Diyet listenizi yaşınız belirlesin; kesinlikle, 50’li veya 60’lı yaşlara geldiğinizde 20’li yaşlarda olduğunuz gibi bir insan değilsiniz. Yılların size kattığı tecrübeyi kast etmiyorum, unutmayın bedenimizde zamanla değişiyor. Bu süreç içerisinde sağlıklı ve güçlü kalmak istiyorsanız beslenmenizi de sürekli güncellemeniz gerekiyor.
Her bir yeni yaş vücutta çeşitli değişikliklere yol açar. İlerleyen yaşla beraber vücudun dengesini sağlamak için yenilen besinlere dikkat edilmesi gerekmelidir. Peki hangi gıdalar bu dengeyi sağlar? Yaş ilerledikçe vücut hangi besinlere ihtiyaç duyar? Bütün bu soruların cevapları ve belirli bir yaşın üzerindeki bireylerin sağlıklı ve uzun ömürlü bir yaşama yardım olarak tüketilecek besinlere bugün beraber göz atalım.

Yaşa Göre Doğru Besin Tüketimi

Kalori alımını azaltarak başlayın. Yaşla birlikte nasıl ki uyku ihtiyacınız bile azalıyor, beslenme yani rakamsal olarak enerji, ihtiyacınız da azalır. Doğal olarak sahip olduğunuz kas miktarı yaşla birlikte düşer ve bu da metabolizmanızın yavaşlamasına neden olur. Dipnot olarak, yaşam tarzınızı sürdürmek için çok fazla kaloriye ihtiyacınız olmadığı anlamına gelir. 40 yaşından sonra, genel olarak bir kişinin kalori ihtiyacı her on yılda yaklaşık yüzde 10 oranında azalır. Kısaca 40 yaşında 2000 kalorilik enerjiye ihtiyaç duyan birisi 70 yaşına geldiğinde 1400 kalori onun için yeterli olacaktır. En güzel ipucu atıştırmalıkları değiştirmekte, bu sefer fıstık yerine kereviz sağı veya salatalık tercih edebilirsiniz.

Protein tüketimi

Hollanda’da yapılan ve 2018 yılında yayınlanan, yaklaşık 80 bin insanın verisinin değerlendirildiği bir araştırmaya göre toplam protein alımı, hayvansal protein alımı ve özellikle balık / et / yumurta proteini alımının kas kütlesini oluşturmak ve korumak için önemli olabileceğini göstermektedir. 2015 yılında Avustralya’dan gelen bir çalışmanın bulguları, 65 yaş üstü yetişkinlerin yani yaşlı insanların, özellikle direnç egzersizleri gibi fizik kondisyonu için önerileri alırken, fiziksel işlevi optimize etmek ve beden fonksiyonlarını normalde tutabilmek için için günde 1.0 ila 1.3 g / kg / gün diyet proteinine ihtiyaç duyduklarını tespit etmiştir. Protein denince et, kümes hayvanları ve deniz ürünlerinin artık ötesinde düşünün. Protein bitkisel kaynaklarda ve çiğ fındık, kavrulmuş nohut gibi kolay, taşınabilir atıştırmalıklarda da bulunur. Yaşa uygun beslenme işte bu kaynakların bile düzenlenmesi anlamına geliyor.

Sağlığınızı Lifle Kontrol Altında Tutun

Kabızlık sorunuyla yaş ilerledikçe daha yaygın karşılaşmaya başladık. Lif açısından zengin olan besinler meyve sebze baklagiller gibi besinler kabızlık sorununun önüne geçmekle beraber kan şekerinizi dengede tutmaya ve kolesterolünüzü düşürmeye yardımcı olur. Sadece şeker metabolizması veya bağırsak hareketlerinin düzenini korumak değil aynı zamanda sindirim sistemi kanserlerine karşı ve yağ metabolizmanıza karşı bedeninizi lif tüketimini arttırmak koruyacaktır.
B12 Dostu Kepekli Tahıllar: Yaşla birlikte, bazı besin maddelerinin bağırsaklardan emilimi zorlaşır. Aralarında liste başını çeken B12 Vitamini, sinir fonksiyonu, hücre metabolizması ve kırmızı kan hücresi oluşumunda rol oynayan temel bir besindir. Kepekli ve tam tahıllı ekmekler, buğday ve kuskus gibi kepekli tahıllar B12 ve lif bakımından zengin besinlerdir. B-6, B-12 ve folat beyin için önemli vitaminlerdir ve kepekli gıdalarda bulunan bu vitaminler beyini sağlıklı tutmaya yardımcı olmaktadır. Sadece tam tahıllar değil elbette, eş zamanlı olarak diyetinize et, balık, kümes hayvanları, yumurta ve süt ürünleri gibi şeyler ekleyin.

Kalsiyum ve D vitamini kaynakları:

Amerikan Ulusal Sağlık Enstitülerine göre yaşlandıkça yaşamımız için mutlak önem arz eden mikro besinler listesinde kalsiyum ve d vitamini yer alıyor. Kemik dostu kalsiyum, kemiklerinizi güçlendirir ve yaşlandıkça görülmesi daha muhtemel olan kolon kanseri ve yüksek tansiyon riskinizi azaltır. Diğer taraftan D vitamini ek olarak bağışıklık sisteminize olumlu katkı sağlayarak sizi koruyacaktır. 50 yaş ve altındaki kadınların günlük 1000 miligram kalsiyum ve 600 ünite D vitamini alması gerekir. 51 yaş ve üstü kadınlarda kalsiyum alımları 1.200 miligrama kadar çıkarılmalıdır. Kemiklerinizi sağlam tutmak için inek sütü gibi kalsiyum bakımından zengin yiyeceklere ve D vitamini kaynağı olan somon ve ton balığı gibi balıkları beslenmenize eklemenizde fayda var.
Yaşlanma Karşıtı Kuruyemişler; Fındık, badem, ceviz, kaju ve daha birçok kuruyemiş yaşlanmaya karşı etkili besinlerden biridir. İlerleyen yaşa bağlı olarak ortaya çıkan kalp sorunları, sinir ve kanser gibi hastalıklarda kuruyemişin bu hastalıkları önlemeye yardımcı olduğunu gözlemlenmiştir.

Günde En az 8 Bardak Su Tüketin!

Yeterli miktarda su içmek, vücudunuzdaki her sistemin işlevini korumanıza yardımcı olur. Yaş ilerledikçe vücut su kaybetmeye başlar. Su sağlık için oldukça önemlidir ve tüketimine dikkat edilmesi gereklidir. Su, aynı zamanda vücut ısınızın kontrolünde, eklemlerinizin yumuşamasında vücudunuza yararlı olacaktır ve yorgunluğunuzu giderebilecektir. Susuzluk herhangi birinin başına gelse de, 2017 yılında yayınlanan Mayo Klinik araştırmasına göre yaşlandıkça böbrekleriniz su tasarrufu daha az yapar ve susuz kalma ihtimaliniz artabilir. 2005 yılında Ulusal Dahili Bilimler Akademisinin kılavuzuna göre günlük su tüketim miktarı 9 bardak olmalıdır.

Alzheimera Balıkla Meydan Okuyun!

Balık eti beyninize iyi gelen bir omega-3 yağ asidi cinsi olan DHA’dan zengindir. Düşük DHA seviyeleri araştırmalara göre Alzheimer hastalığı ile ilişkilendirilmiştir, ancak yine araştırmalara göre yeterince alındığında hafızanızı ve yeni şeyler öğrenme yeteneğinizi arttırabildiğiniz gösterilmiştir. Tekrar edersem, haftada en az iki öğün balık yemenizi tavsiye ediyorum.

Kansere Kırmızı Besinlerle Karşınıza Alın!

Çilek, domates, karpuz ve turuncu biber gibi kırmızı sebze ve meyveler likopen açısından zengin olan besinlerdir. Bu tür kırmızı besinler kansere karşı mücadele de etkilidir ve aynı zamanda inme riskinizi azaltabilir.

Bağışıklığınızı Koyu Yeşil Yapraklı Sebzelerle Güçlendirin!

Yaşınız ilerledikçe vücudun mikroplara karşı savunması güçleşmektedir. Bu savunmayı güçlendirmek için brokoli, karnabahar, brüksel lahanası gibi lahanagiller ailesine ait gıdalar tüketerek hem savunma mekanizmanızı güçlendirip hem de kansere riskinizi azaltabilirsiniz. Bağışıklık hücrelerinizin performansını arttıran ve böylece zamanla hastalıklara neden olan ve hücrelere zarar veren toksinlerle daha iyi savaşmayı sağlayan sulfonopren adında bir kimyasal içerirler.

Uzun Soluklu Bir Sağlık için Baharat Kullanın!

Baharat bulundurduğu antioksidanlar sayesinde yıllar boyunca sağlığınızı güvende tutar. Tarçın kolesterola ve şekere iyi gelirken zerdeçal sizi alzheimerdan ve depresyondan koruyabilir, sarımsak damarlarınızı açık tutarken zencefil enflamasyonu baskılar. Kısaca baharatlar doğru ve taze tüketildiğinde fayda sağlar ancak yaş ilerledikçe düzenli ilaç kullanımı olan kişilerin baharat kullanırken azami dikkat etmeleri gerekir. Bir çoğunun ilaç etkileşimi olduğunu unutmamak gerekiyor.

Konuyla ilgili farklı bir yazıya burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.