Connect with us

Beslenme

Kilo Vermek için Kırmızı Biber Kullanın

Tarih:

on

Kilo vermek için kırmızı biber mutfağınızdan eksik olmamalı. Günün erken saatlerinde yediğiniz pul biber; sizi tok tutar ve yiyeceğiniz yemek miktarı azalır.

Uzun diyet listeleri, kol saatine bağımlı hayatlar ve lezzetsiz yemeklerden bunaldıysanız, çok haklısınız. Amerika’da yapılan uzun araştırmaların ardından sizi rahatlatacak bir alışkanlık listesi bir süre önce yayınlandı. Edineceğiniz bu ufak alışkanlıklar sayesinde diyete başmak için pazartesiyi beklemeniz gerekmeyecek, farkında olmadan zaten diyette olacaksınız…
Ne yiyeceğinizi önceden planlayın. Böylece son dakikada yapacağınız sağlıksız yemek seçimi riskini en aza indirebilirsiniz.

Öğün atlamayın. Öğün atlamak, vücudu yağ depolamaya yönelik kazınma moduna geçirir.
Stresten uzak durun. Stres, midenizin kazınmasına ve bolca kalori alacağınız yiyeceklere yönlenmenize sebep olur.

MARKETE GİTMEDEN LİSTE YAPIN

Dar zamanda markete gidin ve listeniz hazır olsun, böylece işlenmiş gıdalar bölümüne sapma olasılığınız daha az olacaktır.
Susuzluğu açlık ile karıştırmayın. Açlık hissettiğinizde bir bardak su için ve gerçekten ne istediğinizi fark edin.
Fındık, meyve ya da dilimlenmiş sebze gibi sağlıklı yiyeceklerden oluşan acil durum paketleri hazırlayın. Böylelikle sağlıksız yiyecek tahriklerinden uzak durabilirsiniz.
Mutfağınızdan kırmızı pul piperi eksik etmeyin. Günün erken saatlerinde yediğiniz kırmızı pul biber sizi tok tutacak ve günün kalan saatlerinde yiyeceğiniz yemek miktarı azaltacaktır.

TABAĞINIZ 22 SANTİM OLSUN

Yemek yerken sohbet etmeye özen gösterin, böylelikle tüm yemeği acele ile mideye indirmeden evvel doyduğunuzun farkına varabilirsiniz.
Yemek tabaklarınızın büyüklüğü ne? Öğünlerinizde 22 cm.’lik tabaklar kullanın. Aslında çocuk yemek tabakları bir yetişkini doyurabilmek için gayet uygundur.
Hiçbir zaman atıştırmalık gıdaları kendi kutusunun, paketinin veya poşetinin içinden yemeyin. Bu atıştırmalıkları yumruk büyüklüğünde porsiyonlara ayırırsanız, aşırı yeme ihtimalinizi azaltmış olursunuz.
Düzenli ve kaliteli uyuyun. Uyku eksikliği; vücutta açlığı düzenleyen hormon seviyesini oynatacak ve iştahınızın artmasına sebep olacaktır.
Hareket etmek için hiçbir fırsatı kaçırmayın. Araştırmalar, kıpır kıpır hareketli insanların her zaman daha zayıf olduğunu gösteriyor.
Az yağlı değil, az kalorili sosları tercih edin. Ağır yağlı krema ya da hayvansal ürünlerden bir sos yerine humus gibi sebzelerden yapılmış bir sos kullanın.
Muz ve kavun gibi meyvelere bir tutam tarçın katın. Daha zengin bir tatlı hissi verecektir, hem de şekersiz!

ATIŞTIRMALIK ALIŞKANLIKLARINIZI GÖZDEN GEÇİRİN

Televizyon karşısında ya da sinema salonunda bir şeyler atıştırmaktan kaçının.
Şekersiz sakızlar bir nebze de olsa açlığınızı bastırabilir.
Soya fasulyesi düşük maliyetli harika bir atıştırmalıktır.
Mutfaktaki ve yemek odasındaki masayı, sadece yemekleri hazırlamak ve yemek için kullanın. Evinizdeki bu alanları çalışmak için kullanmayın. İştahınızı açmak için sizi teşvik edebilecek bu mekanlarda fazla vakit geçirmeyin.
Her öğünde bir parça yağsız bir protein tüketmeyi deneyin. Protein, karbonhidrat ve yağlardan daha fazla sizi başarıya götürecektir.

TARTI YERİNE MEZURA KULLANIN

Mutfağınızdaki abur cuburların dökümünü yapın. Cazibelerine kapılmak istemiyorsanız mutlaka buzdolabı ve kilerden bunları temizleyin.
Kahvaltı yapın. Kahvaltı yapan kişiler kilo kaybetmede ve kaybettiklerini korumada daha başarılı olurlar.
Tartı aletinizin yerine mezura kullanın. Karın ölçüsünde kadınlar 82.5 cm., erkekler ise 90 cm.’in altını hedeflemelidir.
Yiyecek etiketlerini inceleyin. Yüksek fruktoz mısır şurubu veya diğer basit şekerlerin porsiyon başına 4 gramdan fazla olduğu yiyeceklerden uzak durun.

YEMEKTEN ÖNCE ELMA YİYİN

Daha hızlı doymanızı sağlamak için yemekten önce lif yüklü bir elma yiyin.
Diyet yapanlar arasında yapılan araştırmalar, sabahları karbonhidrat yüklü besinler yerine yumurta yemeyi tercih edenlerin daha az acıktıklarını göstermiştir.
Dışarıda yemek yediğiniz zaman, garsona mönüdeki sağlıklı yiyecekleri sorun.
Kendinize rakamlardan oluşan kilo kaybetme hedefleri koymayın. Amacınız belirli bir kıyafet bedeni ya da bel ölçüsü olsun.

KİLO KAYBETTİKÇE KIYAFETLERİNİZİ VERİN

Ofiste kendinize ait atıştırmalık bir kutu bulundurun, böylelikle iş arkadaşlarınızın şeker yüklü önerilerine kapılmazsınız.
Elbise dolabınızı hedeflerinize göre düzenleyin. Kilo kaybettikçe üzerinize büyük gelen elbiselerinizi verin. Bu sizi, yolunuzda devam etmeye teşvik edecektir.
Adım atabileceğiniz her fırsatta bu seçeneği hayata geçirin. İşyerinizde farklı katlardaki tuvaletleri kullanın. Otobüs istasyonları, alışveriş merkezleri, havaalanları ya da metroda merdivenleri tercih edin.

Metabolizma hızlandırma konulu bir yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar