Connect with us

Beslenme

Doğru Mutfak Düzeni Nasıl Olur?

Tarih:

on

Yiyeceklerin sağlıklı şekilde tüketilebilmesinin yolu, doğru mutfak düzeni oluşturmaktan geçer. Olumsuz durumlardan etkilenmemek için neyi, nereye koymamız gerektiğini iyi bilmemiz gerekiyor.

Televizyonda, gazetede ve yeni popüler olan Youtube camiasında benim de sık sık bilgi verdiğim bir konu olan sağlıklı yiyecekler. Sağlıklı yiyecekleri olmasa da konusunu yedik yuttuk artık. Peki ya manavdan alıp eve getirdiğiniz sağlıklı yiyeceklerin sağlıklı kalmaya devam etmeleri için neler yapılması gerektiğini biliyor musunuz?
Yiyeceklerin nerede saklandıkları çok önemlidir. Doğru ortamda konumlanmış bir zeytinyağı açıldıktan sonra bir yıla kadar taze ve antioksidan bakımından zengin kalırken, güneş gören bir yere koymanız durumunda durum tersine döner, yağınız bozulur ve sağlıklı etkisi yok olur. Bu gibi durumlardan etkilenmemek için neyi, nereye koymamız gerektiğini iyi bilmeliyiz. Bunun yanında sağlıklı meyveler lif ve kansere karşı savaşan antioksidanlarla dolu!
Ancak bir ısırık almadan önce üzerinde durmanız gereken bazı önemli noktalar var. Gıdaların birçoğu doğru yerde saklanması durumunda daha fazla sağlık faydası sağlar, daha taze kalır, daha iyi bir tat verir. Sağlıklı bir mutfak gezintisi için rehberiniz aşağıda yer alıyor. Evet, şimdi başlayalım…

FARKLI SAKLANMA ŞEKİLLERİ VAR

Şeftali, erik, armut, kavun, mango, muz ve domates, aldığınız manavda veya evde koyduğunuz meyve kasesinde olgunlaşmaya devam ediyor. Gerçek şu ki, market ya da manavlarda satılan ürünlerin çoğu, eve getirdiklerinde tamamen olgun değildir. Bu meyveleri daha hızlı olgunlaşmasına yardımcı olmak için, iki-beş gün boyunca tezgahınızda tutun. Yumuşamaya başladıklarında veya dilimlediğinizde onları buzdolabına yerleştirin, bu çürümelerini geciktirecektir.
Böylece soğuk muzunuzun kabuğu kahverengiye dönerken içi hâlâ taze olacak.

TURUNÇGİLLER HEMEN ÇÜRÜR

Turunçgiller, ananas, ahududu, çilek, üzüm, karpuz ve kiraz toplandıktan sonra olgunlaşmazlar; sadece çürürler.
Bozulmayı yavaşlatmak için derhal buzdolabına yerleştirin.
İster buğday, ister beyaz ya da başka tür bir ekmek tercih edin, orijinal ambalajında mühürlü ise, oda sıcaklığında (neme bağlı olarak) dört gün boyunca taze kalacaktır. Ekmek dondurucuda üç aya kadar tutulabilmesine rağmen, buzdolabında bu kadar ömrü yoktur. Buzdolabı ekmeği daha kuru hale getirir ve daha hızlı bayatlamasına neden olur.

KAHVE ATIŞTIRMALIK DOLABINA 

Kahvenizi buzdolabına veya dondurucuya koyduğunuzda, yoğun bir soğukla karşılaşacak, bu durum yoğunlaşmayla sonuçlanacak. Tıpkı suyun kahvenizi demlediği gibi kahvenizi demler ve lezzetini azaltır. Daha lezzetli bir kahve deneyimi için, kahvenizi bir dolabın içinde ve hava geçirmez bir kapta muhafaza edin.

SOĞAN, PATATESLE AYRI YERDE 

Bu sebzeler serin ve karanlık topraklardan koparıldıktan sonra, evinizde de benzer bir ortamda saklanmalıdır. Fakat en önemli olan nokta birlikte tutulmamaları gerektiğidir. Sarımsak, kokusu diğer yiyeceklere nüfuz etmeyecek şekilde tek başına saklanmalıdır. Patates, soğan iledepolanmamalıdır, zira patatesin nemi soğanları daha hızlı çürütür.

UNUNUZ BUZDOLABINDA DURSUN

Hava geçirmez bir kap alın ve ununuzu buzdolabına koyun. Serin bir dolap, beyaz unu iki yıl boyunca taze tutmaya yardımcı olur; kepekli unu ise bu şekilde yaklaşık altı ay taze saklayabilirsiniz. Bir paket beyaz unu bir yıldan daha kısa bir sürede tüketiyorsanız, hava geçirmez bir kavanoz veya kutu içinde tezgahın üzerinde güvenle saklayabilirsiniz. Ancakbuğday ununu ne kadar hızlı kullanırsanız kullanın buzdolabında saklayın. İçerdiği yağlar, bozulmaya karşı hassastırlar.

ÜSTÜNE YİYECEK KOYMAMALISINIZ

Sizlere önemli bir uyarımda şu olacak:
Buzdolabının üzerinde herhangi bir yiyecek saklamayın. Çünkü buzdolabının üst kısmı hemen hemen her yiyeceğe zarar verecek kadar sıcaktır.

MEYVE SUYU İÇMEK YERİNE MEYVE YEMEYİ TERCİH EDİN

Meyve suyu, ister şişeden ister şık bir meyve suyu standından olsun, meyvenin lifli kısımlarını içermez ve lif, kan dolaşımındaki glikoz salınmasını yavaşlatan şeydir. Bütün bir meyve blender’a girmeden bir parça meyveyi kurtarsan iyi edersin. Kurutulmuş meyvelere de dikkat edin. Meyve suyunda olduğu gibi aşırıya kaçmayın çünkü çoğunlukla koruyucu ve ilave şeker içerir.

AÇLIK SEVİYENİZE GÖRE MEYVE SEÇMELİSİNİZ

Karnınız konuşmaya başladı fakat akşam yemeğine hâlâ birkaç saat mi var? Veya sadece tatlı bir şeyler mi atıştırmak istiyorsunuz? Ne yiyeceğinize karar vermeden önce düşünün, mesela büyük bir elmanın 120 kalorisi varken küçük bir elma sadece 53 kaloridir. Bu arada, seçiminizi yaparken elma ve portakalları karşılaştırarak hata yapmayın. Büyük bir portakal ve küçük bir elma yaklaşık aynı kalori oranına sahiptir.

MEYVELERİN KABUKLARINI SOYMAYIN

Kabuklar; vitaminler ve antioksidanlar söz konusu olduğunda genellikle en iyi kısımdır. Örneğin, elma kabuğu lif, C vitamini ve A vitamini ile doludur. Araştırmalar, meyvelerin kabuklarını tüketmenin obezite ve kanser riskini azaltmanın anahtarı olabileceğini gösteriyor. Tabii yine en önemli ayrıntı; meyveleri bol suyla yıkamayı unutmayın.

ZEYTİNYAĞI BUZDOLABI YA DA DOLAPTA SAKLANABİLİR

Zeytinyağının ışıktan uzakta olması gerektiğini zaten biliyorsunuz, ancak buzdolabının zeytinyağı için uygun bir karanlık nokta olduğunu biliyor muydunuz? Yağı bozulmasını tetikleyen ısı ve oksijene karşı korur. Soğuk yağı katılaştırabilir, ancak kalitesini etkilemez. Dolaplarınız yeterince soğuksa, yağ burada da sağlıklı bir şekilde saklanabilir. Zeytinyağ açıldıktan sonra buzdolabında veya soğuk bir dolapta yaklaşık 1 yıl, kapalı bir şekilde de 2 yıl muhafaza edilebilir.

www.sabah.com.tr’de orjinalini bulabileceğiniz bu yazıya buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Beslenme

Hayatın Ritmi 88. Bölüm – Covid-19 Savunma Planı – Egzersiz Reçetesi – Kemik Erimesi

Tarih:

on

← ÖNCEKİ BÖLÜM                                                                       SONRAKİ BÖLÜM →

Covid-19 savunma planında bu bölümde sıra egzersiz reçetesinde. Bu egzersizleri evde kolaylıkla yapabilirsiniz. Ayrıca kemik erimesi hakkında merak ettiklerinizi de bu bölümde bulacaksınız.

Covid-19 savunma planının 3. günü…

Vücudumuzu koruyacak, evde yapabileceğimiz egzersizler neler? Hangi egzersiz akciğerlerimize faydalı? Dr. Halit Yerebakan Covid-19 savunma planına uygun basit ve sağlıklı hareketleri gösteriyor.  

Herkesi ilgilendiren teşhisi zor hastalık, kemik erimesi… İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Küçükardalı, kemik erimesinin neden olabileceği hastalıkları açıklıyor.

Menopoz ve kemik erimesi arasındaki bağlantı ne? İç Hastalıkları ve Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Aydın kemik erimesinin bilinmeyenlerini anlatıyor. 

Uzman Diyetisyen Yekbu Köseoğlu‘ndan K vitamini zengini vitaminler listesi… 

Fizyoterapi Uzmanı Canan Akar, kemik yoğunluğunu arttıran evde yapılabilecek basit egzersizleri gösteriyor.

Hepsi ve daha fazlası ‘Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi’nde…

Dr. Halit Yerebakan ile Hayatın Ritmi” programının tüm bölümleri ve diğer içerikleri için youtube sayfamızı da takip edebilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Bağışıklık

Bağışıklığı Korumak İçin Dengeli Beslenme Şart

Tarih:

on

Tüketilen  besinler bağışıklık sistemi üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemini güçlendirmesi olası değil.

İnsan vücudu her gün milyonlarca mikroorganizmaya maruz kalır. Bu mikroorganizmaların kötü etkilerinden bağışıklık sistemimiz sayesinde korunuruz. İşlevini iyi bir şekilde yerine getiren bağışıklık sistemi, sağlığımızı sürdürmemiz açısından oldukça önemli. Peki, bağışıklık sistemimizi nasıl daha güçlü kılabiliriz?

Tükettiğimiz besinler bağışıklık sistemimiz üzerinde büyük bir etkiye sahip. Tek bir besin grubunun bağışıklık sistemimizi güçlendirmesi olası değil. Diyet, temelde tüm besin gruplarından yeterli ve dengeli bir biçimde oluşmalı. Yeterli miktarda vitamin ve mineral tüketimi, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmenin kilit noktası dersek yanlış olmaz.

Vitaminler bağışıklığı destekliyor

Bağışıklık hücrelerinin büyümesi ve gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlayan vitamin ve minerallerin başında, C vitamini, A vitamini, D vitamini, E vitamini, bakır, çinko, selenyum, folik asit ve demir gelir. Ayrıca kaliteli protein (amino asit glutamin dahil) bağışıklık için oldukça önemli.

Bu besinler bağışıklık sistemine; antioksidan görevi yapıp sağlıklı hücreleri koruyarak, bağışıklık hücrelerinin büyümesini ve aktivitesini destekleyip antikor üreterek yardımcı olur.

Meyve, sebze, kepekli tahıllar, baklagiller ve liften zengin diyetlerin, faydalı mikropların büyümesini ve korunmasını desteklediği biliniyor. Protein vücudun bağışıklık sisteminde iyileşme ve yenilenme açısından önemli rol oynar. Biyolojik değeri yüksek proteine, özellikle, süt, süt ürünleri, yumurta, deniz ürünleri, yağsız et, kümes hayvanları, fasulye, bezelye, soya ürünleri, tuzsuz fındık ve yağlı tohumlar gibi çeşitli protein kaynaklarına diyetimizde yer vererek bağışıklık sistemimizi destekleyebiliriz.

A vitamini

Ağız, mide, bağırsak ve solunum sistemindeki deri ve dokuları sağlıklı tutarak bağışıklık sistemini düzenlemeye ve enfeksiyonlara karşı korumaya yardımcı olur. Bu vitamini tatlı patates, havuç, brokoli, ıspanak, kırmızı dolmalık biber, kayısı, yumurta gibi gıdalardan veya “A vitamini ile zenginleştirilmiş” etiketli bazı gıdalardan sağlayarak diyetimize ekleyebiliriz.

C vitamini

Antikor oluşumunu uyararak bağışıklık sistemini destekler. Portakal, greyfurt ve mandalina gibi turunçgiller veya kırmızı dolmalık biber, papaya, çilek, kivi, domates suyu gibi yiyecekleri seçerek bu sağlıklı vitamini sıklıkla tüketerek bağışıklık sistemimizi güçlendirebiliriz. Ayrıca, işlenmiş gıdaların ağırlıklı olduğu, besin çeşitliliği bakımından sınırlı, vitamin ve mineral bakımından fakir diyetler, sağlıklı bir bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler.

Bağırsak sağlığı ve bağışıklık birbiriyle derinlemesine bağlantılıdır. Fermente gıdalar ve probiyotikler, zararlı patojenlerin tanımlanmasına ve hedeflenmesine yardımcı olarak bağışıklık sistemimizi güçlendirir. Probiyotik gıdalar arasında; yoğurt, kefir, lahana turşusu, doğal olarak fermente edilmiş ürünler ve bazı peynir çeşitleri bulunur. Vücut direncini arttırmak adına diyette düzenli tüketilmeleri gerekir.

E vitamini

Antioksidan görevi yaparak bağışıklık fonksiyonunu destekler. Takviyeli tahıllar, ayçiçeği çekirdeği, badem, bitkisel yağlar (ayçiçeği veya aspir yağı gibi), fındık ve fıstık ezmesi ile diyetinize E vitamini ekleyebilirsiniz.

Çinko, bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasına ve yaraların iyileşmesine yardımcı olur. Çinko; yağsız et, kümes hayvanları, deniz ürünleri, süt, tam tahıllı ürünler, fasulye, tohumlar ve kuruyemişlerde bulunur.

Omega-3’ün anti-inflamatuar özelliklere sahip olduğu bir süredir bilinirken, yeni araştırmalar bağışıklık sistemi hücrelerinin işleyişini etkileyerek bağışıklık sistemini daha da desteklediğini gösteriyor. Haftada 2-3 gün balık tüketerek omega-3 ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz Ayrıca ceviz, chia tohumu, zeytinyağı, somon, keten tohumu, ve avokado gibi esansiyel yağ asitlerinden zengin sağlıklı yağlar, iltihabı azaltarak vücudunuzun patojenlere karşı bağışıklık tepkisini arttırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir.

Yakın dönemde yapılan araştırmalar, rafine şeker ve kırmızı et bakımından zengin diyetlerin, sağlıklı bağırsak mikroorganizmalarında rahatsızlıkları teşvik edebileceğini ve bunun sonucunda bağırsakta kronik iltihaplanmaya sebep olarak bağışıklık sistemini negatif yönde etkileyeceğini gösteriyor. Son olarak rafine ve ilave şeker kullanımı, obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığına önemli ölçüde katkıda bulunur. Bu kronik hastalıkların tümü bağışıklık sistemini baskılar. Şeker alımını düşürmek, iltihaplanmayı ve bu hastalıklara yakalanma riskini azaltır.

 

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Beslenme

Şok Diyetlerin Zararlarını Biliyor musunuz?

Tarih:

on

Şok diyetlerin vücudunuza verdiği zararları duyunca çok şaşıracaksınız…

Covid-19 pandemi sürecinde uzunca bir süre fiziksel aktiviteden uzak kaldık.

Günlük rutinler değişti. Stres nedeniyle düzensizleşen yeme içme alışkanlıkları da pek çok kişide kilo alma gibi etkilere sebep oldu.

Bu durumla başa çıkmak ve eski formuna geri dönmek isteyenler kilo vermek için şok diyetlere yönelebiliyor. Ancak kilo verme sürecinde, özellikle şok diyet uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar var. Sizler için bir araya getirdik.

Sağlıkla kalın…

 

Sağlıklı yaşam konusunda bilinçlendirici içerik paylaşımı yaptığımız youtube sayfamızı görüntülemek için buraya tıklayabilirsiniz.

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar