Connect with us

Kadın Sağlığı

Lohusalık Sendromuna Yol Açan Etkenler

Tarih:

on

Lohusalıkta Sendromuna Yol Açan Durumlar

Lohusalık sendromuna yol açan etkenler; doğum sonrasında kendinizi değersiz, umutsuz ve depresif mi hissediyorsunuz? Endişelenmeyin, yalnız değilsiniz! Son dönemlerde yeni doğum yapan annenlerin %15’i lohusalık sendromuyla karşı karşıya kalıyor. İşte detaylar…
Lohusalık bir kadının doğumdan sonra yaşadığı yaklaşık 6 haftalık süreci tanımlayan döneme verilen isimdir. Lohusalık sendromunun nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, yeni doğum yapan annelerin bu belirtilere rastladıkları noktada doktora başvurmaları gerekmektedir. Bu durum bazen danışmanlık hizmetiyle bazense ilaçlarla tedavi edilen bir çeşit psikolojik hastalıktır. Böyle bir depresyondan sadece anneler etkilenmez. Yapılan çalışmalara göre babalarında yaklaşık %10 u doğum öncesi ve doğum sonrası depresyon yaşayabiliyor.

Belirtileri Nelerdir?

Lohusalık sendromu yeni doğum yapmış anneleri etkileyen bir çeşit depresyon türüdür. Doğumdan sonra yeni anne de sinir, kaygı, yeme ve uykuda düzensizlikler ve stres gibi durumların açığa çıkması durumunda 4-6 hafta içinde gerçekleşen bir çeşit depresyondur.
Lohusalık sendromu; yeni annenin bebeğine konsantre olamaması bebeğin sorumlulukları ağır gelmesi veya bebeğin geleceği ve sağlığı hakkında korkulara bürünüp her fırsatta doktoru arayıp yardım almak gibi durumlara yol açmaktadır.
Kalıcı yorgunluklar ve konsantrasyon problemleri, kendini suçlu hissetmek, ağlamak ve sık sinirlenmeler yaşamak, uyku problemleri, motivasyon azalmaları ve baş ağrıları çekmek, uzun süreli depresif bir ruh halinin içine girmek, boğulmuş ve daralmış hissetmek, bebeğe karşı ilgisizlik genel hatlarıyla sendromun belirtileridir.
Genç yaşta ki anneler ve özellikle maddi kaygıları olan ailelerde lohusalık sendromunun daha yaygın olduğu gözlemlenmiştir. Doğum sonrasında vücudun da cinsiyet hormonu seviyelerinin ve stres hormonlarının düzenlenmesin de çeşitli değişiklikler meydana gelmektedir. Bu hormonal kaymalar sebebiyle psikolojik değişimler yaşanmaktadır.

Lohusa Sendromuna Yol Açan Durumlara Dikkat!

Gebelikle beraber anne adaylarında oluşan fiziksel değişmeler,
Doğumun yaklaşmasıyla bebek hakkında doğan endişeler ve gelecek kaygıları,
Yakın çevrenin ailenin ve eşin destek eksikliği,
Maddi olarak ailenin yaşadığı sıkıntılar,
Bebeğin doğumuyla gelen uyku düzensizlikleri,
Hamilelikte ve hamilelik sonrasında açığa çıkan hormonal değişiklikler.

Ne Kadar Sürer?

Doğum öncesi başlayan endişeler, doğumdan sonra artmış ve yeni anneyi lohusalık sendromuna ilerletmiştir. Değişiklikler farkına varılıp tedavi sürecine girilmediği sürece, bu sendrom aylarca sürebilir. Tedavi gören yeni anneler ise kendilerini haftalar için de çok daha iyi hissederler.

Lohusa Depresyonunun Önüne Nasıl Geçilir?

Hamile annenin kendini hamilelik sonrasında ki sürece alıştırması, bununla ilgili sık sık doktoruyla görüşmesi ve artık kendini anne olmaya hazırlaması gerekmektedir. Diğer anneler ve doktorunuzla bebeğiniz ve bebeğinizin bakımı hakkında konuşarak lohusalık sendromu riskini azaltabilirsiniz.

Tedavi Süreci

Lohusa annelerin ilaçla tedavisinin ikinci planda yer almasından kaynaklı olarak öncelikle eşinin ve ailesinin psikoterapi alarak yeni anneye destek olup onu rahatlatmasıdır.
Bunun dışında yeni anne için psikolojik tedavi türleri de vardır. Bunlar; Bilişsel Davranış Terapisi ve Çift Terapisidir.
Bilişsel terapi kişinin düşünceleri hakkında derine inip sorunlarını çözmesine yardımcı olurken, Çift Terapisinde çiftler arasında ki sorunları çözmeye ve çocuk bakımına destek ve paylaşımlara yardımcı olur.
Tedaviye başladıktan kısa süre sonra hastada rahatlamalar gözlemlenecektir.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Alternatif Sağlık

Selülit Gerçekleri

Tarih:

on

Selülit hakkında bilmeniz gereken gerçekler…

Selülit hayatın neredeyse kaçınılmaz bir parçası. Herkes bu sinir bozucu cilt durumunu geliştirebilir… Vücudunuzdaki bu izleri tanımalı ve nasıl kurtulacağınız hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalısınız.

 

“Selülit Nasıl Giderilir” konulu yazıya ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

COVID-19 Hamilelikte Ne Kadar Etkili?

Tarih:

on

COVID-19 yayılmaya başladığı andan itibaren tüm dünyaya korku saldı. Özellikle hamile ve yeni doğum yapan kadınlar bu konuda iki kat daha endişeli. Peki COVID-19 fetüs ve yeni doğanlar üzerinde ne kadar etkili?

COVID-19’un bir anda ortaya çıktığı bu süreç özellikle hamile, yeni doğum yapmış ve bebek sahibi olmayı düşünenlerin bebekleri ve kendi sağlıkları ile ilgili soru işaretlerini beraberinde getirdi. İnsan sağlığını tehdit eden bu coronavirüsün yeni ve yakın zamanda ortaya çıkmış olması maalesef bu konuda kesin sonuçlar elde edilebilmesi için yeterli değil. Ancak yine de yürütülen çalışmalardan bazı sonuçlar elde edilmeye başlandı.

Anne adayları COVID-19’dan etkilenebiliyor

Belki birkaç ay öncesine kadar huzurlu bir hamilelik süreci geçiriyordunuz ya da yeni coronavirüsün yayılmasından hemen önce hamile kaldığınızı öğrendiniz. Küresel anlamdaki böyle bir salgının hem bebeğinizin sağlığı hem de kendi sağlığınız için endişe uyandırması son derece doğal.

Tekrar hatırlatmak istiyorum ki bu yeni bir virüs ve hamile kadınlar üzerindeki etkisi hakkında çok az şey biliniyor. Bu konu hakkında araştırma yapan uzmanların ilk tezleri, hamile kadınların COVID-19 ile enfekte olmaları durumunda, hastalık belirtisi göstermelerinin daha muhtemel olduğu yönünde. Mevcut bilgiler ışığında uzmanlar, aynı yaş grubundaki kadınlar ve erkeklerde olduğu gibi hamile olan kadınların da belirtilerinin hafif ila orta şiddette olabileceğini düşünüyor.

Erken doğum riski araştırılıyor

Bu süreçte anne adaylarının en büyük korkusu düşük yapma ya da gebelik sürecinde herhangi bir komplikasyon yaşama riski oluyor. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi verilerine göre, yeni coronavirüs ile enfekte olan hamile kadınlarda düşük ya da komplikasyon riski henüz görülmedi.

Amerikalı uzmanların SARS ve MERS gibi diğer coronavirüslerden elde ettiği verilere dayanılarak COVID-19’a maruz kalan hamile kadınların erken doğum gibi bazı komplikasyonlara karşı yüksek risk altında olabileceği düşünülüyor. Ancak son derece sınırlı veriler bu tezi doğrulayabilmiş değil. Yani enfekte olmak erken doğumun doğrudan nedeni olmayabilir.

UNUTMAMAKTA FAYDA VAR!

COVID-19’un nasıl yayıldığını bilmeyen artık yoktur sanırım. Öksürük veya hapşırık yoluyla havaya karışan damlacıklar ya da yüzeylerden kolaylıkla yayılıyor.

Korunmak için neler yapılması gerektiğini de bildiğinizi düşünüyorum. Ancak yine de kısa bir hatırlatma;

-Ellerinizi sık sık sabunla yıkayın

-Yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmayın

-Sosyal mesafenizi koruyun

-Hasta hissediyorsanız mutlaka kendinizi izole edin

-Bağışıklığınızı güçlendirmek için sağlıklı bir beslenme planı uygulayın

Virüs fetüse bulaşmıyor

Annelerin ve anne adaylarının soru işaretlerinden biri de, enfekte olmaları durumunda virüsün bebeğe ya da fetüse bulaşma riski. Bu konuda şu ana kadar, COVID-19 ile enfekte olan ve belirtiler gösteren dokuz hamile kadın incelendi. Doğan bebeklerin hiçbirinde virüse rastlanmadı. Ayrıca yeni coronavirüs amniyotik sıvıda, yenidoğanın boğazında veya anne sütünde görülmedi. Yani elde edilen verilere göre virüsün fetüse bulaşması, fetüs üzerinde herhangi bir komplikasyona neden olması oldukça düşük bir ihtimal olarak görülüyor.

Emziren annelere gelirsek, dediğim gibi, anne sütünde COVID-19 virüsü olduğuna dair bir kanıt yok. Virüsün yayılma şekli düşünüldüğünde koruyucu önlem olarak, annelerin bebeklerine yaklaşmadan önce ellerini yıkamalarını ve maske kullanmalarını önerebilirim.

Şunu da eklemek isterim ki adetlerimizde yeri olan kırk uçurma ya da bebek görmesi gibi ziyaretlerden ve aile toplantılarından kaçınmanız önemli.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web partner | Web Tasarım