Bizimle iletişime geçin

Beslenme

Düz Bir Karın için Türk Kahvesi!

Halit Yerebakan

Düzenleyen

on

düz bir karın için

Yapılan araştırmalar, Türk kahvesinin iştahı kestiğini gösterdi. Günde bir fincan Türk kahvesini yanında bol su ile içerseniz, kahvenin idrar söktürücü etkisini de tetiklemiş olursunuz

Dümdüz bir karın, sayısız kadının hayalidir. Bu istek genelde yazın habercisi olan bahar aylarında gelir ve karnınızı düzleştirmek için artık çok az zamanınız vardır. Oysa sağlıklı bir beden ve fit bir görünüm istiyorsanız, mevsimin önemi yoktur. Düz bir karın için şimdi listeleyeceğim besinler belki de mutfağınızda daima bulunan şeylerdir ve siz nasıl tüketmeniz gerektiğini bilmiyorsunuzdur…

Yumurta

Sadece bir adet yumurtada 6 gr protein (sizi uzun süre tok tutmaya, böylece abur cuburdan uzak kalmanıza yardımcı olur) ve günlük ihtiyacınızın yüzde 7’sini karşılamaya yetecek kadar D vitamini ihtiva eder. Ayrıca sadece 70 kaloridir. Zayıflamak istiyorsanız, her gün bir yumurta tüketmeye özen göstermelisiniz.

Lahana Turşusu

Kültürümüzde, kış aylarının vazgeçilmez yiyeceklerinden biri de lahana turşusudur. Elbette tuz oranı doğru ayarlanmalı ve mümkünse sizin tarafınızdan yapılmış olmalıdır. Yapılan araştırmalar lahana turşusunun, kilo verme ve sağlıklı bir metabolizma için gereken probiyotiklerle dolu olduğunu gösterdi.

Zeytin

Zayıflama ve sağlıklı yaşam söz konusu olduğunda bunca övülen zeytinyağının kaynağı olan zeytini es geçmemek gerekir. Sağlıklı yağlar açısından oldukça zengin olan zeytin, kalori söz konusu olduğunda gayet fakirdir. Beş adet zeytin sadece 20 kalori içerir!

Yoğurt

Düşük kalorili olması sebebiyle diyet listelerinin vazgeçilmezidir. Yüksek miktarda protein ve probiyotik içerir. Zayıflamak için yoğurt yemeyi tercih edecekseniz, mutlaka sade ve az yağlı olanı seçin. Tamamen yağsız light yoğurtlar zayıflamak için uygun değildir.

Donmuş muz

Evet, yanlış okumadınız; zayıflamak istiyorsanız, muzu dondurarak tüketin! Muz potasyum yününden son derece zengin bir meyvedir ve dondurulduğunda, ev yapımı dondurmalar için harika bir temel oluşturur! Dondurulmuş muz ile yapılan tatlı ve ev yapımı dondurmalara şeker ilave etmenize gerek kalmayacağından oldukça iyi bir alternatiftir.

Bal Kabağı

Bal kabağı son derece zengin bir A vitamini kaynağıdır. Maalesef ülkemizde şekere adeta bulanarak neredeyse sağlıksız hale getiriliyor. Şekersiz de oldukça lezzetli olan bu sebze, düşük kalorilidir ve uzun süre tok tutar.

Badem unu

Zincir marketlerde bulabileceğiniz badem ununu, kendiniz evde de yapabilirsiniz. Bademi öğüterek elde edeceğiniz bu sağlıklı un alternatifini krep ve benzer tariflerde un yerine kullanabilirsiniz. Badem unu, normal una göre dört kat fazla lif ve iki kat fazla doyurucu protein içerir.

Kakao

Piyasada satılan pek çok lezzetli şeyde olduğu gibi kakaoda da şeker ilavesine rastlamak mümkün. Bu sebeple alışveriş yaparken şeker ilavesiz kakao aldığınızdan emin olmanız gerekir. Bu şartlardaki kakaoyu, yemekten zevk almadığınız, hatta tatsız bulduğunuz diyet atıştırmalıklarınızı tatlandırmak için kullanabilirsiniz. Yoğurt ve benzer diyet yemeklerinize kakao serpmeniz sadece 12 ekstra kalori almanıza sebep olur.

Türk Kahvesi

Yapılan araştırmalar, Türk kahvesinin iştahı kestiğini gösterdi! Günde bir fincan Türk kahvesini yanında bol su ile içerseniz, kahvenin idrar söktürücü etkisini de tetiklemiş olursunuz. Böylece vücudunuzdan zararlı toksinlerin atılması da kolaylaşır. Türk kahvesi hakkında yapılan araştırmalar, metabolizmayı hızlandırmanın yanında selülitler üzerinde de etkili olduğunu gösterdi. Türk kahvesinden faydalanmak istiyorsanız, kahvenizi mutlaka şekersiz içmelisiniz.

Domates

Domateste bol miktarda likopen bulunur.Meyveler kırmızı rengi, insan sağlığına ciddi faydalar sağlayan bu maddelerden alırlar. Likopenin sayısız faydası olmasına rağmen, en önemlilerinden detaylarıyla bahsetmek istiyorum. Dünyanın her yerinde, salata ve yemeklerin ana malzemesi olan domatesin faydaları saymakla bitmez.Yapılan araştırmalara göre, yaklaşık 120 gr ağırlığında yani orta boy bir domates, sadece 22 kaloridir ve 5 gr karbonhidrat barındırırken hiç yağ içermez! Domates aynı zamanda, A ve C vitamini, alfa-lipoik asit, likopen ve insan sağlığına son derece yararlı anti-oksidan dizileri içerir.

KAPSAİSİNDEN ZENGİN BESLENİN

Kapsaisin, içerisinde yer aldığı gıdalara acı tadı veren maddedir. Yapılan araştırmalar bu maddenin, metabolizmayı adeta ateşlediğini gösterdi. En zengin kapsaisin içeriği tahmin edebileceğiniz gibi acı biberde bulunur. Yediğiniz biber ne kadar acı ise kapsaisin oranı o kadar yüksektir

LOKMANIZI GERÇEKTEN ÇİĞNEYİN

Sindirim sistemi, kilo vermede olduğu kadar sağlıklı kalmada da son derece kritik öneme sahiptir. Sindirim sistemi denince akla ilk bağırsaklar gelir ancak sindirim sisteminin ilk basamağı, ağızdır. Yediğiniz gıdalar henüz yutmadan sindirilmeye başlar. Lokmanızı uzun süre çiğnemek, hem sistemin geri kalanının işini hızlandırır, hem sinyal iletimine fırsat verir. Ağzınızdaki lokmayı en az 20 kez çiğnemeden yutmayın!
Yapılan araştırmalar, yavaş ve çok çiğneyerek yemek yendiğinde yılda yaklaşık 10 kilo zayıflanabileceğini gösterdi. Ayrıca çiğneme hareketi de kalori yakmanıza yardımcı olarak ikinci bir fayda da sağlar.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et
Yorum bırakmak için tıklayın

Yanıt bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Avatar

Düzenleyen

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Avatar

Düzenleyen

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Ağustos Ayı Sebze-Meyveleri

Avatar

Düzenleyen

on

Ağustos ayında yenmesi gereken sebze ve meyveleri mutfağınızdan eksik etmeyin…

Yediğimiz sebze ve meyvelerin hormonlu olmasından, pek çok ilaca maruz kalmasından, görünüş ve renklerinden ve tadından memnun olmadığımız dönemler oluyor…

Hatta fiyatların aşırı pahalanması da şikayetler arasında. Bunun sebebi pek çok sebzeyi mevsimi dışında da tüketiyor olmak!

Tüm bu olumsuz durumlardan kaçınma mümkün; Meyve, sebze ve hatta balıkları doğru zamanda tüketerek hem sağlığımız hem de damak tadımız için büyük bir iyilik yapabiliriz.

Doğal şartlarda yetişen tüm meyve ve sebzeler besin değeri açısından zengin olurlar.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar

web site tasarımı halı yıkama sineklik