Connect with us

Beslenme

Markette Ürün Etiketi iyi Okunmalı

Tarih:

on

ürün etiketi

Ürün etiketi okumayı biliyor musunuz? Okuduğunuz etikette yazanların ne olduğunu anlıyor musunuz? Eğer anlamıyorsanız, o ürünü almayın!

Marketler, siz farkında olsanız da olmasanız da sağlığınızın en önemli göstergesidir. Alışveriş arabanızda olanlar, bedeninize gireceği neredeyse kesin gıdalardır ve hatalı seçimler yapacak olursanız, muhakkak bedelini ödersiniz. Birazdan okuyacaklarınız, bir sonraki market alışverişinizde kulağınıza küpe olması gereken ip uçlarından oluşuyor. Bakteri üretmeye müsait et ve şarküteri ürünlerinin satıldıkları bölümün hijyen şartlarına uygun olup olmadığını inceleyin. Bu iki reyonun birbirinden ayrı olması ve ayrı kişiler tarafından hizmet verilmesi gerekir. Eti parçalamak için kullanılan bıçak ile şarküteri ürünü kesildiğinde, et üzerinde bulunabilecek ‘bakterilerin’ çiğ olarak da tüketilen salamın, pastırmanın üzerine bulaşmaması mümkün değildir.

ANLAMIYORSANIZ YAVAŞÇA BIRAKIN

  • Market çalışanlarının ellerinde kullan at eldivenler (değişitirilip değiştirilmediğine dikkat edin), maske ve bone olmalı.
  • Sırf daha ucuz diye outlet tabir edilen ve geneli zarar görmüş ambalajların içinde satılan ürünlerden uzak durun. Market, enfekte olmuş bir üründen para kazanırken, siz sağlığınızı riske atıyorsunuz. Satılan ürünlerin üretim ve son kullanım tarihlerini kontrol edin ve evinizde de bu tarihlere uyarak tüketin.
  • Etiket okumayı öğrenin. Aldığınız ürünün içindekiler kısmında yazanları anlamıyorsanız, elinize aldığınız her ne ise yavaşça geri bırakın.
  • Ambalaj üzerinde yazanların tam olarak ne anlama geldiğini öğrenin:

ŞEKER İÇERİĞİ AZDIR:

Düşük şeker içerdiğini ifade etmek için yazılan bu ibare aslında resmi olarak düzenlenmemiştir. Üründe 1-100 gram şeker içeriği mevcut olabilir. Bunun yerine ‘ilave şeker yoktur’ ibaresini arayın. Bu ifade, yönetmeliğe uygundur.

İYİ BİR LİF KAYNAĞIDIR:

Lif, insan sağlığı için son derece önemlidir ve sindirim sistemi başta olmak üzere tüm beden üzerinde sayısız faydası vardır. ‘İyi bir lif kaynağıdır’ yazılı ambalajlı gıdalarda, bazen tam tahıllar ve sebze gibi doğal besinlerde bulunan lif kadar yararlı olmayan lif katkısı bulunur. Bu etiket tamamen aldatmaca olmasa da en iyisi, lif kaynağı olan taze, tam tahıllı ve lif zengini doğal besinleri tüketmektir.

MEYVENİN KENDİSİNİ TÜKETİN

GERÇEK MEYVELERDEN YAPILMIŞTIR:

Son zamanlarda sıklıkla karşımıza çıkan bu etiket tamamen yalan söylüyor diyemeyiz ancak genellikle bahsedilen gerçek meyve miktarı, içerdiği katkı maddelerinin yanında yok denecek kadar az miktardadır. Ayrıca ‘gerçek meyve’ miktarları resmi kurumlar tarafından düzenlenmediğinden, içerdikleri gerçek meyve miktarı size pek yararı olmayacak kadar az olabilir. Söz konusu meyveyse, gerçeğini tüketmekten şaşmayın.

TAM TAHIL İÇERİR

Maalesef bu ibareyi taşıyan ürünlerin büyük bölümü, yüksek glisemik indekse sahip ve çok da sağlıklı bir tahıl cinsi olmayan mısır unu içermektedir. Bu ibare yerine ‘%100 tam tahıllı’ ya da ‘%100 tam buğday’ ifadelerini arayın.

TAVUK SATIN ALIRKEN SÜSLÜ KELİMELERE KANMAYIN

Son yıllarda tavuk ambalajlarındaki ifadeler iyiden iyiye kafa karıştırmaya başladı. Gün geçmiyor ki tam olarak ne anlama geldiğini bilmediğimiz ancak süslü puntolarla yazıldığı ve diğerlerinden bir miktar pahalı olduğu için ‘bu gıda sağlıklıdır’ kanısı oluşturan ibarelerle karşılaşmayalım. Tavuk eti, kültürümüzde yer edinmiş önemli bir besin kaynağıdır ve bu sebeple seçerken ambalajında yazanlara dikkat etmek gerekir.

DOĞAL TAVUK

Bir ambalajın üzerinde doğal tavuk yazıyorsa bu, ambalajın içinde tavuk dışında bir şey olmadığı anlamına gelir. Yani, aldığınız şeyin sadece tavuk olduğu, ilave başka bir madde bulunmadığı ifade edilmektedir. Bu ibare, tavuğun nerede ve hangi şartlarda yetiştirildiği ya da neyle beslendiği hakkında hiçbir bilgi vermez! Oysa bilinçsiz tüketiciler, doğal yazısını gördüklerinde aldıkları ürünün olması gerektiği şekilde üretildiğine inanırlar.

DONDURULMUŞ TAVUK ETİ

Soğutulmuş ya da dondurulmuş tavuk denildiğinde aklımıza, parçalanmadan hemen önce askıda duran tavukların soğuk havaya maruz bırakıldığı gelir. Oysa durum çok farklı. Soğutma işlemi, askıdaki tavukların soğuk su ile yıkanması anlamına geliyor. Soğuk su banyosu yapılan tavuklar, -cilt yapıları sebebiyle- işlem sırasında uygulanan suyu adeta emerler. Bu da hem tatlarındaki yoğunluğun azalmasına, hem de yapay olarak ağırlaşmalarına sebep olur.

SALMA TAVUK (FREE RANGE )

Salma tavuk, doğal ortamlarında dolaşmalarına izin verilmiş, sıkışık kafeslerden çıkarılarak büyütülmüş tavuk anlamına gelir. Ancak bu uygulamanın ne kadar süreyle yapıldığı çok önemlidir. Salma tavuklar, kafeste yetişenlere oranla daha hareketli olduklarından besin değeri açısından daha faydalıdırlar. Günün belli saatlerinde serbest bırakılan bu tavuklar, diğer zamanlarda diğer tavuklarla aynı şartlarda yaşarlar. Ambalajında free range yazıyor olması devamlı doğal ortamlarında ve serbest oldukları anlamına gelmezken, beslenme şekilleri hakkında da bilgi vermez. Faydalı ancak yetersiz bir ifadedir. Yapılan denetimler, bu uygulamanın sadece teknik yeterlilik düzeyinde tutulduğunu gösteriyor.

KAFES DIŞINDA YETİŞTİRİLMİŞ TAVUK (CAGE FREE )

Son zamanlarda cage free (kafes dışında) ifadesi ambalajlar üzerinde sıkça gördüğümüz bir ifade. Yasalar bu ve benzer ifadelerin ambalajlara yazılabilmesini birtakım kurallara bağlamış durumda. Şartlar yerine getirildiğinde ürün üzerine bu gibi ibareler yazılabiliyor. Tesislerden kafesler kaldırıldığında şartların ilki ve en önemlisi yerine getirilmiş oluyor. Peki kafes dışında yaşamaları tavukların serbest olduğu anlamına geliyor mu? Tabi ki hayır! Bu tip tesislerin çoğunda tavuklar kafes dışında ancak neredeyse üst üste bekletiliyorlar. Ne dışarı çıkabiliyor ne de oldukları yerde hareket edebiliyorlar. En önemlisi, bu ifade tavukların ne ile beslendiği ya da ne gibi ilaçlara maruz bırakıldığı hakkında hiçbir garanti içermiyor.

ÇİFTLİK TAVUĞU 

Bu ifade, bir ambalaj süsünden ibaret. Tüm tavuklar çiftlikte yetişir. Ambalajına çiftlik tavuğu yazıyor olması, sağlıklı olduğuna inanabilirsiniz anlamına gelmesin. Ambalaja bunu yazabilmek için tavukların bir çiftlikte yetişiyor olması yeterli. Bu ibare, ne beslenme şekilleri, ne aldıkları ilaçlar, ne de serbest dolaşıp dolaşamadıkları hakkında bilgi vermez. Çiftlik tavukları genelde daracık kafesler içinde, hiç kıpırdamadan ve ilaç alarak büyütülürler.

ANTİBİYOTİK VERİLMEMİŞ TAVUK (Antibiotic Free):

Bir arada yetiştirilen tavuklar genellikle hastalanmamak ve birbirlerine hastalık bulaştırmamak için antibiyotikli yemlerle besleniyorlar. Antibiyotik, kullanımına son verildikten bir süre sonra vücuttan atılır. Bu sebeple, tavuklara verilen antibiyotik, ihtiyaç duyulan süre kadar önce bırakılacak olursa, vücudunda antibiyotik olmadan kesilmiş olur. Böylece ambalajında antibiyotiksiz tavuk yazabilmenin önünde bir engel de kalmaz. Antibiyotiksiz tavuk, ambalajlanan etinde antibiyotik etki olmadığı anlamına gelir, yaşam boyunca antibiyotik almadığı anlamına gelmez.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar