Connect with us

Beslenme

Kalp Dostu Besinler

Tarih:

on

Kalp hastalığından korunmak için her gün taze meyve ve sebze tüketmek gerekiyor. Her gün bir bardak pancar yaprağı ve bir diş sarımsak kalp sağlığınızı korur.

Yapılan araştırmalar, kalp hastalıkları konusunda kadınların, erkeklerden daha şanslı olduğunu gösteriyor.Ancak bu durum, menopoz sonrası dönemde neredeyse eşitleniyor. Bu sebeple; hem kadınların, hem de erkeklerin kendilerine iyi bakmaları ve risk faktörlerinden korunmaları gerekiyor. Kendimize iyi bakmaya kalp dostu besinler tüketerek başlamamız gerek.

Kalp hastalıklarına bağlı sebeplerle yaşanan ölümler her geçen gün artıyor.Sadece Avrupa’da yılda 4 milyon kişi kalp hastalıklarına bağlı sebeplerle hayatını kaybediyor; bu son derece ciddi bir rakam.Kalp hastalıklarının bilinilirliğinin ve obezitenin eş zamanlı artması elbette tesadüf değil. Yapılan araştırmalar; ikisi için de geçerli yükselen ivmenin, ciddi benzerlik gösterdiğini ispatlıyor.Daha da vahimi, obeziteyle birlikte kalp krizi gibi vakaların görülme yaşının gittikçe düşüyor olması. Araştırmacılar, özellikle az gelişmiş ülkelerdeki çocukların yüzde 16’sının aşırı kilolu olduğunu söylüyor. Konumuz kalp hastalıkları olduğu için, kilo ve kalp hastalıkları arasındaki ilişkiden bahsediyor olsam da; aşırı kilo, sayısız hastalığın temelleri arasında ilk sırada yer alıyor.Kilo kontrolü, sağlığınız için atmanız gereken ilk ve en önemli adımdır.

ŞEKER EN BÜYÜK DÜŞMAN

Şehir hayatı ve adeta bereketi kaçan zaman, hepimizi hazır gıdaları tüketmeye itiyor. Oysa kalp hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalıktan korunmanın yolu, mevsim sebze ve meyvelerini her gün muhakkak tüketmekten geçiyor.Şeker, her fırsatta nasıl bir düşman olduğunu anlatmaya çalıştığım yegane sağlık tehdidi.Diyabetin tarihini araştıran bilim adamları; bu hastalığın, şekerli beslenme oranının artmasıyla birlikte ortaya çıktığını keşfetmişler.Görülme oranı ve yaş aralığına bakıldığındaysa, her geçen yıl geriye gittiği ve çocuklara ulaştığı görülüyor. Düşük gelirli ülkelerde nüfusun yüzde 25’i diyabet ve diyabet sebepli hastalıklarla boğuşuyor. Kalp ve damar hastalıkları da bunlardan biri.

Kalp hastalıklarındaki artışın bir diğer sebebi ise hareket etmememiz. Ne kadar az hareket edersek, risk o oranda artıyor.Haftada en az üç kez düzenli ve tempolu yürümek, riski düşürmede yardımcı bir aktivitedir.Yüksek tansiyon, ülkemizde en sık rastlanılan hastalıkların başında geliyor.Araştırmacılar, ülkemizdeki her üç yetişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu söylüyor. Bu, hemen hemen herkesin yakınında bir yüksek tansiyon hastası olduğu anlamına geliyor.Daha da ilginci, her 10 hipertansiyon hastasından altısı hastalığının farkında değil!Hastalığın farkında olmak da bazen yetmiyor. Toplumumuzdaki alışkanlıklara baktığımızda, ‘komşu tavsiyelerini’ çok önemsediğimiz görülüyor. Ancak yanlış tedaviler; hastalığın ilerlemesinin yanında doğru tedavinin de gecikmesine sebep olarak, hastalığı kalıcı hale getirebiliyor. Bu sebeple hastalığın uzmanı dışından gelen hiçbir yönteme kulak asmamak gerekir.

Sigaranın kalp ve damar hastalıklarına sebep olduğunu, hatta onları besleyerek büyüttüğünü hepimiz biliyoruz. Son yıllarda nargile tüketimide hızla artıyor.Kültürel bir alışkanlık olan nargile, bazıları tarafından neredeyse zararsız ilan edilmeye çalışılıyor.Oysa yapılan araştırmalar, nargilenin de sigara kadar zararlı olduğunu gösteriyor.Kalbinizi korumak için en başta doğru beslenmek gerekir. Bugün kalp sağlığını önemseyenler için bir alışveriş listesi hazırladım. Tamamı bilimsel araştırmalara dayanan ve kalbinize fayda sağladığı ispatlanmış yiyeceklerle dolu listeye bir göz atalım…

PANCAR YAPRAĞI

Pancar yapraklarını çöpe mi atıyorsunuz?Atmayın! Kalp hastalıklarından korunmanız için hazırladığımız listenin ilk sırasında pancar yaprağı yer alıyor.Yapılan araştırmalar, pancar yaprağının sayısız faydasını gün yüzüne çıkardı. Pancar yaprağında bulunan lifin, kolesterol emilimini engellemeye yardımcı olduğu artık biliniyor. Özellikle kolesterol problemi yaşayanlar, pancar yaprağından mutlaka faydalanmalı. Ayrıca, potasyum içeriği sayesinde kan basıncınızı dengelemeye de yardımcı oluyor. Pancar yaprağından beklediğiniz faydayı elde etmek için her gün (pişmiş) bir bardak pancar yaprağı tüketmeniz yeterli.

BİTTER ÇİKOLATA

Son yıllarda bitter çikolata ile ilgili yapılan araştırmalar, çikolata sevenlerin yüzünü güldürüyor. Özellikle hanımları çok mutlu eden bir araştırma sonucuna göre; bitter çikolata, metabolizmayı hızlandırarak kilo vermenize yardımcı oluyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, içerdiği kakao miktarı. Metabolizmanızı hızlandırması için en az yüzde 70 kakao içeren bitter çikolata yemelisiniz.Yapılan araştırmalar; bitter çikolatanın, metabolizma hızlandırıcı etkisi dışında kalp sağlığınızı korumaya da yardımcı olduğunu gösteriyor. Bu sebeple, kalp hastalıklarından korunmanız için hazırladığımız listenin ikinci sırasında bitter çikolata yer alıyor. Kakaoda bulunan flavonoller, damarlarınızın rahatlamasına ve kanınızın incelmesine sebep olarak kan basıncınızı düşürür. Kan damarlarınızın rahatlaması, kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskinizi azaltan önemli bir olaydır.

SARIMSAK

Sarımsak, Türk mutfağında sıklıkla kullanılır.Birçok yemeğin içine çiğ ya da pişmiş halde eklenen sarımsak hakkında yapılan araştırmalar, her geçen gün yeni bir faydasından haberdar olmamızı sağlıyor. Her gün bir diş (toz halde kullanıyorsanız bir çay kaşığı) sarımsak tüketmek, kalp hastalıklarından korunmanıza yardımcı oluyor.Bu sebeple kalp hastalıklarından korunmanız için hazırladığımız listenin üçüncü sırasında sarımsak yer alıyor. Yapılan araştırmalar; sarımsağın, kan damarlarını esnettiğini, damarlarda plak oluşumunu engellediğini ve kolesterol oluşumunun önüne geçtiğini gösteriyor.

ELMA

Zayıflama mücadelesi, son yılların en popüler konuları arasında yer alıyor. Bir elmada yaklaşık 5 mg lif bulunuyor. Bu miktar, tek başına günlük lif ihtiyacımızın yüzde 14’ünü karşılamaya yetiyor.Zayıflamak isteyenler, günlük diyetlerine mutlaka elma eklemeliler.Kalp sağlığı üzerine yapılan araştırmalar, her gün bir elma yemenin kalp hastalıklarından korunmaya yardımcı olduğunu da gösteriyor.Bilim adamlarına göre elma, içerdiği yoğun lif flavonoidler sayesinde, kalp krizi ve felç riskini azaltıyor, kolesterol seviyesini düşürüyor.Her gün bir elma tüketmek, tüm beden sağlığınız için son derece önemli.

Kalp dostu besinlerden bahsettiğimiz bir başka yazı için buraya tıklayın.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar