Connect with us

Aile Sağlığı

Domuz Gribinden Korunma

Tarih:

on

Domuz Gribinden Korunma

Halk arasında domuz gribi adı verilen A(H1N1) virüsünün neden olduğu solum yolu hastalığı  vakaları, kış aylarının gelmesiyle yine artış göstermeye başladı.  Yeditepe Üniversitesi Hastanesi uzmanlarından Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, domuz gribi hakkında bilgi vererek kişisel olarak alabileceğimiz önlemleri ve domuz gribinden korunma  hakkında tüyolar verdi.

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi uzmanlarından Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, Amerikan Hastalık Koruma Merkezi’nin (CDC) domuz gribi olarak bilinen A(H1N1) virüsünü bulaşıcı ve insandan insana yayılan virüs olarak belirlediğine dikkat çekti. Kişisel olarak alabileceğimiz önlemler ve toplum olarak oluşturacağımız farkındalık ile bu sorunu aşabileceğimizi belirten Sönmezoğlu, Sağlık Bakanlığı tarafından Ocak başında yapılmış bir araştırmadan bahsetti. Sönmezoğlu,  “Ülkemizin farklı bölgelerinden nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu seçilmiş 17 ilinde çalışan toplam 180 aile hekiminin yaptığı çalışma ile başvuran solunum yolu enfeksiyonu geçiren kişiler içerisinde “Grip Benzeri Hastalık” geçiren hasta sayıları ve alınan numuneler Halk Sağlığı Müdürlükleri ile laboratuvarlarda inceleniyor.  28 Aralık 2015-03.01.2016 arasında 1072 numune çalışılmış.  Yüzde 11 viral etken bulunmuş. 73 olgu H1N1, 39 u İnfluenza A/H3, 5 i İnfluenza B bulunmuştur. Bu sonuçlar halen yayılmakta olan grip türlerinin yüzde 62,4’ünün H1N1 virüsü olduğunu göstermektedir” şeklinde konuştu.

H1N1 gribinin belirti ve bulguları nelerdir?

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi uzmanlarından Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, insanlarda görülen domuz gribi belirtileri insan gribi belirtilerinin benzediğine dikkat çekti ve şu bilgileri verdi: “Titreme, ateş, boğaz ağrısı, kas ağrıları, şiddetli baş ağrısı, kuru öksürük, halsizlik, genel rahatsızlık, bulantı, kusma, diyare (çocuklarda). ”

H1N1 gribi nasıl yayılır?

Geçmişte, H1N1 gribi ile birlikte ciddi hastalıklar (pnömoni ve solunum yetmezliği) ve ölümler bildirildiğini söyleyen Sönmezoğlu, “Mevsimsel grip gibi, H1N1 gribi, kronik sağlık koşullarının kötüleşmesine neden olabilir. H1N1 gribi mevsimsel gribe benzer yollarla, genellikle kişiden kişiye öksürük veya aksırık yoluyla bulaşır. Grip virüsü 2 saat canlı kalabildiği için ağız veya buruna dokunduktan sonra temas edilen yüzeylerde yayılmaya devam eder. Semptomlar görülmeden 1 gün önce ve hastalık görüldükten sonraki 7 gün ve daha sonraki günler bulaşabilir” şeklinde konuştu.

Gripten korunmak için ne yapmalıyım?

Sönmezoğlu gripten korunmak için yapmamız gerekenleri şöyle anlattı: “En önemlisi ve ilk yapmamız gereken elleri yıkamak ve genel sağlığı korumaktır. Yeterli uykunun alınması gerekir. Fiziksel olarak aktif olun, stresinizi yönetin, bol sıvı alın, besleyici gıdalar tüketin. Ayrıca; Grip virüsü ile kontamine olmuş yüzeylere dokunmayın, hasta olan bireylerle temastan kaçının. H1N1 gribine karşı korunmada aşı etkilidir. Mevsimsel yapılan grip aşısının domuz gribi virüsü (H1N1) içeriği vardır. 2015 den beri dörtlü grip aşısı (2 influenza A iki influenza B) yapılmaktadır.”

Aşı olması gereken risk grupları:

Sönmezoğlu aşı olması gerekli risk gruplarını “1-65 yaş ve üzeri kişiler ve yaşlı bakımevinde kalanlar. Kronik kalp damar hastalığı, böbrek, akciğer hastalığı veya bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler. 3-6 ay-2 yaş arası çocuklar. Sağlık çalışanları” olarak saydı. Sönmezoğlu şöyle devam etti: “Aşı yapılamaması gerekenler yumurta allerjisi olanlardır. Gebeler ve anne sütü verenlere aşı yapılabilir.”

Aksırıktan korunmak için ne yapmalı?

Sönmezoğlu,  “Sağlığınızı korumak için; Öksürürken ağız ve burun kapatılır (mendille), eller su ve sabunla yıkanır, alkol içerikli el dezenfantanları etkilidir. Özellikle öksürdükten veya aksırdıktan sonra, yüzeyler sık sık temizlenir. Gözlere, buruna ve ağıza dokunmamak gerekir çünkü virüs bu yolla yayılır. Hasta kişilerle temas etmekten kaçınılır, grip olanın okul ya da işe gitmeyip, istirahat etmesi gerekir. Eğer hastalandıysanız, diğer insanlarla mümkün olduğu kadar temasınızı sınırlayınız. İşinize veya okula gitmeyiniz. Öksürürken veya aksırırken ağzınızı ve burnunuzu kapatınız. Kullanılan mendili atık kutusuna atınız. Öksürürken veya aksırırken yanınızda mendiliniz yoksa elinizle ağzınızı kapatınız ve elinizi yıkayınız. El hijyeninize her zaman dikkat ediniz. Bu önlemlere özen göstermeniz hastalığın yayılmasını engellemeye yardımcı olacaktır.”

H1N1 gribinin tedavisi var mıdır?

Sönmezoğlu, H1N1 gribinin tedavisiyle ilgili de şu bilgileri verdi: “Tedavide oseltamivir ve zanamivir etkilidir. Hastalarla ve olası olgularla temasdan kaçınmak gerekir. Yüzeylerde 2 saat canlı kalabilir. El yıkama önemlidir. Aşısı koruyucudur.”

Okumaya Devam Et
Yorum yapmak için tıklayın

CEVAP BIRAKIN

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Aile Sağlığı

Uykunuzu Düzenlemeye Yardımcı Olacak Öneriler

Tarih:

on

Pandemi sürecinde bozulan uyku düzeninizi düzeltmeniz için bu öneriler size yardımcı olabilir.

Birçok insan COVID-19 sürecinde günlük yaşamın bozulması, evden çalışmak, daha az doğal ışık almak, belirli bir programı takip etmemek ve stres gibi nedenlerden dolayı uyku sorunu yaşamaya başladı.

Bu oldukça yaygın bir sorun. Ancak uzmanların bu önerileri ile uyku sürecinizi düzenleyebilirsiniz.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Böbrek Taşını Önlemenin 7 Yolu

Tarih:

on

Böbrek taşı ağrısı çekmemeniz için bazı öneriler derledik.

Böbrek taşı oluşumundan ve tekrarlamasından korunmak mümkün.

Bu önerilerimizi mutlaka uygulayın.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Aile Sağlığı

Endişe Hakkında Bilinmesi Gereken 10 Gerçek

Tarih:

on

Öncesi1 of 12
Klavye ok tuşlarını kullanabilirsiniz. ( ← | → )

Hayatınızı endişeye teslim etmek ve sizi yönetmesine izin vermek zorunda değilsiniz. Endişe ve kaygı bozukluklarını ve bu durumun vücudunuzu ve hayatınızı nasıl etkilediğini ne kadar iyi anlarsanız, kontrolü ele almak için o kadar donanımlı olursunuz.

Anksiyete hayatın bir parçasıdır ve herkesin hayatında bazen kontrolü ele alabilir. Hatta bazıları tüm hayatlarını endişe içinde geçirebilir. Bazıları da özellikle yaşadığımız pandemi sürecinde ilk kez endişe ve kaygı içinde yaşamayı deneyimliyor olabilir.

Anksiyete kulağa her ne kadar ürkütücü gelse de sanıldığı kadar korkutucu değil. Hayatınızı endişeye teslim etmek ve sizi yönetmesine izin vermek zorunda değilsiniz. Endişe ve kaygı bozukluklarını ve bu durumun vücudunuzu ve hayatınızı nasıl etkilediğini ne kadar iyi anlarsanız, kontrolü ele almak için o kadar donanımlı olursunuz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar