Connect with us

Beslenme

Kirazın Faydaları

Tarih:

on

kirazın faydaları

Vücutta serbest radikallerle savaşan kiraz; aynı zamanda kanserli hücrelerin kontrolden çıkmasına engel olan antosiyanin bileşenine de sahip. Yazın bol bol kiraz tüketerek eklem ağrılarından cilt sağlığına kadar pek çok problemde yarar sağlayabilirsiniz

Yazın tezgahları süsleyen en güzel meyvelerden biri şüphesiz kiraz. Güzel göründüğü kadar faydalı da, kirazın faydaları saymakla bitmiyor… Kırmızılığını içinde bulunan pigmentlerden alan kiraz, vücutta serbest radikallerle savaşmaya yardımcı olan güçlü bir antioksidan olma özelliği taşıyor. Ayrıca kiraz, kanserli hücrelerin kontrolden çıkmasına engel olan antosiyanin bileşenine sahip. Dolayısıyla kiraz alırken kırmızının daha da koyusuna yani bordo rengine dönük kirazlara yönelin. Çünkü bu kirazlar çok fazla miktarda antosiyanin içeriyor.. İşte yazın bol miktarda kiraz tüketmenizi gerektiren nedenler…

Eklem ağrılarını hafifletir

Kiraz, uzun zamandır gut ve artrit (eklem) ağrısı için bir halk tedavisi olarak kullanılıyor, ancak az sayıda kontrollü çalışma, kirazın varsayımsal faydalarını değerlendirmiştir. Kirazın hastalıklar üzerindeki etkisini araştıran bir deneyde, 10 kadın deneğe gece boyunca hızlı bir şekilde iki porsiyon kiraz yedirilmiştir. Sonrasında araştırmacılar, deneklerin kirazları yemeden önce ve sonraki kan ve idrar örneklerini toplamıştır. Son olarak da kandaki ürat, antioksidan düzeyleri ve inflamatuvar, belirteçler ile ölçülmüştür. Kirazların tüketimini takip eden beş saatlik süre zarfında, üratın plazma seviyeleri ve gut karşıtı özelliklerde önemli derecede düşüş gözlenmiştir. Dolayısıyla artrit ve gut rahatsızlığınız var ise diyetinize kiraz eklemeniz, bu hastalıkların neden olduğu ağrıları büyük oranda azaltmanıza katkı sağlayacaktır. Hastalıkların temelinde ürik asit seviyesinin yüksek oluşu bulunur. Kandaki ürik asitin yükselmesi; vücutta şişme, hassasiyet ve iltihaplanmaya neden olur. USDA tarafından yapılan bir araştırmaya göre iki avuç kadar olgunlaşmış kiraz tüketimi ile, ürik asitin yüzde 15 oranında azaltılabildiğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca araştırma kirazların, üretilen C-reaktif protein miktarını azaltarak ağrılı inflamasyonun azaltılmasına da yardımcı olabildiğini belirtiyor.

Uyumanızı sağlar

Bir bardak papatya çayı huzurlu bir uyku uyumanıza yardımcı olamıyorsa, bir kase kiraz yemeyi deneyin. Kiraz içerisinde bulunan melatonin hormonu, uyku düzeni oluşturmanıza katkı sağlar. Tam fayda elde etmek için kirazı uyku saatinizde tüketmenizde fayda var. Yapılan araştırmalar, iki çorba kaşığı kiraz suyunun, bir melatonin ilacı kadar etkili olduğunu gösteriyor. Vişne de kiraz gibi melatonin içerdiğinden, vişneyi de uyku öncesi tercih edebilirsiniz.

Sapının faydaları saymakla bitmiyor

Kirazın sadece gövdesi değil aynı zamanda sapları da birere şifa deposu. Kiraz sapı; kaynatılıp içildiğinde sakinleştirme, hazmı kolaylaştırma, ödem ve idrar atma gibi faydalar sağlıyor. Ayrıca iltihaplı romatizma ve bağışıklık sistemi düşüklüğü olan hastalar günde bir bardak kiraz sapını suyu kaynatarak tüketebilir.

Tansiyonu düzenler

Kirazlar, vücudumuzdaki fazla sodyumdan kurtulma ve kan basıncını düşürmeye yardımcı olan mükemmel bir potasyum kaynağıdır. Kiraz tüketimi potasyum ve sodyumu dengede tutmaya yardımcı olur. Ayrıca düzenli kiraz tüketimi hipertansiyonun oluşmasını önler. Bir bardak kiraz, bir adet muzla eşdeğer potasyum oranına sahiptir. Özellikle tansiyon hastaları, gün içindeki tansiyon değerlerini düzenlemek için kiraz tüketebilirler.

Kilo verdirir

Kiraz, diyet listelerinin en üst sıralarında yer alır. Çünkü bir bardak kiraz 100 gramdan daha az kaloriye ve 3 gram elyaf paketine sahiptir. Bu da doygunluk hissi edinmenizi sağlar. Ayrıca kiraz; tiamin, riboflavin ve vitamin B6 gibi birçok B vitamini içerir. Bu vitaminler metabolizma için çok önemli bir yere sahiptir. Vücuttaki besin maddelerinin enerjiye dönüşmesini sağlar. Dolayısıyla kiraz, kilo vermenize yardımcı olur.

İnme riskini azaltır

Kirazların kardiyovasküler yararları da bulunuyor. Kiraza kırmızılığını veren pigment olan antosiyaninler, yağ ve glikoz metabolizmasında yer alan genleri aktive edebilir. Michigan Sağlık Sistemi Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre, düzenli kiraz tüketimi; yüksek kolesterol, kan basıncı ve diyabet riskini azaltır. Ayrıca kiraz, inme riskini düşüren meyvelerden biridir.

Cildin yaşlanmasını önler

Vücuttaki zararlı toksitlerin atılmasına yardımcı olan kiraz, aynı zamanda cildi ölü hücrelerden temizler ve yenilenmesini sağlar. Kiraz sapı, suyu kaynatılıp ılıtılarak yüze uygulandığında temizleme özelliği gösterir. Michigan Devlet Üniversitesi’nden bilim adamlarına göre günlük bir bardak kiraz kompostosu veya bir avuç kiraz; tüketimi yaşlanmayı yavaşlatır. Vişne de cilt sorunları ve yaşlanma karşıtı alternatif bir tedavi olarak tüketilebilir.

KİRAZIN DİĞER KULLANIM İPUÇLARI

  • Kirazı iyice temizleyip çekirdeğini çıkararak yoğurda ekleyebilirsiniz. Özellikle yoğurt sevmeyen çocuklar için bu renkli görünüm yoğurdu sevdirecektir.
  • Yaz meyvelerinden oluşan bir salata yapın.
  • Limon ve kiraz kokteyli yapın. Su tüketimini artırmanızı sağlayacaktır.

MEYVELERİ POSASIYLA TÜKETİN

Piyasadaki meyve suları sağlık için tehlike arz ediyor. Çoğu meyve suyunun içerisinde yapay aroma ve tatlandırıcılar bulunuyor. Bu tatlandırıcılar ise şeker hastalığına davetiye çıkarabiliyor. Bir bardak meyve suyu elde etmek için en az üçdört meyve kullanmak gerekir. Oysa dilimleyerek yediğinizde, en fazla iki adet yiyebilirsiniz. Aynı tatmine ulaşır ancak daha az meyve şekeri alırsınız. Son yıllarda özellikle hazır meyve sularının insan sağlığı açısından ne gibi zararları olduğunu anlatan araştırmalar yayınlanmaya başlandı. Eğer meyve sularından vazgeçemiyorsanız tüketiminizi yarılayın ve kalan kısmına maden suyu eklemeyi deneyin. Tükettiğiniz şekerli içecek miktarını azaltmaya devam ettiğinizde onları özlemeyeceğinizi göreceksiniz. Meyvede doğal şeker bulunur. Kurutulmuş ya da taze meyve tüketerek tat alıcılarınızı tatlı yediğinize ikna edebilir, daha doğrusu kandırabilirsiniz. Canınız şeker istediğinde pasta ya da şekerlemedense meyve yemeye çalışın. Şeker ilave etmeden hazırlayabileceğiniz marmelat ya da meyve suları da tatlı krizlerinde imdadınıza yetişebilir. Meyve suyundan vazgeçemiyorsanız o halde meyvelerin kompostosundan faydalanın. Özellikle bu aylarda kiraz ve vişne kompostosu serinlemenize yardımcı olabilir.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar