Connect with us

Gazete Yazıları

Gece Terlemek Normal mi?

Tarih:

on

gece terlemek

Uyku sırasında terlemenin en belirgin sebebi menopoz olsa da, başka bazı hastalıklar da neden olabilir. Pijamanız ıslanıyorsa doktora başvurmalısınız

Sabahları sırılsıklam terlemiş halde uyanıyor ve bu durumun nedenlerini merak mı ediyorsunuz? O halde bu haftaki köşe yazım tam da bu sorunu yaşayanlara göre…
Hemen herkes gündüz ya da gece uykusu sırasında terleyebilir. Gece terlemek çok sık karşılaşılan bir şikayettir. Aslında terleme vücudumuzun doğal bir fonksiyonu olduğundan bu durum anormal değildir. Ancak ‘gece terlemesi’nin hastalık olarak nitelendirilmesi için terlemenin pijamayı ıslatacak veya kişiyi uykusundan uyandıracak boyutlarda olması gerekir. Gece kıyafetlerinizi ve yatak takımlarınızı ıslatan aşırı veya şiddetli terleme ‘gece terlemesi’ olarak bilinir. Bu anormal terleme sinir bozucu olsa da, zararlı değildir. Bununla birlikte, gece terlemesi altta yatan tıbbi bir durumun işareti olabilir. Gece terlemesine neden olan pek çok hastalık vardır. Akla gelen ilk hastalıklar ise; menopoz veya perimenopoz ve hormonal değişikliklerdir.
İnsan Biyolojisi Yıllıkları dergisinde yayınlanan bir çalışmada, menopoza giren kadınların yüzde 36’sında gece terlemesi yaşandığı görülmüştür. Alkol, gece terlemelerini daha da artırır. Dergide yer alan bir başka araştırma ise, alkol tüketen menopozlu kadınların, menopoza giren diğer kadınlara oranla gece terleme oranlarının daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Yani menopoz, gece terlemelerinizin suçlusudur diyebiliriz. Ancak kalıcı gece terlemelerinin tek nedeni bu değildir. İşte gece terlemelerinin size söylemeye çalıştığı diğer şeyler…

ORTA YAŞTAKİ KADINLAR DİKKAT!

Kalp hastalığı riskiniz olabilir: 2014 yılında Uluslararası Kadın Hastalıkları ve Doğum Dergisi’nde yayınlanan bir çalışmada; sıklıkla gece terlemesi yaşayan orta yaşlı kadınların, kardiyovasküler hastalık için daha fazla riskli olduğunu ortaya koydu. Çalışma yazarları, verilerini menopoz durumu, yaş ve yaşam tarzı faktörlerine göre ayırdı. Bu ayrım kardiyovasküler hastalık riskini ortaya çıkardı. Daha kilolu, yüksek tansiyonlu ve diyabetli kadınların diğer kadınlardan daha fazla gece terlemesi yaşadıkları görüldü. Çalışma yazarlarının belirttiği bu ilişki, kardiyovasküler hastalık riskinin yükselişini açıklayabilir.

Bir enfeksiyonla savaşıyor olabilirsiniz: Vücudunuz bir hastalık veya enfeksiyonla mücadele ediyorsa, bu durum gece terlemesine neden olabilir. Gece terlemesi diğer semptomların azalmasıyla birlikte günler, hatta haftalarca devam edebilir. Son zamanlarda ateşiniz varsa ya da başka bir hastalık yaşıyorsanız, bu sizin yatak odanızdaki terlemenizin sorumlusudur.

Genetik bir mutasyona sahip olabilirsiniz: Farklı bir menopoz araştırmasında uzmanlar, kadınlarda spesifik bir genetik varyasyonda ‘terapi artışı’ oranlarını gece terlemeleri oranlarının yanı sıra sıcak basmalarına bağladılar. Bu gen değişimi, bir kadının beyninin bir kısmıyla bağlantılı olan bazı hormonları kontrol altında tutuyor. Çalışmanın ilk yazarı ve UCLA’da bir tıp profesörü olan Carolyn Crandall’a göre infertiliteye bağlanabiliyor. Gen değişikliklerini belirli sağlık sorunları veya riskleriyle ilişkilendirmek için henüz erken olduğunu, ancak daha fazla araştırma gerektiğini söylemek mümkün.

KİLO KAYBINA DA YOL AÇABİLİR

Tiroidiniz fazla çalışıyor olabilir: Boyundaki tiroit bezinin fazla miktarda hormon üretmesi, yani hipertiroidi de gece terlemelerinin nedenlerindendir. Gece terlemesi, hipotiroidizm olarak da bilinen aşırı aktif bir tiroide sahip olanlar için ortak bir belirti olabilir. Adrenal yetmezlik de dahil olmak üzere hormona bağlı diğer rahatsızlıklar gece terlemelerinin en büyük tetikleyicisidir. Hastalarda ayrıca; çarpıntı, sinirlilik, kilo kaybı ve adet düzensizlikleri de olabilir. Kanda tiroit hormon düzeylerine bakılarak hastalığa tanı koymak mümkün.

İlaçların yan etkisi olabilir: Gece terlemesi, birçok ilacın ortak yan etkisidir. Bazı hormontedavileri, özellikle de kanser tedavileri ile ilgili olan ilaçlar gece terlemelerine neden olabilir. Antidepresanları ise gece terleme yapan ilaçlar listesinin başına koyabiliriz. Ayrıca ateş düşürücü ve ağrı kesiciler, bazı yüksek tansiyon, depresyon ilaçları da gece terlemeleri problemini doğurur.

ÇÖLYAKTAN ŞÜPHELENEBİLİRSİNİZ

Bağışıklık sistemi rahatsızlıkları tetikliyor olabilir: Otoimmün rahatsızlıklar, bağışıklık sisteminizin yanlışlıkla normal veya iyi huylu bir şeyi sizin sağlığınız için bir tehlike olarak tanımladığı koşullardır. Bu koşullar gece terlemesine neden olabilir. Romatoid artrit ve Çölyak hastalığı bu duruma örnektir.

Kanserle ilgili endişeleriniz olabilir: Birkaç kanser türü gece terlemesine neden olabilir. Lenfoma konusunda endişeleriniz varsa, gece terlemesi dikkat etmeniz gereken bir durumdur. Gece terlemeniz sırasında kilo kaybı, yorgunluk ve genişlemiş lenf bezleri gibi belirtiler yaşıyorsanız, doktorunuza mutlaka danışmalısınız.

GECE TERLEMESİNE İYİ GELEN BİTKİLER

1. ADAÇAYI
Almanya’da yapılan bir araştırma; adaçayının menopozal sıcak basmalarını ve gece terlemelerini azaltmaya yardımcı olduğunu göstermiştir. Bir çay kaşığı adaçayı yaprağının üzerine bir su bardağı kaynar su dökün. 10 dakika bekleyip için. Yalnız gebelik sırasındabitki çaylarının tüketimini mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

2. KETEN TOHUMU
Gece terlemelerini azaltmaya yardımcı olan keten tohumu, yüksek miktarda fito östrojenleri içerir. Yapılan araştırmalar, altı hafta boyunca keten tohumu tüketen kişilerin gece ter atımı sorununun yarı yarıya azaldığını gösteriyor. Mayo Clinic’te yapılan bir başkaaraştırmaya göre, rahatsız edici sıcak basması yaşayan 29 kadın altı hafta süreyle günde 1.5 kase ezilmiş keten tohumu yediğinde ortalama sıcak basması sayısının yarıya ve şiddetinin yüzde 57 düştüğü görülmüştür. Ayrıca araştırmaya katılan kadınların, ruh hallerinin daha iyi olduğunu ve daha az kas ağrısı, daha az titreme ve daha az terleme yaşadığını söylemişlerdir.

3. SOYA ÜRÜNLERİ
Soya ürünleri hormon düzeylerini korumada çok etkilidir. Ayrıca östrojenik bir etkisi vardır. Bu nedenle gece terlemelerini ve kızarıklıkları başarıyla tedavi edebilir.

4. ELMA SİRKESİ
Elma sirkesinin kullanımı gece terlemelerini ve sıcak basmalarını etkili bir şekilde tedavi eder.

KALIN PİJAMAYLA YATMAYIN

  • Uyurken giydiğiniz kıyafetlerin (pijama/ gecelik) kalın olmadığından emin olun. Doğal kumaştan pamuklu ve rahat giysiler seçin.
  • Yatak odanızın iyi havalanmış olmasına özen gösterin.
  • Stresten mümkün olduğunca uzak durun.
  • Dengeli beslenin, düzenli egzersiz yapın.
  • Gün içinde bol su için. Her gün en az 8-10 bardak su tüketmeye özen gösterin.
  • Alkol ve fazla baharatlı besinler tüketmeyin.
  • Sigara ve benzeri nikotin içeren ürünlerin kullanılması da aşırı terleme ve gece terlemelerine neden olabilir. Sigarayı hayatınızdan çıkarın.
  • Kafein gece terlemesini tetikleyen etkenlerden bir tanesidir. Günlük içilen kahve sayısını mümkün oldukça az tutmaya özen gösterin. Bu tavsiyelerin hepsini yaptınız, yine de gece terlemeleriniz son bulmadıysa doğal tedavi yöntemlerini deneyebilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Covid-19

Ateşsiz Covid-19 Geçirmek Mümkün

Tarih:

on

Yüksek ateş gibi bazı Covid-19 belirtileri diğerlerinden daha yaygın görünür. Bu günlerde kendinizi hasta hissediyorsanız doktora gidip test yaptırmak için en ayırt edici belirti ateş. Peki ya ateşiniz yoksa?

Çok değil, bundan bir yıl önce öksürük, vücut ağrıları ve halsizlik yaşamak gribin olağan belirtileriydi. Ancak coronavirüs hayatımıza girdi ve her kış en az bir kez yaşadığımız bu belirtiler değim yerindeyse kâbusumuz oldu.

Genel olarak solunum yolu hastalıkları hakkında bildiklerimiz yeni coronavirüs Sars-CoV-2 ile birlikte oldukça gelişti. Virüs dünyanın üzerine kara bir bulut gibi çökerken sağlık otoriteleri 3 belirtiye özellikle dikkat çekti; ateş, kuru öksürük ve nefes darlığı.

Covid-19 belirtilerini içeren listeye her geçen gün yeni bir bulgu eklendi. Şuan Amerikan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin yayımladığı listede 11 resmi Covid-19 semptomu bulunuyor ve bunlar hala olası her belirtiyi kapsamıyor.

Diğer belirtilerle birlikte ateş görülmeyebiliyor

Yüksek ateş gibi bazı Covid-19 belirtileri diğerlerinden daha yaygın görünür. Ancak bazı belirtiler de neredeyse kişiye özel ortaya çıkıyor. Bu günlerde kendinizi hasta hissediyorsanız doktora gidip test yaptırmak için en ayırt edici belirti ateş. Peki ya ateşiniz yoksa?

Ateşinizin olması vücut ısınızın normalden yüksek olduğu anlamına gelir. 38 dereceden yüksek vücut ısısı, vücudunuzda bir terslik olduğunu doğrular. Ateş, vücudun Covid-19 da dâhil olmak üzere bir enfeksiyona verdiği doğal tepkidir. Bağışıklık sistemi istenmeyen bir patojeni, genellikle bir virüsü veya bakteriyi öldürmeye çalıştığı için vücut ısısı aniden yükselir. Normal vücut sıcaklığında, bu hastalığa neden olan istilacılar kolayca çoğalabilir, ancak ortam ısındığında hayatta kalmaları zorlaşır.

Coronavirüs vücuda girdiğinde de bağışıklık sisteminin tepki göstermesi ve vücut ısısının yükselmesi beklenir. Bu virüs hakkında öğrendiğimiz son gelişmeye göre ise Covid-19 ateşsiz de görülebiliyor.

Asemptomatik kişilerde genel olarak ateş dâhil hiçbir belirti görülmediğini biliyoruz. Uzmanlara göre Covid-19 geçiren birçok insanda diğer belirtiler görülürken ateş görülmüyor. Öte yandan enfekte bir kişi teknik olarak ateşi yükseldiğinde ya da düştüğünde bunu fark etmeyebilir.

Ateşiniz olmasa da kendinizi izole edin

Ateş veya titreme, öksürük, nefes darlığı veya nefes almada güçlük, yorgunluk, kas veya vücut ağrıları, baş ağrısı, tat veya koku kaybı, boğaz ağrısı, burun tıkanıklığı veya akıntısı, mide bulantısı ya da kusma ve ishal gibi belirtilerle birlikte deri döküntüleri ve göz kızarıklığı gibi daha nadir semptomlar da Covid-19 ile ilişkilendiriliyor.

Bu belirtilerden bazılarının bir arada görülmesi ilk olarak yüksek ateşi sorgulamayı akıllara getirebilir. Ancak ateş Covid-19 varlığının göstergesi olarak değerlendirilmemeli.

Olağandışı belirtiler yaşıyorsanız ancak ateşiniz yoksa yine de kendinizi izole edin. Bir sağlık kurulusu ile iletişime geçerek, testler, izolasyon yönergeleri ve tedavi seçenekleri hakkında bilgi alın. Yaşadığınız soğuk algınlığı veya grip de olabilir. Ancak vaka artışlarını göz önünde bulundurun, sağlık durumunuz hakkında daha fazla bilgi alana kadar güvende olmak ve çevrenizdekileri güvende tutmak için izole olmaya devam edin.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Covid-19

Neden Çin Aşısı?

Tarih:

on

Çin aşısı ile Çin’de yüz binlerce kişi aşılandı. Sağlık çalışanları, pandemi önleme personeli ve sınır denetim personeli gibi belirli gruplar aşılanarak bir bakıma bağışıklık bariyeri oluşturuldu. 

Bir önceki yazımda Çin’de yapılan aşı çalışmalarının anlatmaya çalıştım. Bu yazımda ise bu çalışmaların sonuçlarının değerlendireceğim.

Daha önce bahsettiğim gibi; Çin aşı çalışmalarını bir adım önde götürüyor. Henüz virüs ortaya çıkalı bir yıl bile olmamışken, Çinli aşı üreticileri aşı adaylarını piyasaya sürmeye başladı.

Çinli üreticiler aşı dağıtımına başladı

Sinovac, 46 milyon doz Covid-19 aşısını Brezilya’ya ve 50 milyon doz Türkiye’ye sağlamak için anlaşma imzaladı. Ayrıca 40 milyon dozluk aşı konsantresi Endonezya’ya yerel olarak tedarik edilecek ve son ürün orada üretilecek.

CanSino, aşısının 35 milyon dozunu Meksika’ya teslim edecek, CNBG ise Orta Doğu ve Güney Amerika pazarlarına bakıyor. BAE, 2021’de CNBG ile ortaklaşa yaklaşık 100 milyon doz üretecek, diğer ülkelerle görüşmeler devam ediyor. CNBG, 2021’de bir milyardan fazla doz üretebileceğini açıkladı. Çin ayrıca, herhangi bir ürünün güvenli olduğunun kanıtlandığından emin olmak için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve küresel Salgın Hazırlık Yenilikleri Koalisyonu (CEPI) liderliğindeki Covid-19 Aşı Küresel Erişim (COVAX) grubuna de katıldı.

Çin, ulusal aşılama programıyla ilgili olarak bu üç şirketin her birinde yapılan araştırmalardan memnun görünüyor. Haziran ayında CanSino, orduyu aşılama yetkisini aldı ve o zamandan beri hem Sinovac hem de CNBG, devam eden klinik denemelerin dışında Çin’deki büyük nüfusu aşılamak için onay aldı.

Sonuç olarak Çin’de yüz binlerce kişi aşılandı. Sağlık çalışanları, pandemi önleme personeli ve sınır denetim personeli gibi belirli gruplar aşılanarak bir bakıma bağışıklık bariyeri oluşturuldu. CNBG’nin aşı çalışmaları sonucu ciddi bir istenmeyen yan etki görülmedi. Sinovac’e göre ise şirket çalışanlarının yüzde 90’ından fazlası yüksek risk grubu olarak görüldükleri için aşı olmayı kabul ediyor. Şirket Ekim ayında, Zhejiang eyaletinde Şangay yakınlarındaki Yiwu’da iki dozluk aşısını satmaya başlamıştı.

Sinovac aşısının başarı oranı yüksek

Devlete ait aşı üreticisi ve Sinovac’ın Endonezya’daki ortağı Bio Farma, Sinovac’ın COVID-19 adayının 3. aşama klinik deneylerinde yüzde 97’ye kadar etkili olduğunu açıkladı. Ancak Sinovac, Bloomberg’e yüzde 97’lik rakamın aşının etkinliğine atıfta bulunmadığını açıkladı ve bunun yerine aşının serokonversiyon oranını temsil ettiğini söyledi. Serokonversiyon oranı, aşının COVID-19 antikorları üretip üretmediğini saptar, yani aşının, onu alan gönüllülerinin yüzde 97’sinde antikorları tetiklediği anlamına gelir. Ancak aşının COVID-19’a karşı koruma sağladığını kanıtlamaz.

Yüzde 97 etkinlik, şu ana kadar bildirilen en iyi klinik araştırma verisi. ABD merkezli Pfizer ve Moderna, ABD’deki Faz 3 denemelerinde sırasıyla yüzde 94 ve yüzde 95 etkinlik oranları bildirdi. Ancak Bio Farma, Sinovac’ın etkinliği hakkındaki sonucunu daha küçük bir katılımcı havuzundan (yaklaşık 1.600 kişi) ve daha kısa bir zaman çerçevesinde aldı.

Adayını Almanya’nın BioNTech’iyle birlikte geliştiren Pfizer, Kasım ayında açıkladığı yüzde 94 etkinlik rakamını, Temmuz ayında başlayan 43.000 katılımcılı Faz 3 denemesinden elde etti. Moderna’nın Faz 3 denemesi de o ay başladı ve aşı 30.000 gönüllü üzerinde denendi.

Sinovac’ın 3. aşama denemesinin tüm sonuçlarının Ocak 2021’de gelmesi bekleniyor. 16 Nisan – 25 Nisan 2020 tarihleri ​​arasında 144 katılımcı faz 1 denemesine ve 3 Mayıs – 5 Mayıs 2020 tarihleri ​​arasında 600 katılımcı faz 2 denemesine kaydoldu. 743 katılımcıya en az bir doz aşı yapıldı.

Faz 1 denemesinde, aşı olan gönüllülerin ortalama yüzde 33’ünde ilk iki hafta içinde istenmeyen yan etkiler görüldü. İlk 4 hafta içinde gönüllerde görülen yan etki oranı ise ortalama yüzde 14 oldu. Aşılamadan sonraki 14. günde gönüllülerin ortalama yüzde 48’inde antikor oluşumu belirlendi. 28. günde ise katılımcıların ortalama yüzde 81’inde antikorlara rastlandı.

Faz 2 denemesinde, 14. güne kadar katılımcıların ortalama yüzde 30’unda yan etki görüldü. 28. güne kadar yan etki geliştiren katılımcı oranı ise ortalama yüzde 19. 14. günde gönüllülerin ortalama yüzde 95’inde, 28. günde ise yüzde 99’unda antikor oluştuğu görüldü.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Covid-19

Aşı Yarışında Çin Bir Adım Önde

Tarih:

on

Çin’de Covid-19 aşısı geliştirme ve uygulama ihtiyacı, virüsün yayılmasını etkili bir şekilde durdurduğu için diğer ülkelerden farklı. Çin hükümeti pandemiyle erken başa çıkabildi ve sonuç olarak aşı geliştirmeye zaman ayırabildi.

Şiddetli akut solunum sendromu, yani SARS hastalığına sebep olan yeni tip coronavirüsün neden olduğu ve devam eden Covid-19 pandemisi, dünya çapında yüksek morbidite ve mortaliteye yol açtı.

Salgın başladığından beri, dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar, şu anda klinik öncesi veya klinik geliştirme aşamasında olan 200’den fazla çalışma ile Covid-19 için aşılar geliştirmeye çalışıyor. Öte yandan salgının başladığı yerde, aşı çalışmaları da bir adım önde gidiyor. Peki, Çin aşıları ne kadar güvenli ve bu aşılar hakkında ne biliyoruz?

Çin aşıları 16 ülkede deneniyor

Çin’de Covid-19 aşısı geliştirme ve uygulama ihtiyacı, virüsün yayılmasını etkili bir şekilde durdurduğu için diğer ülkelerden farklı. Sınırların kısmen açık olmasına ve uluslararası seyahatin ciddi şekilde kısıtlanmasına rağmen, Çin hükümeti pandemiyle erken başa çıkabildi ve sonuç olarak aşı geliştirmeye zaman ayırabildi.

Çin’deki aşı yarışında dört ana üretici var; Tianjin merkezli CanSino, Wuhan’dan CNBG, Pekin’deki Sinovac ve Anhui merkezli ZFLongkema. Ülkede çok az COVID-19 vakası varken, Çinli aşı üreticileri ürünlerinin etkinliğini denizaşırı ülkelerde test etmek zorunda kaldı; beş aday en az 16 ülkede etkinlik (aşama 3) denemelerinde bulunuyor.

Covid-19 için ilk aşı denemesi Çin’de başladı

Uygulanabilir bir aşı elde etmek için farklı yaklaşımlar ortaya çıktı. CanSino, aşı adayını, Covid-19’un yüzey proteini için bir gen parçasını ekledikleri adenovirüs 5 (Ad5) olarak bilinen yaygın ve büyük ölçüde zararsız bir virüs kullanarak geliştirdi. Mart ayında şirket, güvenliğini ve bağışıklık tepkilerini tetikleme yeteneğini test etmek için dünyanın ilk Covid-19 aşı denemesini Wuhan’da başlattı ve dünyada Covid-19 aşısını deneyen ilk şirket oldu.

Sinovac Biotech ve CNBG ise Sars-CoV-2’nin öldürülmüş hali ile insanları aşılamak üzerine yoğunlaştı. Bu, karmaşık bir protein veya RNA tasarımı veya genetik mühendisliği gerektirmez. Bilim adamları, virüsü basitçe bir kimyasal (beta propiolakton) ile etkisiz hale getirir ve onu tahriş ederek bağışıklık sistemini etkili bir şekilde tam alarm durumuna geçiren bir yardımcı madde ile karıştırır. Teorik olarak, bu tür aşılar, başak gibi tek bir viral protein setinden ziyade tüm viral protein setini içerdikleri için daha geniş antikor ve T hücresi tepkileri üretebilir. Ve sıfırın altındaki sıcaklıklarda saklanması gereken mRNA aşılarının aksine, inaktive edilmiş virüsler, sıradan soğutmadan fazlasını gerektirmez. Bu, Rus Sputnik V aşısına benzer bir aşı.

Sıfırın altındaki soğutma ve depolamanın birçok tropikal ve subtropikal ülkede sorunlu olabileceğinden inaktive aşıların lojistik avantajları var. Ancak dezavantajları da olabilir; Bu aşılar iki dozun uygulanmasını gerektiriyor, ancak küçük bir ihtimal de olsa hastalar bu tür aşılara karşı kronik reaksiyonlardan mustarip olabilir ve hatta hastalığı geliştirebilir.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar