Connect with us

Beslenme

Kanserden Koruyan Besinler

Tarih:

on

kanserden koruyan besinler

BU BESİNLER HEM KİLO VERDİRİYOR HEM KANSERDEN KORUYOR

Kanser, çağımızın en önemli sağlık sorunlarından biri haline geldi. Kansere sebebiyet veren nedenler arasında ise başı genetik ve çevresel faktörler ile sağlıksız beslenme çekiyor. Yaşam tarzı ve beslenme planınızda yapacağınız ufak değişiklerle kanser riskini azaltma imkanınızın olduğunu biliyor muydunuz? Memorial Hizmet Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Sinem Uygun, “ kanserden koruyan besinler ve faydaları hakkında konuştu.

Düzenli ve sağlıklı beslenmenin tüm hastalıklarla birlikte kanser riskini en aza indirdiği bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir. Doğru besinleri uygun miktarlarda tüketmek ve işlenmiş gıdalar yerine doğal olanları tercih etmek kanserden korunmada anahtar rol oynamaktadır. Kanser teşhisi konulan kişilerin de doğru bir beslenme planlaması ile hayat kalitelerini artırmaları ve tedaviye destek olmaları mümkün olmaktadır. Bunun için dikkat edilmesi gerekenler şöyle sıralanabilir:

1-Prostat ve kolon kanserinde karşı sarımsağı bol tüketin

Sarımsağın içinde bolca bulunan alil sülfür, DNA hasarını onarma, bağışıklığı artırma ve kansere sebep olabilen serbest radikallerin etkilerini azaltma konularında öne çıkmaktadır. Sarımsak; mide, prostat ve kalın bağırsak kanserlerine karşı koruyucudur. Mümkün olduğunca çiğ tüketmeye çalışmak, yararlı maddelerin korunması açısından önemlidir. Sarımsak dışında karnabahar, brokoli, pırasa gibi sülfürlü bileşikler ve selenyum içeren besinler de kansere karşı koruyucudur.

2-Zerdeçal kanserden koruyucudur

Zerdeçal iyi bir antieflamatuar yani vücutta iltihap gidericidir. Bu özelliği sebebiyle kansere karşı koruyucu olduğu düşünülmektedir. Toz veya taze hali ile günlük beslenmeye eklenebilir.

3-Balık, keten tohumu, semiz otu ve ceviz ile sağlıklı kalın

Balıklarda bolca bulunan Omega-3, keten tohumu semizotu ve ceviz gibi bitkisel kaynaklarda da bulunmaktadır. Meme, kalınbağırsak, pankreas ve prostat kanserlerinin gelişme riskini azaltır. Haftada 2-3 kez balık tüketimi omega-3 den zengin beslenme açısından önemlidir. Balığın kızartılmadan buğulama veya ızgara yapılarak tüketilmesi gerekir.

4-Domates, karpuz ve kayısı prostat kanserine karşı koruyucu birer kalkandır

Domates, karpuz, kayısı gibi kırmızı ve turuncu renkteki besinlerin içinde bulunan likopen kuvvetli bir antioksidandır. Prostat ve rahim ağzı kanserine karşı korucu etkileri olduğu bilinmektedir.

5-Süt ve süt ürünleri ile birçok kanserden korunmak mümkün

Yoğurt, süt, ayran, peynir ve tereyağı gibi süt ürünleri ile aspir yağında bulunan konjuge linoleik asit (CLA)  obezite, yağlanma, diyabet ve kanser riskini azaltmaktadır. Günlük tüketim miktarlarında aşırıya kaçılmadan tüketilen süt ürünleri, bağışıklığın güçlenmesine de katkıda bulunmaktadır.

6-Kırmızı, mor ve siyaha yakın renkteki meyveler sağlık kaynağı

Böğürtlen, yaban mersini, siyah üzümün çekirdeği, siyah erik gibi koyu mor –kırmızı-siyaha yakın renkteki besinlerin içinde bulunan maddeler, hücrelerin yaşam süresini uzatmaktadır. Günlük meyve tüketiminin 1-2 porsiyonunun bu meyvelere ayrılması, yaşam süresini uzatmanın yanı sıra kalp ve damar hastalıkları ile karaciğer, safra yolları, meme, pankreas gibi kanserler ile ilgili riskleri en aza indirmektedir.

7-Mantar, yulaf ve tahıl ürünleri ile kilo vererek kanserden korunabilirsiniz

Bazı mantarlarda, yulaf ve tahıllarda bulunan beta glukan kolesterolün düşürülmesine ve kilo vermeye yardımcı olmaktadır. Bunun dışında kalın bağırsak ve mide kanserlerinden korunmada etkilidir. Yulafın haftada 2-3 kez çeşitli meyveler ve yoğurt ile tüketilmesi hem bağışıklık sistemini hem sindirim sistemini desteklemeye yardımcı olur.

Konuyla ilgili bir başka yazımız için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar