiliyorum. Bununla birlikte vücudunuzun belirli şeker ihtiyacı vardır. Gazlı içecekler, dondurma, kek, kurabiye veya diğer şekerli gıdalarda bulunan rafine edilmiş veya konsantre şekerler, kan şekeri seviyelerinin hızla düşmesine neden olacak hızlı şeker vermeyi sağlar. Bu tür hızlı şeker artışı, beyin sağlığınız için zararlıdır; bağışıklık sistemine zararından söz etmiyorum bile! Bunun yerine beyniniz; meyveler, tam tahıllar ve bakliyat gibi sağlıklı karbonhidratlardan alacağı devamlı enerjiye ihtiyaç duyar. Baklagiller hem protein, hem de karbonhidrat bakımından zengindir, bu nedenle beyin sağlığı için mükemmel bir besin seçeneği haline gelirler. Glutensiz tahıl ve karbonhidratların arasında kahverengi pirinç, yabani pirinç, siyah pirinç, badem unu bulunur. Kahverengi pirinç daha besleyici ve beyaz pirinçten daha iyi bir seçenektir. E vitamini sunar ve lif açısından yüksektir.

ÖĞÜN ATLAMAYIN

Kan şekeri seviyenizi dengede tutmaya yardımcı olmak için en azından üç öğün yemek yediğinizden emin olun. Kan şekeri, beyninizin en iyi performans için ihtiyaç duyduğu yakıttır. Öğün atlamak, günün belirli saatlerinde şeker ya da şekerlemeler yemek, ani şeker yükselişlerine sebep olabilir. Bu da takdir edersiniz ki beyin sağlığınız için tercih etmeyeceğimiz bir şey olacaktır. Margarin, hamur işi, bisküvi gibi trans yağ, hidrojenize yağ içeren tüm gıdaları hayatınızdan çıkartın. Trans yağları veya hidrojene edilmiş yağlar içeren ürünleri evinize sokmayın.

HER GÜN KIRMIZI ET VEYA SÜT ÜRÜNLERİ TÜKETMEYİN

Kırmızı et ve süt ürünleri, kan kolesterol düzeylerini artırma eğiliminde olan doymuş yağlar içerir ve vücudunuzun beyninizdeki beta-amyloid plaklarının üretimini teşvik eder. Bu da Alzheimer gibi beyin hastalıkları riskinizi artırır. Haftada beş defadan fazla et veya süt ürünü tüketmeyin. Her öğünde tüketeceğiniz miktar ise yarım bardak süt veya 170 gram etten fazla olmamalıdır. Kırmızı et yemediğiniz günlerde 170 gram tavuk, hindi veya balık tercih edin. Haftanın birkaç günü kendiniz için vejetaryen günü yapın. Protein açısından zengin olan bazı gıdalar; avokado, mercimek-fasulye gibi baklagiller, fındık, fındık ezmesi, badem sütü, soya sütü, fasulye filizidir.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar