Connect with us

Beslenme

Meyve Salatası ile Serinleyin

Tarih:

on

Yaz aylarında vücudumuz gün boyu çeşitli mineral ve vitaminlere ihtiyaç duyar. 

Sıcaklıkların mevsim normallerin üzerinde seyretmesiyle birlikte deniz, havuz ve piknik alanları en sık tercih edilen yerler haline geldi. Özellikle hafta sonları birçoğumuz sabahın erken saatlerinde kendimizi serin yerlere atıyoruz. Klimalar her ne kadar ev ve iş yerlerinde bunaltıcı sıcaklara çözüm olarak görülse de, maalesef pek çok hastalığı beraberinde getiriyor. Daha önceki yazımda değindiğim lejyoner yani klima hastalığı, yaz günlerinde sağlığınızı tehdit edebiliyor ve hatta ölümle sonuçlanabiliyor. Yaz aylarında sağlığımızı tehdit eden bir başka unsurdur da sıvı kaybı. Sıcaklığın artması ve nem ile birlikte vücut aşırı terlemeye başlar. Terleme, kardiyovasküler sistemin zorlanmasına sebep olur. Terleme sonrası yeteri kadar sıvı tüketilmezse kan akışı yavaşlar ve kan pıhtılaşmaya başlar. Meyveleri tek tek yemek yerine meyve salatası olarak tüketmek, bu ihtiyacın giderilmesine yardımcı olur. Ter ayrıca kas kasılmaları, sinir iletileri ve su dengesi için gerekli olan sodyum, potasyum gibi minerallerin de kaybolmasına neden olur. Tüm bu olası hastalıkları önlemeniz ve yaz aylarını serin geçirmeniz mümkün. İşte birkaç adımda serin kalmanın püf noktaları…

MEYVE SAĞLIKTIR

Meyve salataları

Vücudumuz gün boyu çeşitli mineral ve vitaminlere ihtiyaç duyar. Meyveleri tek tek tüketmek yerine toplu halde tüketmek, bu ihtiyaçların giderilmesine yardımcı olur. Özellikle bu aylarda yaz meyvelerinden zengin beslenmek gerekir. Meyve salatası için tek yapmanız gereken, genişçe bir tabağa kayısı, kiraz, dut, şeftali, elma, armut gibi yaz meyvelerini eklemek. İsteğe göre bu meyvelerin üzerine yoğurt da ilave edebilirsiniz. Yoğurt, içerdiği vitamin ve minerallerin yanı sıra kilo kontrolünde de son derece faydalı bir besindir. Yoğurt, içerdiği sağlıklı bakteriler sayesinde bağırsak sisteminizi harekete geçirmekle kalmayıp bağışıklık sisteminizi de kuvvetlendirir. Ayrıca D vitamini ve kalsiyum yönünden de zengindir. Uzun süre tokluk hisse vermesi de normalden daha az yemeniz için size yardımcı olacaktır.

Karpuz, üzüm, çilek, avokado gibi diğer yaz meyveleri de serinletmenin yanı sıra vücudun gün içerisinde kaybettiği sıvının yerine konmasına yardımcı olur. Bu meyveler su içeriği açısından oldukça zengindir.

Meyvelerden elde edebileceğiniz diğer doğal yöntemler şunlardır:

Buz Küpü

Meyveleri ufakça dilimleyin ve buz küpü kalıplarına yerleştirin. Üzerlerine su ya da maden suyuekleyin. Dondurucuda dondurduktan sonra meyve salatanızın içerisine ekleyebilir ya da suyunuzun içerisine buz küplerini boşaltabilirsiniz. Ayrıca yoğurt içerisine meyve dilimleyip yine dondurucuda donmasını sağlayabilirsiniz.

Meyveli Kompostolar

Meyve suları ve meyve çayları, yazın serinlemek için tercih edilen içeceklerin başında gelir. Ancak son yıllarda özellikle hazır meyve sularının insan sağlığı açısından ne gibi zararları olduğunu anlatan araştırmalar yayınlandığını unutmamak gerekir. Eğer meyve sularından vazgeçemiyorsanız, yarı yarıya maden suyu ekleyerek tüketin. Tükettiğiniz şekerli içecekmiktarını azaltmaya devam ettiğinizde, onları özlemeyeceğinizi göreceksiniz. Meyvede doğal şeker bulunur. Kurutulmuş ya da taze meyve tüketerek tat alıcılarınızı tatlı yediğinize ikna edebilir, daha doğrusu kandırabilirsiniz. Canınız şeker istediğinde pasta ya da şekerlemedense meyve yemeye çalışın. Şeker ilave etmeden hazırlayabileceğiniz marmelat ya da meyve suları da tatlı krizlerinde imdadınıza yetişebilir. Meyve suyundan vazgeçemiyorsanız, o halde meyvelerin kompostosundan faydalanın. Özellikle bu aylarda kiraz, vişne, kayısı, üzüm, armut ve çilek gibi kompostolar serinlemenize yardımcı olabilir.

EV YAPIMI İÇECEKLER 

Limonata

Limonata, yaz aylarının vazgeçilmezleri arasında yer alıyor. Peki dışarıda içtiğiniz limonata nekadar sağlıklı? Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, dışarda içilen limonataların neredeyse yüzde 70’i şekerli sudan ibaret. Yani vücuda fayda sağlamıyor; aksine, pek çok hastalığı beraberinde getiriyor. Ayrıca dışarda üretilen limonatalar taze sıkım olmadığı sürece vitaminlerden yoksun. C vitamininin vücuda faydaları yadsınamaz. Son yıllarda yapılan araştırmalar ise, limon ve narenciyelerin içerdiği fitokimyasallar sayesinde bazı hastalıklar için daha önce hiç duymadığımız faydalar sağladığını gösterdi. Narenciyelerde bulunan hesperetin, naringenin, antosiyanin ve hidroksisinnamik asit gibi flovonoidler, faydası keşfedilen fitokimyasallardan bazılarıdır. Bu denli faydası bulunan C vitamininden tam fayda elde etmek için bir meyve sıkacağından yardım alabilirsiniz. Limonatanıza şeker yerine bir çay kaşığı bal ekleyebilirsiniz. Ayrıca limonata içerisine eklenen bir tutam nane ferah hissetmenize yardımcı olacaktır.

Ayran

Son yıllarda yapılan araştırmalar; ayranın özellikle C, E, D, K vitaminleri açısından zengin bir içecek olduğunu gösterdi. Ayrıca ayran; magnezyum, kalsiyum ve demir gibi mineraller açısından da büyük önem taşıyor. Ayrandan tam fayda elde etmek için kendi yoğurdunuzu yapmayı deneyebilirsiniz.

Maden suyunun faydaları saymakla bitmiyor

Su; hem insan bedeni, hem de ekolojik dengenin devamı için hayati öneme sahip en önemli şeydir desek abartmış olmayız. Eminim birçoğunuz, insan bedeninin dörtte üçünün sudan oluştuğunu söyleyen birilerini duymuşsunuzdur. İnsan bedeni, yaşamsal fonksiyonlarını yerine getirebilmek için gün boyu su kaybına (dehidrasyon) uğrar. İnsan bedeni, tüm fonksiyonlarını yerine getirebilmek için günde 2-6 litre suya ihtiyaç duyar. Yaz aylarında vücut ısısının artmasıyla birlikte vücut sıvı kaybetmeye başlar. Terleme olarak ortaya çıkan sıvı kaybı; kas kasılmaları, sinir iletileri ve su dengesi için gerekli olan sodyum, potasyum gibi minerallerin de kaybolmasına neden olur. Maden suyu içerisinde bulunan mineraller, vücudun sıvı kaybetmesi sonucu ortaya çıkan eksikliğin giderilmesine yardımcı olur. Maden suyunun içerisine iki dilim limon atarak tüketebilirsiniz.

Öğle vakti dışarı çıkmayın

Güneş, vücudun biyolojik ve psikolojik sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağlar. Güneş ışığının yaydığı D vitamini iskelet sistemini güçlendirirken; romatizmal hastalıklar, iltihaplanma, osteoporoz gibi hastalıkların tedavisinde etkin rol oynar. Güneş ışığı ayrıca, kalsiyum emilimini sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirir, enerji verir, depresyon ve stresin azaltılmasına yardımcı olur. Güneşten tam fayda sağlamak için günde 20 dakika güneşe çıkmak yeterlidir.

Bunun için tüm vücudunuzu güneşlendirmek de şart değil; sadece kol ve bacaklarınızın bir kısmının güneş görmesi, özellikle D vitamini almanız için yeterli. Ancak güneşe çıkılan saat aralığına dikkat etmek çok önemli. Özellikle sabah 10.00 ve 14.00 arasında güneş ışınlarına maruz kalmanız; cilt kanseri başta olmak üzere tansiyon ve kalp hastalıkları, beyin kanaması gibi ciddi hastalıklara neden olabilir.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar