Connect with us

Beslenme

Sağlıklı Sindirim Sistemi İçin Hareket Edin!

Tarih:

on

Sağlıklı sindirim sistemi

Sindirim sistemi vücudumuzun ikinci beyni olarak adlandırılır. Sağlıklı sindirim sistemi için bol su içmeli, liften zengin beslenmeli ve en önemlisi de egzersiz yapmalısınız.

Sindirim sistemi, milyonlarca sinir hücresinin bir araya gelerek oluşturduğu nöron ağlarından meydana gelir. Bu sistem, ruh halimiz ve duygu durumumuz başta olmak üzere yaşamsal fonksiyonlarımızın büyük kısmını direkt olarak etkiler. Bilim adamları, duygu ve davranış dünyamızı bu denli etkileyen nöron ağlarının bağırsakta yoğunlaşması sebebiyle bağırsağı, ‘ikinci beyin’ olarak isimlendiriyor. Gastrointestinal sistemi kontrol eden sinir sistemine enterik sinir sistemi adı verilir. Enterik sinir sistemi, bağırsakların yönetim merkezini oluşturan gastrointestinal sistemdeki nöronlar topluluğudur ve merkezi sinir sisteminden bağımsız hareket ederler. Bu sinir ağı, ağızdan anal bölgeye kadar tüm organları kaplayan bir tüp gibidir. Yaklaşık 9 metre uzunluğundaki bu güzergahta 100 milyondan fazla nöron bulunur. Teknik olarak bu rakam, beynimizde taşıdıklarımıza eşit ya da fazladır.

HİSSETMEMİZİ SAĞLIYOR

Milyonlarca nöronun bir araya gelmesiyle oluşan enterik sistem, gastrointestal sistemde olup bitenleri hissetmemize olanak sağlar. Mesela yemek borumuzda takılıp kalan ilacı, midemizde serinlik hissi uyandıran soğuk suyu ya da bağırsakta biriken dışkıyı bu sistem sayesinde hissederiz. Enterik sistem, vazifesini yerine getirmek için beyinden gelen sinyallere ihtiyaç duymaz. Üzerine düşenleri, tamamen kendine özgü işleyen sistemin gereği olarak yerine getirir. Bu devasa sinir ağı, tıpkı beynimizdekine benzer bir sistemle çalışır ve kendi içinde görevli 30 farklı sinir taşıyıcısı bulunur.

Yapılan araştırmalara göre, mutlu hissetmemizi sağlayan serotonin adlı hormonun yüzde 90’ı bağırsaklarda bulunuyor. Bu sebeple seçilmiş serotonin inhibitörü sayılan antidepresan ilaç kullanan kişilerin bir kısmında, belirgin bağırsak problemleri -yan- etkisiyle karşılaşılıyor. Günümüzde birçok kişi, irritabl (huzursuz) bağırsak sendromu hastalığına yakalanıyor. Huzursuz bağırsak sendromu; kişide kabızlık, ishal, şiddetli gaz gibi şikayetlere sebep olur. Yapılan araştırmalar, huzursuz bağırsak sendromunun bağırsaklarda aşırı serotonin bulunmasından kaynaklandığını gösteriyor. Bu hastalığın en önemli sebeplerinden biri de stres. Yapılan araştırmalar; aniden üzülen, sıkılan ya da depresyona giren kişilerin sıklıkla huzursuz bağırsak sendromu teşhisi aldıklarını gösteriyor. Bu veriler sebebiyle, bilim dünyasının bir kısmı huzursuz bağırsak sendromuna, mental ikinci beyin hastalığı ismini veriyor.

İSHAL HASTALIK DEĞİL!

Bağırsakta görülen hastalıklar söz konusu olduğunda akla gelenlerin başınsa ishal bulunur. İshal, aslında bir hastalık değil, semptomdur. Sık tuvalete çıkma, ishal teşhisi için yeterli değildir. Dünya Sağlık Örgütü, günde üç defadan fazla, 250 gr’dan çok ve en az yüzde 70’i sıvı halde dışkılamanın, ishal teşhisi için uygun olduğunu belirtti. Tabii bu oranların yetişkinler için belirlendiğini unutmamak gerekir. İshal, bakterilerin sebep olduğu bir durumdur. Bu özelliği sebebiyle alınan gıdaların temizliğine dikkat etmek; korunmak için yapılacaklar arasında ilk sırada yer alır. İshale sebep olan bakteri, virüs ya da parazitler; iyi yıkanmamış sebze-meyveler, bozulmuş gıdalar ve kirli su ile vücudumuza girerler.

İshal; akut ve kronik olmak üzere iki ana başlık altında gruplanabilir. Akut ishal, aniden başlayıp biten ve yaklaşık iki hafta süreyle görülen ishaldir. Kronik ishal ise 15 günden fazla süreyle görülür. Sindirim sistemi, gün boyu çalışır ve zamanının büyük kısmını yediğiniz sağlıksız besinleri işlemek için harcar. Sağlıklı bir sindirim sistemi için yapmanız gereken ilk şey, bağırsaklarınızı susuz bırakmamaktır. Şişkinlik ve kabızlığın sebeplerinden biri de bağırsakların yavaş hareket etmesidir. Hareketi hızlandırmak için su içmek, yapılacakların başında gelir. Sağlıklı bir sindirim sistemi için yapılması gereken bir diğer şey ise fiziksel aktivitedir. Egzersiz yapmak, bağırsaklardaki kan akış oranını artırarak sindirimi hızlandırır. Uzmanlar, günde 10 bin adım atmanın hem genel vücut sağlığınız, hem de bağırsak sisteminiz için son derece faydalı olduğunu vurguluyor. Haftada en az dört gün 30’ar dakika egzersiz yapmak da aynı etkiyi gösteriyor. Yürümekten hoşlanmayanlardansanız, yüzme ve benzer aktiviteleri tercih edebilirsiniz.

GÜNDE 30 GRAM LİF ALMALISINIZ

Tuvaleten çıktıktan sonra ellerinizi yıkıyor ve böylece bulaşan mikroplardan arınıyorsunuz, değil mi? Peki bağırsaklarınızı neden ‘yıkamıyorsunuz’? Bağırsaklarınızda biriken faydasız artıklardan kurtulmanın yolu, lif ağırlıklı beslenmekten geçer. Lif sistemde adeta su vazifesi görerek, bağırsaklarınızın olması gerektiği şekilde boşalmasına yardımcı olur. Liften zengin beslenmek, sindirim siteminizin sağlığı için altın değerindedir. Tam tahıllı gıdalar, lif zengini meyve sebzeler; günlük diyetinize mutlaka eklemeniz gerekenler arasında yer alıyor. Normal beslenen bir kişi, günde ortalama 15 gr. lif tüketebiliyor. Oysa uzmanlar, günlük lif tüketimimizin 30 gr. olması gerektiğini söylüyor. Aradaki bu farkı kapatmak için lif zengini gıdaları tercih etmek gerekiyor ki bunların başında elma geliyor! Lif, ayrıca dışkıda su tutulmasını da sağlar. Böylece kabızlık problemi ortadan kalkar.

TUVALETE SIK GİTMENİN SEBEBİ HAREKETLİ BAĞIRSAK

Vücuda giren mikroorganizmalar bağırsağa ulaştıklarında, bağırsak duvarında iltihaplanmaya sebep olarak, hareketi artırırlar. Sisteme girmeleriyle beraber, bir kısmı su ve iltihaplı hücrelerin geçişini kolaylaştırırken bir kısmı da salgıladığı zehirli toksinler sebebiyle su ve tuz geçişini artırırlar. Böylece sıvı dışkı oluşur ve hareketlenen bağırsak, kişinin sıklıkla tuvalete gitmesine sebep olur.

EN FAYDALI PROBİYOTİK: YOĞURT

Probiyotikler, insan bağırsağında doğal olarak bulunan faydalı mikroorganizmalardır. Faydalı bakteri olarak da tanımlayabileceğimiz probiyotikler; kötü beslenme, antibiyotik kullanımı ve zararlı bakterilerin etkilerine karşı vücudu korumakla görevlidirler. Bağırsaklarda bulunan faydalı diğer bakterileri de kontrol eden probiyotikler, günlük diyetinize mutlaka eklemeniz gereken bir kaynaktır. Peki en doğru probiyotik kaynağı nedir? Tabii ki yoğurt! Yoğurdun mucizevi faydaları hakkında yazdığım yazıya arşivden ulaşarak bu mucize gıdanın diğer faydaları hakkında da bilgi alabilirsiniz.

Ayrıca sindirim sistemi dostu besinlerden bahsettiğimiz bu yazıyı da okumanızı tavsiye ediyorum.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar