Connect with us

Beslenme

Kurban Bayramında Beslenme

Tarih:

on

Kurban Bayramında Beslenme

Kurban Bayramı 9 günlük uzun bir tatille geliyor. Bayramın ilk gününden itibaren başlayan bayram ziyaretleri ve tatilin getirdiği rehavet ile birlikte beslenme düzenimizin bozulması kaçınılmazdır. Bu düzeni bozmamak adına kurban bayramında beslenme konusuna önem göstermemiz gerekiyor. Sadece birkaç öneriye uyarak Kurban Bayramı’nı dengeli beslenmek için fırsata çevirebilirsiniz.

Yapmanız gerekenler çok basit!

  • Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Sağlam bir kahvaltı size kendinizi tok hissettirerek ziyaretlerde yapacağınız atıştırmalardan koruyacaktır.
  • Kahvaltıda artık gelenek haline gelmiş olan kavurmayı tercih etmeniz bütün gün mide krampı, mide yanması gibi sindirim problemlerine neden olur. Bunun yerine peynir, zeytin, ekmek ve bol yeşillik içeren bir kahvaltı tercih edebilirsiniz.
  • Yanlış olan alışkanlıklarımızdan bir tanesi de kurban etinin kesildiği ilk gün tüketilmesidir. Et kesildiği ilk gün ölüm katılığı dediğimiz sertlikte olur. Buda sindirimi zaten zor olan etin yarattığı sıkıntıları daha da artırmaktadır. Etin yumuşaması, kolay pişmesi ve sindiriminin kolay olması beklediği sıcaklığa ve hayvanın cinsine göre değişir.

Eti Nasıl Pişirmeliyim?

  • Etinizin pişirme tekniği ve yanında seçtiğiniz besinler uygunsa öğle yemeğinde tüketeceğiniz 2-3 porsiyon (90-100gr) et sizin için sağlıklı bir seçim olacaktır. Tabağınızı dörde böldüğünüzü düşünün. 2-3 porsiyon (90-100 gr) etiniz, 2-3 yemek kaşığı bulgur pilavı ya da makarnanız, 1 su bardağı yoğurt ya da ayran ve bol salatayla doyurucu ve lezzetli bir öğün geçirebilirsiniz. Proteinin mideyi terk etmesi 2-3 saat sürdüğünden bu öğün yine size kendinizi tok hissettirip ziyaretlerdeki atıştırmalıklardan koruyacaktır.
  • Eti pişirirken kızartma ve kavurma yerine ızgara, haşlama ya da fırın gibi daha sağlıklı tekniklerini tercih edin. Yine yanlış alışkanlıklardan bir tanesi etle yapılan yemeklere kuyruk yağı veya tereyağının eklenmesidir. Et yemekleri kendi yağı ile pişirilmeli ve ilave yağ eklenmemelidir. Etler ızgarada pişirilirken, etle ateş arasındaki uzaklık eti yakmayacak ve “kömürleşme” sağlamayacak şekilde ayarlanmalıdır. Ayrıca eti çok yüksek ısıda pişirmek dış yüzeyinin yanmasına ve su kaybına neden olarak besin öğesi kayıplarını artırır.
  • Eti mutlaka sebzelerle pişirin. Böylelikle hem hazmı kolaylaştıracak hem de besin çeşitliliğini sağlamış olacaksınız.

Şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıları tercih edin

  • Çay, kahve, meşrubat ve su tüketimini birbirinden ayırın. Çay, kahve ve meşrubatlar aslında vücutta su tutulumunu neden olduğundan suyla ters etki gösterirler. Bu nedenle ziyaretlerde açık çay, yeşil çay veya rezene tercih edebilirsiniz.
  • Bir de asıl beslenme düzenimizi bozacağından korktuğumuz besinler arasında bayramların vazgeçilmezi tatlılar yer alır. Ziyaretlerde ikram edilen şerbetli ağır tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıları tercih etmemiz daha sağlıklı olacaktır. Şerbetli tatlılar tüketmek isteyenler sadece bayram haftasına özel günaşırı 1-2 dilim tüketebilir.

Bu önerileri uygulayamayıp fazla kaçırdıysanız fiziksel aktivitenizi artırarak, yakın mesafedeki ziyaretlere yürüyerek giderek kaçırdıklarınızı dengeleyebilirsiniz.

Tabi bu önerilerin diyabet, tansiyon, kalp ve damar hastaları gibi kronik bir hastalığı olmayan bireyler için olduğunu da hatırlatmak isterim. Bu hastalıklardan biri veya birkaçı bulunan kişilerin beslenmelerine daha fazla dikkat etmeleri ve mevcut bir beslenme programları varsa bayram kaçamağı yapmadan onu uygulamaya devam etmeleri gerekir.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar