Connect with us

Beslenme

Kan Şekerini Dengelemek için Baharat

Tarih:

on

Kimyon, zencefil, hardal, kişniş ve zerdeçal gibi bazı baharatlar; kan şekerini dengelemek konusunda yardımcı olur

Kan şekeri seviyeniz, genel vücut sağlığınızı yakından ilgilendiren bir değerdir. Kan şekeri seviyeniz devamlı yüksekse; bu, durumun kronik hal aldığı anlamına gelir. Beslenme alışkanlıklarınız başta olmak üzere birçok sebebe bağlı olarak kronikleşebilen yüksek kan şekeri seviyesi, vücudunuzda ciddi hasarlar bırakır.Organ, damar ve sinir hasarları, kalp ve böbrek hastalıkları kronikleşen yüksek kan şekerinin yol açtığı hastalıklardan sadece birkaçıdır. Hatta yapılan araştırmalar, uzun vadede görme kaybına dahi neden olabildiğini gösterdi. Bu sebeplerden dolayı kan şekerini dengelemek çok önemlidir.

ÖLÇÜM SAATLERİ ÇOK ÖNEMLİ

Kan şekeri seviyesinin ölçüm zamanları, kritik öneme sahiptir. Doktorunuzun tavsiye ettiği ölçüm vakitlerinin her birinin bir anlamı vardır.
Sabah uyanır uyanmaz ölçülen kan şekeri seviyesi, bedeninizin gece boyunca ne ölçüde iyi bir düzenleme yaptığını gösterir.
Öğünlerden iki saat önce yapılan ölçüm, yediklerimizin kan şekeri seviyemizdeki etkisini ve kullandığımız ilacın yeterliliğini gösterir. Günün ikinci öğününden önceki ölçüm, kan şekerinizin bir önceki yemeğin ardından hedeflenen değere ulaşıp ulaşmadığını gösterir ki bu değer alınacak öğünde yenmesi ya da yenmemesi gerekenler hakkında fikriniz olmasını sağlar.
Diyabetliler için hayat rakamlara bağlıdır desek yanılmış olmayız. En başta beden kitle indeksinizi bilmeniz gerekir.
Bu rakam, şişman olup olmadığınızı bilimsel olarak sınıflandırır. Hemoglabin A1C testi de üç aylık bir dönemde kan şekeri değerinizin ortalamasını verir ki bu değeri bilmek, tedaviyi şekillendirmek için çok önemlidir. Şeker hastalığı, uzun vadede damar tıkanıklığına yol açan bir hastalıktır.
Bu sebeple kan yağı seviyenizi bilmeniz gerekir. Kan yağı seviyeniz, damar sertliğiniz hakkında bilgi verir. İdrarda protein ölçümü, şeker hastalığının böbreklerinize ne ölçüde zarar verdiğini gösterir.

BAHARATLARLA DİYABETİNİZİ KONTROL ALTINA ALIN

SAĞLIKLI YİYECEKLER ÖNE ÇIKMALI

Şeker hastaları için beslenme, hastalığın seyrindeki en kritik olgudur. Bu sebeple diyetinize çok dikkat etmeniz gerekir.
Şeker hastalarının aldığı günlük kalorinin yüzde 50’si karbonhidrattan oluşmalıdır ve karbonhidrat değeri bu oranı geçmemelidir.
Bu noktada alınan karbonhidratın özellikleri de önem taşır. Glisemik indeksi düşük olanlar tercih edilmelidir.
Bir şeker hastası için yenmesi yasaklı yiyecekler denildiğinde pek çoğunuz; şeker ihtiva edenler, beyaz unlu gıdalar, pilav, börek vb. yiyecekleri saymakla başlar ve uzun bir liste hazırlayabilirsiniz.
Özellikle hastalıklar söz konusu olduğunda yasaklı yiyecekler listesindense hastalığa uygun tavsiye yiyecekler listesi hazırlamayı tercih ederim. Kan şekeri seviyenizi normal değerlerde tutmak ya da gerektiğinde düşürmek için yemeniz gerekenlere bir göz atalım…

YABAN MERSİNİ

2010 yılında yapılan ve Journal of Nutrition’da yayınlanan bir çalışmaya göre, yaban mersini sahip olduğu biyoaktif maddeler sayesinde, insülin duyarlılığını arttırarak risk grubundaki kişilerde diyabet gelişme riskini azaltıyor.

AVOKADO

Avokado, tekli doymamış yağdan oldukça zengindir. Yapılan araştırmalar, tekli doymamış yağın, şeker salınımını yavaşlatarak kana karışma hızını dengelemede önemli bir yardımcı olduğunu gösteriyor.

CHIA TOHUMU

Chia tohumunun adı sayısız faydası sebebiyle son yıllarda sıkça duyulmaya başlandı. Chia tohumunun kan şekerini düzenlemedeki etkilerini araştıran bilim adamları, sevindirici neticeler elde ettiler.
Buna göre Chia tohumu, kan şekerini düzenlemede ve diyabetin etkilerini hafifletmede, yüksek kolesterol ve yüksek tansiyonun etkilerini azaltmada oldukça yararlı bir alternatif.

TARÇIN

Tarçının faydaları hakkında yapılan araştırmalar, tek faydasının kan şekerini dengelemek olmadığını da gösterdi. Bu araştırmalara göre tarçın; kalp hastalıklarını önlemede, kan şekeri LDL (kötü kolesterol) ve trigliserid seviyelerini düzenlemede son derece etkili bir silah. Tarçın mucizesinden yeterinde faydalanabilmek için 20 gün boyunca yarım çay kaşığı tarçın tüketmeniz, kronikleşen yüksek kan şekeri seviyenizi düşürmede yardımcı olacaktır.

BAHARAT

Baharat kelimesi; onlarca, hatta yüzlerce çeşitten meydana gelen kabarık bir listeyi ifade eder. Kan şekerinizi dengelemede yardımcı olanlardan bahsetmek gerekirse bu listenin başında; çemen tohumu, zerdeçal, kimyon, zencefil, hardal, kişniş ve yaprak köri gelir.
The Journal of Medicinal Food’da yayınlanan bir araştırmaya göre bu baharatlar, kan şekerinizi dengelemenin yanında, kolesterol seviyeniz üzerinde de olumlu etkilere sahiptir.

ZEYTİNYAĞI

Bilinen en önemli faydası, karın bölgesi yağlanmasını azalttığıdır ancak yapılan araştırmalar, kan şekeri seviyesini dengelemede ve iştah bastırıcı etkisiyle bilinen leptin hormonunun salgılanmasında da önemli rol oynadığını gösterdi.

YUMURTA

Belirli sayıda fazla kilolu ve obez gönüllü üzerinde yapılan bir araştırmada, gönüllülerin bir kısmı sabah kahvaltılarında iki yumurta yerken diğer gruptakiler yumurtasız kahvaltı ile güne başlamışlar.
2008 yılında International Journal of Obesity’de yayınlanan bu araştırmayı yürüten bilim adamları, bir süre sonra iki grubu karşılaştırdıklarında son derece ilginç bir neticeye ulaşmışlar. Sonuca göre, sabah kahvaltılarına iki yumurta eklenen gruptakiler, yumurtasız kahvaltı edenlere oranla yüzde 65 daha fazla kilo vermişler. Araştırmacı bilim adamları bu durumu, yumurtanın tokluk süresini uzatmasına bağlıyorlar.
Yapılan benzer araştırmalara göre güne yumurta yiyerek başlayanların sonraki 36 saat boyunca daha az kalori aldıklarını da gösterdi. Bu ve benzer etkileri sebebiyle yumurta, beslenmenizi düzenleyerek kan şekeri seviyenizi kontrol etmede önemli bir yardımcıdır.

SİRKE

Arizona Eyalet Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, yemeğe bir miktar sirke ile başlayanların kan şekeri seviyesindeki denge, sirkeyle başlamayanlara göre çok daha olumlu. Yapılan araştırmalar sirkenin kan şekerini dengelemedeki etkisinin, pre-diyabetik insanlarda normal insanlara göre daha kuvvetli olduğunu gösterdi.

KİRAZ-VİŞNE

Yapılan araştırmalar, kirazın içerisinde bulunan anthocyanins adlı maddenin diyabetli kişilerde kan şekerini düzenlemede son derece etkili olduğunu gösterdi.
Hatta Journal of Agricultural and Food Chemistry’de yayınlanan bir araştırma, anthocyanins adlı maddenin insülin üretimini yüzde 50 oranında azalttığını belirtiyor.
Bu mucizevi madde, aynı zamanda kalp hastalıkları ve kansere karşı da son derece etkili.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar