Connect with us

Beslenme

Gıdalardaki Gizli Şeker Tehlikesi!

Tarih:

on

‘Her organik veya paketlenmiş besin sağlıklı’ diye bir şey söz konusu değil. Kimileri içerdikleri gizli şeker ile diyabet hastası olmanıza bile sebep olabilir

Onsuz da olmuyor, onunla da olmuyor. Bilin bakalım ne?
Tabii ki şeker. Yüksek şeker hastasıysanız ve ‘Şeker içeren gıdalara dikkat ediyorum’ diye düşünüyorsanız, bu yazıdan sonra bu fikrinizi tekrar gözden geçirin.Çünkü bazı gıdalardaki gizli şeker gözlerden kaçabiliyor.
Yüksek şeker problemi, toplumumuzda en çok görülen hastalıklardan biri. Ve bu durum çok da iyiye işaret değil çünkü kontrol edilmediğinde, kalp hastalığı, böbrek hasarı, sinir hasarı ve görme kaybı gibi ciddi komplikasyonlara neden olabilir. Pek çok insanın tedavi edilememesindeki neden, yüksek kan şekerinin sebep olduğu semptomların gizemli olmasıdır.
Kademeli olarak gelişme eğilimi gösterirler, bu yüzden hasta olduğunuzu fark etmeyebilirsiniz. Bu nedenle hangi sinyallere dikkat edeceğinizi bilmek önemlidir.

PAKETLENMİŞ GIDADA MEVCUT

Çağımızda çoğu insan; şekerin, paketlenmiş gıdaların büyük bir bölümünde saklandığını biliyor. Bu nedenle aldığı gıdaların içindekiler bölümünü gözden geçiriyor. Ancak şeker, sayısız tanınmayan isim kılıfı altında saklanır ve bu da kandırılmayı kolaylaştırır. Yazımda; gizli şeker bombalarından ve sinsice ilerleyen yüksek tansiyon hastalığınızı hangi ipuçlarından anlayabilirsiniz, bundan bahsedeceğim…

Sık sık tuvalete gidiyorsanız yüksek şekere sahip olabilirsiniz

 Artan idrara çıkma durumu, kan şekerinin kontrolden çıktığına dair bir işarettir. Kan dolaşımınızda çok fazla glikoz veya şeker bulunduğunda, böbrekler idrarınızdan fazla şekeri boşaltmaya çalışır. Ve gecenin bir yarısı da dahil olmak üzere her zamankinden daha sık tuvalete gitmek zorunda kalırsınız. Çok fazla sıvı kaybettiğinizden, muhtemelen kendinizi susuz hissedecek ve ağzınızın kuruduğunu farkedeceksiniz.

Kendinizi fazlasıyla susuz hissediyorsanız şeker hastalığına dikkat edin

Her zaman olduğu gibi aynı miktarda su içtiğiniz halde daha çok susadığınızı ve ağzınızın kuruduğunu hissediyorsanız bir doktora danışmanızda fayda var demektir. Yüksek şeker hastası olabilirsiniz.
Bu hissiyattan dolayı fazla su tüketebilirsiniz, bu da yine sık sık tuvalete gitmenize sebep olacak.

Diş etinde sık sık gerçekleşen kanamalar yüksek şekerin ipuçlarındandır

Kesiklerinizin daha yavaş iyileşmesine neden olan şeker seven bakteriler diş etikanamalarına da sebep olabilir.
Bakteriler; kırmızı, şişmiş ve hassas bir hale getirebilir ve fırça veya diş ipi kullandığınızda kanama olasılığını yükseltir.
Normalde vücudunuz, enfeksiyona neden olan mikroplarla ağzınızda savaşır.
Ancak yükselmiş şeker, ağzınızı bakteriler için daha yaşanabilir bir yer haline getirir.

Kendinizi sürekli bitkin hissediyorsanız bunun bir başka nedeni de yüksek şekerdir

 Yorgunluk, dehidrasyonun klasik bir yan etkisidir. Eğer daha sık tuvalete koşturuyor ve her zamankinden daha fazla susuyorsanız, kendinizi garip bir şekilde bitkin hissedebilirsiniz.
Hâlâ uyumaya ve normal saatinizde uyanmaya devam ediyor olabilirsiniz ama yine de üzerinizden yorgunluk hissi gitmiyor olabilir.

DOKTORA DANIŞMALISINIZ

Bir iki günlüğüne olağandışı susuzluk veya yorgunluk hissetmek, şeker hastası olduğunuzu göstermez. Fakat semptomlar birkaç günden fazla sürdüyse ya da başka semptomlar eşlik ediyorsa, durumu en kısa sürede bir hekime kontrol ettirin.
Şekersiz beslendiğinizi düşünüyor olabilirsiniz ama gözden kaçırdığınız bir şey var oda gizli şeker içeren gıdaları henüz beslenme planınızdan çıkarmamış olmanız. Gelin şaşıracağınız gizli şeker bombalarından birkaçına değinelim:

BARBEKÜ SOSU 

İki çorba kaşığı barbekü sosta 13 gram şeker vardır. Emin olun ki barbekü sossuz da yaşayabilirsiniz.

TAHILLI PROTEİN BARLARI

Son zamanların en popüler diyet atıştırmalığı protein barlar, aslında sandığınız kadar masum olmayabilir. Organik olmaları, onların sağlıklı aperatifler olduğu anlamına gelmez. Bazıları çokfazla şeker içerir.

AROMALI YOĞURTLAR

Çoğu aromalı yoğurt fazla şekerlidir.
Bu yoğurtlar 25 grama kadar şeker içerebilir ve sağlıklı görünmelerine rağmen o kadarda sağlıklı bir tercih değillerdir.

ÇİN MUTFAĞI 

Bir parça tatlı ve ekşi tavuk eti yiyerek vücudunuza 19 gram şeker sokmuş olursunuz.

CİLTTEKİ SEBEBİ BİLİNMEYEN LEKELERE DİKKAT EDİN

Çok yüksek kan şekeri seviyeleri, doğrudan cildinizin altında olan kan damarları da dahil olmak üzere tüm kan damarlarınıza zarar verebilir. Bu hasar cildinizde, özellikle alt bacaklarınızda, parlak veya kırmızımsı kahverengi lekelere neden olabilir. Bu lekeler, genellikle kaşıntılıdır ve acı verebilirler. Ayrıca cildinizin kıvrımlarında, özellikle koltuk altı, kasık veya boyun bölgesinde koyu, kadifemsi lekeleri fark edebilirsiniz. Aşırı kan şekeri, cilt lekelerimizin normalden daha hızlı çoğalmasına neden olabilir. Lekeler genellikle zarar vermez, ancak kaşıntı yapabilir veya kötü kokabilirler. Bunun gibi lekeleri fark ettiğiniz zaman doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.

BULANIK GÖRME PROBLEMİNİZİN NEDENİ ŞEKER OLABİLİR

Makula; gözünüzün merkezinde, keskin santral görüşten sorumlu küçük bir objektiftir. Ancak glikoz seviyesi çok yüksek olduğunda, sıvı objektife sızabilir ve şişirebilir. Bu şişme, lensin şeklini değiştirebilir ve kişi düzgün şekilde odaklanamaz. Böyle olduğunda, gözlük veya lenslerinizi her zamanki gibi taksanız bile, görüşünüz bulanık ve belirsiz hale gelebilir. Gözünüzün numarasının büyüdüğünü düşünebilirsiniz ama bu bir yüksek şeker habercisi olabilir. Bu ve bunun gibi durumlarda doktorunuza danışın.

 

Şekerin sebep olduğu problemlerden bahsettik. Bu problemleri aşabilmek için önerilerde bulunduğumuz bu yazıyı da okumanızda fayda var.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar