Connect with us

Gazete Yazıları

Hindistan Cevizi Tüketin Yaza Enerjik Girin

Tarih:

on

Hindistan cevizi

Enerjiniz çabuk tükendiğinde doğal yollardan toparlanmanız mümkün. Uykunuzu alın, güneşten faydalanın, ananas ve Hindistan cevizi suyu tüketin

Enerji, hayatı yönlendiren şeydir ve yaşamı değerli hale getirmeye yardımcı olur. Fakat ev, iş, yoğun aktivite programları ve çocuk gibi faktörlerden dolayı zaman zaman enerjiniz düşebilir. Stres ve benzer sebeplerle kaliteli uyku uyuyamama gibi sebepler, gün içinde, hatta tam da ihtiyacınız olduğu dakikalarda adeta tükenmenize sebep olur. Vücudunuz muhteşem programlanmış bir makina gibidir ve sorunsuz çalışması için ihtiyacı olan her şeyi doğada bulabilirsiniz. Amerika’da, doğal yollarla enerjinizi artırmaya yardımcı olacak bir liste yayınlandı. Uygulaması oldukça kolay ve son derece faydalı olan bu listede, durumunuza göre yapmanız gerekenler özetlenmiş. Bugün, sizler için bu listeyi oluşturan maddeleri detaylandırarak hayata geçirmenize yardımcı olmaya çalışacağım…

15 DAKİKA DİNLENİN

  • Güne iyi başlayın
    Güne başlamadan 15 dakika önce kendinize zaman verin. Uyandığınızda camı açın vetemiz hava soluyun, genleşme hareketleri yapın ve elinizi, yüzünüzü yıkayın. Bu üç temelhareket güne zinde başlamanızı sağlar. Ayrıca yapılan araştırmalara göre uyandığınızdabir bardak su içmeniz, yine güne zinde başlamanıza, vücudunuzun kendine gelmesine yardımcı olur.
  • Uykunuzu alın
    Devamlı meşgul bir beyin, uyku saatiniz gelip geçtiği halde sizi uykunuzdan alıkoymayayeter de artar bile. Ertesi gün yapılacaklar, bugün bitmesi gerektiği halde henüz tamamlanamayan işler derken saatler uyumak için geç kaldığınızı göstermeye başladıysa, ertesi gün ihtiyacınız olacak enerjiyi farklı şeylerde aramaya başlarsınız. Tam ve kaliteli bir uyku uyuyamadığınız için o gün, muhtemelen enerji içeceklerinden medet umacaksınız.

DOĞAL ALANLARDA DOLAŞIN

Yaşam tarzınızı değiştirin

Kronik yorgunlukların en büyük sebeplerinden biri rutin yaşam tarzıdır. Her gün aynıişlerle ilgileniyor, aynı kişiler ile görüşüyor ve aynı aktiviteleri yapıyorsanız, yorgunluk riski altında olduğunuzu söyleyebilirim. Dolayısıyla hayatınızı gözden geçirip bazı değişiklikleri yapmanız gerekebilir. Örneğin iş çıkışı akşam yemeğini dışarıda yiyin ya da hafta sonunuzu doğal alanlarda geçirmeye çalışın. Deşarj olmak sizi yeni bir haftaya hazırlayacak, yorgun hissetmenize engel olacaktır.

Televizyona karşı dikkatli olun

Televizyon uyuşuk ve yorgun hissetmenize neden olur. Çünkü televizyon seyrederken daha az hareket edersiniz ve zamanın nasıl geçtiğini fark etmeyebilirsiniz. Televizyon karşısında saatlerce oturmak sizi bitkin hissettirir. Televizyon seyretmeye başlamadan önce kendinize alarm kurun. Böylelikle kontrolü kaybetmemiş olursunuz. Ayrıca televizyon karşısında gerçekleştirebileceğiniz bir hobi edinin. Örneğin örgü örün ya da boyama kitabı boyayın.

MANGANEZ İÇERİR

Ananas suyu tüketin

Yapılan araştırmalar, ananasın son derece faydalı bir meyve olduğunu gösterdi. Antioksidan içeriği sayesinde başta kanser olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde oldukça iyi bir yol arkadaşı olan ananas, C vitamini yönünden de zengin bir meyvedir. Az sayıda gıdada bulunan manganezin maddesi, enzimlerin etkinliğinin görülebilmesi ve antioksidan özelliğin artmasında son derece önemlidir ve ananas, manganez yönünden oldukça zengindir. Ananas, hücre kaybını engelleyerek enerji üretimine de yardımcı olur. Özellikle kendinizi yorgun hissettiğiniz günlerde ananas yemek, yenilenmenize yardımcı olacaktır. Hindistan cevizi, içerdiği faydalı yağ asitleri sayesinde beyin fonksiyonlarınızı düzenlemeye yardımcı olur. C vitamini, antioksidan maddeler, lif ve protein zengini olan Hindistan cevizini özellikle kendinizi yorgun hissettiğiniz günlerde tüketmeniz, ihtiyacınız olan enerjiye ulaşmak için yapabilecekleriniz arasında yer alıyor.

Bol su için

İnsan vücudunu bir araca benzetecek olursak; su, onu çalıştıran benzin gibidir. Birçoğumuz, yoğun çalıştığımız saatlerde su içmeyi ihmal ederiz. Su yoğunluğu zengin gıdalarla beslenmek, su içmeyi ihmal edenlerin yapabilecekleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Salatalık, kereviz, turp, domates ve biber, diyet listenize bu anlamda ekleyebileceğiniz gıdalar arasındadır.

20 DAKİKA GÜNEŞ YETERLİ

Güneşten faydalanın

Güneş, vücudun biyolojik ve psikolojik sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağlar. Güneş ışığının yaydığı D vitamini iskelet sistemini güçlendirirken; romatizmal hastalıklar, iltihaplanma, osteoporoz gibi hastalıkların tedavisinde etkin rol oynar. Güneş ışığı ayrıca;kalsiyum emilimini sağlar, bağışıklık sistemini güçlendirir, enerji, depresyon ve stresin azaltılmasına yardımcı olur. Güneşten tam fayda sağlamak için günde 20 dakika güneşe çıkmak yeterlidir.

KAHVALTIDA YULAF EZMESİ

Öğün atlamak, gün içerisinde enerjinizin düşmesine neden olur. Sütlü tahıl, güne iyi başlamanızı sağlayabilir. Ayrıca yulaf ezmesi, ihtiyacınız olan enerjiyi almanıza katkı sağlar. Yulaf ezmesi sindirimi kolaylaştırır, kan şekerinizi dengede tutar, sizi kanser hücrelerinden korur, bol miktarda protein içerir. Yulaf ezmesinin düşük kalorili olması kilo vermenize katkı sağlar. Bu özelliğinden dolayı yulaf ezmesi diyet programlarının da vazgeçilmezidir. Enerji içecekleri, bol miktarda şeker ve kafein içerdiğinden ilk etapta kendinizi zinde hissetmenize sebep olurlar. Oysa gereksiz miktarda şeker ve kafein almadan da kendinizi enerjik hissedebilirsiniz. Bu durumda ilk tavsiyem, yulaf yağı olacaktır. Aktarlarda kolayca bulabileceğiniz yulaf yağının tadı, tek başına içebilmeniz için çok da uygun olmadığından, sabahları içtiğiniz çay veya meyve suyuna iki çay kaşığı ilave etmeniz yeterli.

EGZERSİZ YAPIN

Egzersiz, yorgun hissetmenizin aksine size enerji verir. Amerika’da NASA çalışanlarının da aralarında bulunduğu bir araştırma bunu destekler niteliktedir. Araştırma sırasında 200 kişi düzenli egzersiz programına alınmış, programdan sonra yüzde 90’ı eskisinden daha enerjik hissettiğini söylemiştir. Ayrıca 100 kişi ise daha az stresli hissettiklerini ve daha iyi uyuduklarını belirtmiştir. Gün içerisinde saat başı bilgisayar başından kalkmanız bile kendinizi yenilemenizi sağlayacaktır. Haftada üç ila beş kez arasında yaklaşık yarım saat yürüyüş yapabilir ya da işe bisiklet ile gidebilirsiniz. İngiltere’de yapılan araştırmalara göre, işe bisikletle gitmek sağlık risklerini yarıya indiriyor. Düzenli bisiklet sürmek ölüm riskini yüzde 41, kanser riskini yüzde 45, kalp hastalığı riskini ise yüzde 46 azaltıyor.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Covid-19

Ateşsiz Covid-19 Geçirmek Mümkün

Tarih:

on

Yüksek ateş gibi bazı Covid-19 belirtileri diğerlerinden daha yaygın görünür. Bu günlerde kendinizi hasta hissediyorsanız doktora gidip test yaptırmak için en ayırt edici belirti ateş. Peki ya ateşiniz yoksa?

Çok değil, bundan bir yıl önce öksürük, vücut ağrıları ve halsizlik yaşamak gribin olağan belirtileriydi. Ancak coronavirüs hayatımıza girdi ve her kış en az bir kez yaşadığımız bu belirtiler değim yerindeyse kâbusumuz oldu.

Genel olarak solunum yolu hastalıkları hakkında bildiklerimiz yeni coronavirüs Sars-CoV-2 ile birlikte oldukça gelişti. Virüs dünyanın üzerine kara bir bulut gibi çökerken sağlık otoriteleri 3 belirtiye özellikle dikkat çekti; ateş, kuru öksürük ve nefes darlığı.

Covid-19 belirtilerini içeren listeye her geçen gün yeni bir bulgu eklendi. Şuan Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin yayımladığı listede 11 resmi Covid-19 semptomu bulunuyor ve bunlar hala olası her belirtiyi kapsamıyor.

Diğer belirtilerle birlikte ateş görülmeyebiliyor

Yüksek ateş gibi bazı Covid-19 belirtileri diğerlerinden daha yaygın görünür. Ancak bazı belirtiler de neredeyse kişiye özel ortaya çıkıyor. Bu günlerde kendinizi hasta hissediyorsanız doktora gidip test yaptırmak için en ayırt edici belirti ateş. Peki ya ateşiniz yoksa?

Ateşinizin olması vücut ısınızın normalden yüksek olduğu anlamına gelir. 38 dereceden yüksek vücut ısısı, vücudunuzda bir terslik olduğunu doğrular. Ateş, vücudun Covid-19 da dâhil olmak üzere bir enfeksiyona verdiği doğal tepkidir. Bağışıklık sistemi istenmeyen bir patojeni, genellikle bir virüsü veya bakteriyi öldürmeye çalıştığı için vücut ısısı aniden yükselir. Normal vücut sıcaklığında, bu hastalığa neden olan istilacılar kolayca çoğalabilir, ancak ortam ısındığında hayatta kalmaları zorlaşır.

Coronavirüs vücuda girdiğinde de bağışıklık sisteminin tepki göstermesi ve vücut ısısının yükselmesi beklenir. Bu virüs hakkında öğrendiğimiz son gelişmeye göre ise Covid-19 ateşsiz de görülebiliyor.

Asemptomatik kişilerde genel olarak ateş dâhil hiçbir belirti görülmediğini biliyoruz. Uzmanlara göre Covid-19 geçiren birçok insanda diğer belirtiler görülürken ateş görülmüyor. Öte yandan enfekte bir kişi teknik olarak ateşi yükseldiğinde ya da düştüğünde bunu fark etmeyebilir.

Ateşiniz olmasa da kendinizi izole edin

Ateş veya titreme, öksürük, nefes darlığı veya nefes almada güçlük, yorgunluk, kas veya vücut ağrıları, baş ağrısı, tat veya koku kaybı, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı veya akıntısı, mide bulantısı ya da kusma ve ishal gibi belirtilerle birlikte deri döküntüleri ve göz kızarıklığı gibi daha nadir semptomlar da Covid-19 ile ilişkilendiriliyor.

Bu belirtilerden bazılarının bir arada görülmesi ilk olarak yüksek ateşi sorgulamayı akıllara getirebilir. Ancak ateş Covid-19 varlığının göstergesi olarak değerlendirilmemeli.

Olağandışı belirtiler yaşıyorsanız ancak ateşiniz yoksa yine de kendinizi izole edin. Bir sağlık kurulusu ile iletişime geçerek, testler, izolasyon yönergeleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi alın. Yaşadığınız soğuk algınlığı veya grip de olabilir. Ancak vaka artışlarını göz önünde bulundurun, sağlık durumunuz hakkında daha fazla bilgi alana kadar güvende olmak ve çevrenizdekileri güvende tutmak için izole olmaya devam edin.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Covid-19

Neden Çin Aşısı?

Tarih:

on

Çin aşısı ile Çin’de yüz binlerce kişi aşılandı. Sağlık çalışanları, pandemi önleme personeli ve sınır denetim personeli gibi belirli gruplar aşılanarak bir bakıma bağışıklık bariyeri oluşturuldu. 

Bir önceki yazımda Çin’de yapılan aşı çalışmalarının anlatmaya çalıştım. Bu yazımda ise bu çalışmaların sonuçlarının değerlendireceğim.

Daha önce bahsettiğim gibi; Çin aşı çalışmalarını bir adım önde götürüyor. Henüz virüs ortaya çıkalı bir yıl bile olmamışken, Çinli aşı üreticileri aşı adaylarını piyasaya sürmeye başladı.

Çinli üreticiler aşı dağıtımına başladı

Sinovac, 46 milyon doz Covid-19 aşısını Brezilya’ya ve 50 milyon doz Türkiye’ye sağlamak için anlaşma imzaladı. Ayrıca 40 milyon dozluk aşı konsantresi Endonezya’ya yerel olarak tedarik edilecek ve son ürün orada üretilecek.

CanSino, aşısının 35 milyon dozunu Meksika’ya teslim edecek, CNBG ise Orta Doğu ve Güney Amerika pazarlarına bakıyor. BAE, 2021’de CNBG ile ortaklaşa yaklaşık 100 milyon doz üretecek, diğer ülkelerle görüşmeler devam ediyor. CNBG, 2021’de bir milyardan fazla doz üretebileceğini açıkladı. Çin ayrıca, herhangi bir ürünün güvenli olduğunun kanıtlandığından emin olmak için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve küresel Salgın Hazırlık Yenilikleri Koalisyonu (CEPI) liderliğindeki Covid-19 Aşı Küresel Erişim (COVAX) grubuna de katıldı.

Çin, ulusal aşılama programıyla ilgili olarak bu üç şirketin her birinde yapılan araştırmalardan memnun görünüyor. Haziran ayında CanSino, orduyu aşılama yetkisini aldı ve o zamandan beri hem Sinovac hem de CNBG, devam eden klinik denemelerin dışında Çin’deki büyük nüfusu aşılamak için onay aldı.

Sonuç olarak Çin’de yüz binlerce kişi aşılandı. Sağlık çalışanları, pandemi önleme personeli ve sınır denetim personeli gibi belirli gruplar aşılanarak bir bakıma bağışıklık bariyeri oluşturuldu. CNBG’nin aşı çalışmaları sonucu ciddi bir istenmeyen yan etki görülmedi. Sinovac’e göre ise şirket çalışanlarının yüzde 90’ından fazlası yüksek risk grubu olarak görüldükleri için aşı olmayı kabul ediyor. Şirket Ekim ayında, Zhejiang eyaletinde Şangay yakınlarındaki Yiwu’da iki dozluk aşısını satmaya başlamıştı.

Sinovac aşısının başarı oranı yüksek

Devlete ait aşı üreticisi ve Sinovac’ın Endonezya’daki ortağı Bio Farma, Sinovac’ın COVID-19 adayının 3. aşama klinik deneylerinde yüzde 97’ye kadar etkili olduğunu açıkladı. Ancak Sinovac, Bloomberg’e yüzde 97’lik rakamın aşının etkinliğine atıfta bulunmadığını açıkladı ve bunun yerine aşının serokonversiyon oranını temsil ettiğini söyledi. Serokonversiyon oranı, aşının COVID-19 antikorları üretip üretmediğini saptar, yani aşının, onu alan gönüllülerinin yüzde 97’sinde antikorları tetiklediği anlamına gelir. Ancak aşının COVID-19’a karşı koruma sağladığını kanıtlamaz.

Yüzde 97 etkinlik, şu ana kadar bildirilen en iyi klinik araştırma verisi. ABD merkezli Pfizer ve Moderna, ABD’deki Faz 3 denemelerinde sırasıyla yüzde 94 ve yüzde 95 etkinlik oranları bildirdi. Ancak Bio Farma, Sinovac’ın etkinliği hakkındaki sonucunu daha küçük bir katılımcı havuzundan (yaklaşık 1.600 kişi) ve daha kısa bir zaman çerçevesinde aldı.

Adayını Almanya’nın BioNTech’iyle birlikte geliştiren Pfizer, Kasım ayında açıkladığı yüzde 94 etkinlik rakamını, Temmuz ayında başlayan 43.000 katılımcılı Faz 3 denemesinden elde etti. Moderna’nın Faz 3 denemesi de o ay başladı ve aşı 30.000 gönüllü üzerinde denendi.

Sinovac’ın 3. aşama denemesinin tüm sonuçlarının Ocak 2021’de gelmesi bekleniyor. 16 Nisan – 25 Nisan 2020 tarihleri ​​arasında 144 katılımcı faz 1 denemesine ve 3 Mayıs – 5 Mayıs 2020 tarihleri ​​arasında 600 katılımcı faz 2 denemesine kaydoldu. 743 katılımcıya en az bir doz aşı yapıldı.

Faz 1 denemesinde, aşı olan gönüllülerin ortalama yüzde 33’ünde ilk iki hafta içinde istenmeyen yan etkiler görüldü. İlk 4 hafta içinde gönüllerde görülen yan etki oranı ise ortalama yüzde 14 oldu. Aşılamadan sonraki 14. günde gönüllülerin ortalama yüzde 48’inde antikor oluşumu belirlendi. 28. günde ise katılımcıların ortalama yüzde 81’inde antikorlara rastlandı.

Faz 2 denemesinde, 14. güne kadar katılımcıların ortalama yüzde 30’unda yan etki görüldü. 28. güne kadar yan etki geliştiren katılımcı oranı ise ortalama yüzde 19. 14. günde gönüllülerin ortalama yüzde 95’inde, 28. günde ise yüzde 99’unda antikor oluştuğu görüldü.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Covid-19

Aşı Yarışında Çin Bir Adım Önde

Tarih:

on

Çin’de Covid-19 aşısı geliştirme ve uygulama ihtiyacı, virüsün yayılmasını etkili bir şekilde durdurduğu için diğer ülkelerden farklı. Çin hükümeti pandemiyle erken başa çıkabildi ve sonuç olarak aşı geliştirmeye zaman ayırabildi.

Şiddetli akut solunum sendromu, yani SARS hastalığına sebep olan yeni tip coronavirüsün neden olduğu ve devam eden Covid-19 pandemisi, dünya çapında yüksek morbidite ve mortaliteye yol açtı.

Salgın başladığından beri, dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar, şu anda klinik öncesi veya klinik geliştirme aşamasında olan 200’den fazla çalışma ile Covid-19 için aşılar geliştirmeye çalışıyor. Öte yandan salgının başladığı yerde, aşı çalışmaları da bir adım önde gidiyor. Peki, Çin aşıları ne kadar güvenli ve bu aşılar hakkında ne biliyoruz?

Çin aşıları 16 ülkede deneniyor

Çin’de Covid-19 aşısı geliştirme ve uygulama ihtiyacı, virüsün yayılmasını etkili bir şekilde durdurduğu için diğer ülkelerden farklı. Sınırların kısmen açık olmasına ve uluslararası seyahatin ciddi şekilde kısıtlanmasına rağmen, Çin hükümeti pandemiyle erken başa çıkabildi ve sonuç olarak aşı geliştirmeye zaman ayırabildi.

Çin’deki aşı yarışında dört ana üretici var; Tianjin merkezli CanSino, Wuhan’dan CNBG, Pekin’deki Sinovac ve Anhui merkezli ZFLongkema. Ülkede çok az COVID-19 vakası varken, Çinli aşı üreticileri ürünlerinin etkinliğini denizaşırı ülkelerde test etmek zorunda kaldı; beş aday en az 16 ülkede etkinlik (aşama 3) denemelerinde bulunuyor.

Covid-19 için ilk aşı denemesi Çin’de başladı

Uygulanabilir bir aşı elde etmek için farklı yaklaşımlar ortaya çıktı. CanSino, aşı adayını, Covid-19’un yüzey proteini için bir gen parçasını ekledikleri adenovirüs 5 (Ad5) olarak bilinen yaygın ve büyük ölçüde zararsız bir virüs kullanarak geliştirdi. Mart ayında şirket, güvenliğini ve bağışıklık tepkilerini tetikleme yeteneğini test etmek için dünyanın ilk Covid-19 aşı denemesini Wuhan’da başlattı ve dünyada Covid-19 aşısını deneyen ilk şirket oldu.

Sinovac Biotech ve CNBG ise Sars-CoV-2’nin öldürülmüş hali ile insanları aşılamak üzerine yoğunlaştı. Bu, karmaşık bir protein veya RNA tasarımı veya genetik mühendisliği gerektirmez. Bilim adamları, virüsü basitçe bir kimyasal (beta propiolakton) ile etkisiz hale getirir ve onu tahriş ederek bağışıklık sistemini etkili bir şekilde tam alarm durumuna geçiren bir yardımcı madde ile karıştırır. Teorik olarak, bu tür aşılar, başak gibi tek bir viral protein setinden ziyade tüm viral protein setini içerdikleri için daha geniş antikor ve T hücresi tepkileri üretebilir. Ve sıfırın altındaki sıcaklıklarda saklanması gereken mRNA aşılarının aksine, inaktive edilmiş virüsler, sıradan soğutmadan fazlasını gerektirmez. Bu, Rus Sputnik V aşısına benzer bir aşı.

Sıfırın altındaki soğutma ve depolamanın birçok tropikal ve subtropikal ülkede sorunlu olabileceğinden inaktive aşıların lojistik avantajları var. Ancak dezavantajları da olabilir; Bu aşılar iki dozun uygulanmasını gerektiriyor, ancak küçük bir ihtimal de olsa hastalar bu tür aşılara karşı kronik reaksiyonlardan mustarip olabilir ve hatta hastalığı geliştirebilir.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar