Connect with us

Kadın Sağlığı

Hamilelik Sürecindeki Psikolojik Değişimler

Tarih:

on

Hamilelik Sürecindeki Psikolojik Değişimler

İçinizde bir bebeğin büyüdüğünü hissetmek, onun için hazırlıklar yapmak anne olmaya hazırlanan tüm kadınların hayallerini süslüyor. Ancak hamileliğin başlamasıyla bazı anne adaylarında psikolojik ve fiziksel olarak büyük bir değişim de başlamış oluyor. Bu değişimin en büyük nedenlerinden biri olan gelecek kaygısı tüm güzel hayallere gölge düşürüyor. Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesinden Uzm. Psk. Dyt. Merve Öz, fizyolojik ve hormonal değişikliklere eklenen bu aşırı kaygı halinin hamilelik sürecindeki psikolojik değişimler yaşanmasına yol açabileceğini ve çözüm yöntemlerini anlatıyor…

Ağlayan çocukların çoğu anne diye ağladığını fark edeceksiniz. Yardıma muhtaç bir canlıyı dünyaya getirme düşüncesi herkeste endişe doğurur. Kararında olan kaygı gayet normaldir. Fakat bazı anne adaylarının endişeleri fazla olabilir. Fizyolojik, hormonal değişikliklere eklenen bu aşırı kaygı hamilelik sürecinde psikolojik problemlere yol açabilir.

Gebelikte Endişe Yaratan Birçok Olay Vardır

Anne adayının hormonal ve fiziksel değişimi bu endişenin kaynağını oluşturabileceği gibi doğum sırası, sonrası ilgili ve bebeğin sağlığı ile ilgili kaygılar anne adayının endişesini artırabilmektedir. Anne adaylarının daha önce bebeğini kaybetmesi, ölü doğum yapması ya da çok yakının da bu durumların yaşanması endişeyi artırabildiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesinden Uzm. Psk. Dyt. Merve Öz, gebelikte ortaya çıkan mide bulantısı, iştah kaybı, halsizlik, yorgunluk gibi ortaya çıkan sağlık sorunlarının anne adayını strese sokabildiğini de sözlerine ekliyor.

Anne adaylarının endişelerini artıran bir diğer problem eşinin artık çekici bulmayacağı düşüncesine kapılmasıdır. Kilo almak ve bu kiloları doğumdan sonra veremeyeceği düşüncesine kapılmak, vücudunun biçimsizleştiğini ve sarktığını düşünmek çok yorucudur. Dolayısıyla endişe yaratır.

Tüm bu endişeler bazı anne adaylarının iyi bir anne olup olamayacağı düşüncesine eşlik edip anne adaylarının endişelerini artırmaktadır. İyi bir anne olup olamayacağı düşüncesi anne adaylarında çok sık görülen ve endişeyi çok artıran bir düşüncedir. Dünyaya küçük bir canlı getirmek ve onun sorumluluğunu almak korkutucudur. Anne adaylarının mükemmel anne olma istekleri onları iyi bir anne olamama endişesine sürükler.

Yalnız Kalmamalısınız

Anne adaylarının gebelik sürecinde yalnız kalmaları süreci olumsuz etkileyebilmektedir. Bu endişelerinizi eşleri ve diğer aile bireyleri ile paylaşmaları önemlidir. Başka bir anne adayı da aynı problemleri deneyimleyeceğinden başka anne adayları ile yapılacak sohbet rahatlamak açısından çok işe yarayacaktır.

İyi bir anne olamayacağı konusunda endişeleri olan anne adayları için konuyla ilgili kurslara katılmak, dergiler okumak endişelerini azaltacaktır. Uyku doğal yatıştırıcıdır. Düzenli uyku uyumaya dikkat edilmelidir. Ayrıca, bir uzman yardımı alınarak yapılacak olan fiziksel aktivite, ruhu besleyip endişeyi azaltacaktır.

Kaygılar Bebeği de Etkiler

Stres anne adayını dolayısıyla bebeği olumsuz etkiler. Stres sonucunda erken doğum riski, annenin doğumda komplikasyon yaşama riski, bebeğin düşük doğum ağırlığına sahip olma riski, bebekte gelişme geriliği olma riski, ileriki yaşlarında kronik hastalıklara yakalanma riski ve dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşama riski artabilmektedir. Ayrıca, anne adayının yaşayacağı stres bebeğin ergenlik döneminden sonra çeşitli psikolojik sorunlar yaşamasına neden olabilmektedir.

Eşler Destekte Bulunmalı

Eşler daima anne adayının yanında olduklarını ve onları çok sevdiklerini hissettirmeliler. Anne adaylarını doktor kontrollerinde, bebek için yapılan alışverişlerde yalnız bırakmamalılar ve ev işlerinde anne adayına yardımcı olmalılar.

Anne adayı endişelerini anlattığında ilgiyle dinlemek, bu endişelere birlikte çözüm yolu aramak ve anne adayını rahatlatmak çok önemlidir. Anne adaylarının fiziksel görünüşlerinde meydana gelen değişikliklerinden dolayı artık beğenilmediğine dair düşüncelerinin farkına varıp bu konuda hassas davranmalılar ve daha çok iltifat etmeye çalışmalılar.

Eşler unutmamalıdır ki, doğum anne adaylarında hormonal ve fiziksel değişiklikler yaratmaktadır. Eşler; evlendiğiniz kadın kısa süreliğine, sizi baba yapmak üzere izne ayrıldı. Ve o kadın sizden kısa süreliğine daha çok ilgi ve anlayış bekliyor. Bu dönemi sağlıklı bir şekilde atlattıktan sonra evlendiğiniz kadın anne olarak, daha da harika bir şekilde geri gelecek. Bu yüzden biraz sabretmeniz gerekecek. Kolaylıklar dilerim!

Doğum Korkusuna Devşirilmesin

Endişeler devam ettiği sürece yön değiştirir, çeşitlenir. Bu dönemde aile bireylerinin, anne adayının yaşadığı iyi bir anne olamama endişesini anlamaları ve nedenlerini sorgulamaları çok önemlidir.

Çeşitli aktiviteler ile anne adaylarının rahatlamaları, endişeleri ile baş başa kalmaları engellenebilir. Bu konuda düzenlenen kurslara, aktivitelere annenin katılımını sağlamak fakat anneyi yalnız bırakmamak önem teşkil etmektedir.

Gerektiğinde Uzman Desteğine Başvurulmalı

İyi bir anne olamama endişenin altında mükemmel anne olma isteği yatar. Mükemmel anne olmanın mümkün olmadığı, hiçbir annenin mükemmel olamayacağı anne adayına anlatılmalıdır. “Hepimiz annelerimizle problemler yaşadık, yaşıyoruz ama hep onları çok da seviyoruz. Bebeğinde seni çok sevecek ve sen çok iyi bir anne olacaksın” sözleri endişeli anne adayımıza mutlaka hatırlatılmalıdır.

Kaygının denetim altına alınması için çabalar sonuç vermiyorsa, kaygı gittikçe artıyor ve hayat kalitesi gittikçe azalıyorsa uzman desteği mutlaka alınmalıdır.

İyi bir anne çocuğunu seven, onun ihtiyaçlarını yerine getiren annedir. Hamileyken siz ne kadar mutlu olursanız bebeğinizde o kadar sağlıklı olacaktır. İyi bir anne olup olamayacağınızı düşünüp enerji harcamak yerine doğum sonrasında yeni doğan sevimli bebeğinizi sevmek, beslemek ve ona güzelce bakmak için enerji depolamak daha sağlıklı davranışlar olacaktır.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Alternatif Sağlık

Selülit Gerçekleri

Tarih:

on

Selülit hakkında bilmeniz gereken gerçekler…

Selülit hayatın neredeyse kaçınılmaz bir parçası. Herkes bu sinir bozucu cilt durumunu geliştirebilir… Vücudunuzdaki bu izleri tanımalı ve nasıl kurtulacağınız hakkında daha fazla bilgi sahibi olmalısınız.

 

“Selülit Nasıl Giderilir” konulu yazıya ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

COVID-19 Hamilelikte Ne Kadar Etkili?

Tarih:

on

COVID-19 yayılmaya başladığı andan itibaren tüm dünyaya korku saldı. Özellikle hamile ve yeni doğum yapan kadınlar bu konuda iki kat daha endişeli. Peki COVID-19 fetüs ve yeni doğanlar üzerinde ne kadar etkili?

COVID-19’un bir anda ortaya çıktığı bu süreç özellikle hamile, yeni doğum yapmış ve bebek sahibi olmayı düşünenlerin bebekleri ve kendi sağlıkları ile ilgili soru işaretlerini beraberinde getirdi. İnsan sağlığını tehdit eden bu coronavirüsün yeni ve yakın zamanda ortaya çıkmış olması maalesef bu konuda kesin sonuçlar elde edilebilmesi için yeterli değil. Ancak yine de yürütülen çalışmalardan bazı sonuçlar elde edilmeye başlandı.

Anne adayları COVID-19’dan etkilenebiliyor

Belki birkaç ay öncesine kadar huzurlu bir hamilelik süreci geçiriyordunuz ya da yeni coronavirüsün yayılmasından hemen önce hamile kaldığınızı öğrendiniz. Küresel anlamdaki böyle bir salgının hem bebeğinizin sağlığı hem de kendi sağlığınız için endişe uyandırması son derece doğal.

Tekrar hatırlatmak istiyorum ki bu yeni bir virüs ve hamile kadınlar üzerindeki etkisi hakkında çok az şey biliniyor. Bu konu hakkında araştırma yapan uzmanların ilk tezleri, hamile kadınların COVID-19 ile enfekte olmaları durumunda, hastalık belirtisi göstermelerinin daha muhtemel olduğu yönünde. Mevcut bilgiler ışığında uzmanlar, aynı yaş grubundaki kadınlar ve erkeklerde olduğu gibi hamile olan kadınların da belirtilerinin hafif ila orta şiddette olabileceğini düşünüyor.

Erken doğum riski araştırılıyor

Bu süreçte anne adaylarının en büyük korkusu düşük yapma ya da gebelik sürecinde herhangi bir komplikasyon yaşama riski oluyor. Amerikan Hastalık Kontrol Merkezi verilerine göre, yeni coronavirüs ile enfekte olan hamile kadınlarda düşük ya da komplikasyon riski henüz görülmedi.

Amerikalı uzmanların SARS ve MERS gibi diğer coronavirüslerden elde ettiği verilere dayanılarak COVID-19’a maruz kalan hamile kadınların erken doğum gibi bazı komplikasyonlara karşı yüksek risk altında olabileceği düşünülüyor. Ancak son derece sınırlı veriler bu tezi doğrulayabilmiş değil. Yani enfekte olmak erken doğumun doğrudan nedeni olmayabilir.

UNUTMAMAKTA FAYDA VAR!

COVID-19’un nasıl yayıldığını bilmeyen artık yoktur sanırım. Öksürük veya hapşırık yoluyla havaya karışan damlacıklar ya da yüzeylerden kolaylıkla yayılıyor.

Korunmak için neler yapılması gerektiğini de bildiğinizi düşünüyorum. Ancak yine de kısa bir hatırlatma;

-Ellerinizi sık sık sabunla yıkayın

-Yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmayın

-Sosyal mesafenizi koruyun

-Hasta hissediyorsanız mutlaka kendinizi izole edin

-Bağışıklığınızı güçlendirmek için sağlıklı bir beslenme planı uygulayın

Virüs fetüse bulaşmıyor

Annelerin ve anne adaylarının soru işaretlerinden biri de, enfekte olmaları durumunda virüsün bebeğe ya da fetüse bulaşma riski. Bu konuda şu ana kadar, COVID-19 ile enfekte olan ve belirtiler gösteren dokuz hamile kadın incelendi. Doğan bebeklerin hiçbirinde virüse rastlanmadı. Ayrıca yeni coronavirüs amniyotik sıvıda, yenidoğanın boğazında veya anne sütünde görülmedi. Yani elde edilen verilere göre virüsün fetüse bulaşması, fetüs üzerinde herhangi bir komplikasyona neden olması oldukça düşük bir ihtimal olarak görülüyor.

Emziren annelere gelirsek, dediğim gibi, anne sütünde COVID-19 virüsü olduğuna dair bir kanıt yok. Virüsün yayılma şekli düşünüldüğünde koruyucu önlem olarak, annelerin bebeklerine yaklaşmadan önce ellerini yıkamalarını ve maske kullanmalarını önerebilirim.

Şunu da eklemek isterim ki adetlerimizde yeri olan kırk uçurma ya da bebek görmesi gibi ziyaretlerden ve aile toplantılarından kaçınmanız önemli.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web partner | Web Tasarım