Connect with us

Sağlıklı Yaşam

Kilo Vermeye Yardımcı Olan Besinler

Basın Bülteni

Tarih:

on

Kilo Vermeye Yardımcı Olan Besinler

Acıbadem Taksim Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilan Eker “Kilo vermek için yediğiniz yiyecekler daha az kalori içerirken, midenizde daha fazla yer kaplamalı ve daha uzun süre orada kalarak doygunluk hissini sağlamalıdır. Bir besinde bulunan posa ve protein miktarı, besinin hacmi ve içerdiği su miktarı doygunluk hissinde en belirleyici etmenlerden” diyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilan Eker, kilo vermeye yardımcı olan besinler neler anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Yumurta

Yumurta, dolgunluk hissi üzerinde güçlü bir etkiye sahip, besleyici, yüksek protein içeren mucizevi bir besin. Tam bir yumurta vücudunuzun üretemediği 9 aminoasitin tamamını içeriyor ve bu amino asitler sindirildikten sonra bağırsaklarınızdaki iştah bastırıcı hormonların salınmasını tetikliyor.

Yulaf Ezmesi

Yulaf ezmesi yüksek lif içeriği ve yüksek su emme kapasitesinden dolayı tok tutma gücü oldukça yüksek bir tam tahıl. Yulafta bulunan beta-glukan gibi çözünebilir lifler midenizde su çekerek yoğunlaşıyor ve mide boşalmasını geciktirerek uzun süre tok kalmanıza yardımcı oluyor.

Az Yağlı Etler

Et, tavuk, hindi ve balıkta yüksek miktarda bulunan ve tokluk süresi en uzun makrobesin olan proteinler; ghrelin ve GLP-1 gibi tokluk hormonları üzerinde etkili oluyor. Az yağlı kırmızı et, tavuk/ hindi göğüs eti ve balıklar yüksek protein ve az yağ içerdiklerinden daha uzun süre tok kalmanıza ve doygunluk hissetmenizi sağlıyor.

Tatlı Patates

1 kase haşlanmış ya da fırınlanmış tatlı patatesin 1 ince dilim ekmekle aynı kaloride olduğunu biliyor muydunuz? Antioksidanlardan zengin olan tatlı patates yüksek su ve posa içeriğiyle aynı enerjideki diğer besinlere göre daha uzun süre tok kalmanıza ve bir sonraki öğünde daha az yemenize destek oluyor.

Kurubaklagiller

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilan Eker “Bitkisel protein kaynakları nohut, fasulye, mercimek, börülce gibi kurubaklagiller tokluk sağlamada güçlü birer diyet silahlarıdır. Posa ve proteinden zengin kaynaklardır. Aynı zamanda dirençli nişasta içerikleri sayesinde diğer karbonhidratlara kıyasla şekerin daha yavaş dolaşıma katılmasına yardımcı olurlar” diyor.

Yeşil Yapraklı ve Kükürtlü Sebzeler

Özellikle ıspanak, roka, maydanoz gibi yeşil yapraklı sebzeler ve lahana, brokoli gibi kükürtlü sebzeler yüksek posa ve su içeriyorlar. Hacimce yüksek ve çok düşük enerjiye sahip bu sebzeler kilo vermede ve tokluğa ulaşmada en önemli besinlerin birkaçı. Aynı zamanda sebzeleri tüketmek ve çiğnemek zaman aldığından, bu sayede yeme süresi uzuyor ve daha uzun zamanda daha az kalori almış ve daha fazla doymuş hissediyoruz.

Ananas, Elma ve Portakal

Meyveler yüksek oranda su ve posa içerdikleri için aynı kaloride meyve suyu ya da tatlılara göre midede çok daha fazla yer kaplıyorlar ve doygunluk hissine katkı sağlıyorlar. Özellikle de ananas, elma ve portakalın posa ve su içerikleri ve doygunluk indeksleri yüksek. Elmayı bol su ile yıkayıp kabuğuyla, portakalı ise kabuğunu ince soyup altında kalan beyaz posasıyla tüketerek daha fazla posa alabilir ve daha uzun süre tok kalabilirsiniz.

Yoğurt

İyi bir protein kaynağı olan yoğurt aynı zamanda içerisinde bulunan CLA ‘konjuge linoleik asit’ sayesinde karın çevresi yağlanmasını azaltmaya ve uzun süre tok kalmaya yardımcı oluyor. Yapılan çalışmalarda düzenli olarak yoğurt tüketenlerin bel çevrelerinin ve beden kitle indekslerinin daha düşük olduğu ortaya konuluyor.

Karabuğday, Kinoa, Bulgur

Karabuğday, kinoa, bulgur gibi tam tahıl taneleri diğer tahıllara göre yüksek lif nispeten daha fazla protein içeriyorlar. Glisemik indeksi düşük olan bu tam tahıllar içerdikleri posa sayesinde bağırsaklarda iştahı baskılayan hormonları aktive etmeye yardımcı oluyorlar. Diyette beyaz un, ekmek veya pirinç ile yer değiştirilip porsiyon kontrolünde tüketildiğinde uzun süre tokluğa ve kilo vermeye büyük katkı sağlıyorlar

Lor Peyniri

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dilan Eker “Lor peyniri yağ içeriği ve enerjisi nispeten düşük, proteini oldukça yüksek bir peynir türü. Aynı zamanda önemli bir kalsiyum kaynağı olan lor peyniri, yüksek protein içeriği ve hacmi sayesinde daha uzun süre tok hissetmenize ve kilo kontrolüne yardımcı olur” diyor.

Kilo vermeyle ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
2 Comments

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bilinçli hasta

Uzun Süren Öksürükten Kurtulun

Halit Yerebakan

Tarih:

on

Bir solunum yolu enfeksiyonu ile karşılaştığınızda öksürük diğer belirtilerden daha uzun süre devam edebilir. Hiç bitmeyecek gibi görünen öksürüğü önlemenin bazı yolları var.

Son haftalarda en çok Covid-19’dan korkuyoruz, konuşuyoruz ve korunuyoruz. Ancak kış mevsimi geldi. Bu kış kendinizi fazladan koruyor olsanız da grip veya soğuk algınlığına yakalanabilirsiniz.

Daha önce yaşayanlar bilir. Soğuk algınlığı veya gripten sonra kalan öksürük hiç bitmeyecek gibi görünebilir. Belirtilerin çoğu 7 ila 10 gün içinde kaybolur. Ancak araştırmalar, çoğu kişide 18. günde hala öksürük olduğunu gösteriyor. Peki, bu öksürükten nasıl kurtulacaksınız?

Öksürüğü önleyecek en önemli kural: hastalanmaktan kaçının

Bir solunum yolu enfeksiyonu ile karşılaştığınızda öksürük diğer belirtilerden daha uzun süre devam edebilir. Bunun anlamı bağışıklık sistemi hava yollarını normale döndürmeye çalışıyor. Tıkanıklığınız düzelirken geniz akıntısı da öksürüğü tetikleyebilir.

Hiç bitmeyecek gibi görünen öksürüğü önlemenin bazı yolları var. En kolay yolu da ilk başta hastalanmaktan kaçınmak. Halka açık yerlerde bulunduktan, ortak yüzeylere dokunduktan veya hasta insanların yanında olduktan sonra ellerinizi yıkamak konusunda dikkatli olun. Semptomların arttığını hissederseniz, çinko veya mürver deneyin.

Vücut uykuda kendini onarır ve hasta olduğunuzda bağışıklık sisteminize savaşması için zaman verir. Dinlenerek belirtilerin genel süresini azaltabilirsiniz. Eğer öksürüğünüz sizi uyutmuyorsa, başınızın altına fazladan yastık koyun. Bu, hava yollarını açmaya yardımcı olur, böylece daha kolay nefes alabilir ve boğazınızda mukus birikmesini önleyebilirsiniz.

Öksürüğünüzü kötüleştirebilecek tahriş edici maddelerden kaçının. Duman, parfüm ve alerjiniz olan her şeyden uzak durun. Hava temizleyicileri, boğazınızı gıdıklayabilecek tozu, tüyleri ve diğer parçacıkları temizleyebilir. Isıtıcılarsa havayı kurutur, bu da öksürüğü arttırır.

Öksürük iki aydan uzun sürerse dikkat!

Ballı ılık çay boğazın kaşınmasını yatıştırır. Sıcak sıvı göğüs ve sinüslerdeki mukusu parçalar ve bal da doğal antibakteriyel özellikleri sayesinde enfeksiyonla savaşmaya yardımcı olur. Yapılan bir çalışmada, 2 yaş ve üzeri çocuklarda balın öksürük baskılayıcılarının ana bileşenlerinden biri olan dekstrometorfan kadar etkili olabileceği bulundu. Yani bir kaşık bal kendi başına öksürüğü hafifletebilir.

Sıcak bir duşun temizlenmek ve vücudu rahatlatmak dışında da faydaları var. Sıcak, nemli hava, öksürüğe neden olan mukusu temizlemeye yardımcı olur ve daha kolay nefes almak için burun geçişlerini ve solunum yollarını nemlendirir. Bir diğer önerim de kaynar suya birkaç damla okaliptüs yağı ekleyin ve buharı soluyun.

İnatçı bir öksürükle mücadele ediyorsanız öksürük kesici ve balgam söktürücü içeren reçetesiz ilaçları deneyin. Reçetesiz satılan soğuk ilaçlarını sadece bir hafta kullanmalısınız. Bundan sonra, bu ilaçlar daha az etkili hale gelir.

Elbette unutulmaması gereken önemli noktalar var. Öksürük iki aydan daha uzun sürerse bu durum başka bir sorunun sebebi olabilir. Tabi bir de bu dönemde öksürüğün yanında herhangi bir Covid-19 belirtisi yaşarsanız bir sağlık kuruluşuna başvurmanızda fayda var.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Covid-19

Covid-19’a Odaklanıp Gribi Unutmayın

Halit Yerebakan

Tarih:

on

Çoğu insan gripten iki haftadan daha kısa sürede kurtulabilse de, bazı yüksek riskli kişilerde ciddi rahatsızlıklara yol açabilir. Aynı anda hem grip hem de Covid-19’a yakalanmak ise adeta bir felaket olur. Bu sebeple aşısı olan ve engellenebilen gribi aradan çıkarmak tehlikeyi azaltır.

Coronavirüs bize yaklaştıkça düşündüğümüz ve yapabildiğimiz tek şey en etkili aşı yayılana kadar bu virüsten kendimizi korumak. Öte yandan kendini son derece iyi koruyan ya da koruduğunu zannedenlerin de Covid-19’a yakalandığını duymaya başladık. Virüse nasıl maruz kaldıklarına dair hiçbir fikirleri yok.

Gribe ve Covid-19’a neden olan virüsler aynı şekilde bulaşıyor. Eğer bir şekilde kendini koruyanlar Covid-19’a yakalanıyorsa, gribe yakalanması da olası. Unutmamak gerekiyor ki risk grubundakiler için grip de Covid-19 kadar tehlikeli.

Risk altındaysanız grip aşısı olun

Çoğu insan gripten iki haftadan daha kısa sürede kurtulabilse de, bazı yüksek riskli kişilerde ciddi rahatsızlıklara neden olabilir. Ayrıca, astım veya kalp hastalığı gibi sağlık sorunları olanlarda belirtiler daha da kötüleşebilir.

Özellikle risk grubundakiler için aynı anda hem grip hem de Covid-19’a yakalanmak ise bir felaket olabilir. Bu sebeple aşısı olan ve engellenebilen gribi aradan çıkarmak tehlikeyi azaltabilir. Yani risk altındakilerin grip aşısı olması son derece önemli. Bunlar da;

Kronik hastalığı olanlar

Bağışıklık sistemi zayıf olanlar

-50 yaş üstü yetişkinler

-2 yaş altı çocuklar

-Hamile kadınlar

Covid-19 insanlardan hayvanlara bulaşıyor

Yeni coronavirüsün yayılmaya başlamasının ardından, evcil hayvanlardan virüs kapma korkusu başladı. Bu sebeple birçok kedi ve köpek evden atıldı. Ancak evcil hayvanlardan insanlara coronavirüs bulaştığına dair şu ana kadar hiçbir kanıt bulunamadı. Sanılanın aksine kanıtlar evcil hayvanlara virüsün insanlardan bulaştığını gösteriyor.

-Solunum sıkıntısı belirtileri gösteren ve Covid-19 testi pozitif çıkan bir köpek öldü. Köpeğin ailesinden bir kişinin testi de pozitifti.

-İki kedi SARS-CoV-2 için pozitif çıkan ilk evcil hayvanlardı. Kedilerinden birinin evinde kimsede doğrulanmış bir Covid-19 vakası yoktu. Virüsün bu kediye hafif derecede hasta veya asemptomatik ev üyeleri tarafından veya enfekte bir kişiyle evinin dışında temas yoluyla bulaşmış olabileceği düşünülüyor. İkinci kedinin sahibi, hayvan herhangi bir hastalık belirtisi göstermeye başlamadan önce pozitif tanı almıştı.

-Sekiz kaplan ve aslan, asemptomatik bir personel tarafından enfekte olduktan sonra Covid-19’a yakalandı.

-Çin’de yapılan araştırmalar, Wuhan kentindeki kedilerin de yeni coronavirüsten etkilendiğini ortaya çıkardı. Çalışmadaki 102 kedinin yaklaşık yüzde 15’inde coronavirüse karşı gelişen antikorlara rastlandı. Bir başka araştırmada ise, SARS-CoV-2’nin köpeklerde, domuzlarda, tavuklarda ve ördeklerde kötü bir şekilde çoğaldığı, ancak kedilerde ve gelinciklerde kontrollü kaldığını buldu.

Evcil hayvanlarınızı da coronavirüse karşı koruyun

Şimdilik evcil hayvanlarda SARS-CoV-2’nin etkileri kesin olarak bilinmiyor. Hayvanlar üzerindeki etkileri de Covid-19’un sırlarından. Siz yine de tüylü dostlarınız için önlem almayı ihmal etmeyin.

-Evcil hayvanların ev dışındaki insanlarla veya diğer hayvanlarla etkileşime girmesine izin vermeyin.

-Diğer hayvanlarla veya insanlarla etkileşime girmelerini önlemek için dostlarınızı kapalı alanda tutun.

-Köpekleri insanlardan ve hayvanlardan en az 1,5 metre uzakta olacak şekilde tasmalı gezdirin.

-Çok sayıda insan ve köpeğin toplandığı köpek parklarından veya halka açık yerlerden kaçının.

-Zararlı olabileceğinden evcil hayvanlara maske takmayın.

-Ve eğer Covid-19’a yakalanırsanız, evcil hayvanınızla temastan mümkün olduğunca kaçının.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Covid-19

Kulak Ağrısı Covid-19 Belirtisi mi?

Halit Yerebakan

Tarih:

on

Zaman ilerledikçe yeni belirtilerle karşımıza çıkan Covid-19 bu kez de kulak ağrısı şikayetiyle ilişkilendiriliyor. Özellikle sosyal medyada Covid-19 pozitif olan hastaların kulak ağrısından şikâyet etmeleri, ‘yeni bir belirti mi ortaya çıktı?’ sorusunu akıllara getirdi.

Her geçen gün Covid-19 yayılmaya devam ediyor. Yayıldıkça da herkeste farklı şekilde ortaya çıkıyor.

Dünyanın önde gelen sağlık kuruluşları Covid-19 belirtilerini, ateş veya titreme, öksürük, nefes darlığı veya nefes almada zorluk, yorgunluk, kas veya vücut ağrıları, baş ağrısı, tat veya koku kaybı, boğaz ağrısı, burun akıntısı veya tıkanıklığı, mide bulantısı ya da kusma ve ishal olarak sıralıyor.

Tabi bunlar yaygın olarak görülen belirtiler. Bunların dışında hastalığı geçirenlerin farklı şikayetleri de oluyor. Yani tüm olası belirtiler bu listede yer almıyor. Mesela deri döküntüleri ve göz kızarıklıkları da olası Covid-19 belirtileri arasında, ancak henüz yeteri kadar araştırılmış değil.

Covid-19’lu hastalarda kulak ağrısı görülebiliyor

Zaman ilerledikçe yeni belirtilerle karşımıza çıkan Covid-19 bu kez de kulak ağrısıyla ilişkilendiriliyor. Özellikle sosyal medyada Covid-19 pozitif olan hastaların kulak ağrısından şikayet etmeleri, ‘yeni bir belirti mi ortaya çıktı?’ sorusunu akıllara getirdi.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olarak kulak ağrıları veya kulakta tıkanma hissi ve kısmi işitme sorunları ortaya çıkması olası.

Yaygın belirtiler arasında olmayan kulak ağrısı, Covid-19 şüphesiyle hastaneye başvuranlara sorulan bir belirti değil. Ancak Covid-19 pozitif olanlarda kulak ağrısı görüldüğüne dair raporlar var ve uzmanlara göre ateş ve öksürük gibi yaygın belirtiler görülmese bile biyolojik olarak yaşanması mümkün bir sorun.

Coronavirüs birçok organı etkiliyor

Yeni tip coronavirüs hâlihazırda ‘yeni’ olması nedeniyle her tür alanda araştırılmaya devam ediliyor. Bilim insanları aktif olarak, ortaya çıkan yeni bağlantıları inceliyor.

Uzmanlar, bugüne kadar orta kulakta yeni coronavirüsü tanımlayan raporlar yayımladı. Yine de virüsün herhangi bir kulak problemine neden olup olmadığı kesin olarak bilinmiyor. Mevcut veriler göz önüne alındığında, hastalarda görülen kulak problemleri üst solunum yolunda oluşan ikincil bir iltihaplanmadan kaynaklanıyor olabilir. Sinüsler, boğazın arkası ve östaki tüplerinin bu iltihaplanmadan etkilenmesi kulaklarda rahatsızlığa neden olabilir. Bununla birlikte virüse ve vücut üzerindeki etkilerine dair bilgilerin günlük olarak güncellendiğini tekrar hatırlatmak istiyorum.

Tinnitus olarak adlandırılan, kulaklarda çınlama, vızıltı, tıklama ve uğultu gibi sesler de Covid-19’un nadir görülen belirtilerinden olabilir. Sonuçta yeni coronavirüsün sadece akciğerleri etkilemediğini, merkezi sinir sistemini, beyni ve diğer organları da etkileyebildiğini artık biliyoruz.

Herhangi bir kulak problemi yaşıyorsanız bu kesin olarak Covid-19 olduğunuz anlamına gelmiyor elbette. Enfeksiyonlar, kulak kiri birikmesi ve hatta kulak basıncında oluşan değişiklikler de kulak problemlerine neden olabilir.

Tabii ki, kulak ağrısı yaşamaya başlarsanız ve kendinizde yeni coronavirüsün başka belirtilerini görürseniz test yaptırmaktan çekinmeyin.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar