Connect with us

Kadın Sağlığı

Kadın Hastalıklarında Kapalı Ameliyatlar ile Mucize

Tarih:

on

Laparoskopi ve Histeroskopi… Bu iki yöntem, mucizenin iki adı. Kanser tedavilerinde, rahim alınmasında bile ameliyatlar çok kısa sürüyor. Üstelik aynı gün ayağa kalkmayı sağlıyor.

Endoskopik ameliyatlar son yıllarda popülerliğini artırdı. Özellikle kadın hastalıklarında kapalı ameliyatlar ile devrim niteliğinde sonuçlar elde edilebiliyor. Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gazi Yıldırım en sık başvurdukları laparoskopi ve histeroskopi hakkında bilinmeyenleri açıkladı.

Sezaryen hariç tüm ameliyatlar bıçaksız yapılabilir

Yıldırım, kadın hastalıkları ve doğum operasyonlarında, sezaryen hariç tüm işlemleri kapalı yapabildiklerini söyledi. “Kanser, organ sarkmaları, rahim alınması da dahil birçok işlemi kapalı yapabiliyoruz. Laparoskopiye genellikle yumurtalık kistleri, myom, rahim, idrar kaçırma, kanser gibi sorunlarda başvuruyoruz. Histeroskopiye ise rahim içi problemlerinde başvuruyoruz.”

Histeroskopide En büyük ameliyat 5-10 dakika sürüyor

Endoskopik ameliyatların en büyük avantajı, hastanın saatlerce bıçak altına yatmaması. Yıldırım, gerçekleştirdiği yüzlerce histeroskopi ameliyatları içinde, en zorluların beş on dakikayı geçmediğini belirtti. “Hasta ameliyat masasına yatıyor. Hastanın rahim içini özel sıvılar ile şişiriyoruz. İncecik kameralarla rahm içini görüyoruz. Bu kameraların şöyle bir avantajı var: Görüntüyü 5-15 kata kadar büyütebiliyoruz. Eskiden ne yapıyorduk? Küçük bir kist için karnı boydan boya kesiyorduk. Hasta günlerce hastanede kalıyor, neredeyse bir aya yakın iş göremiyordu. Şimdiyse ben en geç bir gün sonra hastamı taburcu ediyorum. Ne ameliyat sonrası şikayetleri oluyor, ne vücudunda iz kalıyor. Hatta iki ila üç gün içinde işinin başına geçebiliyor.”

Ehil cerrah şart

Laparoskopi ve histeroskopi ameliyatları her ne kadar kısa sürse de, en üst düzeyde tecrübe gerektiriyor. Yıldırım, kapalı ameliyatları tecrübesi olan ekiplerin yapması gerektiğini söylüyor. “En büyük sorun monitörden koordinasyon sağlamak. Çünkü gördüğünüz görüntü iki boyutlu. Ancak siz üç boyutlu bir alanda operasyon gerçekleştiriyorsunuz. Türkiye’de ne yazık ki asistanlık süresince bu eğitim yeterince verilmiyor. Yurt dışındayken, yanına gittiğim bir doktor, bir davaya bilirkişi olarak atanmıştı. Bu davada kapalı ameliyatı yeni öğrenmiş bir doktor, bunu gerçekleştirmek istiyor. Ancak tecrübesiz olduğu için, elektrik yüklü çubuğu rahmin yanındaki toplardamara değdiriyor ve hastanın iki dakika içinde hayatını kaybetmesine sebebiyet veriyor.” Endoskopik ameliyatlarla ilgili eğitimler de veren Yıldırım, kapalı ameliyatlarda en zor işin dikiş atmak olduğunu belirtti. İstanbul’da, kapalı ameliyatla dikiş atabilen yeterince cerrah olmadığını söyleyen Yıldırım, Ocak ayında bu konuda bir kurs düzenleneceğinin de haberini verdi.

Laparoskopinin avantajları

-Karın açılmadığı için yara izi oluşmaz.
-İltihap riski azalır.
-Ameliyat sonrası ağrı çok azdır.
-Hasta daha çabuk iyileşir.
-Hastanın işe dönüş süresi çok azdır.
-Karın içi organlar büyütülerek gözlemlendiği için cerrahi hakimiyet daha iyidir.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Alternatif Sağlık

Selülit Gerçekleri

Tarih:

on

Selülit hakkında bilmeniz gereken gerçekler…

Selülit hayatın neredeyse kaçınılmaz bir parçası. Herkes bu sinir bozucu cilt durumunu geliştirebilir… Vücudunuzdaki bu izleri tanımalı ve nasıl kurtulacağınız hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalısınız.

 

“Selülit Nasıl Giderilir” konulu yazıya ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

COVID-19 Hamilelikte Ne Kadar Etkili?

Tarih:

on

COVID-19 yayılmaya başladığı andan itibaren tüm dünyaya korku saldı. Özellikle hamile ve yeni doğum yapan kadınlar bu konuda iki kat daha endişeli. Peki COVID-19 fetüs ve yeni doğanlar üzerinde ne kadar etkili?

COVID-19’un bir anda ortaya çıktığı bu süreç özellikle hamile, yeni doğum yapmış ve bebek sahibi olmayı düşünenlerin bebekleri ve kendi sağlıkları ile ilgili soru işaretlerini beraberinde getirdi. İnsan sağlığını tehdit eden bu coronavirüsün yeni ve yakın zamanda ortaya çıkmış olması maalesef bu konuda kesin sonuçlar elde edilebilmesi için yeterli değil. Ancak yine de yürütülen çalışmalardan bazı sonuçlar elde edilmeye başlandı.

Anne adayları COVID-19’dan etkilenebiliyor

Belki birkaç ay öncesine kadar huzurlu bir hamilelik süreci geçiriyordunuz ya da yeni coronavirüsün yayılmasından hemen önce hamile kaldığınızı öğrendiniz. Küresel anlamdaki böyle bir salgının hem bebeğinizin sağlığı hem de kendi sağlığınız için endişe uyandırması son derece doğal.

Tekrar hatırlatmak istiyorum ki bu yeni bir virüs ve hamile kadınlar üzerindeki etkisi hakkında çok az şey biliniyor. Bu konu hakkında araştırma yapan uzmanların ilk tezleri, hamile kadınların COVID-19 ile enfekte olmaları durumunda, hastalık belirtisi göstermelerinin daha muhtemel olduğu yönünde. Mevcut bilgiler ışığında uzmanlar, aynı yaş grubundaki kadınlar ve erkeklerde olduğu gibi hamile olan kadınların da belirtilerinin hafif ila orta şiddette olabileceğini düşünüyor.

Erken doğum riski araştırılıyor

Bu süreçte anne adaylarının en büyük korkusu düşük yapma ya da gebelik sürecinde herhangi bir komplikasyon yaşama riski oluyor. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi verilerine göre, yeni coronavirüs ile enfekte olan hamile kadınlarda düşük ya da komplikasyon riski henüz görülmedi.

Amerikalı uzmanların SARS ve MERS gibi diğer coronavirüslerden elde ettiği verilere dayanılarak COVID-19’a maruz kalan hamile kadınların erken doğum gibi bazı komplikasyonlara karşı yüksek risk altında olabileceği düşünülüyor. Ancak son derece sınırlı veriler bu tezi doğrulayabilmiş değil. Yani enfekte olmak erken doğumun doğrudan nedeni olmayabilir.

UNUTMAMAKTA FAYDA VAR!

COVID-19’un nasıl yayıldığını bilmeyen artık yoktur sanırım. Öksürük veya hapşırık yoluyla havaya karışan damlacıklar ya da yüzeylerden kolaylıkla yayılıyor.

Korunmak için neler yapılması gerektiğini de bildiğinizi düşünüyorum. Ancak yine de kısa bir hatırlatma;

-Ellerinizi sık sık sabunla yıkayın

-Yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmayın

-Sosyal mesafenizi koruyun

-Hasta hissediyorsanız mutlaka kendinizi izole edin

-Bağışıklığınızı güçlendirmek için sağlıklı bir beslenme planı uygulayın

Virüs fetüse bulaşmıyor

Annelerin ve anne adaylarının soru işaretlerinden biri de, enfekte olmaları durumunda virüsün bebeğe ya da fetüse bulaşma riski. Bu konuda şu ana kadar, COVID-19 ile enfekte olan ve belirtiler gösteren dokuz hamile kadın incelendi. Doğan bebeklerin hiçbirinde virüse rastlanmadı. Ayrıca yeni coronavirüs amniyotik sıvıda, yenidoğanın boğazında veya anne sütünde görülmedi. Yani elde edilen verilere göre virüsün fetüse bulaşması, fetüs üzerinde herhangi bir komplikasyona neden olması oldukça düşük bir ihtimal olarak görülüyor.

Emziren annelere gelirsek, dediğim gibi, anne sütünde COVID-19 virüsü olduğuna dair bir kanıt yok. Virüsün yayılma şekli düşünüldüğünde koruyucu önlem olarak, annelerin bebeklerine yaklaşmadan önce ellerini yıkamalarını ve maske kullanmalarını önerebilirim.

Şunu da eklemek isterim ki adetlerimizde yeri olan kırk uçurma ya da bebek görmesi gibi ziyaretlerden ve aile toplantılarından kaçınmanız önemli.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar