Connect with us

Sağlıklı Yaşam

Sağlıklı Yaşam Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Tarih:

on

sağlıklı yaşam

Beden kitle endeksinizi öğrenmeniz ideal kilonuza ne kadar yakın veya uzakta olduğunuzu anlamanızı sağlar, daha sağlıklı sonuçlar için hedef belirlemenize yardımcı olur

Sağlıklı bir yaşam için yedikleriniz kadar yaptıklarınız da önemli. Ömrünüzü uzatmak ve daha sağlıklı bir yaşam sürmek için ipuçlarını bilmeniz ve uygulamanız lazım. Son zamanların en çok duyduğunuz konularından birisi de şüphesiz ‘sağlıklı yaşam’. Sağlıklı yaşam için hazır gıdalardan kaçınmalı, hareket etmeli, sağlıklı beslenmeli, stresten kaçınmalı gibi dikkat etmemiz gereken pek çok madde var. Sizlere güzel bir haber vermek istiyorum. Hafta içi her gün TRT1 ekranlarında, Sağlık Bakanlığı’nın katkılarıyla hazırlanan sağlık rehberiniz ‘Doktor Geldi’ programı sezon finalini Sağlıklı Yaşam Festivali’yle taçlandırıyor. Halka açık olarak birincisi gerçekleşecek olan etkinlik İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü’nün destekleriyle MEYEV Vakfı ve Bouton Medya tarafından İstanbul Göztepe’de 12-13 Mayıs tarihlerinde gerçekleşecek. Festivalde; sağlıklı beslenme, iyi yaşam, spor, güzellik, kişisel gelişim gibi konulara değinilecek. Tamamen halka açık ve ücretsiz olarak gerçekleşecek bu festival için web sitesinden kayıt olmanız yeterli. Peki festivalin gündemi olan sağlıklı yaşam için neler yapmalı, nelere dikkat etmeli? İşte detayları…

FAZLA KILO STRESE NEDEN OLUR

Beden kitle indeksinizi bilin 

Rakamlar, sandığınızdan çok daha önemlidir. Sağlıklı yaşam için ‘rakamlarınızı’ bilmeniz gerekir. Tansiyonunuz, vitamin ve mineral değerleriniz, damar tıkanıklığı ve benzer oranlarınız rakamla ifade edilen sağlık anahtarlarınızdır. Kendi değerlerinizin yanında ‘normal’ değerleri de bilmeniz gerekir. Kas ve iskelet sistemi, vücudun taşıyıcı kolonları gibidir. Bu sebeple taşımak zorunda oldukları ağırlık, yıpranmaları açısından ciddi önem arz eder. Fazla olan her bir kilo, bedeniniz için karşılığı olandan çok daha fazla yük ve stres oluşturur. Bedenkitle endeksinizi öğrenmeniz, ideal kilonuza ne kadar yakın veya uzak olduğunuzu anlamanızısağlar, daha sağlıklı sonuçlar için hedef belirlemenize yardımcı olur. 

Kavun, domates, kereviz eksik olmasın 

Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemek istiyorsanızöncelikle sizi çok daha dinç tutacak, enerji verecek, vücuda faydalı beslenme alışkanlıklarıedinin. Unutmayın; diyet bir hayat şeklidir ve sağlıklı beslenme, bir alışkanlık olduğu zaman faydalıdır. Kavun, domates ve kerevizi sofranızdan eksik etmeyin, her öğünde protein alın, meyvenin suyunu içmek yerine meyvenin kendisini yiyin. Atıştırmalıklarınızı bisküvi,şekerlemeler yerine kavrulmamış kuruyemişlere, kuru meyvelere çevirin. Porsiyonlarınızı kontrollü tüketmek ve fast food’dan vazgeçmek herkes için ortak temel kurallardandır. Sağlıklıtariflerin olduğu internet sitelerini takip edip kendiniz için mutfakta daha fazla zaman geçirebilirsiniz. Sağlıklı ve pratik yemekler pişirmeyi alışkanlık haline getirin. Su içmeyi asla ihmal etmeyin. 

KRIZ IHTIMALI DAHA FAZLA

Sigaranın sağlınıza ne kadar zarar verdiğini hepiniz bilirsiniz.Ama sigara içmeyi vazgeçilmez bir alışkanlık haline getirenler, duyduklarını dinlememeyi tercih ederler. Sigarayı bırakmak için, sigaranın en önemli zararlarını bir kez daha hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Ayrıca sağlıklı bir yaşam sürmek istiyorsanız, sigarayı bırakmanız şart!Çağımızın en tehlikeli hastalıklarından biri, belki de ilki; kanserdir. Bu ölümcül hastalığın en temel sebepleri arasında ilk sıralarda sigara yer alıyor. Sigara içenlerde akciğer kanseri 15 kat, gırtlak kanseri 16 kat, rahim kanseri 16 kat, ağız kanserleri 10 kat, mesane ve prostat kanseri iki kat artış gösteriyor.

Sigarayı hayatınızdan çıkarın 

Sigaranın içinde, hücrenin genetik yapısını bozan hidrokarbonlar, radon ve kadmiyum gibi kanserojen maddeler bulunur. Kanser en temel ifadeyle, hücre yapısının bozulması sebebiyle kontrolsüz hücre bölünmesi olarak tarif edilebilir. Sigarada bulunan bu maddeler, hücre DNA’sını bozar. Kan yoluyla tüm vücudu tabiri caizse gezdiklerinden, tüm organlar için kanser tehdidi oluştururlar. Kalp ve damar hastalıklarına sebep olanların başında da sigara geliyor. Yapılan araştırmalar, bacak damarlarının tıkanma ihtimalinin sigara içenlerde,içmeyenlere oranla iki kat, kalp krizi geçirme ihtimalinin ise dört kat fazla olduğunu gösteriyor.Akciğerden kana karışan ve damar duvarında hasara sebep olan zehirli maddeler, damarlar yoluyla tüm bedeni dolaşır. Damar duvarında meydana gelen hasar; kanın pıhtılaşmasına ve damar çeperinde yağ birikimine sebep olur. Damar plakları daralmaya, daralma kalbin yeterince beslenememesine ve uzun vadede kalp krizine sebep olur.

DAHA FAZLA GÜLÜN, SIK SIK SEYAHATE ÇIKIN

GÜLMEK; yapabileceğiniz en basit egzersizdir. Yapılan araştırmalar, 10-15 dakika boyunca gülerek 50 kalori yakılabileceğini gösterdi. Gülmenin faydalarını araştıran benzer araştırmalar, gülme esnasında stres hormonu seviyesinin düştüğünü, iyi kolesterol (HDL) seviyesinin arttığını ve damar iltihabında azalma olduğunu da gösterdi. İşte tam da bu yüzden haftada bir de olsa komedi filmi izlemeli, sizi güldüren arkadaşlarınızla daha fazla vakit geçirmelisiniz. Unutmayın; güldüren dostlar ömrünüzü uzatır! Ayrıca sık sık seyahat edin. Stresin vücutta yarattığı negatif etkilerden sıyrılmak, daha fazla oksijen alıp daha sağlıklı besinler tüketebilmek için kendinize molalar verin. Üstelik bunu yapmak için çok uzaklara gitmenize de gerek yok! Alpler’den sonra dünyanın en fazla oksijen üreten dağı, Kaz Dağları’dır. Oksijen gençleştirir, kalbi yeniler ve astıma iyi gelir.

YÜRÜRKEN KARNINIZI İÇE ÇEKİP DİK DURUN

VIRGINIA Üniversitesi’nde, düzenli yürüyüş yapan kadınlar üzerinde yapılan bir araştırmada, haftada üç kez kısa süreli ve hızlı, iki kez daha uzun süreli ve orta tempoda yürüyüş yapan kadınların; haftada beş kez temposuz yürüyenlere göre göbek çevresi yağlarını tam beş kat hızlı kaybettikleri tespit edildi. Size birkaç pratik önerim var; yürüyüş yapmanın yanı sıra ofiste çalışırken, yürürken, yemek yerken, film izlerken kısacası her an karnınızı içeri çekerek dik durmaya çalışın. Böylece, siz fark etmeseniz de ilgili kaslar devamlı çalışır.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Covid-19

Ateşsiz Covid-19 Geçirmek Mümkün

Tarih:

on

Yüksek ateş gibi bazı Covid-19 belirtileri diğerlerinden daha yaygın görünür. Bu günlerde kendinizi hasta hissediyorsanız doktora gidip test yaptırmak için en ayırt edici belirti ateş. Peki ya ateşiniz yoksa?

Çok değil, bundan bir yıl önce öksürük, vücut ağrıları ve halsizlik yaşamak gribin olağan belirtileriydi. Ancak coronavirüs hayatımıza girdi ve her kış en az bir kez yaşadığımız bu belirtiler değim yerindeyse kâbusumuz oldu.

Genel olarak solunum yolu hastalıkları hakkında bildiklerimiz yeni coronavirüs Sars-CoV-2 ile birlikte oldukça gelişti. Virüs dünyanın üzerine kara bir bulut gibi çökerken sağlık otoriteleri 3 belirtiye özellikle dikkat çekti; ateş, kuru öksürük ve nefes darlığı.

Covid-19 belirtilerini içeren listeye her geçen gün yeni bir bulgu eklendi. Şuan Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin yayımladığı listede 11 resmi Covid-19 semptomu bulunuyor ve bunlar hala olası her belirtiyi kapsamıyor.

Diğer belirtilerle birlikte ateş görülmeyebiliyor

Yüksek ateş gibi bazı Covid-19 belirtileri diğerlerinden daha yaygın görünür. Ancak bazı belirtiler de neredeyse kişiye özel ortaya çıkıyor. Bu günlerde kendinizi hasta hissediyorsanız doktora gidip test yaptırmak için en ayırt edici belirti ateş. Peki ya ateşiniz yoksa?

Ateşinizin olması vücut ısınızın normalden yüksek olduğu anlamına gelir. 38 dereceden yüksek vücut ısısı, vücudunuzda bir terslik olduğunu doğrular. Ateş, vücudun Covid-19 da dâhil olmak üzere bir enfeksiyona verdiği doğal tepkidir. Bağışıklık sistemi istenmeyen bir patojeni, genellikle bir virüsü veya bakteriyi öldürmeye çalıştığı için vücut ısısı aniden yükselir. Normal vücut sıcaklığında, bu hastalığa neden olan istilacılar kolayca çoğalabilir, ancak ortam ısındığında hayatta kalmaları zorlaşır.

Coronavirüs vücuda girdiğinde de bağışıklık sisteminin tepki göstermesi ve vücut ısısının yükselmesi beklenir. Bu virüs hakkında öğrendiğimiz son gelişmeye göre ise Covid-19 ateşsiz de görülebiliyor.

Asemptomatik kişilerde genel olarak ateş dâhil hiçbir belirti görülmediğini biliyoruz. Uzmanlara göre Covid-19 geçiren birçok insanda diğer belirtiler görülürken ateş görülmüyor. Öte yandan enfekte bir kişi teknik olarak ateşi yükseldiğinde ya da düştüğünde bunu fark etmeyebilir.

Ateşiniz olmasa da kendinizi izole edin

Ateş veya titreme, öksürük, nefes darlığı veya nefes almada güçlük, yorgunluk, kas veya vücut ağrıları, baş ağrısı, tat veya koku kaybı, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı veya akıntısı, mide bulantısı ya da kusma ve ishal gibi belirtilerle birlikte deri döküntüleri ve göz kızarıklığı gibi daha nadir semptomlar da Covid-19 ile ilişkilendiriliyor.

Bu belirtilerden bazılarının bir arada görülmesi ilk olarak yüksek ateşi sorgulamayı akıllara getirebilir. Ancak ateş Covid-19 varlığının göstergesi olarak değerlendirilmemeli.

Olağandışı belirtiler yaşıyorsanız ancak ateşiniz yoksa yine de kendinizi izole edin. Bir sağlık kurulusu ile iletişime geçerek, testler, izolasyon yönergeleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi alın. Yaşadığınız soğuk algınlığı veya grip de olabilir. Ancak vaka artışlarını göz önünde bulundurun, sağlık durumunuz hakkında daha fazla bilgi alana kadar güvende olmak ve çevrenizdekileri güvende tutmak için izole olmaya devam edin.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Hayatın Ritmi 89. Bölüm – Uyku Reçetesi – Vertigo

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19’dan korunmak için uykunun ne kadar önemli olduğunu biliyor musunuz? Bu bölümde uykunun neden önemli olduğunun yanı sıra denge bozuklukları ve vertigo ile ilgili merak ettiklerinizi bulacaksınız.

Covid-19 savunma planında 4. gün…

Sağlıklı bir uyku için hangi besinleri tüketmeliyiz? Dr. Halit Yerebakan bağışıklığımızı güçlendirecek iyi bir uykunun ip uçlarını veriyor.  

Hayatın Ritmi denge bozuklukları ve baş dönmesini masaya yatırıyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Burcu Örmeci denge bozukluklarının hangi hastalığın habercisi olduğunu testlerle anlatıyor. B12 vitamini eksikliği denge sistemimizi nasıl bozuyor? 

Çağımızın hastalığı vertigo… Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Zeynep Alkan vertigoyla ilgili tüm detayları anlatıyor.

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar‘dan evde yapabileceğiniz basit denge egzersizleri. 

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Covid-19

mRNA Aşıları Ne Kadar Güvenli?

Tarih:

on

Onay bekleyen iki mRNA aşısının da COVID-19’u önlemede yüzde 90’dan fazla etkili olduğu bildirildi. Ancak geliştirilen mRNA aşıları bu türün ilk örnekleri ve her iki aşının da gerçek içeriklerinin henüz açıklanmamış olması, aşıların başarısına gölge düşürmeye yetiyor.

Covid-19’a karşı geliştirilen aşıların oldukça hızlı bir şekilde piyasaya sürülmeye hazır hale gelmesi akıllara ‘aşıların yan etkileri var mı?’ sorusunu getirdi.

Tüm dünyayı etkileyen yeni coronavirüs salgını ile birlikte çok kısa sürede aşı üretilmesine tanık olduk. Şimdiye kadar yaklaşık 20 yıllık çalışmaların ardından üretilen bir aşının yeterince etkili ve güvenli olabileceğini düşünüyorduk. Pandemi bize o kadar vakit tanımadı. Geldiğimiz noktada karşımızda farklı aşı seçenekleri var. Bu aşılar hakkında etkinlikleri bir yana, ne kadara güvenli oldukları en çok merak edilen konu.

Covid-19 aşıları hafif yan etkiler ortaya çıkarıyor

Türkiye’de de çalışmaları sürdürülen inaktif aşı bir yana daha önce hiç kullanılmamış mRNA aşıları ile ilgili hem büyük umutlar hem de büyük kaygılar var; ‘Bu aşıların nasıl yan etkileri olacak?’

Şu anda, ABD’de onay bekleyen iki mRNA aşısı, 3. aşama klinik denemelerde 73.000’den fazla kişide test edildi. Her iki aşının da Covid-19’u önlemede yüzde 90’dan fazla etkili olduğu bildirildi. Ancak geliştirilen mRNA aşılarının bu türün ilk örnekleri olması ve her iki aşının da gerçek içeriklerinin henüz açıklanmamış olması, aşıların başarısına gölge düşürmeye yetiyor.

Faz-1 ve faz-2 çalışmalarında hayvanlar ve faz-3 çalışmalarında insanlar üzerinde yapılan denemelerde mRNA aşıları olumsuz bir profil ortaya koymadı. Genel olarak hafif yan etkiler ortaya çıktı: Enjeksiyon bölgesinde ağrı, ateş, yorgunluk, baş ağrısı, eklem ağrısı ve kas ağrıları. Bununla birlikte, Covid-19 aşıları çok yeni olduğundan, uzun vadeli yan etkiler henüz tam olarak anlaşılabilmiş değil.

Vücudun geliştirdiği hafif yan etkiler temelde bağışıklık sisteminin hazırlandığını gösteriyor. Aşılar, vücudun virüse yanıt vermesini sağlamak için yapılır. Covid-19 aşısının ardından vücut SARs-CoV-2’ye bir yanıt vermeyi öğreniyor, bunun da ateş gibi belirtilere yol açması olasılık dâhilinde.

Diğer yandan uzmanlar Covid-19 aşısının 2. dozunun daha fazla yan etkiye neden olabileceği konusunda endişeli.

    Yararı zararından fazla

Aşıların yan etkileri kadar olumlu etkileri de var. Şuan coronavirüs karşısındaki tek silahımız aşı. Sürü bağışıklığının güvenli bir şekilde oluşturulabilmesi için toplumun yüzde 70’inden fazlasının aşı olması gerekiyor. Bu, özellikle yaşlılar ve bağışıklığı zayıflamış olanlar gibi savunmasız, yüksek riskli gruplar için önemlidir.

Dünya genelinde ortalama olarak Covid-19’a yakalanan her 200 kişiden biri ölüyor. Bireysel olarak tüm önlemleri alıyor olsalar bile başkalarının yaptığı hatalar nedeniyle insanlar coronavirüs ile enfekte olabiliyor. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda aşıların sağladığı faydalar risklerden daha ağır basıyor.

mRNA aşılarının faz-3 çalışmalarında hastalar arasında en sık görülen yan etkiler;

-Yorgunluk (yüzde 9,7)

-Kas ağrıları (yüzde 8,9)

-Eklem ağrısı (yüzde 5.2)

-Baş ağrısı (yüzde 4,5)

-Ağrı (yüzde 4,1)

-Enjeksiyon bölgesinde ağrı (yüzde 2.7)

-Enjeksiyon yerinde kızarıklık (yüzde 2)

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar